Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarında temyiz sınırları, gece vakti tespiti ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasındaki hukuki hatalar.
Özet: Bu kararda, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf ret kararlarının, Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine hükmedilmiş; hırsızlık suçundan ise, eylemin gündüz vakti gerçekleşmesine rağmen gece vakti hükümlerinin uygulanması ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan önceki ilamın uzlaşma kapsamına girmesi nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılmaması gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I- Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler YönündenErzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden kesin nitelikte istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verdiği ve bu kararlara karşı Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin itiraz başvurusu olarak Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilerek gereğinin 09.06.2023 tarihli ek kararla itirazın kabulüne karar verilip bozma kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca yerine getirildiği, bu nedenle sanıklar müdafilerinin temyizi yönünden inceleme yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönündenİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenlerinin, sanığın suç işlediğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, eksik araştırma ve inceleme yapılarak suçun gece vakti işlendiği varsayılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beratine karar verilmesi gerektiğine, tekerrür hükümlerinin hatalı olarak uygulandığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemin ise, olayın gündüz vakti meydan gelmesi nedeni ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi uyarınca gece hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya kapsamında diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;1- Kamera kayıtlarına göre saat 19.41 sıralarında hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, kalıcı yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 20.03'ten itibaren başladığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerini gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlediklerinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,2- Sanık ...'in tekerrüre esas alınan Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmına konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, uyarlama yargılaması yapılmış ise sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağınnın tartışılmasında zorunluluk bulunması,3- Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2011 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2004 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet kararının adli sicil kayıtlarına göre 01.04.2004 tarihinde kesinleştiği, ancak UYAP ekranından yapılan sorgulamada kesinleştirme işleminin 04.02.2011 tarihinde yapıldığının görülmesi nedeniyle, bu ilâmın kesinleştirme tarihi araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağınnın tartışılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.