Çiftçinin 1994-2003 yılları arasında pancar satışından yapılan prim kesintilerine karşın başlatılmayan tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebinin yargısal süreçte kısmen kabulü.
Özet: Davacı, 1994-2003 yılları arasında kiralama yoluyla çiftçilik yaparken pancar satışlarından Bağ-Kur prim kesintileri yapılmasına rağmen sigortalılığının başlatılmadığını iddia ederek, söz konusu döneme ait tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilini talep etmiştir; davalı kurum ise kesilen primlerin davacıya iade edildiğini, ilgili evrakların zamanaşımı nedeniyle imha edildiğini ve tescile esas delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ise davacının talep ettiği dönemin belirli kısımları için zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1994-01.05.2003 tarihleri arasında ... köyünde kiralama suretiyle başkasının mülkünde kendi nam ve hesabına çiftçilik faaliyetlerini sürdürdüğünü, bununla birlikte müvekkilinin ve ailesinin geçimini çiftçilikten sağladığını,müvekkilinin eşi ile ortak malı olan tarım makineleri mevcut olduğunu, müvekkilinin çiftçilik yaptığı süre içerisinde pancar yetiştirdiğini ve bu ürünleri ... Fabrikasına sattığını, ... Fabrikası tarafından pancar ürünleri nedeniyle müvekkile yapılan ödemelerden 1994-2003 tarihleri arasındaki dönem için Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, buna karşılık SGK nezdinde müvekkilinin sigortalılığının başlatılmadığını, müvekkilinin ... Fabrikasından aldığı tevkifat listelerini 31.03.2023 tarihinde Kuruma sunarak sigorta başlangıcının sağlanarak 01.01.1994-01.05.2003 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tescilini Kurumdan talep ettiğini, söz konusu başvurunun davalı Kurum tarafından hukuka aykırı ve dayanaksız bir şekilde reddedildiğini, Yargıtay uygulaması kapsamında sigortalının ilgili tarihlerde Kanunda sayıldığı şekilde tarımsal faaliyetlerde bulunmasının sigortalılığın tespitinde aranan bir şart olarak kabul edildiğini, bunun yanında tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesinin sigortalılık hakkının kazanılmasına engel görülmediğini, davalı Kurumun yazılı başvuruyu E-42694506-201.02.02-696337972 sayılı yazı cevabı ile reddetmesi sonucu işbu davanın açılmasının zorunluluğu doğduğunu belirterek, davacının 1994-01.05.2003 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile zorunlu Bağ-Kur sigortalılık girişinin 1994 olarak belirlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 18.08.19 99... .06.1997 tarihlerinde iade talebine istinaden, ... Fabrikasına 19 94... yılından sattığı ürün bedellerinden kesilen tevkifat tutarlarının Kurum tarafından 18.08.19 99... .06.1997 tarihinde davacı tarafa iade edildiğini, mülga 1479 sayılı Kanun Ek 8 "Kurum işlemlerinin bilgi işlem ortamında yapılması ve arşivlenmesi (1) Kurumun, prim tahsilatı, sigortalama, tahsis, sağlık sigortası uygulaması dahil bütün işlemleri elektronik ortamda veya bilgi işlem ortamında yapılabilir ve arşivlenebilir. Bu şekilde arşivlenen belgeler elektronik ortamda on yıl süre ile saklanır. Diğer kurum ve kuruluşlardan elektronik ortamda bilgi ve belge alınabilir veya bunlara bilgi ve belge verilebilir. Kurum her türlü işlemlerini internet de dahil manyetik ortamda yapabilir. Elektronik veya bilgi işlem ortamında yapılan işlemlerin ve imha veya ilgilisine iade edilen belgelerin tespit ve tevsikinde bilgi işlem kayıtları esas alınır. Kurum tarafından bilgi işlem ortamında tutulan bilgiler adlî ve idarî merciler nezdinde geçerlidir. İtiraz edilmesi halinde, ispat mükellefiyeti itiraz edene aittir. Sigortalıların Kuruma yaptıkları ve hatalı olmayan ödemelere ilişkin belgelerden elektronik ortama veya bilgi işlem kayıtlarına intikal ettirilmiş olanlar, ödemenin yapıldığı tarihi takip eden takvim yılından başlayarak bir yıl, kontrol ve denetimi yapılmak kaydıyla sağlık sigortası uygulamasına ilişkin fatura, reçete gibi belgeler Kuruma ibraz tarihinden itibaren beş yıl süre ile saklanır ve bu sürenin sonunda imha edilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." şeklinde olup, iadeye dair evrakların 10 yıl zamanaşımından sonra imha edildiğinin tespit edildiğini, bununla birlikte davacının geçmişe yönelik tescil başvurusu bulunmadığını, davacının tescilinin 01.05.2003 tarihindeki tevkifata göre yapıldığını, davacı tarafından sunulan 01.01.1994 tarihli sigortalılık belgesi incelendiğinde, davacının ...kaydının 18.02.2013 yılında başladığı, kooperatif kaydının bulunmadığı ayrıca evrakın muhtarlık tarafından imzalandığı tarihin 16.02.2013 olduğunun görüldüğünü, bu sebeple sigortalılık belgesinin davacının taleplerine yönelik delil niteliğine haiz olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.04.1995-31.12.19 98... .01.2002-01.05.2003 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunu'nun 4/b maddesi (mülga 2926 sayılı Kanun) kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkemenin kabul kararının hatalı olduğu, kararının kaldırılarak, davacı tarafından açılan haksız davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
1-Uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanları köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları resen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşul düzenlenmediği açıktır. Hukuk Genel Kurulunun ███████-620 Esas sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacaklarına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı; davacının doğum tarihi █████/1974 olup kabulüne karar verilen 01.04.1995-26.05.1996 tarihleri arasında 22 yaşını doldurmadığı ve bu dönem yönünden sigortalılık koşulları oluşmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... ve Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.
I. TEMEL UYUŞMAZLIK:
1. Çoğunluk ile aradaki uyuşmazlık, "tevfikat kesintisi yapılan 26.05.1996 tarihinde 22 yaşını doldurmayan sigortalının, anılan tarihte yürürlükte olan 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu'nun 5 nci maddesi uyarınca, yaşı nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı, sonradan yürürlüğe giren 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi ile yaşın 18 olarak kabul edilmesi nedeni ile bu yasal değişiklikten sonra 01.04.1995-26.05.1996 dönemindeki tevfkifatdan lehe düzenlemenin geçmişe uygulanıp uygulanmayacağı" noktasında toplanmaktadır.
2. Çoğunluk görüşü ile "uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanların köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ███████-620 Esas, ████████ K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 01.08.1976 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı" gerekçesi ile 18 yaşından itibaren tevkifat bulunan davacıyı sigortalı kabul eden ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
3. Usul açısından, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin gerekçesini kaldırdığına göre, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp, hüküm kurması gerekirdi.
4. Esas açsından ise Kanunlar kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren, yürürlükte bulundukları dönem içinde ortaya çıkan olay ve ilişkilere uygulanırlar. Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Kişilerin davranışlarını düzenleyen kurallar onlara güvenlik sağlamalıdır. Bu güvenliğin sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin uymasına bağlıdır.
5. Hukuk devletinde devlet, hukuk güvenliğini sağlama yükümlüdür. Hukuki güvenlik ilkesi kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yasalar kural olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerinden "‘Kazanılmış Hakların Korunması” ilkesinin gereğidir.
6. Yasa koyucuyu ... etkili kural getirmekten engelleyen genel bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.
7. ... etki kavramı, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki zamana uygulanabilirliği konusu ile ilgilidir. ... etki özgürlükçü bir anayasanın temel koşullarına, hukuk düzeninin güvenilirliğine aykırı düşer ve bu yüzden kural olarak caiz değildir. Kişiler hukuka uygun davranışlarından dolayı daha sonra zarar görmeyeceklerinden emin olmalıdırlar. ... etki yasağı hukuk güvenliği ve vatandaş için güveninin korunmasını sağlar. Kazanılmış olan haklara saygı ancak bu şekilde gerçekleşir. ... etki yasağı, yaşamları Anayasal garanti altında olan fertlerin beklenmedik hak kayıplarına uğramasını engellemek için tanınmıştır. (..., .... Kanunların ......Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://...../... /.../███████/9 s: ... vd). Anayasadaki “hukuk devleti ilkesi” yasa koyucuya bir yasanın kabulünden önceki zaman bakımından aleyhe sonuçlar doğuran bir yasa kabulü için dar sınırlar çizmektedir (... ..., Özel Hukuk-Kamu Hukuku ve Yargılama Hukuku Bakımından Kanunların Zaman İtibariyle Uygulanması, Prof. Dr....’a ..., C:II, ..., 2010, 2759-2875).
8. Çıkarılan yasa önceden oluşan güveni sağlıyor, kazanılmış hakları koruyorsa açık hüküm olmasa da istisna olarak geçmişe uygulanmalıdır. ... etki yasağında istisna için gerekli sebep, hukuki işlemin inşası sırasında mevcut olmalıdır. Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise ... etki kabul edilmelidir.
9. Mülkiyeti koruma kapsamına, edime hak sağlayan sigorta olayları dahildir. Önceden doğmuş bir sigorta olayının edim sağlayıcı etkisi kolaylıkla ortadan kaldırılamaz. Sosyal Sigortalar Hukukunda kazanılmış (müktesep) haklar dinamik nitelik taşırlar (..., .... Kanunların ......Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://.... .../.../.../███████/9 s: ... vd).
10. Getirilen kuralın ... etkili olmasında, sigortalı lehine yorum, amaca uygunluk yorumu, Sosyal Güvenlik Hukuku’nun kamusal nitelikte olması, maddi hukukun yetersizliği (her zaman, hayatın değişen sosyal akışı içinde gelişen tüm olayları ve ayrıntıları kurallaştırma gücüne sahip olmaması), çıkarlar dengesi ve adalet duyguları gerekçe olarak dikkate alınmalı, ayrıca, süregelen uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış (ucu açık) hukuki durumlara yeni kanunun derhal uygulanması esası ölçü olarak alınmalıdır.
11. ... etki yasağının istisnaları değinmek gerekirse;
- Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise,
- Şeklen anayasaya aykırı bir yasa usulüne uygun olarak ... etkili olarak yeniden kabul edilmişse,
- ... etki bir yasanın açıkça lafzından, amacından ve oluşumundan anlaşılmakta ise
lehe hüküm geçmişe uygulanmalıdır. (..., .... Kanunların ......Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ...://.... .../.../.../ ███████/9 s: ... vd.
12. Nitekim 2926 sayılı Tarım-Bağ-Kur Kanunu'nun 2. Maddesinde "22 yaşını doldurmuş ...i kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...i” olma koşulu yasa metninden çıkarılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'da ...i olmayan kadınlar yönünden sigortalılığı, kanun öncesine de uygulanmıştır. Karara göre: "2926 sayılı Kanunun 2. maddesinin “22 yaşını doldurmuş ...i kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...i” olma koşulu yasa metninden çıkarılmıştır. Sosyal güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olduğundan, sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gereklidir. Yeni düzenlemeye göre ...i olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden Yerel Mahkemenin davacının sigortalılığı yönünden ...i olması gerekmediğine ilişkin kabulü isabetli olup, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulu 18.05.20 11... /10-230 E. ████████ K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.05.2013 t., ███████-1481 E., ████████ K. sayılı ilamları). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de aynı şekilde "Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre 22 yaşını doldurmuş ...i kadınlar sigortalı sayılırlar hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğradığını ve "...i" koşulunun yasa metninden çıkarıldığını, Sosyal Güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olup sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gerekli olduğunu, yeni düzenlemeye göre ...i olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden davacının sigortalılığının ...i olmadığı gerekçesiyle baştan itibaren iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin Sosyal Güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını" belirtmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.02.2012 t., ██████████ E., █████████ K).
13. Maddedeki "...i kadınlar hükmü" değiştirilmeden önce Anayasa Mahkemesine iptal edilmesi için somut norm denetimi ile itirazla götürülmüş, Anayasa Mahkemesi 17.04.2007 tarih ve ███████ E, ███████ K sayılı kararı ile bu hükmü iptal etmiştir.
III. SONUÇ:
14. 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 5. maddesinde 22... olarak kabul edilmesi lehe bir düzenlemedir. O tarihte yürürlükte olan 506 sayılı SSK ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma için kabul edilen 18 yaşa uygun bir düzenleme getirilmiştir. Öncesinde eşitlik bakımından Anayasaya aykırılık olduğu açıktır. Lehe düzenlemenin sosyal güvenlik hakkı kamu düzeninden olduğundan geçmişe uygulanması gerekir. İlk derece mahkemenin 18 yaşını doldurduğu tarihten öncesini kabul etmesi hatalı ise de 09.01.1981 sonrası tevkifata dayalı sigortalılığı kabul etmesi isabetli olup, kaldıran ve 22 yaşı takip eden yıl için sigortalılık kararı veren Mahkeme kararının onanması gerekir. Çoğunluğun 22 yaş bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!