Danıştay 12. Daire, sözleşmeli astsubay sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin kararı, teyit edilemeyen FETÖ/PDY istihbari bilgileri ve idarenin takdir yetkisini kötüye kullanması nedeniyle hukuka aykırı buldu.
Özet: Sözleşmeli astsubayın, terör örgütüyle bağlantılı olduğu yönündeki teyit edilemeyen istihbari iddialara ve kamu görevinden ihraç edilip sonradan göreve iade edilen kız kardeşinin durumuna dayanılarak yenilenmeyen hizmet sözleşmesinin iptali istemiyle açtığı davada, idarenin kararını gerekçelendiren istihbari bilgilerin hukuken geçerli ve somut delillerle desteklenmiş nitelikte olmadığı, bu nedenle idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmadığı ve sözleşme yenilememe işleminin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu tespit edilerek davacı lehine karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Üs Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının; sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin █████/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Hava Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacı hakkında yapılan güvenlik ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerden Emniyet Genel Müdürlüğünün █████/2018 tarihli yazısı ekindeki belgelerde, "kendisinin 2016 yılında FETÖ/PDY terör örgütü ile müzahir evlerde kaldığı yönünde istihbari bilgi bulunduğu, kardeşi P.Y.'nin 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edildiği ve 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açanlar arasında bulunduğu" bilgisinin yer aldığı; elde edilen bu bilgilerin usulüne uygun oluşturulmuş Değerlendirme Komisyonunca değerlendirildiği, davacının 2018 yılında süresi dolacak olan sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığı yönünde karar alındığı ve █████/2018 tarihli dava konusu işlemle de sözleşmenin yenilenmediğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının yaptığı görevin önem ve özelliği ile ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, sözleşme süresinin bitiminden sonra sözleşmenin yenilenmesi hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu hususu dikkate alındığında; davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucu, davacının süresi sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik tesis edilen işlemde, idarenin takdir yetkisini soyut nedenlerle ve keyfi olarak kullandığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak; 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun kapsamında sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacı ile davalı idare arasında imzalanan ve 2018 yılında sona erecek hizmet sözleşmesinin, davacının kendisi ve kız kardeşi hakkında elde edilen istihbari bilgilere istinaden davalı idare tarafından yenilenmemesine karar verildiği; dava konusu işleme dayanak alınan istihbari bilgi notunda, davacının "kendisinin 2016 yılında mahallinden yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY’ye müzahir evlerde kaldığı şeklinde iddialarda bulunulduğu (bilginin teyidi ve güncel olarak geçerli olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığı) şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği" belirtilmiş ise de; iddia niteliğindeki bu istihbari bilginin teyit edilemediğinin ve güncel olarak geçerli olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığının aynı istihbarat notunda açıkça ifade edildiği; davacıya isnat edilen bu fiillerin iddia boyutunda kaldığı, somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada da beraatine karar verildiği dikkate alındığında; istihbari bilgi notunda davacının kendisine ilişkin bilgilerin hukuken geçerli ve itibar edilebilir nitelikte olmadığı; öte yandan, söz konusu istihbari bilgi notunda, davacının kız kardeşi "P.Y.'nin 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edildiği ve 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açanlar arasında bulunduğu" belirtilmiş ise de; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı "kabul" kararı ile görevine iade edildiği dikkate alındığında, davacının kız kardeşine ilişkin istihbari bilgi notundaki bilgilerin de hukuken geçersiz kaldığı; bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesine dayanak alınan istihbari bilgi notunda, davacının kendisi ile kardeşi hakkında yer alan tespitlerin; hukuken geçerli ve itibar edilebilir mahiyette olmadığı, başka somut bilgi ve belgelerle desteklenmeksizin tek başına sözleşme yenilenmemesi işlemine dayanak alınamayacağı; bir başka ifadeyle, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve hukuken kabul edilebilir geçerli bir nedene dayanmadığı; 4678 sayılı Kanun'la sözleşme yenileme hususunda, idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca yaptırılan güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca idareleri aleyhine yargı harcına hükmedilmesinin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.