TTK 157 ve 192 Uyarınca, Ticari Şirket Birleşmesi ve Sermaye Azaltımıyla Alacakların Tahsil Kabiliyetinin Riskin Altına Girmesi Sebebiyle Teminat İhtiyacı ve Birleşme Kararının İptali Talepli Ticaret Davası.
Özet: Davacı, davalı şirketlerden birine karşı devam eden 25.000.000,00 TLlik gayrimenkul bedeli alacağı davasının tahsilini tehlikeye attığını iddia ederek, davalı şirketlerin birleşme kararının iptalini veya alacağının teminat altına alınmasını talep etmekte; bu talebini, birleşme ve sermaye azaltımının alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığına, hatta yöneticiler hakkında nitelikli dolandırıcılık soruşturması olduğuna dayandırmakta olup, davalılar ise davacının birleşme kararının iptali için dava açma ehliyeti bulunmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Ticari Şirket (Birleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2026
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
müvekkilinin, davalılardan ... A.Ş. aleyhine .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil, terditli olarak taşınmazın güncel bedelinin tahsili istemli davaya devam edildiğini, Gayrimenkulün davalı adına kayıtlı olmadığı tespit edilince güncel gayrimenkul bedeli hususunda dava değeri 25.000.000,00-TL olup dosyanın derdest olduğunu, bilirkişi tarafında da ilgili dosyada bu rakamın belirlendiğini, müvekkilinin yüksek meblağlı alacağı açık ve tartışmasız biçimde ortada olduğunu,
Davalı şirket “... A.Ş.” nin Ticaret Sicil Gazetesi’nin 29 Aralık 2025 tarih ve sayı: 11489 (sayfa 1254). ilanla, diğer davalılar 8 şirketle birleşme kararı aldığını ve 14 Ocak 2026 tarih ve sayı: 11500, (sayfa 25) ilanı ile sermaye azaltımına gittiğini,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 157. maddesi uyarınca birleşmeye katılan şirketlerin alacaklılarının korunmasının esas olduğunu, birleşmenin tescilinden itibaren üç ay içinde talepte bulunan alacaklıların alacakları teminat altına alınmasının gerektiğini,
Bu husus Yargıtay uygulamasında da açık biçimde kabul edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.06.2016 tarih, ██████████ E., █████████ K. sayılı kararında; birleşme işlemi nedeniyle alacağın tahsil kabiliyeti tehlikeye düşüyorsa devralan şirketin teminat göstermekle yükümlü olduğunun açıkça ifade edildiğini,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2016 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; TTK 157/1 maddesinin amacı, alacaklıların birleşme sonrasında teminat vasıtası ile korunması ve şirket ile alacaklıların menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulması olduğunu, birleşme işlemiyle birlikte devreden şirket tescille infisah edeceği için, devralan şirketin bu alacakları teminat altına alma yükümlülüğü mutlak bir kanuni zorunluluk olduğunu,
Somut olayda davalı şirketler arasındaki birleşme ve yeniden yapılanma işlemleri alacağın tahsilini ciddi biçimde riske sokmuştur. Keza davalı şirket olan "... A.Ş. sermaye azaltımına gittiğini, bu nedenle TTK m.157 kapsamında teminatın talepleri gibi haklı ve yasal dayanaklı olduğunu,
teminat ihtiyacının, sadece teorik bir ihtimal değil, davalıların son dönemdeki tasarruflarıyla sabit hale gelmiş ekonomik bir gerçeklik olduğunu, müvekkili tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında, bilirkişi tarafından da tespit edilen 25.000.000,00 TL tutarındaki yüksek meblağlı alacak davası devam ederken borçlu şirketin birleşme kararı alması ve eş zamanlı olarak sermaye azaltımına gitmesi, alacaklıdan mal kaçırma kastının açık bir göstergesi olduğunu, ayrıca, davalı şirket yöneticileri hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024/... sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla yürütülen soruşturma ve şirketler arasındaki organik bağ ile mal varlığı geçişleri, alacağın tahsil kabiliyetinin birleşme tesciliyle birlikte tamamen ortadan kalkacağı yönünde ciddi ve somut bir tehlike oluşturmakta olduğunu, bu nedenle, TTK m. 157 ve m. 192 uyarınca, davacının telafisi imkansız zararlara uğramaması adına 25.000.000,00 TL'lik asıl alacak miktarının mahkemece belirlenecek teminat altına alınması elzem olduğunu beyanla:
Yargılama sonuna kadar birleşmenin ivedi (ihtiyati) tedbiren durdurulmasına,
Davalı şirketlerce alınan birleşme kararının dava sonunda iptaline,
Tüm bu talepleri ile birlikte ve/veya alacağın teminat altına alınmasını için, davalı ... A.Ş. tarafından ivedi, dava sonuna kadar dava konusu "asıl alacak olan 25.000.000,00-TL bedel, yargılama gideri ve karsı vekalet ücretleri de göz önüne alınarak" mahkemece belirlenecek bir miktarda mahkemenin belirleyeceği bir tevdi mahalline veya mahkemece belirlenecek bir emanet hesabına teminat yatırmasına karar verilmesi,
Bu hususlarda ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, Alacağın somut ve likit olması sebebiyle tedbirin teminatsız uygulanmasına ,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Av. ... █████/2026 tarihli dilekçesi ile davalılara ...'nun kayyım olarak atandığı , şirketler için ....'ye davanın ihbar edilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalılar vekili █████/2026 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle;
Usule ilişki beyanlarında ;
Davacı tarafın işbu davayı açma ehliyeti bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 192. maddesinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararlarının iptaline yönelik dava açma hakkının, yalnızca bu karara olumlu oy vermemiş ve bu hususu tutanağa geçirmiş bulunan şirket ortaklarına tanındığı Kanun koyucu, iptal davası açabilecek kişileri sınırlı sayıda belirlemiş ve bu hakkı sadece ortaklara özgülendiğini, Davacının dayandığı şekilde kanunda yer almayan bir hüküm yaratılması da kabul edilemeyeceğini, Davacı vekili, Müvekkili Şirketin mali durumu veya alacaklı haklarını ihlal etmiş olabileceğine dair ima ve varsayımlarda bulunmuş ise de, ... Gayrimenkul tarafından 2008 yılından itibaren ticaret sicil gazetesinde yayımlanan 111 tescilinde hiç sermaye azaltımı uygulaması yapılmadığın, Davacı tarafın hem hatalı kanun maddesine dayanması hem de kanunda kendisine tanınmamış bir dava hakkını kullanmaya çalışması karşısında, işbu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, esasa girilmeksizin usulden reddini talep etmiştir.
Esasa ilişkin beyanlarında ;
Davacı tarafın Müvekkili Şirket nezdinde korunmaya değer, mevcut ve geçerli bir alacağından söz edilebilmesi mümkün olmadığını , Davacının dayanak gösterdiği .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası halen derdest olup kesinleşmediğini, somut olayda Davacı ile Müvekkili Şirket arasında doğrudan bir borç ilişkisi de bulunmadığını, .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasına da Davacı tarafından Müvekkili Şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını,
Müvekkil Şirket ile dava dışı ... ...A.Ş. arasında "21.05.2020 tarihli ... Projesi Maliyet + Kar Yöntemiyle İnşaat Uygulama İşleri Sözleşmesi" ve "15.05.2019 tarihli ... ... Müteahhitlik Sözleşmesi" akdedildiğini, ayrıca grup şirketleri ile dava dışı ... arasında muhtelif projelere ilişkin anahtar teslim inşaat sözleşmeleri imzalandığını, İşbu sözleşmeler kapsamında tüm yapım ve ifa yükümlülükleri dava dışı ... tarafından üstlenildiğini, .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dava dosyasına konu bağımsız bölüm Müvekkili Şirket ile ... arasında akdedilen "Ana Müteahhitlik Sözleşmeleri" dahilinde ...'a taahhüt edildiğini ve akabinde dava konusu bağımsız bölüm özelinde Müvekkili Şirket ile ... arasında .... Noterliğinin 28.04.2021 tarihli ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını, Davacı ... ile Müvekkili Şirket arasında imzalanan herhangi bir gayrimenkul satış ve/veya gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bulunmamakta olup aksi Davacı tarafından dahi iddia edilmediğini, Nitekim .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dava dosyasına konu taşınmaz ... tarafından Davacı ...'a ....Noterliği'nin 02.06.2022 tarihli ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi ile devredildiğini, bu devir sözleşmesi dahilinde müvekkili şirketin yalnızca muvafakat eden sıfatıyla bulunduğu, bunun haricinde herhangi bir sorumluluğunun mevcut olmadığını,
taraflar arasında akdedilen .... Noterliği’nin █████/2022 Tarih, ... Yevmiye Numaralı Devir Sözleşmesi’nin 3.6, 3.7, 3.8 ve 3.9 maddelerinde; devralan ile devreden arasındaki uyuşmazlıklardan satıcının sorumlu olmadığı, satıcının tüm defi ve itirazlarını her iki tarafa karşı ileri sürebileceği, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde herhangi bir edim talep edilemeyeceği ve sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceği açıkça hüküm altına alındığını,
...’un sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, projeyi fiilen durdurması, sahayı terk etmesi, alt yüklenicilere ve işçilere ödenmesi gereken bedelleri ödememesi, Müvekkili Şirket tarafından sağlanan finansmanı amacı dışında kullanması ve hatta teminat senetlerini üçüncü kişilere hukuka aykırı şekilde devretmesi üzerine, Müvekkili Şirket tarafından .... Noterliği’nin 07.05.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ... ile aykırılıklar açıkça belirtilerek sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, Müvekkili Şirket tarafından hem ...'a hem de Davacı ...'a keşide edilen .... Noterliği’nin 17.05.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ... ile akdedilen tüm Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Devir Sözleşmeleri ile Devir Protokollerinin, ilgili sözleşme ve protokollerde yer alan madde 3.4, madde 3.9 ve sair hükümler uyarınca haklı nedenlerle feshedildiği de ihtar edildiğini,
davacı tarafından TTK m.157’ye dayanılarak alacağın teminat altına alınması ve mahkemece belirlenecek tevdi mahalline veya emanet hesabına yatırılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, .... Tüketici Mahkemesi dosyasında taraf ... A.Ş. olup, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği şirket de aynı şirket olduğunu, bu davada yer alan diğer şirketler ise ... A.Ş. üzerinde birleşmiş, ancak ... A.Ş. varlığını sürdürdüğünü, Bu durumda, TTK'nın 157.maddesinin öngördüğü devralan şirketin alacakları teminat altına alma yükümlülüğü doğmadığını, Davacının işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini ayrıca HMK'nun 389.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir taleplerinin reddini,
dava dilekçesinde, Müvekkili Şirket yöneticileri hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024/... sayılı soruşturma dosyasında yürütülen nitelikli dolandırıcılık soruşturması ve şirketler arasındaki organik bağ ile mal varlığı geçişlerinin, birleşme tescili ile birlikte davacının alacağının tahsil kabiliyetini tamamen ortadan kaldıracağı yönünde "ciddi ve somut bir tehlike" bulunduğunu iddia etmiştir. Oysa, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, anılan soruşturma dosyasında 20.02.2026 tarihinde yer itibariyle yetkisizliğine karar vermiştir. Dolayısıyla Davacının dayanak gösterdiği "ciddi ve somut tehlike" iddiası, yasal ve fiili açıdan gerçekleşmiş bir soruşturma ve tehlike durumu ile desteklenmemektedir. Bu husus birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekil tarafından ileri sürülen teminat talebinin hem hukuki hem de fiili dayanaktan yoksun olduğu, dolayısıyla TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca taleplerinin kabulünün mümkün olmayacağını belirterek ;
TTK'nın 192.maddesi kapsamında iptal davası açılabilmesi için şirket ortağı olması gerektiğinden, Davacı tarafın hem hatalı kanun maddesine dayanması hem de kanunda kendisine tanınmamış bir dava hakkını kullanmaya çalışması karşısında, işbu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin usulden reddini
HMK 389.maddesi anlamında dava konusu olayda davacının varsa bile herhangi bir hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşmayacağı gibi imkansız hale de gelmeyecek veya davacı aleyhine ciddi bir zararın doğma ihtimali de bulunmadığından, yani tedbir konulması için gerekli şartlar oluşmadığından, .... Tüketici Mahkemesi dosyasında taraf ... Gayrimenkul olup diğer şirketler ... Gayrimenkul üzerine birleşmiş olup, ... Gayrimenkul devredilmemiş ve halen ayakta olduğundan, 2008 yılından itibaren ticaret sicil gazetesinde yayımlanan 111 tescil incelendiğinde, ... Gayrimenkul üzerinde sermaye azaltımı uygulamasına rastlanmadığından, iddia olunan alacaklı haklarının tehlikeye düşeceğine dair herhangi bir fiili veya hukuki durum bulunmadığından; ihtiyati tedbir talebinin reddine,
Davacı, iddia ettiği alacağının birleşme nedeniyle tehlikeye düştüğünü iddia etmiş ise de, mevcut durumda ... A.Ş.’nin ayakta olması ve sermaye yapısında herhangi bir azaltım yapılmamış olması, şirketlerin ... A.Ş. üzerinde birleşmesi, .... Tüketici Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası tarafının ... A.Ş. olması durumunda Davacının işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,
Şartları oluşmayan, ispatlanamayan, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ile harç ve vekâlet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketlerce alınan birleşme kararının iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; TTK m.192 uyarınca davacı alacaklının alacağının ciddi biçimde tehlikeye düşmesi nedeniyle davalı şirketlerce alınan birleşme kararının iptali ile, yargılama sonuna kadar birleşmenin tescilinin ve hukuki sonuçlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması, Mahkeme aksi kanaatteyse T.T.K. m.157 gereği, alacağın teminat altına alınması için, Davalı ... A.Ş nin dava konusu asıl alacak miktarı 25.000.000,00-TL üzerinden teminat yatırmasına karar verilmesi istemi
konusunda olduğu tespit edilmiştir.
Dosya içine taraflarca bildirilen deliller alınmıştır.
... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilerek incelenmiştir. İncelenen dava dosyasında yargılamanın devam ettiği, duruşmanın █████/2026 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
... İştirakler Ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın E-...-100-... sayılı █████/2026 tarihli yazı cevabında ;
.... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.03.2026 tarihli ve ...Değişik İş sayılı kararı ile;
... kayyım olarak atandığını, fon kurulunun muhtelif kararlarıyla anılan şirketlerin yönetim kurulları oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı,
Daha sonra ... Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2026 tarihli ... değişik iş sayılı kararıyla ilgili davalı şirketler hakkında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği, kurulun muhtelif kararıyla bu şirketlere atanan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bu görevlerine son verildiği, ... E-...-100-...
sayılı █████/2026 tarihli yazı cevabı gereği kayyım görevlerinin sona erdiği bildirilmiştir.
Mahkememizce ... Fonuna davanın ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı tespit edilmiş, taraf kaydı silinmiştir.
İstanbul ticaret sicil müdürlüğünün .../... sayılı █████/2026 tarihli yazı cevabından ;
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 29.12.2025 Tarihli, 11489 Sayılı, 1293 numaralı sayfasında ve 14.01.2026 Tarihli, 11500 Sayılı, 25 numaralı sayfasında İlan başlığı altında Alacaklılara çağrı yapılmak suretiyle ... A.Ş.'nin devralan sıfatıyla diğer davalılar ; ... ( Mersis No: ...), ... A.Ş. ( Mersis No: ...), ... A.Ş. (Mersis No: ...), ... Gayrimenkul A.Ş. (Mersis No: ...), ... Gayrimenkul A.Ş.( Mersis No: ...), ... ... A.Ş.( Mersis No: ...), ...A.Ş. ( Mersis No: ...), ...A.Ş. ( Mersis No: ...), ... İnşaat Ticaret A.Ş. ( Mersis No: ...) devrolunan sıfatıyla birleşmiştir. Davalı ... Gayrimenkul ile diğer davalılar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine istinaden birleşme kararı verilmiş olup, bu husus Ticaret Sicil Müdürlüğünce 29.12.2025 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya incelendi ;
TTK m.192/1; "134 ilâ 190 ıncı maddelerin ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları; bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler."şeklindedir
Davalı taraf davacının TTK 192 md gereğince aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek, taraf sıfatı dava şartı yokluğu itirazında bulunmuştur.
TTK m.192/1 de iptal davasını ancak birleşmeye katılan şirketlerin ortaklarının/hissedarlarının açabileceği açıklanmıştır. Davacı tarafın birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortağı olmadığı, kendi beyanı, ticaret sicil kayıtları ve davalı şirket vekillerinin beyanı ile sabittir.
Mahkememizce Davacının TTK 192 md gereğince davalı şirketlerce alınan birleşme kararının iptali isteminin HMK 114/1-d md gereğince aktif husumet/taraf sıfatı dava şartı yokluğu nedeniyle gereğince usulen reddine karar verilmiştir.
Davacının TTK m.157 gereği, alacağın teminat altına alınması isteminin için, Davalı ... A.Ş nin dava konusu asıl alacak miktarı 25.000.000,00-TL üzerinden teminat yatırması isteminin HMK 114/1-h md gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine
TTK md 157- (1) Birleşmeye katılan şirketlerin alacaklıları birleşmenin hukuken geçerlilik kazanmasından itibaren üç ay içinde istemde bulunurlarsa, devralan şirket bunların alacaklarını teminat altına alır.
Davalı taraf davacının TTK 157 md gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu itirazında bulunmuştur. Davacının ... Tüketici Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında açtığı davanın devam ettiği, alacağın kesinleşmediği, kaldı ki alacak kesinleşmiş olsa dahi davacının alacağını tahsil edemediğine dair geçici/kesin aciz belgesinin bulunmadığı sabittir.
Mahkememizce davacının TTK m.157 gereği, alacağın teminat altına alınması isteminin ; HMK 114/1-h md gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davacının TTK m.192 uyarınca istediği davalı şirketlerce alınan birleşme kararının iptali isteminin HMK 114/1-d md gereğince aktif husumet/taraf sıfatı dava şartı yokluğu nedeniyle gereğince usulen reddine
2-Davacının TTK m.157 gereği, alacağın teminat altına alınması isteminin için, Davalı ... A.Ş nin dava konusu asıl alacak miktarı 25.000.000,00-TL üzerinden teminat yatırması isteminin HMK 114/1-h md gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin alınan harçtan tahsili ile hazineye gelir kaydına
4-Davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı Vekili Av. ... ve Davalılar Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!