Ticari satımda sıfır aracın fabrika çıkışı ayıplı boya dalgalanmaları nedeniyle bedel indirimi ve değer kaybı talepli istinaf kararı.
Özet: Ticari bir işletmenin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın fabrika çıkışlı boyasında dalgalanma olduğunu iddia ederek, bilirkişi raporuyla da tespit edilen bu durumun gizli ayıp teşkil ettiğini ileri sürerek aracın misliyle değiştirilmesi veya bedel indirimi ile değer kaybı tazminatının tahsilini talep ettiği davada; davalı ithalatçı şirket, davanın ticari işlerde Borçlar ve Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, husumet yokluğunu, aracın ayıplı olmadığını, ayıplı kabul edilse dahi davacının yasal süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve iddia edilen ayıbın aracın kullanımını etkilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .DAVACI : . DAVALILAR :.DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)KARAR TARİHİ :.KARAR YAZIM TARİHİ :.Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.05.2022 tarih, ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ....Ltd. Şti’ye ait... plakalı ...model Cıtroen C3 Aırcross marka gri renkli aracın, sıfır olarak davalı şirket bayiisinden satın alındığını, aracın fabrika çıkışı orijinal boyasında dalgalanmalar olduğunun fark edildiğini, bunun üzerine aracın müvekkili tarafından ilgili servise götürüldüğünü, ancak servis tarafından ‘araçta üretim kaynaklı bir sorun yoktur’ cevabı alındığını, sıfır kilometre bir aracın kapılarının boyasının dalgalı olmasının ayıp niteliği taşıdığını ve ileriki süreçte arabanın değerinin düşmesine neden olduğunu, bu sebeple müvekkilinin derhal, aracın değiştirilmesi veya bedel indirimi talep ettiğini, ancak davalılarca müvekkilinin tercihi yönünde olumlu herhangi bir dönüş yapılmadığını, oysa sıfır kilometre ayıplı araç satan bayinin bu sorumluluğu alması gerektiğini, söz konusu ayıp hususunda teknik bilirkişi raporu alındığını, teknik bilirkişi mütalaası ile, aracın sağ ön ve sağ arka kapı boyasının dikey doğrultuda dalgalı yapıda olduğu, sonradan boyanmadığı, fabrika çıkışı orijinal boya olduğu, sıfır olarak satın alınan bir araçta tespit edilen boya hatasının olmaması gerektiği dolayısıyla aracın mevcut haliyle ayıplı olduğu, aracın bu şekilde ayıplı olarak satışının yapıldığı kanaatine varıldığı, araç boyasında dalgalanmalar olması ve/veya boya kalınlıklarının standart sınır ölçülerinde olup olmadığı ilk bakışta anlaşılamayacak nitelikte teknik inceleme gerektiren gizli ayıp kapsamında olduğunu, aracın boyası orijinal olsa da bu boyadaki dalgalanma ve farklılık durumunun aracın satışı sırasında değer kaybına neden olacağı ve bu ayıbın gizli ayıp olduğu yönünde emsal birçok Yargıtay kararının mevcut olduğunu, belirterek, otomobilin ücretsiz olarak misli ile değiştirilmesine, kabul edilmemesi halinde, ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkını kullanarak indirim bedeli ve aracın değer kaybı tazminatı olarak şimdilik toplam 2.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olan arabuluculuk tutanağı tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Daval...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı yan, dava dilekçesinde Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Hükümlerinden bahsetmişse de, huzurdaki davada tarafların tacir olması nedeniyle, Türk Ticaret Kanununun 23.maddesinin göndermesiyle, ayıptan kaynaklanan sorumluluğa ilişkin iddialar hakkında Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağını, dolayısıyla, davacı yanın iddialarını ve davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiaları hakkında; ithalatçı/distribütör fiirma konumundaki müvekkil şirkete başvurulmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin şirketin son kullanıcılara doğrudan araç satış ve servis hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığını, müvekkili firmanın Citroen marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının ithalatçısı olup, Citroen marka araçların pazarlanması, dağıtımı ve bu araçlar için satış sonrası hizmetlerinin yetkili satıcı, yetkili servis ve yetkili yedek parça satıcıları kanalıyla sağlanması hususunda faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin, üretici/imalatçı ya da satıcı sıfatını haiz olmadığını, yalnızca ithalatçı/distribütör firma sıfatını haiz olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettikleri, ayrıca davacının seçimlik haklarından hangisini talep ettiğini açıklaması gerektiğini, TBK m.227 kapsamında yalnızca satıcıya yönlendirilmesi mümkün olan bedelden indirim yapılmasını talebinin, satım sözleşmesinin tarafı olmayan, ithalatçı konumundaki müvekkil şirkete yönlendirilmesinin de mümkün olmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, aracın ayıplı olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise davacının yasal süre içerisinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın 18.12.2020 tarihinde davacı yana teslim edildiğini, teslimden itibaren en geç 8 gün içerisinde muayenenin yapılması gerektiğini, davacının kapıdaki boya dalgalanmasına ilişkin iddiasının ilk bakışta tespit edilebilecek görsel bir hata olduğu iddiasına dayandığını, aracın kapısında boya dalgalanması olduğuna ilişkin iddianın, aracın kullanımını etkilemediği ve araçtan beklenen faydayı azaltmadığı ve dahi araçtan yararlanmayı engellemediğini belirtilerek davanın reddine karar talep etmiştir.Davalı....Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını,aracın 18.12.2020 tarihinde -0- km olarak davacıya satıldığını, davacının 18.12.2020 tarihli teslim belgesi ile dava konusu aracı ayıpsız ve kusursuz bir şekilde teslim aldığını beyan ettiğini, davacının boya dalgalanması şeklinde ifade ettiği ayıp iddialarının gizli ayıp niteliğinde olmayıp basit bir kontrolde görülmesi muhtemel iddialar olduğunu müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, zira Citroen marka araçların bayiliğini yaptığını, üretim sürecine herhangi bir katkısı bulunmadığını, araçta üretim kaynaklı hiçbir ayıp bulunmamakla birlikte üretimden kaynaklanan ayıp iddiasını müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, araçta görsel, fiziksel yahut üretimden kaynaklı başkaca bir ayıp olmadığının sunulu iş emirleri ile de sabit olduğunu, satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için satılan üründeki ayıbın önemli/esaslı bir ayıp olması şartı arandığını, davacının isteklerinin orantısız ve hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, ihtilaf konusu otomobilde var olduğu iddia olunan ayıbın aracın tümden kullanımını ortadan kaldıran türden olmadığı gibi risk ve tehlike barındıran bir zarara sebep olma ihtimalide bulunmadığını, aracın değeri ile ayıp iddialarının birbirine orantılandığında, misli ile değişim talebinin kabul edilemez ölçüde bir istek olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, olası ayıp miktarında indirim ve aracın değeriyle ayıp iddiasının orantılı bir değerlendirmesinin yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının, davalı .... Tic. A.Ş'den, 18.12.2020 tarihinde, dava konusu Cıtroen marka, ...... tipi , 2020 model aracı satın aldığı, 2 yıl süreli garanti belgesinde davalı ....A.Ş'nin (... Pazarlama A.Ş.) aracın ithalatcısı olarak imzasının bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre, araçta bulunan boya renk farklılıklarının gizli ayıp niteliğinde olduğundan davacının söz konusu ayıbı teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde değil ortaya çıktığı tarihte derhal satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, ayıbın ortaya çıktığı tarihte davacının aracı dosya kapsamında mevcut kabul ve kapanış iş emrine göre 12.01.2021 tarihinde servise götürdüğü, servis tarafından davalı ....Pazarlama A.Ş .(.. A.Ş.) tarafından yönlendirilen boya teknik ekibinin yaptığı incelemeye göre araçta üretim kaynaklı bir sorun yoktur cevabı üzerine, söz konusu ayıp hususunda 11.03.2021 tarihli teknik bilirkişiden rapor alındığı, davacı tarafından, davaya konu araç boyasında dalgalanmalar olması nedeniyle, aracı yetkili servise götürüldüğü, bu şekilde ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, üreticinin yada ithalatçının satılan üründe var olan ayıplara ilişkin olarak alıcıya karşı sorumluluğuna dair bir düzenleme mevcut olmayıp alacının tüm seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanacağı düzenlendiği, Davalı ...A.Ş (... Pazarlama A.Ş.) aracın ithalatçısı konumunda olup davacının aracı davalı ....Ticaret A. Ş.'den satın aldığı, ancak araç 18.12.2020 tarihinde satın alınmış olunup garanti süresinin 2 yıl olduğu davaya konu üretim kaynaklı ayıbın garanti süresi içerisinde ortaya çıktığı görülmekle davalı ....Pazarlama A.Ş (...a A.Ş.) de diğer davalı satıcı ile birlikte ayıplı maldan dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davaya konu araçta tespit edilen boya farklılıklarına ilişkin ayıbın, aracın kullanımını etkileyen bir nitelik taşımaması dikkate alındığında bu ayıbın sadece aracın değerini etkileyen bir husus olduğu, boyasındaki ayıptan kaynaklanan değer kaybı karşılaştırıldığında aracın misli ile değiştirilmesi yerine ayıp nispetinde bedelin tenzili yoluna gidilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı, davacının da ıslah dilekçesi ile mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen 10.370,63 TL semen tenziline ilişkin seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmakla, mahkemece, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın "kabulü ile, 10.370,63 TL semen tenziline ilişkin alacağın arabuluculuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili ve davalı.... Anonim Şirketi -(Eski Ünvan: ....Ş.) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı....Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, aracın üretim sürecine herhangi bir katkısı olmadığını, üretimden kaynaklanan ayıp iddiasının müvekkiline karşı İleri sürülemeyeceğini, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, raporun mutlak bir tutarsızlık içerdiğini, bilirkişi raporundaki semen tenzili hesabının neye göre yapıldığının anlaşılamadığını, bilirkişinin afaki tahminlere dayalı olarak yapılan semen tenziline esas alınan ayıplı değer tespitinin gerekçesinin rapordan anlaşılamadığını, yerel mahkeme tarafından ek rapor taleplerinin reddedilerek eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davacının tacir olma hükümlerini düzenleyen Türk Ticaret Kanununun genel ilkelerine ve ayıba ilişkin hükümlerine uygun davranmadığını, davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, ayrıca aracın incelenmesi sonucu düzenlenen kapanış iş emrinde davacının imzası bulunduğunu, davacının taleplerinin TMK 2 hükmü gereği hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi -(Eski Ünvan: ...Pazarlama A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın konusu olan araca ilişkin satış sözleşmesinin; davacı ve satıcı firma arasında akdedildiğini, müvekkili şirketin, bu sözleşmenin tarafı olmadığını, yalnızca ithalatçı/distribütör şirket olduğunu, bedelden indirim yapılması talebinin, satım sözleşmesinin tarafı olmayan, ithalatçı konumundaki müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın ihbar yükümlülüğüne riayet etmediğini, aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, tacir olan davacı tarafın yasal sürede bildirimde bulunmadığını, davada iddia edilen ayıp iddiasının davacı yanın araçta ilk inceleme ile fark edemeyeceği nitelik bir ayıp olmadığı gibi ayıbın gizli olmasının da mümkün olmadığını, yetkili servis tarafından, kapılarda boya dalgalanması olduğu iddiası ile incelemeye yapıldığını davacı yanın bu tarihe kadar herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yalnızca göz ile ve boya kalınlığı ölçüm cihazı ile bir inceleme yapıldığını, raporun mahkemece gerekçeli kararda dayanak olarak gösterilmesinin doğru olmadığını, itiraza rağmen ek bilirkişi raporu alınmadığını, biilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından, mahkemece verilmiş olan kararın eksik inceleme sonucu oluşturulduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, 18.12.2020 tarihinde satın alınan ... plaka sayılı aracın ayıplı olduğu iddiasından kaynaklı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmaz ise araçta ayıp nedeniyle oluşan değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı... Ticaret Anonim Şirketi ve davalı ...Anonim Şirketi -(Eski Ünvan:...A.Ş.) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde, "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 227. maddesi gereğince alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir. Aynı madde gereğince, alıcının genel hükümlere göre, uğramış olduğu zararlar nedeniyle ayrıca tazminat talep etme hakkı da mevcuttur.Yine TBK 223. maddesinde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." ve TBK 225. Maddesinde "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı anlaşılmaktadır.Açıklanan düzenlemeler ışığında; davacının, davalı...A.Ş.'den, 18.12.2020 tarihinde, dava konusu ....... tipi, 2020 model aracı satın aldığı, 2 yıl süreli garanti belgesinde davalı ... A.Ş'nin (... A.Ş.) aracın ithalatcısı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda aracın dış kaporta parçaları boya kalınlık cihazı ile boya kalınlık ölçümü yapıldığında, sağ arka kapı ile sağ ön kapı boya kalınlıkları fabrikasyon değerlerine uygun olduğu, haricen müdahale edilerek boyanmadığı, ancak dikey doğrultusunda boya renk farklılıklarının mevcut olup, dava konusu aracın ayıplı olduğu, bahse konu ayıp güneş ışığında dikkatli belli bir açıdan bakınca fark edilebilecek nitelikte olduğundan gizli ayıp nitelinde olduğu, buna göre sıfır olarak satılan araçta boya renk farklılıklarının bulunduğu sabittir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre satışa konu araç gizli ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. (Yargıtay 3. H.D █████████ E- █████████K)Davalılar tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de raporun makina mühendisi bilirkişiden alındığı, raporun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte araçla ilgili servis tarafından 12.01.2021 tarihli iş emrinin düzenlendiği nazara alınarak ve ayıbın gizli ayıp olduğu gözetilerek davacının süresi içinde bildirimde bulunduğu buna göre ihbarın süresinde olduğu, bu suretle davalılarca bu yönde yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Davacının ayıp nedeniyle misli ile değişim veya ayıp oranında bedelde indirim talep ettiği anlaşılmaktadır.Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yönteminin benimsendiği, (Yargıtay13. Hukuk Dairesi █████████E - █████████K) bilirkişi tarafından sunulan raporda, değer kaybı hesabının nispi yöntemle yapıldığı açıklanarak, satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın satış bedeline yansıma miktarının hesaplandığı, buna göre 10.370,63 TL semen tenzili oluştuğunun hesap edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini bu miktar üzerinden arttırmış olup, mahkemece 10.370,63 TL semen bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinde usul ve esasa aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Anonim Şirketi -(Eski Ünvan: .... A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı...vekili ve davalı...Şirketi vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 708,42 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 176,30 TL'nin mahsubu ile 532,12 TL'nin davalı ...Anonim Şirketi 'nden alınarak hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 708,42 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 180,00 TL'nin mahsubu ile 528,42 TL'nin davalı...Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraflarca istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025 ...Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip... e-imza