İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında, faturaya dayalı alacak talebinde mal teslimatının bilirkişi raporu ve davalı yemin ile gerçekleşmediği tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının borcun tamamına ve yetkiye itiraz etmesi üzerine davayı açmışsa da, bilirkişi raporuyla icra takibine konu faturadaki malların davalıya teslim edilmediği ve davalının kendisine yöneltilen yemin teklifini kabul ederek borcu olmadığını yeminle beyan ettiği anlaşıldığından, davacının alacak iddiasının temelden yoksun olduğu ortaya konulmuştur.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2016
KARAR TARİHİ : █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Öncelikle davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmesini, Müvekkili şirketin davalı şirket ile ticari ilişkisinin olduğunu, müvekkil şirketi ile davalı şirket arasında cari ilişkiden kaynaklanan bakiye borcunu ödemediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından kötü niyetli ve haksız olarak icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını icra takibi yetkisiz icra dairesinden başlattığından yetki itirazları bulunduklarını ayrıca mahkemenin yetkisi'ne de ayrıca itiraz ettiklerin davanın yetki sebebi ile usulden reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında ki ticari ilişkisi olmadığını, Müvekkil şirketin takip alacaklısına borcunun bulunmadığını, alacağın dayanağının belge ve faturaların ilk defa ödeme emri ile tebliğ edildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete isnat ettiği mal kaçırma vb. suçlamaları kabul etmediklerini, müvekkil şirket takip alacaklısına hiçbir hizmet satın almadığını ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, icra takibi faturaya dayalı olarak açılmış olup, fatura tek başına alacağın temelini oluşturmadığından davanın reddine karar verilmesi, davacının icra takibinde kötü niyetli olması sebebi ile müvekil şirket lehine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; icra takibine konu faturanın içeriğindeki malların davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise bedelinin tamamının davalı tarafça ödenip ödenmediği, icra takibinin yetkili icra dairesine yapılıp yapılmadığı ve mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK.67.maddesi gereği iptali istemine ilişkindir.
İzmir ....İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... .AŞ tarafından borçlu ... Şti aleyhine 27.051,64 TL asıl alacak ve 2.552,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.604,13 TL üzerinden (örnek no:1 ve 7) ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu’ya 18.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19.08.2016 tarihindeki ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, eldeki davanın 26.08.2016 tarihinde yasal bir yıl içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Deliller ; İcra dosyası, cari hesap, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı.
Davacı taraf ... Kargoyla faturanın içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğini ileri sürmesi üzerine ... Kargo'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta davalı şirkete bir adet teslimin yapıldığını bildirdiği görülmüştür.
Davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin sunmuş olduğu 25.08.2017 tarihli raporda özetle ; sevk irsaliyesinin davalı şirket adına değil ... adına düzenlendiği, icra takibine konu 20.02.2015 tarih ... nolu ve 27.051,54 TL bedelli faturanın üzerinde 11.02.2014 tarihli ve ... nolu sevk irsaliyesinin yazılı olmadığı, icra takibine konu fatura üzerinde irsaliye numarasının bulunmadığı, dolayısıyla sevk irsaliyesinin icra takibine konu fatura içeriği ürünlerin teslimine ait olmadığı, ancak faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyetedir.
Bir davada ispat yükü kendisine düşen davacı, o davayı başka deliller ile ispat edemezse, davalıya yemin teklif edebilir.
Davacı taraf, davalıya yemin teklif etmiş, davalı vekili ise yemin teklifini kabul ederek yemini eda etmiştir.
Borçlu - davalının İstanbul Anadolu İcra Dairesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin ticaret merkezinin Ataşehir/ İstanbul İli olduğu sunulan imza sirkülerinden anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 89. ve HMK.'nun 10. Maddelerinin uygulanabilmesi için akdi ilişkinin kanıtlanması ve sözleşmenin ifa yerinde icra takibinin yapılmış olması gerekir.
Somut olayda, faturaya dayalı olarak icra takibi yapılmış ise de, faturanın içeriğindeki malların davalıya teslim edilmediğinin bilirkişi raporuyla belirlendiği, davalıya teklif edilen yemininde davalı tarafından eda edildiği, dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 89. ve HMK.'nun 10.Maddelerinin davaya uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takip yoksa, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen imkan yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkeme, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde, eldeki davada, öncelikle bu itirazı inceleyerek sonuçlandırmalıdır. Diğer taraftan ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahındaki icra dairesidir.
Somut olayda, davalı - borçlunun ikametgahı Ataşehir/İstanbul ili olduğu, İstanbul Anadolu'da müstakil icra dairesinin bulunduğu sabittir. Bu durumda, yetkili icra dairesi davalının ikametgahının bulunduğu yer olan İstanbul Anadolu İcra Dairesidir. Bu sebeple İzmir İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmaması ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmaması davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Öte yandan, davalı taraf % 20 tazminat talebinde bulunmuş ise de, davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesi nedeniyle davalı tarafın % 20 tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle:
1-İcra takibi yetkili icra dairesinde yapılmaması nedeniyle açılan davanın usulden REDDİNE
2-Dava usulden reddedildiğinden davalı tarafın % 20 tazminat talebinin reddine,
3-Davacı taraftan peşin yatırılan 313,96 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile artan 278,06 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine ,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 30,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine,
Dair, taraf vekilleri hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!