Gümrük Müşavirlik Derneklerinin, Posta ve Hızlı Kargo Gümrük İşlemleri Tebliğinin vekalet, teminat, beyan yetkisi ve haksız rekabet yaratan hükümlerinin iptali talebi.
Özet: Gümrük Müşavirlik Dernekleri tarafından, posta ve hızlı kargo yoluyla taşınan eşyanın gümrük işlemlerine ilişkin tebliğin belirli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; dernekler, operatör şirketlere tanınan vekaletname muafiyeti, yetersiz teminat miktarı, geçici depolama kurallarının eksikliği, basitleştirilmiş ihracat usullerinin suistimale açık yapısı, beyanname düzeltme imkanı, normal usulde beyan yetkisinin gümrük müşavirliği yetki belgesi olmayanlara verilmesi, operatörlere tebliğ ile vergi tahsil yetkisi tanınması ve e-ihracat dışındaki dolaylı temsil yetkisinin hukuka, eşitliğe, kamu yararına aykırı olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklere ters düştüğünü, haksız rekabet yarattığını ve vergi kaybına neden olacağını ileri sürerek söz konusu düzenlemelerin iptalini talep etmektedirler.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACILAR : 1- ... Gümrük Müşavirlik Derneği 2- ... Gümrük Müşavirleri Derneği 3- ... Gümrük Müşavirliği DerneğiVEKİLLERİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...DAVANIN_KONUSU : █████/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in;1) 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin, 2) 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (ğ) bentlerinin, 3) 7. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 4) 10. maddesinin 5., 6., 10., 13. ve 14. fıkralarının, 5) 12. maddesinin 2. fıkrasının, 6) 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının hukuka aykırı olduklarından bahisle,7) 9. ve 10. maddelerinin eksik düzenleme içerdiğinden bahisle,iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACILARIN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu Tebliğ'in;- 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkraları yönünden; operatör şirketlerin vekâletname ibrazından muaf tutulmasının Gümrük Kanunu'nun 5. maddesine aykırı olduğu, Tebliğ haricinde faaliyet gösteren gümrük müşavirlerinden noter onaylı vekâletname talep edilirken Tebliğ kapsamında işlem yapan gümrük müşavirlerinden yalnızca gönderilerin teslim tesellümüne ilişkin belgelerin alıcı/gönderici tarafından imzalanmasının yeterli kabul edilmesinin eşitliğe aykırı olduğu, ayrıca operatörler bünyesinde istihdam edilen gümrük müşavirlerine dolaylı temsil yetkisi verilmesinin Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesine aykırı olduğu, zira gümrük müşavirliği şirketi dışında bir şirkette çalışan gümrük müşavirlerinin sadece o şirkete ait eşya için ve yalnızca doğrudan temsil yoluyla işlem yapabileceği, - 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden, vergi tahsilatının dahi operatör şirketlere bırakıldığı ve işlem hacminin geniş olduğu dikkate alındığında, belirlenen teminat miktarının oldukça düşük kaldığı, bu durumun kamu zararına neden olacağı, - 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile 10. maddesinin 14. fıkrası yönünden, eşyanın geçici depolama yerine alınmadan ihracatının gerçekleştirilmesinin tedarik zincirinin güvenliği, gümrük ve dış ticaret işlemlerinin takip ve kontrolü bakımından risk oluşturacağı, geçici depolama koşullarına dair herhangi bir kural sevk edilmediği, düzenlemenin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu,- 10. maddesinin 5. fıkrası yönünden, (a) bendine konu ihracatın basitleştirilmiş usulde gerçekleştirilmesinin suiistimale açık olduğu, özellikle ayniyet tespitine konu ihracat eşyasının mutlak surette normal usulde ve genel hükümlere göre gümrük müşavirleri eliyle gümrük işlemlerinin tamamlanması gerektiği; (b) ve (c) bentlerinden öngörülen dörtlü tarife pozisyonunun girilmesi halinde, GTİP üzerinden ayniyat yapılamayacağı, bentte sayılanlar dışında farklı bir dış ticaret önlemine tabi olup olmadığının sorgulanıp anlaşılamayacağı, bu durumun vergi kaybına neden olacağı, bu haliyle düzenlemelerin kamu yararına aykırı olduğu,- 10. maddesinin 6. fıkrası yönünden, Gümrük Kanunu'nun 63. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereği beyanname verildikten sonra düzeltme yapılmasının mümkün olmadığı, ancak dava konusu kuralda uçak kalkışından 24 saat içinde düzeltme imkanı verildiği, bunun 4458 sayılı Kanun hükmüne ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu,- 10. maddesinin 10. ve 13. fıkraları yönünden, dünya ticaretinde yaşanan gelişmeler neticesinde öne çıkan hızlı kargo taşıma şirketlerinin şahıslara getirdiği birkaç eşyanın basitleştirilmiş gümrük beyanı ile işleminin yapılmasında bir sakınca olmadığı, ancak normal usulde beyanda bulunma yetkisinin verilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira Tebliğ'in amacının işlemleri hızlandırma ve basitleştirme olduğu, dava konusu kurallarda ise, normal usulde beyan yapılması öngörülmesinin Tebliğ'in amacıyla çeliştiği, bu beyanın gümrük müşaviri yetki belgesine sahip kişilerce yapılması gerektiği, genel hükümlere tabi iş ve işlemlerin bu firmalara bırakılmasının haksız rekabet olduğu, - 12. maddesinin 2. fıkrası yönünden; 6183 sayılı Kanun uyarınca vergi tahsil etme yetkisi bulunmayan operatörlere bu yetkinin Tebliğ ile verilemeyeceği,- 18. maddesinin 2. fıkrası yönünden; ihracatın, İhracat Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca "genel esaslar" çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde beyannamenin ihracatçı birliklerince onaylanması gerektiği, aynı Yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "yurt dışına e-ticaret kapsamında mal ihracı (e-ihracat)" çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde ihracatçı birlikleri onayı alınmasının zorunlu olmadığı, ancak dava konusu kuralda operatörlerin ihracata ilişkin dolaylı temsil yetkilerinin e-ihracat ile sınırlı olduğundan bahsedilmediği, dolayısıyla miktarı brüt 300 kg, değeri 15.000 Avro'yu geçmeyen bütün eşya için operatörlerce genel esaslar çerçevesinde de ihracat beyannamesi düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı konusunda tereddüt oluştuğu, ayrıca yetkilerinin yalnızca e-ihracat ile sınırlı olması halinde bu konudaki denetimin nasıl yapılacağının da belirsiz olduğu, öte yandan genel esaslar dahilinde gerçekleştirilecek mikro ihracatlar için 5/7/1993 tarihli ve ███████ sayılı İhracatçı Birliklerinin Kuruluşu, İşleyişi, İştigal Sahaları, Organları, Üyelerin Hak ve Yükümlülüklerine Dair Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca nispi aidat tahsil edilmesi gerektiği, bu nedenle kuralın rekabete de aykırı olduğu,- 18. maddesinin 3. fıkrası yönünden; operatör şirketlerin gümrük müşavirliği şirketi olmadıklarından gümrük müşavirlik asgari ücret tarifesini uygulamalarının mümkün olmadığı, - 9. ve 10. maddelerinde eksik düzenleme yer aldığı iddiası yönünden; Tebliğ'in dayanağı ██████████ sayılı Karar'ın 62. maddesinde "ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya" ibaresine, 86. maddesinde ise "önemli değeri olmayan eşya" tabirine yer verildiği, dava konusu Tebliğ kurallarında bu kavramlar ile neyin kastedildiğinin izah edilmediği ve bu suretle eksik düzenleme yapıldığı gibi konunun müphem bırakılarak hukuki belirlilik ilkesinin de ihlal edildiği , ileri sürülmektedir.DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığı; esasa ilişkin olarak ise dava konusu Tebliğ'in;- 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkraları yönünden; 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesiyle Cumhurbaşkanının yetkilendirildiği, 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 150 Avroya kadar basitleştirilmiş gümrük beyanına, 150-1500 Avro arasında normal usulde detaylı beyana konu eşya için dolaylı temsil yetkisi tanındığı, müşavir çalıştırma zorunluluğunun gümrük işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi amacıyla getirildiği, Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması kapsamında düşük kıymette ve ticari mahiyet arz etmeyen eşya için alıcılardan vekaletname ibrazı aranmadığı,- 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden, Bakanlıkça yapılan tespit ve izlenimler sonucu belirlenen teminat tutarlarının uygun olduğu, davacının iddialarını soyut ve herhangi bir tespite dayanmadığı, - 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile 10. maddesinin 14. fıkrası yönünden, Gümrük Yönetmeliğine göre ihracat eşyasının geçici depolama yerine alınmaksızın gümrük işlemlerinin tamamlanmasının mümkün olduğu, operatör yetkisi alan hızlı kargo taşıyıcısı firmaların Tebliğin genel düzenlemeleri gereğince yetki kapsamındaki eşyayı geçici depolama yerlerine almalarının gerektiği, risk analizine göre yapılan değerlendirme sonuncunda sarı hatta işlem gören eşyanın geçici depolama yerine alınmaksızın ihracat işleminin gerçekleştirilebileceği, kırmızı hatta işlem gören eşyanın ise mutlak surette geçici depolama yerine alınarak muayene işleminin tamamlanması gerektiği, - 10. maddesinin 5. fıkrası yönünden, teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat eşyasının beyanına ilişkin 2022/9 sayılı Genelge'de düzenleme yapıldığı, bu eşyanın "TSPA_HAR" muafiyet kodu ile beyan edildiği, eşya kodu alanına asgari 4'lü tarife pozisyonu girilmesi gerektiği, bu muafiyet kodlu basitleştirilmiş gümrük beyannamelerinin KDV iade taleplerinde kullanılamadığı, dolayısıyla söz konusu ihracat eşyasının geri gelmesi durumunda ihracat nedeniyle yararlanılan hak ve menfaat bulunmayacağından, geri gelen eşya için vergi kaybı olmasının mümkün olmadığı,- 10. maddesinin 6. fıkrası yönünden, Bakanlığın gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, yetki kapsamındaki teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat gönderilerinin hızlandırılmış sevkıyat hükümleri kapsamında hızlı bir şekilde gönderilmesini teminen getirilen düzenlemede eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı,- 10. maddesinin 10. ve 13. fıkraları yönünden, normal usulde beyana tabi olan eşyanın 150 Avroyu aşan ancak 1500 Avroyu aşmayan, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya olduğu, söz konusu eşyanın gerçek bir kişi adına gelmesi gerektiği, tüzel kişi adına gelen numunelerin normal usulde beyana konu edilecek eşya olmadığı, normal usulde beyan yetkisi verilmesinin mevzuata aykırı olmadığı, - 12. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasında en azından hava kargo ile gelenlere uygulanmak üzere eşyanın hızlı teslim edilmesine imkan veren prosedürlerin kabul edilmesi ya da mevcut ise muhafaza edilmesinin hüküm altına alındığı, ayrıca alınıştan teslime kadar hızlandırılmış sevkıyatın temin edilmesi, eşyaya ilişkin tüm gümrük vergileri, resim, harç ve ücretlerin gümrük idaresine ödenmesi sorumluluğunun üstlenilmesi, gümrük ve ilgili diğer kanun ve yönetmeliklere ilişkin iyi bir uyum kaydının olması gibi koşullar getirildiği, söz konusu Anlaşma kapsamında hızlandırılmış sevkiyatların hızlı bir şekilde alıcısına tesliminin sağlanması gerekliliğine uygun olarak eşyaya ilişkin tüm gümrük vergileri, resim, harç ve ücretlerin gümrük idaresine ödenmesi sorumluluğunun operatör firmalarca üstlenilmesi yönünde düzenleme getirildiği, - 18. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Bakanlığın gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, ihracatçıların uluslararası rekabet gücünü artırma yöntemlerinden birinin gümrük işlem ve formalitelerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması olduğu, bu amaç doğrultusunda getirilen dava konusu düzenlemenin mevzuata uygun olduğu, - 18. maddesinin 3. fıkrası yönünden; operatör firmaların gümrük müşaviri çalıştırmak zorunda oldukları, normal usulde detaylı beyan kapsamında yürütecekleri işlemlerin gümrük müşavirliği ücretinden istisna tutulmadığı, alınacak ücretlerin belirlenmesinde asgari ücret tarifesinin esas alınmasının mevzuata uygun olduğu, - 9. ve 10. maddelerinin eksik düzenleme içermesi yönünden; önemli değeri olmayan eşya düzenlemesinin ██████████ sayılı Karar'ın 45. maddesinde yer aldığı, Türkiye gümrük bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderi başına toplam 150 Avro'yu geçmeyen kişisel kullanıma mahsus kitap veya benzeri basılı yayına uygulanan muafiyeti kapsadığı, Karar düzenlemesinin net olması nedeniyle Tebliğ'de ayrıca bir düzenleme ihtiyacı görülmediği, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, davacılar tarafından, █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (ğ) bentlerinin, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 10. maddesinin 5., 6., 10., 13. ve 14. fıkralarının, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının ve ayrıca eksik düzenleme içermesi nedeniyle de 9. ve 10. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.Davalı idarenin davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı savı yerinde görülmemiştir.4458 sayılı Gümrük Kanunun Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü başlığını taşıyan 5. Maddenin son fıkrasında "225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler kuralı, 225. maddesinin 1. fıkrasında, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir." hükmüne yer verilmiştir.Bakanlar Kurulunun █████/2009 tarihli, ██████████ sayılı kararı ile yürürlüğe konulan ve █████/2009 tarihli ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın “Posta İdaresi ya da Hızlı Kargo Taşımacılığı Yapan Şirketlerin Dolaylı Temsilci Olarak Yetkili Kılınmasına İlişkin Şartlar” başlıklı Onuncu Kısmında “Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar”ın düzenlendiği 126. maddenin 1. fıkrasında, “Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkinin kullanılmasında hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler için gümrük müşaviri istihdamı aranır.” hükmüne Sorumluluk ve yetkinin iptali başlığını taşıyan 128. maddesininde (1) 126 ncı madde uyarınca dolaylı temsilcilik yetkisi verilen posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin, aynı maddede belirlenmiş nitelikleri taşıyan personelinin düzenleyip imzaladığı gümrük beyannamesi veya beyanname olarak kabul edilen diğer belgelerden dolayı gümrük mevzuatı uyarınca vergi kaybına neden olan bir fiilin işlendiğinin bilindiği veya bilinmesi gerektiği hallerde, ortaya çıkan kamu alacağından dolaylı temsilci yetkisi verilen posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tüzel kişilik olarak, gelen eşyada alıcı, gönderilen eşyada ise gönderici ile birlikte müteselsilen sorumludur kuralı "Yetki" başlıklı 134. Maddesinin , 2.fıkrasında bu Kararda yer alan hususlarda düzenleme yapmaya ve gerekli görülecek her türlü tedbiri almaya, özel ve zaruri durumları değerlendirerek sonuçlandırmaya,5. fıkrasında, 126 ncı madde uyarınca dolaylı temsilcilik yetkisi verilen posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin ihracat rejimi ile serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında farklı alıcılar veya göndericilere ait eşyanın gümrük beyanı ile temsilci tayin edilmesi işlemlerinin kolaylaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve gerekli görülebilecek her türlü tedbiri almaya,6. Fıkrasında 115 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşların taahhütlerini ihlal ettiklerinin belirlenmesi halinde müteakip işlemleri için garanti mektubu yerine teminat istemeye Müsteşarlığın yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.22.04.2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No: 1) ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkındaki Kararın 126. maddesinde belirtilen eşyanın gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerinin hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler ve posta idaresi tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde "operatör", hava yolu ile hızlı kargo taşımacılığı kapsamındaki gönderilerin gümrük beyanı dâhil tüm gümrük işlemlerini dolaylı temsil yoluyla yapmaya yetkili tüzel kişiler şeklinde tanımlanmıştır.Dava konusu Tebliğin 4/1-c, 5/1-d, 7/2, 7/3, 18/3 maddeleri hakkında:Tebliğin 4.maddesinin 1/c bendinde bu tebliğ kapsamındaki işlemlerin ifası, takibi ve sonuçlandırılması için şirket bünyesinde gümrük müşaviri istihdam ediyor olması veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle sözleşme yapmış olması,5.maddesinin 1/d bendinde gümrük müşaviri istihdam edildiğine ilişkin belge veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle yapılan sözleşme örneğinin başvuruda aranacak belgeler arasında sayıldığı,7.maddesinin 2.fıkrasında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca operatörlerce çalıştırılan gümrük müşavirleri bu Tebliğ kapsamında dolaylı temsil yoluyla işlem yapmak üzere yetkilendirilir. Operatörlerce çalıştırılan gümrük müşavirlerinden firma bünyesinde istihdam edilenler bu Tebliğ hükümleri dışında gümrük müşavirliği faaliyetinde bulunamazlar. Bir gümrük müşaviri, bu Tebliğ hükümleri kapsamında işlem yapmak üzere aynı anda yalnızca bir hızlı kargo firması ile sözleşme yapabilir kuralı, 7. maddesinin 3. fıkrasında Operatörler, yetki kapsamındaki işlemlerin yapılmasında alıcıyı/göndericiyi ayrıca başka bir işleme gerek kalmadan temsil eder. Operatörlerce yetki kullanılırken vekâletname ibrazı aranmaz. Gönderilerin teslim ve tesellümüne ilişkin belgelerin alıcı/gönderici tarafından imzalanması bu yetkinin kendileri hesabına kullanıldığının kabul edildiği anlamına gelir kuralı,18.maddesinin 3.fıkrasında Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında dolaylı temsil yetkisiyle yapılan gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetler için alınacak ücretlerin belirlenmesinde █████/2015 tarihli ve 29578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ hükümleri esas alınır. kuralına yer verilmiştir.Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi sadece gümrük müşavirlerine verilmiş iken, █████/2009 tarihinde yapılan değişiklikle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de sadece miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceği kurala bağlanmış; bu kapsamda, Bakanlar Kurulu'nun ██████████ sayılı kararının 126. maddesiyle posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınmış, anılan bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri istihdamı da zorunlu kılınmıştır.Gümrük Yönetmeliğinin gümrükte iş takibini düzenleyen 561. maddesinin 2. fıkrasında"Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığına konu, miktar ve değeri Kanunun 225 inci maddesine göre belirlenen eşyanın gümrük işlemleri, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerce vekaletname ibraz edilmeksizin, dolaylı temsilci olarak sonuçlandırılabilir" hükmüne yer verilmiştir.Yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre yetkilendirilen posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin ██████████ sayılı Kararın 126. maddesi kapsamında belirlenen eşyanın beyanını vekaletname ibrazı aranmaksızın dolaylı temsilci olarak yapabilmesine olanak tanındığı, bu yetkinin kullanılmasında gümrük müşavirinin istihdamının zorunlu olduğu anlaşıldığından bu hususların uygulanmasına açıklık getiren düzenlemelerde üst norm hükümlerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.Diğer yandan, ██████████ sayılı Kararın 127. maddesi uyarınca posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin gümrük beyanı kapsamında sonuçlandırdıkları işlemler için ilave ücret alınmayacağı düzenlenmiş olup, yetkileri kapsamındaki gümrük beyan işlemleri için bünyesinde gümrük müşaviri çalıştırma zorunluluğu da dikkate alındığında sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri karşılığında Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ hükümleriyle belirlenen ücretlerin belirlenmesinde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.Tebliğin █████, █████ maddeleri hakkında:Tebliğin 10.maddesinin 10.fıkrasında kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentleri kapsamında, aynı kişi adına bir takvim ayında en fazla beş taşıma senedi muhteviyatı eşyanın, aynı veya farklı cinste olup olmadığına bakılmaksızın, serbest dolaşıma girişine izin verilir. Beş taşıma senedi sayısının aşılması durumunda, aşan miktarın bir sonraki aya devredilerek basitleştirilmiş gümrük beyannamesine konu edilmesine izin verilmez ve Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında işlem tesis edilir kuralı 10. maddesinin 13. fıkrasında Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki eşyanın bir gerçek kişi adına gelmesi gerekmektedir. Bu kapsamda gelen eşyanın normal usulde detaylı beyanı dolaylı temsil yetkisine sahip operatör tarafından gümrük mevzuatının genel hükümlerine tabi olarak yapılır kuralı yer almıştır.Gümrük idaresinin ve mevzuat hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı tüm işlemleri yerine getirmekle sorumlu olan posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin gümrük rejimine tabi tutmak istedikleri eşyanın miktar ve değerine göre gümrük mevzuatına göre beyanı konusunda farklı düzenlemeler öngören kuralların davalı Bakanlığın yetkisi dahilinde olduğu açıktır.Buna göre posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketleri gümrük mevzuatının genel hükümlerine tabi kılan düzenlemede üst norm hükümlerine aykırılık görülmemiştir.Tebliğin 18/2 maddesi hakkında:Tebliğin 18.maddesinin 2.fıkrasında bu tebliğ hükümleri kapsamında yapılan ihracatta ihracatçı birliği onayı aranmaz şeklinde düzenlenmiştir.4458 sayılı Kanunun "İhracat Rejimi" başlıklı 150. maddesinde 1. İhracat rejimi, serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıya Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir. İhracat, ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.2. Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir.3. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.4. Müsteşarlık, gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.Davalı idarece E-İhracat Stratejisi Eylem Planı (2018-2020) nın "5. E-İhracat Stratejisi Eylem Planı" başlıklı bölümünde, "E-ihracat stratejisi ve eylem planı ile e-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak, Türk mal ve hizmetlerinin uluslararası piyasalarda e-ihracat yoluyla yer almasını sağlamak, e-ihracat alanında ülkemizin kalkınmasına katkı sunacak bir eko sistem oluşturmak ve böylelikle Türkiye'nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi haline gelmesi hedeflenmektedir" ifadesine yer verildiği belirtilmiştir.E-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak ihracat potansiyelinin arttırılması, ihracatçıların uluslararası piyasalarda yer almasını sağlamak üzere bürokratik işlemlerin en aza indirilmesi amacıyla ihracatta ihracatçı birliği onayı aranmayacağına dair düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır.Tebliğin 10/6 maddesi hakkında:Tebliğin 10.maddesinin 6.fıkrası yetki kapsamındaki teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat gönderilerinin gümrüğe beyanı operatörün elindeki bilgi ve belgeler çerçevesinde uçak kalkışına kadar yapılır ve uçak kalkışından sonraki yirmi dört saat içinde beyanda düzeltme yapılabilir düzenlemesi getirilmiştir.4458 sayılı Kanunun 63. maddesinin (c) bendinde 73uncü madde hükümleri saklı kalmak üzere eşyanın teslim edilmesinden sonra beyannamede düzeltme yapılamayacağı belirtilmiştir. Gümrük Yönetmeliğinin 121.maddesinde beyannamede düzeltmeye ilişkin kurallar belirlenmiş ve düzeltmenin eşyanın teslim edilmesine kadar geçen süreçte beyannamede düzeltme yapılabileceği eşyanın gümrük bölgesine tesliminden sonra düzeltme yapılamayacağı anlaşılmaktadır.Bu durumda gümrük beyanında eşyanın tesliminden sonra uçağın kalkışından sonraki 24 saat içinde beyanda düzeltme olanağı sağlayan düzenlemede üst hukuk normlarına uyarlık görülmemiştir.Tebliğin 12/1 maddesi hakkında:Vergilerin hesaplanması ve ödenmesi başlığını taşıyan Tebliğin 12.maddesinin 1.fıkrasında posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen veya gönderilen eşyanın kıymetinin yetki limitleri dahilinde olup olmadığının tespitinde kargo ücreti dikkate alınmaz. Eşyanın kıymeti, ibraz edilen faturaya, satış fişine veya eşya bedelinin ödendiğine ilişkin belgeye göre belirlenir. Bu tür belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgede kayıtlı kıymetin düşük bulunması halinde, eşyanın kıymeti gümrük müdürlüğünce belirlenir 2. fıkrasında Basitleştirilmiş gümrük beyannamesinde beyan edilen gönderilerin tahakkuk ettirilen gümrük vergileri operatör tarafından tahsil edilebilir ve gümrük idaresi adına tahsil edilen vergiler eşyanın operatöre teslimini takip eden yedi gün içerisinde ödenir. Posta idaresi için söz konusu süre, Gümrük Yönetmeliğinin 462 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, eşyanın alıcısına tesliminden itibaren başlar şeklinde düzenlenmiştir.Posta ya da kargo yoluyla gelen eşyanın değer ve miktarının sınırlı olması nedeniyle vergi hesaplamasına esas olan eşya kıymetinin belirlenmesinde fatura, satış fişi eşya bedelinin ödendiğine dair belgelerin varlığının ve gerçekliğinin doğrulanması koşuluna bağlanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Dava dilekçesinde davacı iddialarının 12.maddenin 2.fıkrasındaki düzenlemeye yönelik olduğu dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 3. , 40 ve 41. maddelerine göre yetkili hızlı kargo firmalarının amme alacağını tahsil yetkisi bulunmadığı öne sürülmüş ise de, 6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde amme alacağının kapsamı belirlenmiş, 40 ve 41. maddelerinde vergi borcunun ödeme yeri ve ödenme şeklinin nasıl olacağı düzenlenmiş, tahsil dairesi dışında borcun başkaca bir kurum tarafından tahsil edilemeyeceğine dair bir kurala yer verilmemiştir.Miktar ve değeri belli ürünlerin alıcısına hızla ulaştırılması amacını sağlamak üzere eşyaya ait gümrük vergilerinin gümrük idaresi adına tahsil edilerek hızlı kargo taşımacılığı yapan firmalarına tahsil edilen verginin gümrük idaresine ödenmesi sorumluluğu yükletilmesinde mevzuata ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.Tebliğin 9. Ve 10. maddelerinin eksik düzenlenmesi hakkında:Davacı, tebliğin ilgili maddelerinde "önemli değeri olmayan eşya" tanımlaması yapılmadığından bahisle bu ifadenin hangi eşyaları kapsadığının açıkça belirtilmesi gerektiğini düzenlemenin eksik olduğunu öne sürerek iptalini istemektedir.Bakanlar Kurulu'nun ██████████ sayılı kararının 126. maddesiyle posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modelleri olarak kapsamı belirlenen gönderilerin tasnifi ve beyanını düzenleyen tebliğin 9. ve 10. maddelerinde ayrıca önemli değeri olmayan eşya tanımlamasına ihtiyaç bulunmadığından düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.Tebliğin 4. maddesinin 1/f bendi hakkında:Tebliğin 4.maddesinin 1/f bendinde yetki kapsamı işlemlere ilişkin olarak, sonradan yapılacak kontroller sonucunda doğabilecek kamu alacağının garanti edilmesi amacıyla, yalnızca hava yolu veya yalnızca kara yolu ile hızlı kargo taşımacılığında yetki kullanılmak istenmesi durumunda 250.000 Türk Lirası, her iki yetkinin birlikte kullanılmak istenmesi durumunda ise 500.000 Türk Lirası tutarında teminat mektubu ibraz edilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.Gümrük Kanunu'nun 10.maddesinin 1/a bendinde, "Bu kanunda ve Kanuna dayanılarak çıkarılan mevzuatta yer alan; izin süreleri, teminat uygulamaları, gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna uygulamaları ile beyanın düzeltilmesine ilişkin ortaya çıkan sorunları ve tereddütleri incelemek suretiyle gidermeye Müsteşarlığın önerisi ile bağlı bulunduğu Bakan yetkilidir." kuralına göre gümrük vergilerinin ve diğer amme alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere teminat uygulamalarında Bakana tanınan yetkiye istinaden kamu alacağının garanti altına alınması amacıyla teminat mektubunda belirlenen bedelin takdir yetkisi kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tebliğin 10. maddenin 5.fıkrasının alt bentleri hakkında:Tebliğin 10. maddesinin 5. fıkrasında İhracatta basitleştirilmiş gümrük beyannamesinde gümrük tarife istatistik pozisyonunun beyanına ilişkin olarak;a) Teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olan ihracat eşyası için eşya kodu alanına on ikili gümrük tarife istatistik pozisyonu girilmesi,b) Teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat eşyası için eşya kodu alanına asgari dörtlü tarife pozisyonu girilmesi,c) Numunelik eşya ve model ihracatında, eşya kodu alanına asgari dörtlü tarife pozisyonu girilmesi, gerektiği belirtilmiştir.Gümrük Kanunu'nun Basitleştirilmiş Usul başlığını taşıyan 71. maddesinin 1. fıkrasının son paragrafında, "Basitleştirilmiş usulle beyan, ticari veya idari belge yahut kayıt, eşyanın teşhisi için gerekli bilgileri kapsamak zorundadır. Kayıt yoluyla işlem yapılan hallerde kayıt tarihinin yazılması şarttır" kuralına yer verilmiştir.Yetki kapsamındaki beyanda eşyanın teşhisi için gerekli bilgilerin bulunduğu dikkate alındığında ve gümrük mevzuatı hükümlerine göre de eşyanın muayene ve kontrolü mümkün bulunduğundan ayniyet tespitine konu olan / ayniyet tespitine konu olmayan ihracat eşyasının gümrük tarife istatistik pozisyonunun belirlenmesinde mevzuata aykırılık görülmemiştir.Tebliğin 5. maddesinin 1/ğ bendi ve 10. maddesinin 14. bendi hakkında: Tebliğin 5.maddesinin 1/ğ bendinde geçici depolama yeri işleticisi olmayan operatörler için yetki kapsamında kullanılacak geçici depolama yeri ile ilgili olarak yapılmış sözleşmenin örneğinin başvuruda istenilen belgeler arasında sayıldığı,10.maddesinin 14.bendinde operatör tarafından yetki kapsamında gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde basitleştirilmiş gümrük beyannamesinin tescilinde eşyanın geçici depolama yerine alınmış olma şartının aranmaması yönündeki talepler, gerekli fiziki koşullar ve risk analizi göz önünde bulundurularak ilgili gümrük müdürlüğünce değerlendirilir. Değerlendirme sonucuna göre sarı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşyanın geçici depolama yerine alınmaksızın ihracat işlemi gerçekleştirilebilir. Kırmızı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşya mutlak surette geçici depolama yerine alınarak muayene işlemi tamamlanır hükmüne yer verilmiştir.Gümrük Yönetmeliğinin 417. maddesinin 3. fıkrasında "Geçici depolama yerlerine konulmaksızın ihraç edilecek eşyanın beyanname kapatma süresi iki aydır. Bu süre gümrük müdürlüklerince makul sebeplerle en çok iki ay uzatılabilir. Bu süreler içinde işlemleri tamamlanmayan beyannameler iptal edilir" kuralına yer verilmiştir. Buna göre ihracat eşyasının geçici depolama yerine konulmaksızın gümrük işlemlerinin tamamlanabileceği anlaşılmakta olup eşyanın geçici depolama yerine alınmaması halinde yapılacak uygulamayı belirleyen madde ile gümrük mevzuatında yer alan kuralların işleyeceği göz önüne alındığında eşyanın takip, kontrol ve muayenesinin gümrük mevzuatı uyarınca tamamlanmasına engel olmadığı, gönderilerin hızlandırılması amacıyla yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır Açıklanan nedenlerle, █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)'in 10/6 maddesinin iptaline, dava konusu diğer maddeler yönünden açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Bakılan dava, █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (f) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (ğ) bentlerinin, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 10. maddesinin 5., 6., 10., 13. ve 14. fıkralarının, 12. maddesinin 1. fıkrasının, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının ve ayrıca eksik düzenleme içermesi nedeniyle de 9. ve 10. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN:Davalı idare tarafından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.Uyuşmazlık konusu olayda, üyesi olan gümrük müşavirlerinin mesleki hak ve sorumluluklarının takibi ve iyileştirilmesi, ortak sorunların giderilmesi, mesleki dayanışmanın sağlanması amacıyla kurulduğu anlaşılan davacı derneklerin, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerinin dolaylı temsil yetkisinin kapsam, koşul ve usullerini belirleyen dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle dava açmakta subjektif ehliyetinin bulunduğu ve davalı idarenin ehliyet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat:4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun; "Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı 5. maddesinde, "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.Bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket ettiğini beyan eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler.";10. maddesinde, "1. a) Bu Kanunda ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan mevzuatta yer alan; izin süreleri, teminat uygulamaları, gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna uygulamaları ile beyanın düzeltilmesine ilişkin ortaya çıkan sorunları ve tereddütleri incelemek suretiyle gidermeye Müsteşarlığın önerisi ile bağlı bulunduğu Bakan yetkilidir.";"I. Normal Usul" başlıklı 60. maddesinde, "1.Yazılı beyan, 4 üncü fıkrada belirtilen beyanname ile yapılır. Bu beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva etmesi ve imzalanması gerekir.2. a) Eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün belgeler beyannameye eklenir.b) Gümrük beyanı bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla yapıldığında gümrük idaresi beyannameye eklenmesi gereken belgelerin beyanname ile birlikte ibrazını istemeyebilir. Bu durumda söz konusu belgeler gümrük idaresi istediğinde ibraz edilmek üzere beyan sahibince muhafaza edilir.3. Kazıntılı ve silintili beyannameler gümrük idarelerince kabul edilmez. Ancak, beyannameler hatalı yazının üzeri okunacak şekilde çizilerek yanına doğrusu yazılıp beyan sahibi tarafından imzalanarak ve tescil sırasında resmi mühürle mühürlenerek düzeltilir.4. Gümrük işlemleri, şekil ve içeriği yönetmelikle belirlenen beyanname ve diğer belgelerle yapılmak zorundadır. Bu belgelerin basımı ve dağıtımına ilişkin usul ve esaslar Müsteşarlıkça belirlenir. Bilgisayar ortamında hazırlanan söz konusu belgelerin kabulüne Müsteşarlık yetkilidir. ...";61. maddesinde, "1. 60 ıncı maddede belirtilen şartlara uygun beyannameler, ait oldukları eşyanın gümrüğe sunulmuş olması halinde tescil edilir. ..."; "II. Basitleştirilmiş Usul" başlıklı 71. maddesinde, "1. Gümrük idareleri, usul ve formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi için ve gümrük işlemlerinin yürürlükteki hükümlere uygun olarak yürütülmesini sağlayacak şekilde yönetmelikle belirlenen şartlar altında;a) 60 ıncı maddede sözü edilen beyannameye eklenmesi gereken belgelerden bazılarının eklenmemesine veya kaydedilmesi gereken bazı bilgilerin beyannameye yazılmamasına,b) Sözü edilen beyanname yerine, eşyanın ilgili gümrük rejimine tabi tutulması talebi ile birlikte ticari veya idari bir belgenin verilmesine,c) Eşyanın ilgili rejime geçişinin kayıt yoluyla yapılmasına,izin verebilirler. ...";"İhracat Rejimi" başlıklı 150. maddesinde, "1. İhracat rejimi, serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.İhracat, ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla gerçekleştirilir.2. Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, ihracata ilişkin gümrük beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir.3. Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkacak eşyanın gümrük beyannamesine tabi olmayacağı hal ve şartlar yönetmelikle belirlenir.4. Müsteşarlık, gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.";"Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna" başlıklı 167. maddesinde, "Aşağıda sayılan hallerde, serbest dolaşıma sokulacak eşya gümrük vergilerinden muaftır:1. Cumhurbaşkanının zat ve ikametgahı için gelen eşya,2. Mütekabiliyet esasına göre ithal edilen diplomatik eşya,3. Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün münhasıran asli görevleri ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinin faaliyet alanı ve Müsteşarlığın kaçakçılıkla mücadele görevi ile ilgili olarak ithal edecekleri her türlü araç, gereç, silah, teçhizat, makine, cihaz ve sistemleri ve bunların araştırma, geliştirme, eğitim, üretim, modernizasyon ve yazılımı ile yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek parçalar, akaryakıt ve yağlar, hammadde, malzeme ile bedelsiz olarak dış kaynaklardan alınan yardım malzemesi,4. Değeri 150 EURO’yu geçmeyen eşya,5. Gerçek kişiler tarafından serbest dolaşıma sokulacak şahsi eşyadan;a) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden gerçek kişilere ait, alındığı tarihte üç yaşından büyük olmayan kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtaları,b) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden gerçek kişilere ait her türlü kullanılmış ev eşyası,c) Yerleşim yeri Türkiye’de olan bir Türk ile evlenerek veya evlenmek üzere Türkiye’ye gelen kişilere ait çeyiz eşyası,d) Miras yoluyla intikal eden kişisel eşya,e) Türkiye’ye öğrenim görmek amacıyla gelen öğrencilere ilişkin eğitimle ilgili malzemeler ve eğitimle ilgili diğer ev eşyası,f) Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak çıkan gerçek kişilerin geri getirdiği kullanılmış ev eşyası,g) Yerleşim yeri Türkiye dışında olan gerçek kişilerin Türkiye’de satın aldıkları veya kiraladıkları konutlarında kullanılmak üzere geçici veya kesin olarak getirdikleri ev eşyası,h) Yolcuların kendi kullanımlarına mahsus ticari mahiyette olmayan kişisel eşya,6. Gerçek kişilerce serbest dolaşıma sokulacak diğer eşyadan;a) Değeri 430 EURO’yu geçmemek üzere yolcuların beraberindeki hediyelik eşya,b) Şeref nişanları veya ödülleri,c) Uluslararası ilişkiler çerçevesinde alınan hediyeler,7. Cumhurbaşkanınca belirlenecek kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından ticari gaye güdülmemek ve amacı doğrultusunda kullanılmak üzere ithal edilen eşyadan;a) Eğitim, bilim ve kültürel amaçlı eşya ile bilimsel alet ve cihazlar,b) Tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına mahsus alet ve cihazlar,c) Bilimsel araştırma amacına yönelik hayvanlar ile biyolojik veya kimyasal maddeler,d) İnsan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan gruplama ve doku tipi ayırma belirteçleri,e) İlaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü amacına yönelik maddeler,f) Ulusal araştırma geliştirme kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak üzere ithal edilen eşya,8. Bir ticari faaliyetin yürütülmesi ile bağlantılı ithalat;a) İşyeri nakli suretiyle ithal edilen sermaye malları ve diğer malzemeler,b) Türkiye Gümrük Bölgesinde faaliyette bulunan çiftçilerin, komşu ülkedeki mülklerinden elde ettikleri ürünler,c) Komşu ülkelerdeki çiftçiler tarafından Türkiye Gümrük Bölgesindeki mülklerinde kullanılmak üzere getirilen, toprak ve ekinlerin işlenmesi amacına yönelik tohum, gübre ve diğer ürünler,d) Ticari mahiyet arz etmeyen numuneler,i - Önemli değeri olmayan numunelik eşya ve modeller,ii - Basılı reklamcılık dökümanları ve reklamcılık amacına yönelikmalzemeler,iii - Bir ticari fuarda veya benzeri bir faaliyette kullanılan veya tüketilen ürünler,e) İnceleme, analiz veya test amaçlı olarak ithal edilen eşya,9. Ulaştırmacılıkta kullanılan eşya;a) Taşıma sırasında eşyanın istifi ve korunması için yardımcı maddeler,b) Canlı hayvanların nakli sırasında kullanılan kuru ot, yem ve yiyecek maddeleri ile ilaçları,c) Ulaşım araçları ile özel konteynerlerde mevcut bulunan akaryakıt ve madeni yağları,d) Deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve işletme malzemesi,e) 1/7/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yolcu ve yük taşımacılığı faaliyetlerinde bulunan hava yolu şirketlerinin bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere ithal edilen hava taşıtları, motorları ve bunların aksam ve parçaları,10. Bilgi materyali ithalatı;a) Yayın hakları veya endüstriyel ve ticari patent haklarını koruyan örgütlere gönderilen eşya,b) Turistik reklamcılık malzemeleri,c) Ticari değeri olmayan çeşitli belge ve eşya,11. Cenaze ve cenaze ile ilgili eşyanın ithali;a) Savaş kurbanları anıtları ile mezarlıkların yapımı, bakımı ve süslenmesi amacına yönelik eşya,b) Tabutlar, cenaze kül kapları ve süsleme niteliği olan cenaze levazımatı,12. Diğer eşya;a) Malül ve engellilerin kullanımına mahsus eşya,b) Tabiî afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar, büyük yangınlar, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olaylar ile büyük nüfus hareketleri gibi kriz hallerinden zarar görenlere gönderilen eşya,c) Türkiye'de düzenlenen uluslararası spor müsabakalarında kullanılmak üzere getirilen eczacılık ürünleri, Birinci fıkranın (3) ila (12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.";"Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri" başlıklı 225. maddesinde, "1. Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. (Ek cümleler: 18/6/2009-███████ md.) Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir.2. Devlet, belediye, il özel idareleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin amir ve memurları, özel hukuk tüzel kişilerinin kendilerini temsile yetkili personeli, tüm gümrük işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler. (Ek cümle: 18/6/2009-███████ md.) Özel hukuk tüzel kişilerinin doğrudan temsil yoluyla gümrük idarelerinde iş takibi yapacak personeli için 227 nci maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) dışındaki bentlerinde sayılan şartlar aranır.Kara, deniz ve havayolu işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcileri, taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler.(Ek paragraf: 18/6/2009-███████ md.) Doğrudan veya dolaylı temsilcilerin bu Kanunda öngörülen faaliyetlerini yapmalarına engel hastalığının bulunmaması gerekir. Tereddüt edilmesi halinde, Müsteşarlık tarafından tam teşekküllü resmi sağlık kurumlarından sağlık raporu talep edilebilir.";226. maddesinde, "1. Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilirler. ...";Geçici 6. maddesinde, "Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları çıkarılacak bir kanunla bağlı bulundukları gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü görev alanı itibariyle kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu şeklinde örgütleninceye kadar aşağıdaki hükümler uygulanır:1. 1615 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre kurulan Gümrük Komisyoncuları Dernekleri faaliyetlerine devam eder ve sınav açılması ile izin belgeleri verilmesi işlemleri Gümrük Müsteşarlığınca yürütülür....10. Gümrük müşavir derneklerince, gümrük müşavirlerinin yapacakları iş ve işlemler karşılığı alacakları asgari ücretleri gösteren ve takvim yılı bazında belirlenen Asgari Ücret Tarifesi, Müsteşarlıkça uygun görülerek onaylanmak suretiyle uygulamaya konulur." hükümleri yer almıştır.█████/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin;"Gümrükte iş takibi" başlıklı 561. maddesinde, "(1) Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri bizzat kendileri takip edebilecekleri gibi bu tasarruf ve işlemleri gerçekleştirmek üzere bir temsilci tayin edebilir. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsilnameyi gümrük idaresine ibraz etmek zorundadır.(2) Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığına konu, miktar ve değeri Kanunun 225 inci maddesine göre belirlenen eşyanın gümrük işlemleri, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerce vekaletname ibraz edilmeksizin, dolaylı temsilci olarak sonuçlandırılabilir.(3) Gümrük idarelerinde dolaylı temsil yoluyla iş takibini, eşya sahibince verilmiş noter tasdikli vekaletnameyi haiz gümrük müşavirleri yapabilir. (Ek cümle:RG-█████/2011-28156) Ancak kamu kurum ve kuruluşlarınca verilecek vekâletnamelerde noter onayı aranmaz.Vekaletnamelerde en az aşağıdaki hususlara yer verilir;a) Tarafların açık adresleri, vergi daireleri ve vergi daireleri sicil numaraları.b) Yapılacak işlerin amacı, kapsamıc) Tarafların Kanunda yer alanlara ilaveten belirlemeleri gereken karşılıklı sorumluluk ve yükümlülükleri.ç) Vekaletname yeri, tarihi ve varsa süresi.d) Temsilin türü. ...";"Bağımsız çalışmayan gümrük müşavirleri" başlıklı 562. maddesinde, "(1) Gümrük müşavirleri, gümrük müşavirliği şirketi dışında bir tüzel kişilik bünyesinde çalışmaları halinde sadece çalıştıkları şirketlere ait eşyanın gümrük işlemlerini takip edebilir. Bu durumda söz konusu kişilere 561 inci maddenin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi hükümleri uygulanır." düzenlemeleri yer almaktadır. █████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, "Ticaret Bakanlığı" başlıklı Onaltıncı Bölümünün "Görev" başlıklı 441. maddesinde, "(1) Ticaret Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:...d) Gümrük politikasının hazırlanmasına yardımcı olmak ve uygulamak; gümrük hizmetlerinin süratli, etkili, verimli, belirlenmiş standartlara uygun şekilde yürütülmesini sağlamak ve denetlemek, ...";"Gümrükler Genel Müdürlüğü" başlıklı 447. maddesinde, "(1) Gümrükler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:...k) Yolcu beraberi, posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen ve giden eşya ile bunlarla ilgili elektronik ticarete konu eşyanın gümrük işlemlerinin yürütülmesini sağlamak,..." hükümleri bulunmaktadır. █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın, █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla değişik haliyle;"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kararın amacı; █████/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun bazı maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.(2) Bu Karar, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 16, 74, 131, 132, 141, 167, 169, 195, 202, 214, 215, 221, 225 ve 237 nci maddelerinin Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesini öngördüğü hususları kapsar.";"Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Karar, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 16, 74, 131, 132, 141, 167, 169, 195, 202, 214, 215, 221, 225 ve 237 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.","Posta veya hızlı kargo yoluyla gelen eşya" başlıklı 45. maddesinde, "(1) Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, gümrük kıymeti gönderim başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen, ticari miktar ve mahiyette olmayan eşyaya muafiyet tanınır.";"Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar" 126. maddesinde, "(1) Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen;a) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında serbest dolaşıma giriş rejimine konu;1) 45 inci madde kapsamındaki eşyanın,2) 58 inci madde kapsamındaki eşyanın,3) 62 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki eşyanın,4) KDV ve ÖTV istisna belgelerine sahip kurumlar tarafından getirilecek olan 69 uncu, 70 inci ve 71 inci maddeler kapsamındaki eşyanın,5) 86 ncı madde kapsamındaki eşyanın,6) 91 inci madde kapsamındaki eşyanın,7) 100 üncü maddenin birinci fıkrasının (ö) bendi kapsamındaki eşyanın,8) Elçilik, konsolosluk veya milletlerarası kuruluşlar adına gelen diplomatik eşyanın,b) Normal usulde beyan edilecek olan, serbest dolaşıma giriş rejimine konu; değeri 30 Avro’yu aşan ancak 1500 Avro’yu aşmayan, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın,c) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında ihracat rejimine konu; miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen eşyanın, gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketleri gümrük müşaviri çalıştırır. İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı on katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.";"İşlemlerin ücretlendirilmesi" başlıklı 127. maddesinde, "(1) Posta idaresi veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler, 126 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde düzenlenen yetkileri kapsamında takip edip sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri için verilen hizmet karşılığında;a) Gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamaz.b) Gönderinin geldiğine dair bildirimin alıcıya yapıldığı tarihten itibaren ilk üç gün için ardiye ücreti alamaz.""Yetki" başlıklı 134. maddesinde, "(1) 45 inci, 58 inci, 59 uncu, 60 ıncı ve 62 nci maddelerde belirtilen eşyanın nitelik ve özellikleri ile miktar ve kıymetlerini belirlemeye ve sınırlamaya, kapsamını daraltmaya veya genişletmeye,(2) Bu Kararda yer alan hususlarda düzenleme yapmaya ve gerekli görülecek her türlü tedbiri almaya, özel ve zaruri durumları değerlendirerek sonuçlandırmaya,(3) 111 inci maddede yer alan mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin gerektiğinde tevsiki koşuluyla, kişiye ait bir hakkın kullanımına ilişkin olarak, maddede belirtilen haller dikkate alınarak belirlenen süreleri uzatmaya,(4) Yolcu giriş ve çıkışı yapılan gümrük kapılarında mağaza açma izni vermeye; bu mağazalardan satışı yapılabilecek eşyayı, mağazalardan eşya alabilecek kişileri ve eşya alma sürelerini belirlemeye; mağazaların kuruluş, işleyiş, satış ve gümrük vergilerinin tahsil esaslarını düzenlemeye,(5) 126 ncı madde uyarınca dolaylı temsilcilik yetkisi verilen posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin ihracat rejimi ile serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında farklı alıcılar veya göndericilere ait eşyanın gümrük beyanı ile temsilci tayin edilmesi işlemlerinin kolaylaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve gerekli görülebilecek her türlü tedbiri almaya,(6) 115 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşların taahhütlerini ihlal ettiklerinin belirlenmesi halinde müteakip işlemleri için garanti mektubu yerine teminat istemeye,(7) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı adına getirilecek taşıtlar için bu Kararın 16 ila 20 nci maddelerinde yer alan genel ve özel şartlar ile 44 üncü maddede yer alan süre şartı aranmaksızın tam muafiyet suretiyle geçici ithale ilişkin düzenleme yapmaya,Müsteşarlık yetkilidir." düzenlemeleri yer almaktadır. Dava konusu Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No: 1)'in dava tarihindeki haliyle; "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin amacı, hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere ve posta idaresine █████/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dolaylı temsil yetkisi tanınması ile 29/9/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın 126 ncı maddesinde belirtilen eşyanın gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerinin bu kişiler tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.";"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Tebliğde geçen;a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,b) Basitleştirilmiş gümrük beyannamesi: Posta veya hızlı kargo yoluyla taşınan ve Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamı eşyanın operatör tarafından beyan edilmesinde kullanılan, basitleştirilmiş veri setine sahip elektronik gümrük beyannamesini,...ğ) Kişi: Gerçek ve tüzel kişiler ile hukuken tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat uyarınca hukuki tasarruflar yapma yetkisini haiz kişiler ortaklığını,h) Operatör: Hava yolu ve/veya kara yolu ile hızlı kargo taşımacılığı kapsamındaki gönderilerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerini dolaylı temsil yoluyla yapmaya yetkili tüzel kişileri,ı) Posta idaresi: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketini, ... ifade eder.";"Başvuru koşulları" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ ile verilen yetki kapsamında işlem yapmak isteyen operatörlerin;a) Hava yolu ile hızlı kargo taşımacılığı için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce “hava kargo acentesi” olarak yetkilendirilmiş olması,b) Kara yolu ile hızlı kargo taşımacılığı için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından, yapacakları faaliyetlere uygun uluslararası kara yolu taşımacılık belgesi ile yetkilendirilmiş olması,(c) Bu Tebliğ kapsamındaki işlemlerin ifası, takibi ve sonuçlandırılması için şirket bünyesinde gümrük müşaviri istihdam ediyor olması veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle sözleşme yapmış olması,...(f) Yetki kapsamı işlemlere ilişkin olarak, sonradan yapılacak kontroller sonucunda doğabilecek kamu alacağının garanti edilmesi amacıyla, yalnızca hava yolu veya yalnızca kara yolu ile hızlı kargo taşımacılığında yetki kullanılmak istenmesi durumunda 250.000 Türk Lirası, her iki yetkinin birlikte kullanılmak istenmesi durumunda ise 500.000 Türk Lirası tutarında teminat mektubu ibraz edilmesi,"...zorunludur. ....";"Başvuruda aranacak belgeler" başlıklı 5. maddesinde,"(1) Başvuruda aşağıda belirtilen belgeler aranır:...d) Gümrük müşaviri istihdam edildiğine ilişkin belge veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle yapılan sözleşme örneği....ğ) Geçici depolama yeri işleticisi olmayan operatörler için yetki kapsamında kullanılacak geçici depolama yeri ile ilgili olarak yapılmış sözleşmenin örneği. ...";"Yetkilendirme ve yetkinin kapsamı" başlıklı 7. maddesinde, ""(1) İbrazı gereken belgelerin tam ve doğru olduğunun ve aranan koşulların varlığının tespit edilmesi halinde kişiye Bakanlıkça yetki verilir.(2) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca operatörlerce çalıştırılan gümrük müşavirleri bu Tebliğ kapsamında dolaylı temsil yoluyla işlem yapmak üzere yetkilendirilir. Operatörlerce çalıştırılan gümrük müşavirlerinden firma bünyesinde istihdam edilenler bu Tebliğ hükümleri dışında gümrük müşavirliği faaliyetinde bulunamazlar. Bir gümrük müşaviri, bu Tebliğ hükümleri kapsamında işlem yapmak üzere aynı anda yalnızca bir hızlı kargo firması ile sözleşme yapabilir.(3) Operatörler, yetki kapsamındaki işlemlerin yapılmasında alıcıyı/göndericiyi ayrıca başka bir işleme gerek kalmadan temsil eder. Operatörlerce yetki kullanılırken vekâletname ibrazı aranmaz. Gönderilerin teslim ve tesellümüne ilişkin belgelerin alıcı/gönderici tarafından imzalanması bu yetkinin kendileri hesabına kullanıldığının kabul edildiği anlamına gelir.";"Gönderilerin beyanı" başlıklı 10. maddesinde, "...(5) İhracatta basitleştirilmiş gümrük beyannamesinde gümrük tarife istatistik pozisyonunun beyanına ilişkin olarak;a) Teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olan ihracat eşyası için eşya kodu alanına on ikili gümrük tarife istatistik pozisyonu girilmesi,b) Teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat eşyası için eşya kodu alanına asgari dörtlü tarife pozisyonu girilmesi,c) Numunelik eşya ve model ihracatında, eşya kodu alanına asgari dörtlü tarife pozisyonu girilmesi,gerekir.(6) Yetki kapsamındaki teşvik, sübvansiyon veya parasal iadeye ya da ayniyet tespitine konu olmayan ihracat gönderilerinin gümrüğe beyanı operatörün elindeki bilgi ve belgeler çerçevesinde uçak kalkışına kadar yapılır ve uçak kalkışından sonraki yirmi dört saat içinde beyanda düzeltme yapılabilir....(10) Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentleri kapsamında, aynı kişi adına bir takvim ayında en fazla beş taşıma senedi muhteviyatı eşyanın, aynı veya farklı cinste olup olmadığına bakılmaksızın, serbest dolaşıma girişine izin verilir. Beş taşıma senedi sayısının aşılması durumunda, aşan miktarın bir sonraki aya devredilerek basitleştirilmiş gümrük beyannamesine konu edilmesine izin verilmez ve Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında işlem tesis edilir.(13) Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki eşyanın bir gerçek kişi adına gelmesi gerekmektedir. Bu kapsamda gelen eşyanın normal usulde detaylı beyanı dolaylı temsil yetkisine sahip operatör tarafından gümrük mevzuatının genel hükümlerine tabi olarak yapılır.(14) Operatör tarafından yetki kapsamında gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde basitleştirilmiş gümrük beyannamesinin tescilinde eşyanın geçici depolama yerine alınmış olma şartının aranmaması yönündeki talepler, gerekli fiziki koşullar ve risk analizi göz önünde bulundurularak ilgili gümrük müdürlüğünce değerlendirilir. Değerlendirme sonucuna göre sarı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşyanın geçici depolama yerine alınmaksızın ihracat işlemi gerçekleştirilebilir. Kırmızı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşya mutlak surette geçici depolama yerine alınarak muayene işlemi tamamlanır. ...";"Vergilerin hesaplanması ve ödenmesi" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen veya gönderilen eşyanın kıymetinin yetki limitleri dahilinde olup olmadığının tespitinde kargo ücreti dikkate alınmaz. Eşyanın kıymeti, ibraz edilen faturaya, satış fişine veya eşya bedelinin ödendiğine ilişkin belgeye göre belirlenir. Bu tür belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgede kayıtlı kıymetin düşük bulunması halinde, eşyanın kıymeti gümrük müdürlüğünce belirlenir.(2) Basitleştirilmiş gümrük beyannamesinde beyan edilen gönderilerin tahakkuk ettirilen gümrük vergileri operatör tarafından tahsil edilebilir ve gümrük idaresi adına tahsil edilen vergiler eşyanın operatöre teslimini takip eden yedi gün içerisinde ödenir. Posta idaresi için söz konusu süre, Gümrük Yönetmeliğinin 462 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, eşyanın alıcısına tesliminden itibaren başlar.";"Diğer hükümler" başlıklı 18. maddesinin 2. ve 3. fıkrasında, "... (2) Bu Tebliğ hükümleri kapsamında yapılan ihracatta ihracatçı birliği onayı aranmaz.(3) Kararın 126 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında dolaylı temsil yetkisiyle yapılan gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetler için alınacak ücretlerin belirlenmesinde █████/2015 tarihli ve 29578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ hükümleri esas alınır." düzenlemeleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:A- Dava konusu Tebliğ'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 10. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının incelenmesi: █████/2025 tarihli ve 32828 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 3) ile aynı Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 10. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları değiştirilmiştir.Bu durumda, █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 10. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarının değiştirilmiş, dolayısıyla dava konusu kuralların yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, anılan düzenlemeler yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. B - Dava konusu Tebliğ'in iptali istenilen diğer kısımlarının incelenmesi: 1- Uyuşmazlığa ilişkin genel açıklama:4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi (Türkiye Gümrük Bölgesi / Gümrük Bölgesi), Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahasını kapsamakta olup; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesi gerekmektedir. Eşya, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunmakta ve bu şekilde adlandırılmaktadır. "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması" deyimi, eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını veya gümrüğe terk edilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla, geçici depolanan eşyanın bir gümrük rejimine (serbest dolaşıma giriş rejimi, transit rejimi, gümrük antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, hariçte işleme rejimi, ihracat rejimi) tabi tutulması da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım kapsamındadır.Anılan Kanun'a göre, gümrük mevzuatında öngörülen tasarruf ve işlemler, bu kapsamda eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, eşyanın sahipleri ile bunların adına ve hesabına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya kendi adına, başkası hesabına dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılabilmektedir. Yine anılan Kanun'da, gümrük idaresi veya idareleri, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamı; gümrük beyanı, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulması; beyan sahibi, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi; gümrük yükümlülüğü, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğu; yükümlü ise, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişiler olarak tanımlanmaktadır.4458 sayılı Kanun'un 225. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi sadece gümrük müşavirlerine verilmiş iken, █████/2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceği kurala bağlanmıştır. Anılan değişiklikle ilgili maddenin taslak gerekçesinde, "Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da giden bir kısım eşyanın gümrük işlemleri için posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilmesi imkanı getirilerek bu işlemlerin kolayca yürütülebilmesi ve maliyetlerinin azaltılması amaçlanmıştır." ifadelerine yer verilmiştir.Ayrıca, █████/2016 tarihli, 6662 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve █████/2016 tarihli, 29644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 tarihli, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının 1. Kısmının "Eşyanın Teslimi ve Gümrük İşlemlerinin Tamamlanması" başlıklı 7. maddesinin "Hızlandırılmış Sevkiyatlar" başlıklı 8. fıkrasında, "Her Üye, gümrük kontrolünü sürdürürken, en azından hava kargo ile gelenlere uygulanmak üzere, başvuruda bulunmuş kişilere, eşyanın hızlı teslim edilmesine imkan veren prosedürleri kabul eder veya mevcut ise muhafaza eder." kuralına yer verilmiştir.Aktarılan yasal yetki ve uluslararası taahhüt kapsamında çıkarılan █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar"ın, █████/2022 tarihli ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 10. maddesi ile değişik 126. maddesiyle, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar belirlenmiş, bu kapsamda posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen ihracat ve serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile önemli değeri olmayan eşyanın gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabileceği öngörülmüş, bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri çalıştırma zorunluluğu bulunduğu belirtilmiş; 11. maddesi ile değişik 127. maddesinde ise, 126. maddede sayılan gümrük işlemlerinden hangilerinin ücrete konu olabileceği ya da olamayacağı düzenlenmiştir.Kuralların genel amacının, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, miktarı ve değeri düşük eşya için vatandaşların gümrük idaresine gitmek, gümrük müşaviri ile sözleşme yapmak gibi bürokratik işlemler ve maliyetlere katlanmadan eşyasını kapıda teslim alabilmesi, hızlı ve düşük maliyetle kişisel eşyasına ulaşabilmesi, firmaların ise yine ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen numuneleri ve düşük değerli ticari olmayan eşyayı hızlı ve düşük maliyetle temin etmesi ya da miktarı ve değeri düşük eşyayı basitleştirilmiş usulde alıcısına hızlı ve düşük maliyetle göndererek uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesinin önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu Tebliğ'de ise, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesi ile █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 126. maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, serbest dolaşıma giriş ve ihracat beyannamesine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile miktarı ve değeri düşük olan eşyanın gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında posta idaresi veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi verilmesine ve bu yetkinin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.Öte yandan; █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar"ın, █████/2022 tarihli ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen, dava konusu Tebliğ'e dayanak olan 126. ve 127. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin █████/2025 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.2- Dava konusu Tebliğ kurallarının yetki ve şekil unsurları yönünden incelenmesi:Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınmasına 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesinin açık hükmüyle olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsil yoluyla gümrük işlemlerini gerçekleştireceği eşyanın miktar ve değerini belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına (mülga Bakanlar Kuruluna) ait olduğu, bu yetkinin ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanıldığı, bu Karar'da yer alan hususlarda düzenleme yapmaya ve anılan kurallara istinaden dolaylı temsil yetkisi verilmesi mümkün olan posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin ihracat rejimi ile serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında farklı alıcılar veya göndericilere ait eşyanın gümrük beyanı ile temsilci tayin edilmesi işlemlerinin kolaylaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye de davalı Bakanlığın yetkili olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerinin dolaylı temsil yetkisinin kapsam, koşul ve usullerine ilişkin detayları düzenleyen dava konusu Tebliğ'de yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.3- Dava konusu Tebliğ kurallarının, davacıların iddiaları çerçevesinde incelenmesi:a) 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 7. maddesinin 2. ve 3. fıkraları yönünden;Davacılar tarafından, operatörlerin (hava yolu ve/veya kara yolu ile hızlı kargo taşımacılığı kapsamındaki gönderilerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerini dolaylı temsil yoluyla yapmaya yetkili tüzel kişilerin) vekâletname ibrazından muaf tutulmasının Gümrük Kanunu'nun 5. maddesine aykırı olduğu, Tebliğ haricinde faaliyet gösteren gümrük müşavirlerinden noter onaylı vekâletname talep edilirken Tebliğ kapsamında işlem yapan gümrük müşavirlerinden yalnızca gönderilerin teslim-tesellümüne ilişkin belgelerin alıcı/gönderici tarafından imzalanmasının yeterli kabul edilmesinin eşitliğe aykırı olduğu, ayrıca operatörler bünyesinde istihdam edilen gümrük müşavirlerine dolaylı temsil yetkisi verilmesinin Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesine aykırı olduğu, zira gümrük müşavirliği şirketi dışında bir şirkette çalışan gümrük müşavirlerinin sadece o şirkete ait eşya için ve yalnızca doğrudan temsil yoluyla işlem yapabileceği ileri sürülmektedir.Yukarıda aktarıldığı üzere, 4458 sayılı Kanun ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrük beyanı verilmesi ve gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılması konusunda posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi tanınmıştır.4458 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, doğrudan ve dolaylı temsilin tanım ve kapsamına yer verildikten sonra, temsilcinin, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 225. maddesinde, gerçek kişilerin doğrudan temsilinin geçerli vekaletnameye istinaden mümkün olabileceği; 230. maddesinde ise, gümrük müşavirlerinin vekaletnamelerini muhafaza ve ibraz yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, kanun koyucu, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler bakımından, temsil yetki belgesi için belirli bir şekil şartı öngörmemiş ve bu konudaki düzenlemeyi davalı Bakanlığın takdirine bırakmıştır. Anılan yetkiye istinaden Gümrük Yönetmeliği'nin 561. maddesinde, dolaylı temsil yoluyla iş takibi yapan gümrük müşavirleri için noter onaylı vekaletname aranırken, Kanun'un 225. maddesi kapsamındaki gümrük işlemlerini dolaylı temsilci olarak yerine getirecek posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerce vekaletname ibraz edilmesine gerek olmadığı düzenlenmiş; dava konusu Tebliğ'in 7. maddesinin 3. fıkrasında da, gönderilerin teslim ve tesellümüne ilişkin belgelerin alıcı/gönderici tarafından imzalanmasının, temsil yetki belgesi yerine geçeceği kabul edilmiştir. Esasen, posta ve hızlı kargo yoluyla posta idaresi ve operatörler tarafından çok sayıda alıcı adına dağıtımı yapılan eşya için alıcılardan noter onaylı vekaletname istenilmesinin, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya için alıcılar yönünden eşyaya nazaran orantısız maliyet yüklemesi ve zaman kaybına yol açması, posta idaresi ve operatörler yönünden ise operasyonu yürütülemez hale getirecek olması nedeniyle hayatın olağan akışına aykırı ve fiilen imkansız olduğu, dolayısıyla uluslararası taahhüdümüze aykırı düşeceği açıktır.Buna göre, dayanağı mevzuat ile Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının yukarıda alıntılanan hükmüne uygun bulunan ve dolaylı temsil yetkisinin kabulü/ispatı bakımından asgari bir belgelendirme koşulu öngören dava konusu kurallarda, belirtilen yönden hukuka aykırılık görülmemiş; davalı idarenin, temsil belgesinin şeklini tespit konusundaki takdir yetkisini, hukuka ve kamu yararına uygun kullandığı sonucuna varılmıştır.Her ne kadar davacılar tarafından, dolaylı temsil yoluyla iş takibi yapan gümrük müşavirleri için noter onaylı vekaletname aranırken, gümrük işlemlerini dolaylı temsilci olarak yerine getirecek posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler için vekaletname ibraz koşulu aranmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında vurgulandığı gibi, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunla aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Kanun önünde eşitlik ilkesi, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Bu çerçevede, dolaylı temsil yoluyla iş takibi yapan gümrük müşavirleri ile Kanun'un 225. maddesi kapsamındaki gümrük işlemlerini dolaylı temsilci olarak yerine getirecek posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin, aynı durum ve konumda olduklarından bahsedilemeyeceği, dolayısıyla vekaletname sunma bakımından farklı kurallara tabi tutulmalarının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.Bu itibarla, operatörlerce gümrük müşaviri istihdam edilmesi veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle sözleşme yapılması zorunlu olduğundan, istihdam ya da hizmet alım ilişkisini ortaya koyacak belge/sözleşme örneğinin başvuruda istenilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, davacılar tarafından, operatörlerce çalıştırılan gümrük müşavirlerine dolaylı temsil yetkisi verilmesinin Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesine aykırı olduğu, zira gümrük müşavirliği şirketi dışında bir şirkette çalışan gümrük müşavirlerinin sadece o şirkete ait eşya için ve yalnızca doğrudan temsil yoluyla işlem yapabileceği ileri sürülmektedir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu Tebliğ'in 7. maddesinin 2. fıkrasında bahsedilen gümrük müşavirlerinin yalnızca operatörler bünyesinde iş sözleşmesine istinaden istihdam edilenlerden ibaret olmadığı, hizmet alımı yapılacak bağımsız çalışan gümrük müşavirlerini ve gümrük müşavirliği şirketlerini de kapsadığı, bu ikinci gruba giren (istihdam edilmeyen) gümrük müşavirlerinin ise Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesindeki kısıtlamaya tabi olmadığı, doğrudan 4458 sayılı Kanun'dan kaynaklanan dolaylı temsil yetkisini haiz oldukları açıktır. Kural, operatörler bünyesinde istihdam edilen gümrük müşavirleri yönünden incelendiğinde ise; kural ile anılan gümrük müşavirlerinin "dolaylı temsilci olarak yetkilendirilmesi"nden değil, operatörler adına "dolaylı temsil yoluyla işlem yapmak üzere yetkilendirilmesi"nden, yani dolaylı temsil yoluyla işlem yapmaya yetkili olan operatörler adına ve hesabına doğrudan temsilci sıfatıyla işlem yapmak üzere yetkilendirilmesinden, bir nevi operatör ile gümrük müşavirlerinin ilişkilendirilmesinden bahsedildiği görülmektedir. Dolayısıyla, gümrük müşavirlerine istihdam edildikleri operatör firmadan ayrı bir dolaylı temsil yetkisi verilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim, Tebliğ eki "Dolaylı Temsil Yetkisi Başvuru Formu"nun operatör firma adına doldurulması ve bu formda ilgili gümrük müşavirinin bilgilerine yer verilmesi de bu durumu doğrulamaktadır. Bu itibarla, dava konusu kuralın, anılan yönlerden Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.Diğer taraftan, Gümrük Yönetmeliği'nin 562. maddesinde, "Gümrük müşavirleri, gümrük müşavirliği şirketi dışında bir tüzel kişilik bünyesinde çalışmaları halinde sadece çalıştıkları şirketlere ait eşyanın gümrük işlemlerini takip edebilir." kuralına yer verilmiş olup, operatör firmalar tarafından dolaylı temsil yoluyla gümrük işlemleri gerçekleştirilen eşyanın, anılan firmalara ait olmadığı, firmaların yalnızca taşıyıcısı olduğu açıktır. Bununla birlikte, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesiyle verilen yetkiyi kullanan Bakanlar Kurulunun █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Kararının 126. maddesi ile operatör firmalar bünyesinde her ne surette olursa olsun (istihdam veya hizmet alımı) çalıştırılacak gümrük müşavirlerinin, bu firmalar tarafından hızlı kargo yoluyla getirilen veya gönderilen, firmalardan bağımsız ve başka alıcılara ait eşyanın gümrük işlemlerini yapmakla yükümlü kılındığı da kuşkusuzdur. Bu çerçevede, anılan Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı) Kararı'nın, Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Gümrük Yönetmeliği'nden daha üst bir norm olduğu, ayrıca sonraki tarihli özel bir düzenleme olduğu dikkate alındığında; bahse konu Yönetmelik kuralının eşyanın aidiyetine ilişkin kısmının, operatör firmalar bünyesinde istihdam edilen gümrük müşavirlerinin gümrük işlemlerini yürüteceği eşya bakımından esas alınması mümkün değildir. Bu nedenle, davacıların aksi yöndeki iddiasına da itibar edilmemiştir.Sonuç itibarıyla, operatörlerin dolaylı temsil yetkisini, gümrük işlemleri konusundaki uzmanlığı davalı idarece izin belgesi düzenlenmek suretiyle kabul edilen gümrük müşavirleri aracılığıyla kullanmasının öngörülmesi yönünden de dava konusu kurallarda hukuka aykırılık görülmemiştir.b) 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile 10. maddesinin 14. fıkrası yönünden; Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, geçici depolama yeri işleticisi olmayan operatörler için yetki kapsamında kullanılacak geçici depolama yeri ile ilgili olarak yapılmış sözleşmenin örneği, yetki başvurusunda istenilen belgeler arasında sayılmış; 10. maddesinin 14. fıkrasında ise, operatör tarafından yetki kapsamında gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde basitleştirilmiş gümrük beyannamesinin tescilinde, sarı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşyanın geçici depolama yerine alınmaksızın ihracat işleminin gerçekleştirilebileceği; ancak kırmızı hatta işlem gören taşıma senedi kapsamı eşyanın mutlak surette geçici depolama yerine alınarak muayene işleminin tamamlanacağı öngörülmüştür.Davacılar tarafından, eşyanın geçici depolama yerine alınmadan ihracatının gerçekleştirilmesinin tedarik zincirinin güvenliği, gümrük ve dış ticaret işlemlerinin takip ve kontrolü bakımından risk oluşturacağı ileri sürülmektedir.Yukarıda ifade edildiği üzere, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesi gerekmektedir. Eşya, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar "geçici depolanan eşya" statüsünde bulunmakta ve bu şekilde adlandırılmaktadır. "Geçici depolama yerleri", Gümrük Yönetmeliği'nin 79. maddesinde tanımlandığı şekliyle, geçici depolanan eşyanın her türlü dış etken ve müdahalelerden korunmasını sağlayacak şekilde yapılmış ve taşıtların durduğu, yanaştığı veya indiği yerlerdeki ambar, depo, ardiye veya hangar gibi yerlerdir. Eşyanın istiflendiği bu yerler, beyana konu eşyanın muayene ve kontrolünün yapılmasına olanak tanımaktadır.Buna göre, geçici depolama yeri işleticisi olmayan operatörlerden, yetki başvurusu sırasında, yetki kapsamında kullanılacak geçici depolama yeri ile ilgili olarak yapılmış sözleşmenin örneğinin istenilmesinin, eşyanın ve gümrük işlemlerinin takip ile kontrol ve denetimi bakımından zaruri bir bilgi olduğu, bu haliyle Tebliğ'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, davacıların iddialarına neden olacak bir takip ve kontrol açığının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacıların aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.Tebliğ'in 10. maddesinin 14. fıkrasına ilişkin iddialara gelince; 4458 sayılı Kanun'un 71. maddesinde düzenlenen basitleştirilmiş usulün amacının, usul ve formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi suretiyle gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılması olduğu, Gümrük Yönetmeliği'nin 140. maddesinde basitleştirilmiş usulde beyanda bulunmak için yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasına veya onaylanmış kişi statü belgesine sahip olmak ya da belirli bir teminat ödemek gibi koşulların arandığı, dolayısıyla basitleştirilmiş usulde beyanın genel olarak risk düzeyi daha düşük kişi veya hallerde uygulanan istisnai bir yöntem olduğu, yine Yönetmeliğin 180. maddesinde gümrük beyanı kontrollerinin türü ile detay düzeyinin risk kriterlerine göre belirlenmesine ilişkin hat (kırmızı, sarı, mavi, yeşil hat) uygulamalarının düzenlendiği, bu kapsamda "kırmızı hat"tın, eşyanın muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hat; "sarı hat"tın ise, muayeneye gerek görülmeksizin eşyaya ait beyanname ve eklerinin doğruluğunun ve birbiriyle uygunluğunun kontrol edildiği hat olarak tanımlandığı, hat (kırmızı, sarı, mavi, yeşil hat) uygulamalarının ve risk düzeyinin düşük olması halinde sağlanan kolaylıkların mutad işlemler olduğu, ayrıca dava konusu düzenlemenin yalnızca ihracat rejimi işlemlerine yönelik olduğu, bir diğer ifadeyle serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki eşyayı kapsamadığı dikkate alındığında; basitleştirilmiş usulde beyan edilen eşyanın ihracat işleminin doğrudan gerçekleştirilmesi yerine öncelikle risk analizine tabi tutulması ve bu analiz sonucu yüksek riskli olarak değerlendirildiği, bu nedenle muayene edilerek kontrolü gereken hallerde geçici depolama yerine alınmasının, düşük riskli olarak değerlendirildiği, dolayısıyla yalnızca belge üzerinden kontrol edildiği hallerde ise geçici depolama yerine alınmaksızın ihracat işlemlerinin gerçekleştirilmesinin öngörülmesinde dayanağı mevzuata ve kamu yararına aykırı bir yön görülmemiştir.c) 10. maddesinin 10. ve 13. fıkraları yönünden;Davacılar tarafından; posta idaresi ve hızlı kargo taşıma şirketlerince ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın basitleştirilmiş gümrük beyanı kapsamında gümrük işlemlerinin yapılmasında bir sakınca olmadığı, ancak normal usulde beyanda bulunma yetkisinin verilmesinin hukuka aykırı olduğu, zira Tebliğ'in amacının işlemleri hızlandırma ve basitleştirme olduğu, dava konusu kurallarda ise, normal usulde beyan yapılmasının öngörülmesinin Tebliğ'in amacıyla çeliştiği, bu beyanın gümrük müşaviri yetki belgesine sahip kişilerce yapılması gerektiği, genel hükümlere tabi iş ve işlemlerin bu firmalara bırakılmasının haksız rekabet olduğu ileri sürülmektedir.Bununla birlikte, posta idaresi ve hızlı kargo taşıma şirketlerince dolaylı temsil yoluyla gümrük işlemleri yapılacak eşyanın miktar ve değerini belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına (mülga Bakanlar Kuruluna) ait olduğu ve bu yetkinin █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanılarak eşyanın mahiyetinin belirlendiği, bu kapsamda anılan Kararın, dava konusu Tebliğ'e dayanak olan 126. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, posta idaresi ve hızlı kargo taşıma şirketlerince dolaylı temsil yetkisi kapsamında gümrük işlemleri gerçekleştirilecek eşya tanımlanırken "normal usulde beyan edilecek olan, serbest dolaşıma giriş rejimine konu, değeri 1500 Avro’yu aşmayan ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya"ya açıkça yer verildiği, anılan Kararın 126. ve 127. maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın da, Dairemizin █████/2025 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, "4458 sayılı Kanun'un 225. maddesiyle posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerine gümrük işlemlerini dolaylı temsilci olarak takip edebilecekleri eşyanın beyan usulü bakımından herhangi bir kısıtlama öngörülmeyip bu konuda Cumhurbaşkanına takdir yetkisi tanındığı da dikkate alındığında; mevzuatta aranan bütün bilgi, belge ve koşulları (TSE uygunluğu, CE uygunluğu, kontrol belgesi, gözetim belgesi vb.) taşıması gereken, gümrük idaresince sıkı kontrol ve denetime tabi tutulan, ayrıca ticari miktar ve mahiyet arz etmeyip değeri 1500 Avro'yu geçmeyen, normal beyan usulüne tabi eşyanın da dava konusu Karar kapsamına alınmasında hukuka ve kamu yararına aykırı bir yön görülmemiştir. Esasen, posta ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen eşyanın gümrük işlemlerinin posta idaresi ya da hızlı kargo şirketlerince dolaylı temsil yetkisiyle yapılmasına yönelik olanağın (4458 s.K.m.225 hükmünün), söz konusu kapsamdaki işlemlerin kolaylaştırılması ve hızlandırılması, vatandaşların eşyasını hızlı ve düşük maliyetle kapıda teslim alabilmesi, firmaların ise uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesinin önlenmesi amacıyla uluslararası sözleşme hükmüne istinaden getirildiği gözetildiğinde, bahse konu olanağın yalnızca istisnai beyan usulü olan basitleştirilmiş usul ile sınırlandırılmayıp genel beyan usulünde de uygulanmasının öngörülmesinin 4458 sayılı Kanun ve uluslararası sözleşme hükümlerinin amacına ve ruhuna uygun düştüğü de açıktır." gerekçesiyle reddine karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; -davacının iddiaları bakımından- dayanağı mevzuat hükümlerinin tekrarı mahiyetinde düzenlemelere yer veren dava konusu kurallarda hukuka aykırılık görülmemiştir.ç) 12. maddesinin 2. fıkrası yönünden;Tebliğ'in "Vergilerin hesaplanması ve ödenmesi" başlığını taşıyan 12. maddesinin 2. fıkrasında, basitleştirilmiş gümrük beyannamesinde beyan edilen gönderilerin tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin operatör tarafından tahsil edilebileceği, gümrük idaresi adına tahsil edilen bu vergilerin, eşyanın operatöre teslimini takip eden yedi gün içerisinde ödeneceği, posta idaresi için söz konusu sürenin, Gümrük Yönetmeliği'nin 462. maddesinin 3. fıkrası gereğince, eşyanın alıcısına tesliminden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir.Davacılar tarafından, 6183 sayılı Kanun uyarınca vergi tahsil etme yetkisi bulunmayan operatörlere bu yetkinin Tebliğ ile verilemeyeceği ileri sürülmektedir.█████/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Devlete ait vergi, resim, harç, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; 3. maddesinde de, "tahsil dairesi" teriminin, alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini, memur veya memurlarını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını ihtiva eden █████/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, gümrük vergilerinin tahsili bakımından, 6183 sayılı Kanun'a göre "sonraki ve özel kanun" niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla uyuşmazlık bakımından 4458 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği kuşkusuzdur.Bu çerçevede 4458 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine bakıldığında; Kanun'un 3. maddesinde, “gümrük idaresi veya idareleri” deyiminin, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamı şeklinde; "gümrük yükümlülüğü” ibaresinin ise, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğu olarak tanımlandığı; 181 ve devamı maddelerinde, ithalatta ve ihracatta gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihlerin, 195. ve devamı maddelerinde ise gümrük vergilerinin tahakkuk, tebliğ ve ödeme esaslarının belirlendiği, bu kapsamda gümrük vergilerinin gümrük idaresi tarafından tahakkuk ve tahsil edileceği hususlarının hüküm altına alındığı görülmektedir.Öte yandan, █████/2016 tarihli, 6662 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve █████/2016 tarihli, 29644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 tarihli, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının 1. Kısmının "Eşyanın Teslimi ve Gümrük İşlemlerinin Tamamlanması" başlıklı 7. maddesinin "Hızlandırılmış Sevkiyatlar" başlıklı 8. fıkrasında, "Her Üye, gümrük kontrolünü sürdürürken, en azından hava kargo ile gelenlere uygulanmak üzere, başvuruda bulunmuş kişilere, eşyanın hızlı teslim edilmesine imkan veren prosedürleri kabul eder veya mevcut ise muhafaza eder. ... Üye, yayımlanmış kriterler çerçevesinde başvuru sahibinin, ... hızlandırılmış sevkiyatlara ilişkin uygulanan muameleye başvuru için aşağıdaki şartları yerine getirmesini talep edebilir: ... (f) eşyaya ilişkin tüm gümrük vergileri, resim, harç ve ücretlerin gümrük idaresine ödenmesi sorumluluğunu üstlenmesini; ..." kuralına yer verilmiştir.Buna göre, hükmü aktarılan Sözleşmenin, usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir uluslararası sözleşme olduğu ve kanun hükmünde bulunduğu dikkate alındığında; bahse konu kurala dayanılarak, posta idaresi ya da hızlı kargo taşıma şirketlerine dolaylı temsil yoluyla gümrük işlemlerini gerçekleştireceği eşyaya ilişkin gümrük vergilerini tahsil etme yetkisi ve tahsil ettiği vergileri gümrük idaresine ödeme sorumluluğu verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. d) 18. maddesinin 2. fıkrası yönünden;Tebliğin 18. maddesinin 2. fıkrasında, bu Tebliğ hükümleri kapsamında yapılan ihracatta, ihracatçı birliği onayı aranmayacağı belirtilmiştir.Davacılar tarafından, ihracatın, İhracat Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca "genel esaslar" çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde beyannamenin ihracatçı birliklerince onaylanması gerektiği, aynı Yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "yurt dışına e-ticaret kapsamında mal ihracı (e-ihracat)" çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde ihracatçı birlikleri onayı alınmasının zorunlu olmadığı, ancak dava konusu kuralda operatörlerin ihracata ilişkin dolaylı temsil yetkilerinin e-ihracat ile sınırlı olduğundan bahsedilmediği, dolayısıyla miktarı brüt 300 kg, değeri 15.000 Avro'yu geçmeyen bütün eşya için operatörlerce genel esaslar çerçevesinde de ihracat beyannamesi düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı konusunda tereddüt oluştuğu, ayrıca yetkilerinin yalnızca e-ihracat ile sınırlı olması halinde bu konudaki denetimin nasıl yapılacağının da belirsiz olduğu, öte yandan genel esaslar dahilinde gerçekleştirilecek mikro ihracatlar için 5/7/1993 tarihli ve ███████ sayılı İhracatçı Birliklerinin Kuruluşu, İşleyişi, İştigal Sahaları, Organları, Üyelerin Hak ve Yükümlülüklerine Dair Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca nispi aidat tahsil edilmesi gerektiği, bu nedenle kuralın rekabete de aykırı olduğu iddia edilmiştir.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun "İhracat Rejimi" başlıklı Dördüncü Ayırımında yer alan 150. maddesinin 4. fıkrasında, "Müsteşarlık, gerektiğinde ihraç eşyasının cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, ülkemizin "E-İhracat Stratejisi Eylem Planı (2018-2020)"nda, ülkemizdeki ihracatçı firmaların sınır ötesi e-ticaret araçları ile daha etkin kanallar üzerinden buluşabilmesi, hem pazar çeşitlendirmesi hem de sürdürülebilir ihracat modelinin yakalanabilmesi açısından taşıdığı önem dikkate alınarak, vizyon, “e-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak, ülkemizin uluslararası ticaretteki e-ihracat payını arttırmak ve ülkemizi bölgesel bir e-ticaret merkezi haline getirmek” olarak belirlenmiş; bu vizyonu gerçekleştirmek üzere belirlenen stratejik hedeflerden birisi ise “Gümrük işlemleri sınır ötesi e-ticaret ihtiyaçları çerçevesinde geliştirilecektir.” şeklinde ortaya konulmuştur.Dünyada hızla büyüyen ve genişleyen uluslararası ticaretin kolaylaştırılması ve artırılması için bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu bilinen bir gerçektir. Bu kapsamda, uluslararası ticarette önemli pay sahibi olan, büyüyen ve genişleyen bir ticaret ağına sahip olan ülkemizin ihracat işlemlerine katkı sunulabilmesi amacıyla ihracatçılar açısından ticareti daha kolay ve ulaşılabilir kılmak, uluslararası rekabet gücünü artırılabilmek için bir takım tedbirlerin alınması gerekmektedir. Küçük veya orta ölçekli ihracatçıların ülkemiz ekonomisindeki payı da dikkate alındığında, bu kişilerin ihracat işlemleri sırasında gümrük ve hantal işleyen kontrol işlemlerinden kaynaklanan gecikmelerinin ortadan kaldırılmasının veya en aza indirilmesinin ihracata ve dolayısıyla ülkemiz ekonomisine katkı sunacağı kuşkusuzdur. Aynı şekilde posta yoluyla ya da hızlı kargo taşımacılığı kapsamında ihraç edilen eşyaların, ülke ekonomisine katkıları ile ticaretin gelişmesindeki önemi dikkate alındığında gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin verdiği yetkiye istinaden ve aktarılan amaçların gerçekleştirilmesini teminen basitleştirilen gümrük beyanı kapsamındaki ihracat rejimine konu brüt 30 kg ve 1500 Avro'yu geçmeyen eşyanın gümrük işlemlerine ilişkin usuli ve bürokratik gerekliliklerin azaltılarak emek ve zaman tasarrufunun ve maliyetlerin düşmesinin sağlanması amacıyla getirilen ihracatçı birliklerinin onayının aranmamasına yönelik kuralın davacının iddia ettiği gibi İhracat Yönetmeliğinin 5. maddesinde öngörülen genel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olmadığı, bu haliyle mevzuata, kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. e) 18. maddesinin 3. fıkrası yönünden;Tebliğin 18. maddesinin 3. fıkrasında, █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 126. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında dolaylı temsil yetkisiyle yapılan gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetler için alınacak ücretlerin belirlenmesinde █████/2015 tarihli ve 29578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ hükümlerinin esas alınacağı kuralına yer verilmiştir.Davacılar tarafından, operatör şirketlerin gümrük müşavirliği şirketi olmadıklarından gümrük müşavirliği asgari ücret tarifesini uygulamalarının mümkün olmadığı, bu nedenle kuralın 4458 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının 10 numaralı bendine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, posta idaresi ve hızlı kargo şirketleri (operatörler) ile alıcı ve/veya gönderici arasındaki dolaylı temsil ilişkisinin, Gümrük Kanunu'nda öngörülen (gümrük müşaviri ile müşterisi arasındaki) asıl dolaylı temsil ilişkisinden farklı olduğu, tipik bir dolaylı temsil ilişkisi olmadığı, istisnai ve atipik nitelik taşıdığı açıktır. Farklı bir anlatımla, operatörlerin bahse konu dolaylı temsil yetkisi kapsamındaki gümrük işlemlerini yapmak üzere çalıştırdığı gümrük müşavirlerinin, eşyanın maliki/zilyedi olan alıcı ve/veya gönderici hesabına değil taşıyıcısı olan operatörler hesabına işlem yaptığı, operatörlerin ise bu işlemleri alıcı ve/veya gönderici hesabına yaptığı, yani esasında alıcı ve/veya göndericinin sorumluluğunda olan gümrük işlemleri için aracılık yaptığı anlaşılmaktadır.Dayanak Bakanlar Kurulu Kararı'nın 127. maddesinde, posta idaresi veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin, 126. maddenin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde düzenlenen basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında takip edip sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri için verdikleri hizmet karşılığında gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamayacağı hükme bağlanmış; ancak 126. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca normal usulde detaylı gümrük beyanı kapsamında yürütecekleri işlemler bakımından engelleyici mahiyette kural sevk edilmemek suretiyle bu işlemler karşılığında ücret alınabileceği kabul edilmiştir.Anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın 127. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Dairemizin █████/2025 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, "Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu kural ile, ister hızlı kargo şirketleri bünyesinde isterse hizmet alımı suretiyle çalışsın, bahse konu şirketlerin dolaylı temsil yetkisi dahilindeki eşyaya ilişkin gümrük işlemlerini gerçekleştirecek gümrük müşavirleri ile hızlı kargo şirketleri arasındaki sözleşmeye konu gümrük müşavirliği ücretine ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Başka bir ifadeyle, hızlı kargo şirketlerinin çalıştırdıkları gümrük müşavirlerine, yürürlükteki mevzuata ve sözleşmeye göre ücret ödeme borcu bakidir. Yine, dava konusu kuralla düzenlenen -dolaylı temsil yetkisi kapsamında yapılan gümrük işlemleri karşılığında alınacak- ücretin, posta idaresi veya hızlı kargo şirketleri tarafından tahsil edilmesi, bu ücreti, her durumda gümrük müşavirliği ücretine, hızlı kargo şirketlerini ise hiçbir zaman gümrük müşavirine ya da gümrük müşavirliği şirketine dönüştürmemektedir. Kural ile düzenlenen, hızlı kargo şirketlerinin bahse konu gümrük işlemleri nedeniyle gümrük müşavirlerine ödeyecekleri ücretin, alıcı ve/veya göndericiye yansıtılıp yansıtılamayacağı hususudur. ... Buna göre, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin, aynı zamanda bu idare ve şirketlerin işlem hacimlerini artırdığı ve bu yönden avantaj sağladığı da dikkate alındığında; bu yetki kapsamında yerine getirecekleri gümrük işlemlerinden nitelik ve niceliği az olan ve buna bağlı olarak daha az zaman ve kaynak ayırmaları gerekenler yönünden gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamayacaklarını düzenleyen, böylelikle bahse konu eşyanın gümrük işlemlerine ilişkin maliyetlerini de azaltmayı hedefleyen; nitelik ve niceliği daha fazla olan ve buna bağlı olarak daha fazla zaman ve kaynak ayırmaları gerekenler yönünden ise ilave ücret alamayacakları yolunda engelleyici mahiyette herhangi bir kural sevk etmemek suretiyle bu işlemler karşılığında ücret alabileceklerini zımnen kabul eden dava konusu kurallarda hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Buna göre, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerinin, dolaylı temsil yetkisine istinaden normal usulde detaylı gümrük beyanı kapsamında takip edip sonuçlandırdığı gümrük işlemleri karşılığında, alıcı veya göndericiden bir ücret isteyebileceği açıktır. Bununla birlikte, dava konusu kuralla düzenlenen bu ücretin belirlenmesinde, 4458 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının 10 numaralı bendi uyarınca ülke çapında tüm gümrük müşavirleri için geçerli ve uygulanması zorunlu ücretleri içeren Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'in esas alınması, bu ücreti, her durumda gümrük müşavirliği ücretine, hızlı kargo şirketlerini ise hiçbir zaman gümrük müşavirine ya da gümrük müşavirliği şirketine dönüştürmemektedir. Şöyle ki; posta idaresi ya da hızlı kargo şirketlerinin, bünyesinde gümrük müşaviri istihdam etmesi halinde, bu gümrük müşavirlerinin gerçekleştirdikleri gümrük işlemleri karşılığında Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen ücret yerine İş Kanunu uyarınca işvereni ile arasındaki iş sözleşmesiyle belirlenen ücrete hak kazanacak olması nedeniyle, dava konusu kural uyarınca posta idaresi ya da hızlı kargo şirketlerine yapılacak ödemenin "gümrük müşavirliği ücreti" olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu halde, dava konusu kuralda geçen asgari ücret, posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerinin, esas itibarıyla alıcının yükümlülüğünde bulunan gümrük işlemlerini takip edip sonuçlandırması nedeniyle (gümrük müşaviri istihdamı nedeniyle doğan ücret ve SGK prim borcu gibi katlandığı masraf ve yükümlülükler dikkate alınarak) hak ettiği ücretin tespiti bakımından yalnızca bir ölçüttür. Posta idaresi ya da hızlı kargo şirketlerinin, gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle sözleşme imzalamak suretiyle gümrük hizmeti temin etmesi halinde ise, dava konusu kuralla düzenlenen ücretin, sözleşmenin tarafı olan gümrük müşavirinin ya da gümrük müşavirliği şirketinin hak ettiği "gümrük müşavirliği ücreti" olarak kabulü mümkündür. Ancak bu durumda da, posta idaresi ya da hızlı kargo şirketleri tarafından tahsil edilen bahse konu ücretin uhdelerinde tutulmayıp yalnızca aracılık sıfatıyla gümrük müşavirine/gümrük müşavirliği şirketine iletilmesi söz konusudur. Dolayısıyla, her iki halde de posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerinin, gümrük müşavirine ya da gümrük müşavirliği şirketine dönüştüğünden bahsedilmesi mümkün değildir.Belirtilen nedenlerle, düzenlemeye yönelik davacı iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı görülmektedir.Diğer taraftan; düzenlemeye konu ücretin tespiti bakımından Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'in ölçüt alınmasındaki amacın ise, ücretin tespitinin operatörlerin ya da gümrük müşavirlerinin inisiyatifine bırakılmaması, böylelikle her birinin farklı, suiistimale açık, fahiş ve orantısız ücretler belirlemesinin engellenmesi olduğu; ölçüt olarak getirilen asgari ücret tarifesinin de ülke çapında yeknesak, objektif, eşit ve haksız rekabeti önleyici mahiyette olmakla anılan amacı gerçekleştirmek bakımından elverişli olduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, dayanağı Karar hükmünün icrası amacıyla yürürlüğe konulan, dolaylı temsil yetkisi kapsamında yapılan gümrük işlemleri karşılığında talep ve tahsil edilecek ücreti güçlü konumdaki operatörler ile gümrük müşavirlerinin inisiyatifine bırakmayan, böylelikle birbirinden farklı, suiistimale açık, fahiş ve orantısız ücretler belirlemesini engelleyen, ülke çapında yeknesak, objektif, eşit ve haksız rekabeti önleyici mahiyetteki Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ hükümleriyle belirlenen asgari ücretleri esas alan dava konusu kuralda, hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.f) 9. ve 10. maddelerinde eksik düzenleme bulunduğu iddiası yönünden;Davacılar tarafından, Tebliğ'in dayanağı ██████████ sayılı Karar'ın 62. maddesinde "ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya" ibaresine, 86. maddesinde ise "önemli değeri olmayan eşya" tabirine yer verildiği, dava konusu Tebliğ kurallarında bu kavramlar ile neyin kastedildiğinin izah edilmediği ve bu suretle eksik düzenleme yapıldığı gibi konunun müphem bırakılarak hukuki belirlilik ilkesinin de ihlal edildiği ileri sürülmektedir. █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller" başlığı altında düzenlenen Beşinci Kısmının "Önemli Değeri Olmayan Eşya" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan tek hüküm olan "Posta veya hızlı kargo yoluyla gelen eşya" başlıklı 45. maddesinde, "Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderi başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen kişisel kullanıma mahsus kitap veya benzeri basılı yayına muafiyet tanınır." kuralına yer verilmiştir. Madde başlıkları ile içeriğinden de anlaşılacağı üzere, dava konusu Tebliğ'in dayanağı Karar ile önemli değeri olmayan eşya, "Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderi başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen kişisel kullanıma mahsus kitap veya benzeri basılı yayın" şeklinde tanımlanmıştır.Benzer şekilde, aynı Karar'ın 62. maddesi ile 126. maddesinde de, posta ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gümrük işlemlerine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın tanımı ile kapsamı belirlenmiştir.Buna göre, dava konusu Tebliğ'in dayanağı Karar ile tanım ve kapsamları belirlenen "önemli değeri olmayan eşya" ile "ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya" kavramlarının açıklamasına Tebliğ kurallarında tekraren yer verilmemesinin eksik düzenleme mahiyetinde olduğundan veya hukuki belirsizlik yarattığından bahsedilmesi mümkün değildir.Bu nedenle, Tebliğ'in 9. ve 10. maddelerinde, davacıların iddiaları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Sonuç itibarıyla, dava konusu düzenlemelerde sebep, konu ve amaç unsurları bakımından da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in;a) 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 10. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b) Diğer kısımlarının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranlarına göre belirlenen 1/3'ü olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 2/3'ü olan ... TL'nin ise davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde esas bakımından oy birliğiyle, yargılama giderleri bakımından oy çokluğuyla karar verildi.(X)-KARŞI OY:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş; █████/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, bu kapsamda maddenin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş; “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, █████/2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No:1)"in 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile 10. maddesinin 5. ve 6. fıkralarının yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, Dairemizce işin esasına girilerek haklılık-haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın anılan kısımlar yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir ve hükmedileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, görülmekte olan davanın kısmen konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenmiş olması nedeniyle, bu kısım yönünden tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması gerekirken, yargılama giderlerinin davanın bu kısmı yönünden davalı idareye yükletilmesi yolundaki Daire kararına katılmıyorum.