Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıma konu pas önleyici yağın ayıplı olması iddiasıyla falçata ucu üretiminde oluşan maddi ve manevi zararların tazmini talepli dava.
Özet: Davacı şirket, davalıdan 2021de satın aldığı pas önleyici yağın, taahhüt edilen özelliklere rağmen 2024te ürünlerinde yoğun paslanmaya neden olduğunu, bağımsız analizlerle ürünün ayıplı ve gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu durumun üretim maliyeti, lojistik, kar kaybı ve marka itibarı zararına yol açtığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı şirket ise ürünün davacı tarafından 3 yıl sorunsuz kullanıldığını, davacının delilleri kararttığını, paslanmanın davacının hatalı üretim ve depolama koşullarından kaynaklandığını, ayıp ihbar ve zamanaşımı sürelerinin geçirildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
K.YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... şirketinin sektörde ... markasıyla falçata ucu üretimi gerçekleştirdiğini, davalı firma ile kurulan ticari ilişki kapsamında 2021 yılında... isimli pas önleyici yağın satın alındığını, davalı tarafından sunulan teknik bilgi formunda ürünün metal yüzeylerde 48 aya kadar koruma sağladığının ve 1000 saate kadar tuz testine dayanıklı olduğunun taahhüt edildiğini, ancak 2024 yılı üretim periyodunda kullanılan bu yağın falçata uçlarında çok kısa sürede yoğun paslanmaya yol açtığını, yapılan bağımsız analizler neticesinde ürün içeriğindeki korozyon önleyici inhibitör oranının %1 gibi işlevsiz bir seviyede olduğunun ve %40 oranında solvent içerdiğinin tespit edildiğini, bu durumun ürünün teknik verileri taşımadığını ve gizli ayıp niteliğinde olduğunu, davalının ağır kusurlu ve hileli eylemleriyle müvekkili yanılttığını, bu nedenle zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağını, paslanma sebebiyle ürünlerin hurdaya ayrıldığını ve ciddi miktarda iade talebiyle karşılaşıldığını, müvekkil şirketin üretim maliyeti, lojistik giderleri ve kâr kaybı zararına uğradığını, ayrıca ... markasının piyasadaki ticari itibarının zedelendiğini, Beşiktaş ..'ncu Noterliğinde ... Yevmiye numarasıyla yapılan ihtara rağmen zararın giderilmediğini, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, .... ve ..... tesislerde yerinde keşif yapılarak zayi olan ürünlerin ve saklanan orijinal yağ numunesinin bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmesini, ayıplı ürün bedeli, üretim maliyeti zararı, lojistik giderleri ve kâr kaybı kalemleri için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100'er TL, ticari itibar kaybı nedeniyle 1.000.000 TL manevi tazminatın ayıp ihbar ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... ve ..... 'nin 2009 yılından beri sektörde faaliyet gösteren EPDK lisanslı bir üretici olduğunu, davacı firma ile ticari ilişkinin Mart 2021'de başladığını, davacının kendi tercihiyle ... ... ürününü seçtiğini ve 3 yıl boyunca sorunsuz kullandığını, davacının Ağustos 2025'te ilk defa paslanma şikayetiyle başvurduğunu, müvekkil şirketin basiretli tacir özeniyle inceleme yaptığını ancak davacının üretim hattındaki yağ banyosunu imha ederek delilleri kararttığını, Gebze Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan 19.01.2026 tarihli analiz raporunda paslanmanın yağdan değil davacının hatalı üretim ve depolama koşullarından kaynaklandığının tespit edildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının 2021'de teslim aldığı ürün için 4 yıl sonra ihbarda bulunarak TTK m. 23/1-c ve TBK m. 223 uyarınca ayıp ihbar sürelerini geçirdiğini, davanın TBK m. 231 uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının ağır kusur iddiasının somut delilden yoksun olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu teknik bilgi formunun başka bir ürüne ait olduğunu ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının vergi kayıtlarına göre matrahsız beyanda bulunmasına rağmen fahiş manevi tazminat talep ederek sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını belirterek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Huzurda görülen dava, ticari satıma dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı tarafından davalıdan satın alınan yağın taahhüt edilen özelliklere sahip olup olmadığı, ayıp varsa açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının söz konusu yağ nedeni ile zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise davacının ayıplı ürün nedeni ile ürün bedelinin iadesini talep edep edemeyeceği ile davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse tutarının ne olduğu hususlarında toplandığı tespit edildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin sistematiğinde, kural olarak genel yetkili mahkeme, HMK'nın 6. maddesine göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. HMK'nın 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa yeri mahkemesi, genel yetkiye ek olarak özel yetkili mahkeme olarak öngörülmüştür. Ne var ki, HMK’nın tanıdığı bu genel ve özel yetki kurallarının uygulanabilmesi için, davanın açıldığı yer mahkemesi ile uyuşmazlık arasında kanunun aradığı bağın somut, denetlenebilir ve dosya içeriğiyle doğrulanabilir biçimde kurulması gerekir. Her ne kadar davacının adresi mahkememiz yargı sınırları içerisinde bulunsa da davalının adresi .../.......
Davacı tarafından davalıdan pas önleyici yağ satın alınmış olup söz konusu yağın taahhüt edilen özelliklerde olmadığı gerekçesi ile huzurda görülen maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Bu nedenle yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK'nın 6. maddesi dikkate alınmalıdır. Davalının adresinin Bakırköy Adli Yargı çevresi kapsamında bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmakla, huzurda görülen davada HMK'nın 6. maddesi uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisi bulunmamaktadır.
Davalı tarafından dosyaya süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunulmuştur. Davalının adresi Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde olup davanın açıldığı tarihte uyuşmazlığın çözümünde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir. Somut uyuşmazlık bakımından uyuşmazlığın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesini haklı kılan genel ya da özel bir yetki sebebi bulunmadığı anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiği gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının usulüne uygun yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkili olmaması nedeni ile dava dilekçesinin yetki yönünden REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, uyuşmazlığın çözümünde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Gebze Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ......
☪e-imzalıdır.☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!