İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, inanç sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında Asliye Ticaret ve Hukuk Mahkemelerinin görevsizlik kararları nedeniyle yargı yerini belirledi.
Özet: Bu hukuki metin, inanç sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin karşılıklı olarak görevsizlik kararı vermesi üzerine oluşan yargı yeri belirleme uyuşmazlığını ele almaktadır; mahkemelerden biri davanın ticari nitelikte olduğunu, diğeri ise davalının tacir değil esnaf olduğunu belirterek görevsizliğe hükmetmiş olup, karar metni tacir ve esnaf ayrımında ticaret siciline kayıt veya defter tutma şeklinden ziyade, Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenecek olan ekonomik faaliyetin ölçeğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Bakanlar Kurulu kararını esas almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ ████████DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A R Dava, İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.Küçükçekmece 10.Asliye Hukuk Mahkemesince,"... davacının tacir olduğu ve davalının ticari şirket olduğu, dava konusu borcun ticari niteliğinde olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve ayrıca HSK Genel Kurulu'nun █████/2014 tarih ve 129 sayılı kararı ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı alanı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi ile aynı olarak belirlenmiştir. Buna göre; Bakırköy, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir, Bağcılar, Bahçelievler, Beylikdüzü, Esenler, Esenyurt, Güngören ve Zeytinburnu ilçeleri Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında bulunmaktadır. Bir başka deyişle, mahkememizin eldeki uyuşmazlığa Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakma yetkisi Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş, neticeten, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu, netice ve kanaatine ulaşılarak, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince,"... her ne kadar davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2019 tarihli cevabi yazısından, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, ticaret sicil müdürlüğü cevabi yazısına göre gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin veya şirket ortağı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle davalının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve esnaf olarak kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, takibinin cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takip olmasına göre uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."Ticari olmayan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında 6100 sayılı Kanun gereğince görevli Mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir.Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadığından ötürü halen geçerli olan, Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin █████/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları,2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Buna göre, bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olması gerekmekte ve ayrıca işletme hesabına göre defter tutamakla birlikte bunlardan Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmaması gerekmektedir.Dava, ticari ilişki nedeni ile kesinlen fatura kaynaklı alacak tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerce usulüne uygun ve yeterli araştırma yapılmamakla birlikte mevcut beyan ve delillere göre; davacının esnaf odası veya ticaret sicil kaydı bulunup bulunmadığına dair delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Vergi müdürlüğü yazısı gereği davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, iktisadi faaliyetinden elde ettiği hasılatın VUK 177. maddede belirtilen hadleri aştığı konusunda veyahut tacir olduğunun kabulünü gerektirecek nitelikte (işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, faaliyetin icra edildiği birden fazla araç sayısı vs.) bir bilgi ve belge bulunmadığı, yangın hattı ve boru tesisat faaliyetinin de mutlak surette ticari işletme faaliyetini gerektiren işlerden olmadığı nazara alındığında, mevcut delillere göre yapılan değerlendirmede davaya bakmak görevi HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.KANUN YOLU: Kesin olmak üzere