Danıştay, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğindeki genetik testlerin 6 aylık rapor süresi, ömür boyu faturalandırma ve işlem puanı sınırlamalarının iptali davasını ele alıyor.
Özet: Bir dernek tarafından açılan davada, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yapılan değişikliklerin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek, özellikle onkoloji tedavi raporlarındaki "6 ay" ibaresinin, belirli moleküler genetik testler için getirilen "ömürde bir adet faturalandırılır" kısıtlamasının, çeşitli genetik testlerin işlem puanlarındaki düşüşün ve geçiş hükmü eksikliğinin iptali istenmektedir; davacı, bu düzenlemelerin bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu, hastaların genetik testlere erişimini kısıtladığını, hekimlerin teşhis ve tedavi yeteneklerini engellediğini, ekonomik gerçekleri göz ardı ettiğini ve kazanılmış hakları dikkate almadığını belirtmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
2- ... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen;
a) 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde yer alan "6 ay" ibaresinin,
b) "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve dava dilekçesinde sayma suretiyle belirtilen işlemlerin açıklama kısımlarında yer alan "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibarelerinin,
c) "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin "9.B. Sitogenetik Tetkikler", "9.B.1. Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin işlem puanlarının hukuka aykırı olmaları nedeniyle,
d) Anılan uygulamalar bakımından herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden bahisle söz konusu işlem puanlarının eksik düzenleme nedeniyle,
iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, genetik testlerle ilgili olarak yapılan dava konusu değişikliklerin gerekçelerinin ortaya konulamadığı, hastanelerin ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulmadığı, dava konusu düzenlemelerin çok sayıda hastanın genetik test yaptıramaması sonucunu doğuracağı, işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırı olduğu;
Dava konusu düzenlemelerden Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde "en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna da dayanılarak tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilmesi halinde bedeli ödenir." kuralına yer verildiği, ancak bilimsel gereklilikler uyarınca hastalığın seyri doğrultusunda 6 ay değil, 3 aylık periyotlarla test yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle “6 ay” ibaresinin iptali gerektiği;
Dava konusu Tebliğ'in "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve “Ömürde bir adet faturalandırılacağı” kuralına bağlanarak uygulamasına sınırlama getirilen testlerle ilgili olarak, geçmişte yapılan testlere ulaşılmasının mümkün olmadığı, klinik tablosu, geçmişte testin yapıldığı zamandaki klinik tablosuna uymayan hastaların bulunduğu, veri bankalarındaki güncellemeler gibi sebeplerle mevcut dataların yeniden analizinin gerektiği, bazı daha geniş dizileme yapılması gereken durumlarda yeni test yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenlerle getirilen sınırlamanın hukuka aykırı olduğu, nitekim İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı tarafından verilen görüşte de, dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğunun bilimsel olarak ortaya konulduğu, bu nedenlerle anılan ibarenin iptali gerektiği;
Döviz kurundaki artış başta olmak üzere tüm ekonomik göstergelerin, genetik test başına yapılacak ödemelerde artış yapılması konusunda haklı bir beklenti yaratmış olmasına ve buna uygun olarak diğer tüm branşlarda SUT puanı artırılmış olmasına, yine tıbbi genetik çalışmaların ithal edilen ürünler olmaksızın yapılmasının mümkün olmadığı bilinmesine rağmen dava konusu düzenleme ile genetik testlerde doğrudan veya dolaylı olarak SUT puanının düşürüldüğü, bu nedenle anılan SUT puanlarının iptali gerektiği;
Öte yandan, dava konusu düzenlemelerin hekimlerin tanı koyma ve tedavi uygulama haklarını hukuka aykırı bir biçimde sınırlandırdığı, hastayı özenle tedavi etmeyi yüklenen hekimin, tanı koymada ve tedavi uygulamada araç olarak kullanacağı zorunlu olan tüm yöntem ve incelemeleri yapmak, şüpheli durumlarda tanı araçlarını tekrarlayarak, konsültasyon isteyerek ve laboratuvar incelemelerini yaparak doğru tanı koymak ve tedavi uygulamakla yükümlü olduğu halde, herhangi bir bilimsel görüş alınmaksızın dava konusu düzenlemeler ile getirilen sınırlamalar sebebiyle hekimlerin tanı koymak için genetik testleri yapma imkanının ortadan kaldırıldığı;
Yine dava konusu düzenlemede, önceki düzenlemelerin yürürlükte olduğu sırada akdedilmiş sözleşmeler nedeniyle ortaya çıkmış olan kazanılmış haklara ve haklı beklentilere ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmemek suretiyle eksik düzenleme yapıldığından söz konusu işlem puanlarının hukuka aykırı olduğu belirtilerek dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMASI: Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesinde finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak Yönetmelikle belirlenmesinin öngörüldüğü, nihayetinde ise Bakanlığın yetkisinin hazırlık işlemi olan görüş bildirmekten ibaret olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliği eki Ek-2/B listesindeki “Sitogenetik Tetkikler” ve “9.C. Moleküler Tetkikler” başlıkları altında yer alan ve yeniden düzenlenen işlemler ve bu listede bulunan moleküler ve sitogenetik tetkiklerin metin kısımlarında yer alan mevzuat hükümlerine ilişkin görüş talep edildiği ve cevap verildiği, nihai işlemin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tesis edildiği, Bakanlığın hasım mevkiinden çıkarılarak işbu davanın münhasıran Sosyal Güvenlik Kurumu husumetiyle görülmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, dava konusu düzenleme ile getirilen “6 ay” ibaresine ilişkin olarak, nivolumab etkin maddeli ilacın geri ödeme kriterlerine yönelik bilimsel komisyon, Alternatif Geri Ödeme Komisyonu kararları, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile Sağlık Bakanlığı görüşleri doğrultusunda düzenleme yapıldığı, dava konusu düzenlemelerin █████/2022 tarih ve 2022/1 sayılı 1. Olağan Fiyatlandırma Komisyonunda alınan kararlar doğrultusunda yayımlandığı, Kurumca yapılan █████/2020 ve █████/2020 tarihli bilimsel komisyon toplantılarının yanı sıra çalışmanın her aşamasında Sağlık Bakanlığının görüşlerinin alındığı, dava konusu düzenlemeler ile genetik hastalıkların isim ve gen adlarına özgü işlem kodlarının yanı sıra gen ve hastalık bazlı işlem kodları dışında yapılan diğer gen tanılarına yönelik Real Time PCR, Konvansiyonel (Sanger) DNA Dizileme, Yeni Nesil DNA Dizileme, MLPA gibi yöntem bazlı yeni işlem kodlarının da eklendiği, böylece daha önce yapılamayan ancak güncel bilimsel gereksinim olan tetkiklerin tanımlandığı, buna göre sağlık hizmet sunumunun kapsamının genişletildiği ve sağlık hizmetine kolay erişimin sağlandığı, dava konusu Tebliğ ile ömürde bir adet faturalandırılmasına yönelik düzenlemenin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ve Sağlık Bakanlığı görüşleri doğrultusunda yapıldığı, bu düzenleme ile genetik hastalıkların tanısına yönelik gen dizi analizi ve panel şeklinde işlem kodlarının tanımlandığı, moleküler genetik tetkiklerin, kromozom veya genlerdeki değişiklikleri tanımlayan tetkikler olduğundan ve genlerdeki anne ve babadan aktarılan bu değişikliklerin çevresel ve diğer faktörlerle değişmeyeceğinden moleküler genetik tetkiklerin kişinin hayatı boyunca bir kez yapılması halinde tanı konulmasının yeterli olduğu, bu çerçevede bu testlerin tekrarlanmasının kamu zararına yol açacağı, dava konusu SUT kod, fiyat ve açıklamaların █████/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yürürlükten kaldırılarak yeniden düzenlendiği, yapılan düzenlemelerin mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen; 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde yer alan "6 ay" ibaresinin, "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve dava dilekçesinde sayma suretiyle belirtilen işlemlerin açıklama kısımlarında yer alan "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibarelerinin, "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin "9.B. Sitogenetik Tetkikler", "9.B.1. Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin işlem puanlarının hukuka aykırı olmaları nedeniyle, anılan uygulamalar bakımından herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden bahisle söz konusu işlem puanlarının eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, son fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Yasanın 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi yukarıya aktarılan mevzuatla dava konusu edilen Tebliğ hükümlerinde yer alan konularla ilgili usul ve esaslar belirleme konusunda Sosyal Güvenlik Kurumuna yetki verildiği açıktır.
Diğer yandan, Anayasa'nın 17. maddesinin 1. fıkrasında; ''Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.''; 56. maddesinin 1. fıkrasında, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir."; 3. fıkrasında da, "Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne yer verilmiş; böylece, 56. madde ile söz konusu 17. madde hükmü tamamlanarak, Devlet; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesini sağlamakla görevlendirilmiştir.
Anayasa'nın 65. maddesinde ise, devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği öngörülmüştür. Böylece, Anayasa'nın 56. maddesiyle bireylere tanınan "hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürme hakkı"nın sağlanması için gerçekleştirilecek düzenlemeler bakımından Devlet görevlendirilmekte, 65. madde ile de bu göreve ekonomik nedenlerle kimi sınırlamalar getirilmektedir. Ancak, 56. madde ile tanınan hak, Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen "yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakları" ile bağlantılı olup; Devletin, ekonomik ve sosyal alandaki görevlerini yerine getirirken yapacağı düzenlemelerde yaşama hakkını ortadan kaldıran, tehlikeye düşüren ya da kısıtlayan kurallar getiremeyeceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu düzenleme ile getirilen “6 ay” ibaresine ilişkin olarak, nivolumab etkin maddeli ilacın geri ödeme kriterlerine yönelik bilimsel komisyon, Alternatif Geri Ödeme Komisyonu kararları, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile Sağlık Bakanlığı görüşleri doğrultusunda düzenleme yapıldığı, dava konusu düzenlemelerin █████/2022 tarih ve 2022/1 sayılı 1. Olağan Fiyatlandırma Komisyonunda alınan kararlar doğrultusunda yayımlandığı, Kurumca yapılan █████/2020 ve █████/2020 tarihli bilimsel komisyon toplantılarının yanı sıra çalışmanın her aşamasında Sağlık Bakanlığının görüşlerinin alındığı, dava konusu düzenlemeler ile genetik hastalıkların isim ve gen adlarına özgü işlem kodlarının yanı sıra gen ve hastalık bazlı işlem kodları dışında yapılan diğer gen tanılarına yönelik Real Time PCR, Konvansiyonel (Sanger) DNA Dizileme, Yeni Nesil DNA Dizileme, MLPA gibi yöntem bazlı yeni işlem kodlarının da eklendiği, böylece daha önce yapılamayan ancak güncel bilimsel gereksinim olan tetkiklerin tanımlandığı, buna göre sağlık hizmet sunumunun kapsamının genişletildiği ve sağlık hizmetine kolay erişimin sağlandığı, dava konusu Tebliğ ile ömürde bir adet faturalandırılmasına yönelik düzenlemenin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ve Sağlık Bakanlığı görüşleri doğrultusunda yapıldığı, bu düzenleme ile genetik hastalıkların tanısına yönelik gen dizi analizi ve panel şeklinde işlem kodlarının tanımlandığı, moleküler genetik tetkiklerin, kromozom veya genlerdeki değişiklikleri tanımlayan tetkikler olduğundan ve genlerdeki anne ve babadan aktarılan bu değişikliklerin çevresel ve diğer faktörlerle değişmeyeceğinden moleküler genetik tetkiklerin kişinin hayatı boyunca bir kez yapılması halinde tanı konulmasının yeterli olduğu, bu çerçevede bu testlerin tekrarlanmasının kamu zararına yol açacağı, dava konusu SUT kod, fiyat ve açıklamaların da █████/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yürürlükten kaldırılarak yeniden düzenlendiği görülmekle dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın, davalı idare Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...'nun, davalı idare Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. ...'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacı tarafından, █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde yer alan "6 ay" ibaresinin, "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve dava dilekçesinde sayma suretiyle belirtilen işlemlerin açıklama kısımlarında yer alan "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibarelerinin, "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin "9.B. Sitogenetik Tetkikler", "9.B.1. Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin işlem puanlarının hukuka aykırı olduğundan ve anılan uygulamalar bakımından herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden bahisle söz konusu işlem puanlarının eksik düzenleme nedeniyle iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Sağlık Bakanlığının husumet itirazının incelenmesi;
Dava konusu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu belirtildiğinden davalı Sağlık Bakanlığının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" kapsamında olan 56. maddesi, Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleme görevi vermiş, Devlete, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirmesini ve sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabileceğini kurala bağlamış; 65. maddesi de Devlete, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirme ölçütünü "Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırı" olarak göstermiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş; 107. maddesinde ise, Kuruma yönetmelik ile düzenleme yapmak için genel bir yetki verilmiştir.
Anılan Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak █████/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (kk) bendinde, "Tebliğ, Kanun'un genel sağlık sigortasına ilişkin hükümlerinin uygulanmasını içeren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği" olarak tanımlanmış; 45. maddesinin 1. fıkrasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, Kanunun 63. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerine göre Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin neler olduğunu, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile ödeme usul ve esaslarını, Kanunun 63. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre sağlanacak sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, Kurumca finansmanının sağlanmasına ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslarını, Kanunun 65. maddesi gereği ödenecek yol gideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslarını, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararlarını, Kurumca uygun görülen diğer hususları kapsayacağı kuralına yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerini, türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye ve genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen ödenecek bedelleri göstermek amacıyla Sağlık Uygulama Tebliğini yayımlamaya yetkili olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Bununla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı sağlanacak sağlık hizmetinin teşhis ve tedavi yöntemleri, türleri, miktarları ve ödeme usul ve esasları belirlenirken Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması; ayrıca Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri için ödenecek bedellerin belirlenmesinde, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, mâliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi gibi kriterlerin dikkate alınması suretiyle karar verilmesi yasal bir zorunluluktur.
A) █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde yer alan "6 ay" ibaresinin iptali isteminin incelenmesi:
Dava konusu Tebliğin 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendi,
"pp) Nivolumab yalnızca;
1) ECOG performans skoru 0-1 olan, birinci basamak kemoterapi sonrasında progresyon göstermiş, daha önce PD-1 ve PD-L1 inhibitör tedavisi almamış rezeke edilemeyen lokal ileri evre veya metastatik malign melanomu olan hastaların tedavisinde progresyona kadar tek başına kullanılır. Bu durumların belirtildiği, en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilmesi halinde bedeli ödenir. Tedavinin devamı için düzenlenecek sağlık kurulu raporunda hastalıkta progresyon olmadığı belirtilmelidir. İpilimumab etken maddeli ilaç ile ardışık veya kombine kullanılması halinde bedeli ödenmez.
2) Karnofsky performans statüsü en az 70 olan, (Değişik: RG-█████/2021-31565/5-e md. Yürürlük:█████/2021) daha önce en az bir basamak sitokin (interferon veya interlökin) ve sonrasında bir basamak da antianjiojenik tedavi almış olmak şartı ile 3. veya 4. basamak tedavi olarak daha önce en az bir seri Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEGF) hedefli tedaviyi kullanmış ve sonrasında progresyon gelişmiş, ileri evre berrak hücreli renal kanser tedavisinde progresyona kadar kullanılır. Bu durumların belirtildiği, en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilmesi halinde bedeli ödenir. Tedavinin devamı için düzenlenecek sağlık kurulu raporunda hastalıkta progresyon olmadığı belirtilmelidir.
3) Sağlık Bakanlığından hasta bazında alınacak endikasyon dışı onaya dayanılarak klasik hodgkin lenfoma endikasyonunda, otolog kök hücre nakli sonrasında brentuksimab tedavisi ile progresyon gösteren veya relaps olan hastalarda kullanılır. Bu durumların belirtildiği, en az bir tıbbi onkoloji veya hematoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak tıbbi onkoloji veya hematoloji uzman hekimleri tarafından reçete edilmesi halinde bedeli ödenir." şeklinde iken;
Dava konusu Tebliğ değişikliği ile 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendine 4 numaralı alt bent olarak, "4) ECOG performans skoru 0-1 olan ve bilinen EGFR, ALK, ROS mutasyonu ve/veya semptomatik beyin metastazı olmayan, daha önce en az bir basamak kemoterapi tedavisi almış ve sonrasında progresyon gelişmiş olan lokal ileri ve/veya metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri olan hastaların tedavisinde monoterapi olarak progresyona kadar kullanılır. Bu durumların belirtildiği, en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilmesi halinde bedeli ödenir. Tedavinin devamı için düzenlenecek sağlık kurulu raporunda hastalıkta progresyon olmadığı belirtilmelidir. İpilimumab etkin maddeli ilaç ile ardışık veya kombine kullanılması halinde bedeli Kurumca karşılanmaz. Nivolumab tedavisi sırasında veya sonrasında başka bir PD 1/PD L1 inhibitörü kullanılamaz. Nivolumab tedavisi öncesinde immünoterapi tedavisi almış ve bu tedavi ile hastalığı progrese olmuş hastalarda kullanılması halinde bedeli Kurumca karşılanmaz." düzenlemesinin eklendiği görülmektedir.
Davacı tarafından, düzenleme kapsamındaki hastalarda bilimsel gereklilikler uyarınca hastalığın seyri doğrultusunda 6 ay değil, 3 aylık periyotlarla test yapılmasının zorunlu olduğu belirtilerek 6 ay ibaresinin iptali istenilmektedir.
Dava konusu değişiklikten önce yukarıda yer verilen düzenlemede renal kanser, malign melanom ve hodgkin lenfoma şeklinde üç ayrı endikasyon için nivolumab etkin maddeli ilacın bedelinin Kurum tarafından karşılanması için gerekli olan şartların sayıldığı, üç endikasyonda da 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak ilacın bedelinin karşılanacağının düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile de küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalığında ilacın bedelinin karşılanması için ilke ve kuralların belirlendiği ve bu endikasyon için de diğer bentlerde olduğu gibi 6 ay süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete edilmesi halinde ilacın bedelinin karşılanacağının kurala bağlandığı görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ilaç geri ödeme çalışmaları kapsamında küçük hücreli dışı akciğer kanseri endikasyonunda nivolumab etkin maddeli ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliği ile geri ödeme kapsamına alınması maksadıyla █████/2022 tarihinde Bilimsel ve Akademik Danışmanlık Komisyonu tarafından tıbbi onkoloji uzmanlık dalında yapılan toplantıda belirlenen durumlarda en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı tedavi protokolünü de gösterir "6 ay" süreli sağlık kurulu raporuna dayanılarak tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilmesi halinde bedeli ödeneceği yönünde karar alındığı, bununla birlikte Dairemizin █████/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu düzenleme öncesi Sağlık Bakanlığının görüşüne başvurulup başvurulmadığının davalı idarelerden sorulduğu, düzenleme öncesi Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından █████/2022 tarihli yazı ile Sağlık Bakanlığının görüşüne başvurulduğu, Sağlık Bakanılığının █████/2022 tarihli yazısı ile anılan hükme ilişkin görüşün Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiği, düzenlemede yer alan "6 ay" ibaresine ilişkin olumsuz bir görüşün de yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bilimsel komisyon kararına dayanılarak yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenleme öncesi Sağlık Bakanlığı tarafından "6 ay" ibaresine yönelik olumsuz bir görüşün bulunulmadığı, "6 ay" süresinin tıbben uygun olmadığı ya da 5510 sayılı Kanun'a aykırı olduğuna dair kabul edilebilir somut bir bilgi veya belgenin de sunulmadığı, düzenlemenin eklendiği kısımda yer alan diğer alt bentlerde de ilaç bedelinin karşılanması için "6 ay" süreli sağlık kurulu raporu şartı arandığı, bu haliyle düzenlemenin sağlık harcamalarını kontrol altında tutarak sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B) █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve dava dilekçesinde sayma suretiyle belirtilen işlemlerin açıklama kısımlarında yer alan "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibarelerinin, "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin "9.B. Sitogenetik Tetkikler", "9.B.1. Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin işlem puanlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ve anılan uygulamalar bakımından herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden bahisle söz konusu işlem puanlarının eksik düzenleme nedeniyle iptali isteminin incelenmesi:
Dava konusu Tebliğ değişikliği ile █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki olan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)" de yer alan "9.B. Sitogenetik Tetkikler" başlığı ile "9.C. Moleküler Tetkikler" başlığı altındaki işlemlerin yeniden düzenlendiği, bu bölüme "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler" ile "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıklarının eklendiği, bedeli karşılanan işlem sayısının artırıldığı, daha önce "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin açıklamalar kısmında "1 adet faturalandırılır" ibaresi bulunuyor iken, dava konusu düzenleme ile "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan bir kısım işlemlerin açıklama kısımlarına "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibarelerinin getirildiği ve işlem puanlarının yeniden belirlendiği anlaşılmaktadır.
Genetik tetkik kodları hakkında yapılacak düzenleme öncesi ilk kez Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının █████/2020 tarih ve 15924598 sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığının görüşüne başvurulduğu, Sağlık Bakanlığınca verilen öneriler kapsamında çalışmaların ve yazışmaların yürütüldüğü, Sağlık Bakanlığının █████/2021 tarih ve 2171 sayılı görüş yazısında -özetle- ömürde bir kez faturalandırılacak testler için elektronik sistemde hekimin yapılmış testi görebilmesine yönelik ayarlama yapılması gerektiği, "9.B Sitogenetik Tetkikler" tablosu için gönderilen taslak tablonun yeterli olduğu, bununla birlikte geri ödeme hesaplanırken sitogenetik testlerin değerinin %20 oranında artırılmasının önerildiği, "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler" tablosu ile ilgili olarak, tutarlılığın sağlanması için belirtilen testlerin tamamının puanının 346,88 olması gerektiği, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığına ilişkin olarak, MLP yöntemi ve bu yöntemle yapılan işlemlerin puanlarının artırılması gerektiği, G100730 kodlu işlemin puanının artırılması ve 3000,00 koduna karşılık gelen puana sahip olması gerektiği, G101570 kodlu işlemin puanının artırılarak benzer testle eşitlenmesi gerektiği, ayrıca listede eksik bırakılan ve eklenmesi gereken testlerin belirtildiği, "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" için gönderilen taslak tablonun ise yeterli olduğu ifadelerine yer verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığının görüş yazısında yer verilen önerilere uyularak nihai Taslağın █████/2021 tarih ve 36780652 sayılı yazısı ile yeniden Sağlık Bakanlığına sunulduğu, anılan Taslağın Sağlık Bakanlığının █████/2021 tarih ve 37496332 sayılı yazısı ile uygun bulunması üzerine dava konusu düzenlemenin yayımlandığı görülmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemeler ile genetik hastalıkların isim ve gen adlarına özgü işlem kodlarının yanı sıra gen ve hastalık bazlı işlem kodları dışında yapılan diğer gen tanılarına yönelik Real Time PCR, Konvansiyonel (Sanger) DNA Dizileme, Yeni Nesil DNA Dizileme, MLPA gibi yöntem bazlı yeni işlem kodlarının da eklendiği, böylece daha önce yapılamayan ancak güncel bilimsel gereksinim olan tetkiklerin tanımlandığı, buna göre sağlık hizmet sunumunun kapsamının genişletildiği ve sağlık hizmetine erişimin kolaylaştırıldığı görülmektedir.
Hizmet Başı İşlem Puan Listesinin "Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan bazı işlemlerin "ömürde bir adet faturalandırılma"sına ilişkin olarak, düzenleme ile genetik hastalıkların tanısına yönelik gen dizi analizi ve panel şeklinde işlem kodlarının tanımlandığı, moleküler genetik tetkiklerin, kromozom veya genlerdeki değişiklikleri tanımlayan tetkikler olduğu, genlerdeki anne ve babadan aktarılan bu değişikliklerin çevresel ve diğer faktörlerle değişmeyeceği, moleküler genetik tetkiklerin kişinin hayatı boyunca bir kez yapılması halinde tanı konulmasının yeterli olduğu, bu çerçevede bu testlerin tekrarlanmasının kamu zararına yol açacağı görülmekle birlikte, düzenlemenin komisyon kararları ve sağlık alanında yetkili otorite olan Sağlık Bakanlığının görüşleri doğrultusunda yapıldığı, nitekim anılan testlerin ömürde bir adet faturalandırılmasına Sağlık Bakanlığının da tıbben uygun olmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, aksine buna uygun olarak anılan tetkiklere hekim tarafından ulaşılması noktasında sistem çalışmalarının yapılması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, dava konusu düzenlemede yer alan tetkik işlem puanlarının da Sağlık Bakanlığının görüşü doğrultusunda belirlendiği, değişiklik ile birçok tetkik için belirlenen puanların artırıldığı, bir kısmının ise aynı kaldığı görüldüğünden 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiği yetki uyarınca genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle belirlenen bedellerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan önceki düzenlemelerin yürürlükte olduğu sırada akdedilmiş sözleşmeler nedeniyle ortaya çıkmış olan kazanılmış haklara ve haklı beklentilere ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmemek suretiyle eksik düzenleme yapıldığından söz konusu işlem puanlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, esasen dava konusu düzenleme ile işlem çeşitliliğinin artırıldığı, işlem puanlarının bir kısmının korunduğu, bir kısmının ise artırıldığı, bu durumda test merkezleri açısından herhangi bir hak kaybından bahsedilemeyeceği görüldüğünden, bu yönden eksik düzenleme niteliği taşıdığı söylenemeyecektir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin mevzuata uygun olarak genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği sonucuna varıldığından davanın reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. █████/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, █████/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen 4.2.14.C numaralı maddesinin üçüncü fıkrasının (pp) bendinde yer alan "6 ay" ibaresi yönünden oybirliğiyle, diğer kısımlar yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasası'nın 2. maddesinde, Devletimizin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir Hukuk Devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Yine Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüş; "Sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı kuralına yer verilmiş, "Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları" başlıklı 65. maddesinde de "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Değinilen Anayasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, tüm yurttaşların yaşama haklarının, Devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen "yaşama hakkı" yalnızca yaşamını sürdürmek anlamında değil "sağlıklı yaşama hakkı"na sahip olmak anlamındadır. İşte bu nedenle kişilerin sağlıklı olma hakkı, kamusal korumaya tabidir.
Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı, bir ekonomik ve sosyal hak olup bu yönüyle kamuya ya da Anayasada geçen biçimiyle Devlete belli yükümlülükler getirmektedir. Devlet bu anayasal yükümlülüğün gereğini yerine getirmek ve herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanması için her türlü tedbiri almak, kişilerin sağlık hizmetlerinden gecikmeksizin yararlanmasını sağlamak durumundadır.
Nitekim, 5510 sayılı Kanun'un ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek, Kanunun amacı olarak ortaya konulmuştur.
Bu yasal duruma göre, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri için ödenecek bedelin belirlenmesinde Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, genel sağlık sigortalısının, kurumun sağlık hizmeti sunucularından satın aldığı ve komisyonca fiyatı belirlenen sağlık hizmetinden genel sağlık sigortası primi, katılım payı ve ilave ücret ödemek şartıyla yararlanabildiği, genel sağlık sigortası prim gelirlerinin kurumca sunulan sağlık hizmetinin finansmanında etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla komisyona tanınan fiyat belirleme yetkisinin, hastanın sağlık hizmetine erişim hakkını engelleyecek veya hastanın dolayısıyla genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ödeyemeyeceği ağır bir maddi yük altında bırakacak şekilde kullanılması sağlıklı yaşam hakkına ve sosyal devlet ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin açıklamalar kısmında "Ömürde bir adet faturalandırılır" ibaresi getirilmesinin tıbbi ve bilimsel gerekçelerinin ortaya konulamadığı, bazı durumlarda geçmişte yapılan testlere ulaşılmasının mümkün olmadığı, klinik tablosu, geçmişte testin yapıldığı zamandaki klinik tablosuna uymayan hastaların bulunduğu, veri bankalarındaki güncellemeler gibi sebeplerle mevcut dataların yeniden analizinin gerektiği, bazı daha geniş dizileme yapılması gereken durumlarda yeni test yapılmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, anılan düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı, bunun yanında tetkik puanlarında enflasyon artışı gözetilerek artış yapılması gerekirken düzenleme ile bir çok tetkikin işlem puanının sabit bırakılmasının hizmet gerekleri ile örtüşmediği anlaşıldığından dava konusu değişikliğin "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin, "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" başlığı altında bulunan ve dava dilekçesinde sayma suretiyle belirtilen işlemlerin açıklama kısımlarında yer alan "Ömürde bir adet faturalandırılır." ibareleri ile "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nin "9.B. Sitogenetik Tetkikler", "9.B.1. Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlığı altında yer alan işlemlerin işlem puanlarında ve anılan uygulamalar bakımından herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla anılan düzenlemelerin iptal edilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına anılan kısımlar yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!