5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, ilk derece beraatının istinafça mahkumiyete dönüştürülmesi sonrası, önleme araması kapsamında hukuka aykırı delil elde edilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçlamasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesinin beraat kararını istinaf mahkemesi, sanıkların restoranlarında ticari amaçla bulundurdukları kaçak alkollü içkilerin hukuka uygun bir önleme aramasıyla ele geçirildiğini kabul ederek bozup mahkumiyete çevirmiştir. Ancak Yargıtay, usulden reddettiği bir temyiz talebi dışında yaptığı incelemede, arama yapılan işyerini kapsamayan ve adli arama kararı ya da savcılık izni olmaksızın gerçekleştirilen aramanın hukuka aykırı olduğuna ve bu yolla elde edilen delillerin geçersizliğine hükmederek, istinafın mahkumiyet kararını bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak sanıklar
hakkında ayrı ayrı mahkumiyet
Yaşar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I.Sanık ...'ın Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yüzüne karşı tefhim edilen ve 07.11.2012 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanuni süre içerisinde, 12.10.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. Maddesinde 7 günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Hükümler ile Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk derece
Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli kararı ile sanıklara atılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatine ve dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.İstinaf
Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, arama icra edilen yerin önleme araması kapsamında olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan keşif sonucunda, suça konu alkollü içkilerin ele geçirildiği batar kat tabir edilen yerin olay tarihinde işletmenin açık olan üst katı olduğu, keşif sırasında kapısı bulunsa da suç tarihinde kapının bulunmadığı ve önleme araması kapsamında aranabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması, sanık ...’ın beyanı ve dosya kapsamından sanıklar .. ve ...’in birlikte işlettikleri restoran işyerinde ticari amaçla bulundurdukları gerekçesi ile atılı kaçakçılık suçundan sanıklar ... ile ...'in ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B.TEMYİZ
1.Temyiz Sebepleri
a.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine, dava konusu eşya ile ilgili müsadere kararı verilmediğine, bu nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
b.Sanık ... müdafiin temyiz isteği; arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, keşif sırasında kapısı bulunduğu belirtilen, ancak suç tarihinde kapısı bulunmadığından bahisle batar kat olarak nitelenen bir alanda önleme araması yapılmasının yerinde olduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uymadığına, sanık ...’nin işyerinin sorumlusu olmadığına, mahkumiyetine yeterli delilin bulunmadığı halde mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ve bu nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içinde bulunan 26.12.2018 tarihli Arama Tutanağında; kaçak içki satışı ve sevkiyatının önlenmesi amacıyla yapılan denetimler sırasında, sanık ...’ın adına kayıtlı, sanık ...’nin kiracı olarak kullandığı, sanıklar ... ile ...’in ve hakkında beraat kararı kesinleşen sanık ...’nun huzurunda, “1710 sk. No:51/A ..../.......” adresindeki, .... ... isimli restorant işyerinde kolluk görevlileri tarafından yapılan denetimde; işyerinin bar kısmının yan tarafından merdivenle çıkılan batar kat tabir edilen bölümünde, ağzı açık siyah poşet içerisinde 5 litrelik iki adet bidon içerisindeki rakı ve viski cinsindeki toplam 10 litre kaçak alkollü içkinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; arama işlemine dayanak Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.11.2018 tarih ve █████████ Değişik İş sayılı kararının adli arama kararı olmayıp önleme araması kararı mahiyetinde
olduğu, asayiş uygulamasına esas olmak üzere açık alanlarda, şahıslar ve otomobiller üzerinde arama yapılmasına cevaz vermekte olduğu, arama yapılan işyeri adresini de kapsamadığı, dosya kapsamına göre her hangi bir ihbar bulunmayan sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir
yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre, yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38. maddesinin 6. fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında; hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanıklar ... ve ... hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı gözetilerek sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
C.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Bar olarak işletilen sanığa ait işyerinde Polis Vazife ve Selahiyatları Kanununa göre içkili yerlerden olan söz konusu suç yerinde kolluk güçlerinin genel denetleme yetkisi sırasında kaçak içkilerin görülmesi üzerine yakalama yapıldığından ayrıca arama kararına ihtiyaç bulunmadığı ve suçüstü hükmü oluştuğundan arama usulüne uygun olduğundan sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!