İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari şirketin genel kurul kararlarının bilgi edinme hakkı ihlali, usulsüz denetçi seçimi ve yönetim kurulu atamaları nedeniyle iptali davası.
Özet: Davacı pay sahibinin, davalı şirketin genel kurulunda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istediği bu davada, 2014 yılı denetim raporunun denetçi yokluğunda ve eksik incelenerek kabulü, yönetim kurulu üyelerinin yasağa rağmen oy kullanarak ibra edilmesi, vasıfsız bir kişinin denetçi seçilmesi ve yönetim kurulu üyesi seçiminde davacının kimlik numarasının hatalı kullanılması gibi usulsüzlükler iddia edilirken, davalı genel kurulun topyekûn iptalinin mümkün olmadığını ve davacının kendi olumlu oyuyla kabul edilen kararları dava edemeyeceğini savunmaktadır.

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████ DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2015KARAR TARİHİ : █████/2018Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket ( Genel Kurul Kararının İptali İstemli ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya heyetçe incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, mahkememize verdiği █████/2015 tarihli dilekçesinde: Davacının, davalı şirketin 27.229,40 adet hissesinin maliki olup, 5.500.000,00-TL sermayeye sahip tüzel kişiliğin % 49,50 oranında ortağı olduğunu, hisselerin davacıya babası ...' nun vefatı ile miras yolu ile geçtiğini, şirketin diğer büyük hissedarı aynı zamanda davacının amcası olan ...' nun da şirketteki hisselerine abisinin ölümü sonucu vasiyetnameye binaen sahip olduğunu, şirketin █████/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu, TTK' nun 445 ve devamı maddeleri gereğince iptallerine karar verilmesinin gerektiğini, genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararda 2014 yılı denetim raporunun okunduğunu ancak davacının denetim raporuna ilişkin beyanları tetkik edilmeksizin ve genel kurul toplantısında şirket denetçisi bulunmadığından gerekli açıklama yapılmaksızın talebin reddi sureti ile raporun oy çokluğu ile kabul edildiğini, davacının bilgi edinme hakkının engellendiğini, TTK' nun 407. maddesi hükmü gereğince denetçilerin genel kurulda hazır bulunmasının gerektiğini, genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararda yönetim kurulu üyelerinin ibra işleminin kendilerinin oydan yoksun olmaları, diğer hissedarlarında Kanun' da belirtilen yakınları olduğu iddiası ile yapılmadığını, TTK' nun 436/1 fıkrasında " Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri yada hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya her hangi bir yargı kurumu yada hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamazlar. " düzenlenmesinin bulunduğu, bu düzenlemenin sınırlı sayı prensibi esas alınmak suretiyle tanzim edildiği ve yalnızca şirket hissedarları arasındaki akrabalık ilişkisinin kişisel iş ve işlem, yargı kurumu veya hakem nezdindeki davalara ilişkin müzakerelerde oy kullanmaya engel olduğunu düzenlediğini aksinin kabulü halinde aile şirketlerinde yönetim kurulu üyelerinin hiç bir şekilde ibra edilmelerinin oya sunulamayacağını, alınan 5 nolu kararın iptali gerektiğini, genel kurul toplantısında yıl içinde görev yapmış ve ayrılmış yönetim kurulu üyelerinin de oylanmadığını, bu durumun da yasaya aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında denetçi olarak ...' ın seçildiğini, bu şahsın Romanya' da mukim ... isimli firmada Liman Müdürü sıfatı ile çalıştığını, bu şahsın TTK' nin 400. maddesindeki şartları sağlamadığını ayrıca denetçi seçildiği genel kurul toplantısında hazır bulunmadığı gibi görevi kabul ettiğine ilişkin bir muvafakatname bulunmadığını, genel kurulun 6 nolu kararı ile yönetim kurulu üyelerinin seçildiği söz konusu kararda 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... T.C. Kimlik numaralı ..., ... T.C. Kimlik Numaralı ... ve ... T.C. Kimlik numaralı ...' nun yönetim kuruluna seçildiğini, ...' nun T.C: kimlik numarasının ... olmayıp bu kimlik numarasının davacı ... olduğunu, bu durumda davacının yönetim kuruluna seçilmiş gibi görüldüğünü, genel kurul toplantı tutanağının bu hali ile tescil ve ilan edildiğini ancak şirketin temsil ve ilzamına yönelik yönetim kurulu kararında genel kurul tutanağına aykırı olarak ...' nun T.C. Kimlik numarasının ... olarak belirtildiğini ve bu yönetim kurulu kararının tescil ve ilan edilmek suretiyle imza sirküleri çıkartıldığını, genel kurul toplantısında alınan kararlar ile şirketin temsil ve ilzamına yönelik yönetim kurulu kararı arasında çelişki olduğunu belirtmiş, davalı şirketin █████/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, mahkememize verdiği █████/2015 tarihli cevap dilekçesinde: Genel kurul toplantısının külliyen iptaline karar verilemeyeceğini, genel kurul toplantısına katılan ve gündeme ilişkin maddelerden bazılarına olumlu oy veren davacının olumlu oy kullandığı kararların iptalini isteyemeyeceğini, davacı tarafça denetim raporunun TTK' nin bağımsız denetimi tanımlayan usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle bilgi edinme hakkının ihlal edildiği iddiasının yerinde olmadığını, genel kurul toplantısının 4 nolu maddesinde alınan kararda " Ortaklardan ... ve ... vekilinin denetim kurulu raporunun usulü ile ilgili divan başkanlığına muhalefet şerhi verdiği " muhalefet şerhinde ise muhalefet gerekçesinin " Denetim kurulu raporunun ve buna bağlı tabloların onaylanması maddesinin TTK' nin bağımsız denetimi tanımlayan usulüne uygun olmadığı " iddiası olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirmiş olduğu iptal gerekçesi ile genel kurul toplantısında sunduğu muhalefet şerhi gerekçesinin çeliştiğini, TTK' nin 2012 yılında yapılan değişikliğinden önceki ilk halinde tüm anonim şirketler için bağımsız denetimin ön görüldüğünü ancak yapılan değişiklik ile bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenebileceğini, bağımsız denetime tabi olmayan şirketler bakımından ise bu şirketlerin denetimine ilişkin usul ve esaslar ile bu şirketlerde denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına, denetimin ve denetim raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı' nca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılacak bir Yönetmelik ile düzenleneceğinin hüküm altına alındığını ancak böyle bir yönetmeliğinin henüz yürürlüğe girmediğini, bağımsız denetime tabi olmayan A.Ş.' ler ile ilgili mevzuat boşluğu bulunduğunu, mevzuat boşluğunun TKK' nin bağımsız denetimi düzenleyen hükümlerinin uygulanması ile doldurulmasının mümkün olmadığını, davacının bilgi alma hakkının engellenmediğini, davalı şirketin denetçi atama yükümlülüğü bulunmadığını, davacının bilgi edinme hakkının kullanılmadığı gerekçesi ile TTK' nin 420. maddesi kapsamında toplantının ertelenmesini isteme hakkının bulunduğunu ayrıca bilgi edinme hakkı kapsamında bir uzman ile beraber şirket defter ve kayıtlarını inceleyerek 1 ay sonra yapılacak genel kurulda düşüncelerini ifade edebilecek olduğunu yine bilgi edinme hakkı kapsamında genel kurulda ve daha sonra yönetim kurulundan inceleme izni talep edebileceğini, bu taleplerin reddi halinde TTK' nin 437/5. maddesi hükmü uyarınca 10 gün içinde dava açma ve bilgi alma hakkı bulunduğunu ancak bunların hiç birisinin kullanılmadığını, davacı tarafça şirket nezdinde ki ortaklık haklarının zarara uğratılmaya çalışıldığı iddiasının ileri sürüldüğünü ancak davacının ortaklık haklarının koruma altına alındığını, davacı tarafça yönetim kurulunun ibra oylaması yapılmamasının iptal sebebi olduğu iddiasının bulunduğunu, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibrasında oy kullanamayacağını ve TTK' nin 436. maddesi hükmü uyarınca diğer ortaklarında oydan yoksun olmaları göz önüne alındığında ibra oylaması yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığını ayrıca davacının açacağı bir sorumluluk davası yolu ile annesinin de içinde bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin varsa sorumluluklarına gitmesi mümkün iken yalnızca şirketi meşgul etmek ve faaliyetlerini yapamaz konuma getirmek adına iptal davası açmasında hukuki yararı olmadığını, davacı tarafça genel kurulda seçilen denetçinin TTK' nin 400. maddesinde düzenlenen ve denetçi olabilecekler başlığını taşıyan hükümde belirtilen niteliklere haiz olmadığı iddiasının ileri sürüldüğü, TKK' nin 400. maddesinin bağımsız denetime tabi A.Ş' ne uygulanan bir hüküm olduğunu, bağımsız denetime tabi olmayan davalı gibi şirketlerin TTK' nin 400. maddesi bir yana denetçi atama ve seçme zorunlulukları dahi bulunmadığını, davacının bu iddialarının dinlenemeyeceğini, davacı tarafça genel kurul toplantı tutanağında yönetim kurulu üyesi olarak seçilen kişinin T.C. Kimlik numarasının yanlış yazılması nedeniyle bu hususun bir iptal sebebi olduğu iddiasının ileri sürüldüğünü, iddianın kısmen doğru olduğunu ancak bu hususun alınan genel kurul kararının iptal edilmesini gerektirmediği belirtmiş, davacı tarafça talebin somutlaştırılmasına, mahkemece uygun görülecek teminatın davacı tarafça dosyaya yatırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, davalı şirketin şirket ana sözleşmesi, █████/2015 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve sicil dosyasının örneği celbedilerek dosya içine alınmıştır. İzmir .... Noterliği' ne yazı yazılarak █████/2015 tarih ... yevmiye sayılı evrakın onaylı sureti celbedilerek dosya içine alınmıştır. Yazı cevaplarının dosya içine alınmasından sonra █████/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davalı şirket kayıtları üzerinde SMMM... ile Sektör bilirkişisi ...' dan oluşan bilirkişi kurulundan rapor istenilmiş, alınan bilirkişi kurulu raporunda: Davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde alinan denetim kurulu raporunun kabulüne ve 8 numaralı gündem maddesinde alınan denetçi seçimine dair kararların iptali talebi hakkında; davacı ... A.Ş' nin ( bağlı ortaklıkları ile birlikte ) davaya konu genel kurulun yapıldığı 2015 yılı itibariyle, Bakanlar Kurulu' nun █████/2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan " Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesi Dair Kararının davaya konu genel kurulun yapıldığı 2015 yılı itibariyle Bakanlar Kurulu' nun █████/2014 tarihli ve █████████ sayılı kararı ile değişik hükümlerine göre aktif toplamı 50 milyon TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 100 milyon TLve üstü ve ayrıca çalışan sayısı 200 ve üstü olma kriterlerinden en az ikisini art arda iki hesap döneminde sağlama şartını verine getirmediği ve dolayısıyla davacı şirketin davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davalı şirketin 6102 sayılı TTK hükümlerine göre zorunlu olarak denetime tabi olmayıp, şirketin denetçi bulundurmasının ihtiyari olarak gerçekleştiği dikkate alındığında şirketin ihtiyari olarak atadığı denetçinin genel kurulda bulunmamasının iptal sebebi olarak kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla, davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde alınan denetim kurulu raporunun kabulüne ilişkin karara yönelik iptal talebinin isabetli olmadığı ayrıca, şirket tarafından ihtiyati olarak atanan denetçinin TTK m. 400 hükmündeki nitelikleri taşıması gerekmediğinden, denetçi secimi konusunda 8 numaralı gündem maddesinde alınan kararın iptali talebinin de yerinde olmadığı , davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında herhangi bir karar alınmamasına dair kararın iptali talebi hakkında; TTK m. 436/1 hükmünde yer alan; "Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye, şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz." hükmü anlamında, genel kurulda alınan ibra kararı " kişisel nitelikte bir iş ve işlem " vasfında olmadığından, yönetim kurulu üyelerinin akrabaları olan diğer şirket ortaklarının ibra kararında oy haklarının bulunduğu ve dolayısıyla TTK m. 409/1 hükmü uyarınca, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında bir karar alınması mümkün ve gerekli olduğundan, bu konuda herhangi bir karar alınamayacağı yönünde alınan kararın bahsi geçen Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve davacının bu karara yönelik iptal talebinin isabetli olduğu , davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair kararın iptali talebi hakkındaki tespit ve değerlendirmeler yönünden; yönetim kurulu üyesi seçilen kişinin T.C. kimlik numarasının hatalı olarak belirtilmiş olması, düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğinde olduğundan, bu sebeple yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptalinin söz konusu olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda toplantının 5 nolu kararın 2 nolu bendi ile ilgili değerlendirme yapılmamış olması sebebiyle bu husus değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş alınan ek bilirkişi kurulu raporunda: Davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde alınan denetim kurulu raporunun kabulüne ve 8 numaralı gündem maddesinde alınan denetçi seçimine dair kararların iptali talebi hakkında; davalı ... A.Ş' nin ( bağlı ortaklıkları ile birlikte ) davaya konu genel kurulun yapıldığı 2015 yılı itibariyle, Bakanlar Kurulu' nun █████/2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan " Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesi Dair Kararı " nın davaya konu genel kurulun yapıldığı 2015 yılı itibariyle Bakanlar Kurulu'nun █████/2014 tarihli vc █████████ sayılı kararı ile değişik hükümlerine göre, aktif toplamı 50 milvon TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 100 milyon TL. ve üstü ve ayrıca çalışan sayısı 200 ve üstü olma kriterlerinden en az ikisini art arda iki hesap döneminde sağlama şartını verine getirmediği ve dolayısıyla, davalı şirketin davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle, davalı şirketin 6102 sayılı TTK hükümlerine göre zorunlu olarak denetime tabi olmayıp, şirketin denetçi bulundurmasının ihtiyari olarak gerçekleştiği dikkate alındığında, şirketin ihtiyari olarak atadığı denetçinin genel kurulda bulunmamasının iptal sebebi olarak kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla, davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde alınan denetim kurulu raporunun kabulüne ilişkin karara yönelik iptal talebinin isabetli olmadığı ayrıca şirket tarafından ihtiyati olarak atanan denetçinin TTK m. 400 hükmündeki nitelikleri taşıması gerekmediğinden, denetçi seçimi konusunda 8 numaralı gündem maddesinde alınan kararın iptali talebinin de yerinde olmadığı, davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında herhangi bir karar alınmamasına ve denetçinin ibrasına dair kararların iptali talebi hakkında; TTK m. 436/1 hükmünde yer alan; " Pay sahibi kendisi, eşi , alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz " hükmü anlamında; genel kurulda alınan ibra kararı " kişisel nitelikte bir iş ve işlem " vasfında olmadığından yönetim kurulu üyelerinin akrabaları olan diğer şirket ortaklarının ibra kararında oy haklarının bulunduğu ve dolayısıyla TTK m. 409/1 hükmü uyarınca, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında bir karar alınması mümkün ve gerekli olduğundan bu konuda herhangi bir karar alınamayacağı yönünde alınan kararın bahsi geçen Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve davacının bu karara yönelik iptal talebinin isabetli olduğu , diğer yandan TTK m. 436/2 hükmü uyarınca; yönetim kurulu üyesi olan ya da yönetimde görevli imza yetkisini haiz pay sahiplerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında alınacak genel kurul kararında oy hakları bulunmadığı halde bu kuralın denetçinin ibrasına dair karar bakımından geçerli olmadığı ve yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerinin denetçinin ibrasına dair kararda oy kullanmasına engel bulunmadığından davaya konu genel kurulun 5 numaralı gündem maddesinin 2 nolu bendinde davacının muhalefeti ve oyçokluğuyla alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektiren bir durumun olmadığı ve davacının bu karara yönelik iptal talebinin isabetli olmadığı , davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 6 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair kararın iptali talebi hakkındaki tespit ve değerlendirmeler yönünden; yönetim kurulu üyesi seçilen kişinin TC kimlik numarasının hatalı olarak belirtilmiş olması, düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğinde olduğundan, bu sebeple yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptalinin söz konusu olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davalı .... nin █████/2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 4-5-6 ve 8 nolu kararlarının iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, davacının davalı .... nin ortağı olduğu, davalı şirketin █████/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığı, davacı tarafça iptali talep edilen 4, 5, 6 ve 8 nolu karara karşı red oyu kullanıldığı ve 4 ile 5 nolu karara karşı muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirildiği, davacının genel kurul toplantısında iptali talep edilen 6 ve 8 no lu kararlara yönelik her hangi bir muhalefet şerhinin bulunmadığı ve ayrıca davacı tarafça muhalefet şerhinin yazdırılmasına engel olunduğu konusunda da her hangi bir iddia ileri sürülmediği, 6102 sayılı TTK' nun 446/1.a maddesi uyarınca geçerli bir muhalefet şerhi tutanağa yazılmadığından genel kurul toplantısında alınan 6 ve 8 no lu kararlar yönünden iptal davası açma şartını yerine getirmediği ve bu maddelerin iptaline yönelik talebin bu gerekçe ile reddinin gerektiği, 4 ve 5 nolu kararlar açısından TTK' nın 446/1-a maddesi gereğince davacının genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma ile ilgili şekil şartını yerine getirdiği, davanın █████/2015 tarihinde açıldığı ve TTK' nın 445. maddesi gereğince davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu, 4 numaralı gündem maddesinde alınan denetim kurulu raporunun kabulüne ilişkin karar yönünden davalı ... A.Ş' nin davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle, 6102 sayılı TTK hükümlerine göre zorunlu olarak denetime tabi olmayıp, şirketin denetçi bulundurmasının ihtiyari olarak gerçekleştiği dikkate alındığında, şirketin ihtiyari olarak atadığı denetçinin genel kurulda bulunmamasının iptal sebebi olarak kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla, davalı şirketin █████/2015 tarihli genel kurul toplantısının 4 numaralı gündem maddesinde alınan denetim kurulu raporunun kabulüne ilişkin karara yönelik iptal talebinin isabetli olmadığı ayrıca şirket tarafından ihtiyati olarak atanan denetçinin TTK m. 400 hükmündeki nitelikleri taşıması gerekmediğinden, denetçi seçimi konusunda 8 numaralı gündem maddesinde alınan kararın iptali talebinin de yerinde olmadığı, 5 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında herhangi bir karar alınmamasına ve denetçinin ibrasına ilişkin karar yönünden TTK m. 436/1 hükmünde yer alan; " Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz " hükmü anlamında; genel kurulda alınan ibra kararı " kişisel nitelikte bir iş ve işlem " vasfında olmadığından yönetim kurulu üyelerinin akrabaları olan diğer şirket ortaklarının ibra kararında oy haklarının bulunduğu ve dolayısıyla TTK m. 409/1 hükmü uyarınca, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında bir karar alınması mümkün ve gerekli olduğundan bu konuda herhangi bir karar alınamayacağı yönünde alınan kararın bahsi geçen Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği ve davacının bu karara yönelik iptal talebinin isabetli olduğu , diğer yandan TTK m. 436/2 hükmü uyarınca; yönetim kurulu üyesi olan ya da yönetimde görevli imza yetkisini haiz pay sahiplerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında alınacak genel kurul kararında oy hakları bulunmadığı halde bu kuralın denetçinin ibrasına dair karar bakımından geçerli olmadığı ve yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerinin denetçinin ibrasına dair kararda oy kullanmasına engel bulunmadığından davaya konu genel kurulun 5 numaralı gündem maddesinin 2 nolu bendinde alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektiren bir durumun olmadığı ve davacının bu karara yönelik iptal talebinin isabetli olmadığı,6 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar yönünden yönetim kurulu üyesi seçilen kişinin TC kimlik numarasının hatalı olarak belirtilmiş olması, düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğinde olduğundan, bu sebeple yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptalinin isabetli olmadığı ,bu hususlar göz önüne alındığında davalı şirketin 2014 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 5 nolu kararın 1 nolu bendi yönünden kararın iptal koşullarının oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı ... A.Ş' nin █████/2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ait Genel Kurul Toplantısında alınan ve yönetim kurulu ile ilgili ibra oylamasına ilişkin 5/1 numaralı kararın İPTALİNE, Davacının diğer isteklerinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7 davetiye gideri 73,00-TL, bilirkişi ücreti 1.000,00-TL, posta masrafı 27,00-TL olmak üzere toplam 1.100,00-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 268,00-TL' lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 59,50-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...' in yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018Başkan ...e-imzalı Üye ...e-imzalı Üye ...e-imzalı Katip ...e-imzalı