İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, iflas tasfiyesinde sıra cetveline itiraz davasında, farklı Asliye Hukuk ve Ticaret Mahkemelerince verilen görevsizlik kararları sonrası yetkili yargı yerinin belirlenmesine dair kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul ve terkin) talebiyle başlayan ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasının, müflis şirketin iflası sonrası alacağın paraya çevrilmesi ve iflas alacağı niteliği kazanması nedeniyle, farklı asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığının çözülerek yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla yapılan inceleme sonucunu içermektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ███████ ████████DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bakırköy 13.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RDava, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235) talebine ilişkindir.Bakırköy 13.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Dava konusu taşınmazların, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Ada, ... Parselde bulunan . Blok, ...Bodrum Kat, . numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmaz ile aynı parselde yer alan ... Blok, .. Kat, ... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz olduğu, davacının davaya konu talebinin taşınmazların tapu kaydının iptali ve taşınmazların adına tapuya kayıt ve tescili talebi olduğu, HMK md.12/1 hükmünde; "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesinin yer aldığı, HMK md.114/1-ç bendi uyarınca eldeki davada kesin yetki kuralı mevcut olup yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususu dava şartı olduğundan HMK md.115 uyarınca, Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden gözetmek durumunda olup HMK md.138 uyarınca işbu dava şartı bakımından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde somut olayda; tapu kaydının iptali talep edilen dava konusu taşınmazların Büyükçekmece ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, buna göre uyuşmazlığın yetkili ve görevli Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla eldeki dava bakımından Mahkememizin yetkisizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Büyükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemeleri olup, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...her ne kadar dava görevsizlikle mahkememiz esasına kaydedilmiş ise anılan gerekçelerle karşı görevsizlik verilerek davanın genel mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiği anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer (İİK md. 184/I). Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II). Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının iki adet konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, birden fazla konut alması nedeniyle konut ihtiyacını gidermek amacıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği ve bu sebeple tüketici konumunda olmadığı, taşınmazların ticari işletme faaliyeti gereği satın alındığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge de bulunmadığı, buna göre davaya bakmak görevinin Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır.(İstanbul BAM 18. H.D. █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 13 HD █████████E. █████████K. ve Dairemizin █████████ E. - ████████ K. Sayılı kararı.) SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.KANUN YOLU: Kesin olmak üzere