Ticari faaliyetin esnaf düzeyini aşmaması nedeniyle satış sözleşmesi alacak davasının asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğine dair bölge adliye mahkemesi kararı.
Özet: Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığını değerlendiren mahkeme, davacının ticari sicil kaydının bulunmaması, vergi beyanlarının Vergi Usul Kanununun 177. maddesindeki limitleri aşmaması ve ekonomik faaliyetinin esnaflık seviyesinde kalması gerekçeleriyle uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığına karar vererek, davanın görülme görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
KARAR TARİHİ: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : █████████ █████████
DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...istinaf kaldırma kararından sonra dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarına ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre, davacının gerçek usûlde ticari kazanç elde ettiği, gelir vergisi beyannamelerini işletme esasına göre hesapladığı, aracın kullanım şeklinin ''yük nakli'' şeklinde olduğu, davacının esnaf kaydını ise olmadığı, aracın kullanım şekli, uyuşmazlığın miktar yönünden hacmi ve davacının mesleği birlikte değerlendirildiğinde, davacının ticari amaçla hareket ettiği, aradaki uyuşmazlığın da ticari nitelikte sayılması gerektiği, taraf sıfatının tek başına uyuşmazlığın niteliğini belirleyemeyeceği hususları birlikte dikkate alınarak eldeki davaya Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine..."gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 7.Asliye Asliye Ticaret Mahkemesince,"...tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesince eldeki uyuşmazlık ticari dava olarak nitelendirilerek mahkememize tevzi edilmiş ise de, davacının tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce yazılan yazı cevapları incelendiğinde davacının vergi beyanlarının VUK 177. Maddesindeki hadleri aşmadığı ve gerçek kişi tacir kaydının da bulunmadığı görülmüş olup, yalnızca aracın yük nakli kaydının bulunması tarafların tacir ve işin ticari iş olduğunu göstermediği yukarıda detayı açıklanan hususlar ile sabit olduğundan uyuşmazlığın konu itibari ile mutlak ve nispi ticari dava tanımına uymadığı anlaşılmakla yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin karşı görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava, ticari fatura kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir.
Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadığından ötürü halen geçerli olan, Bakanlar Kurulunun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin █████/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Buna göre, bir kişinin işletme hesabına göre defter tutuyor olması mutlak surette onun esnaf olduğu anlamına gelmemektedir. Bir kişinin esnaf sayılabilmesi için iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil bir iş yapması gerekmekte ve bu unsurlara ilaveten işletme hesabına göre defter tutanlardan, Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamının aşılmaması gerekmektedir.
GİB ve ticaret odası araştırmasına göre ticaret sicil kaydı olmayan davacının vergi mükellefiyet kaydının "kumaş ve tekstil ürünlerine ilişkin hizmet" ile ilgili olduğu görülmektedir. Vergi dairesinden gelen 28.11.2025 tarihli müzekkere cevabında ise, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve işletme hesabına göre geçiş için defter tutma haddi olan VUK 177 maddede yazılı hadlerin altında kalmakta olup davalı tarafın iktisadi faaliyeti esnaflık düzeyini aşmamaktadır.O halde davaya bakmak görevi Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesine ait olmaktadır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!