Yargıtay, sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının delil yetersizliği ve hukuka aykırılık iddialarını reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık müdafiinin, hırsızlık suçundan bozma sonrası verilen mahkûmiyet kararının yetersiz delile dayandığı, mağdurun rızasıyla teslim söz konusu olduğu, etkin pişmanlık ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin uygulanması gerektiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, yerel mahkemenin hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkumiyet kararının hukuka uygun olduğu ve savunmanın temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle esas hakkında reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2025/6 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde "Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılan ve tanık ...'in beyanlarına itibar edilemeyeceğine, katılanın köpekleri kendi rızası ile sanığa teslim ettiğine, yeterli delil olmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, tanık ...'ın beyanının mahkemece dikkate alınmadığına, TCK'nın 142/2-h maddesinin uygulanamayacağına, olayın gece vakti işlendiğine dair delil olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Şenkaya Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Şenkaya Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.