İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bir bakanlığın derdest alacak davası için ticaret sicilinden resen terkin edilen tasfiye halindeki şirketin ihyası davası.
Özet: Davacı bakanlık, devam eden alacak davasında taraf teşkilini sağlamak amacıyla, tasfiye sonrası resen ticaret sicilinden terkin edilen bir inşaat şirketinin ihyasını talep etmektedir; zira Türk Ticaret Kanununun ilgili hükmüne göre derdest bir davanın bulunmasının şirketin terkinine engel olduğunu ileri sürerken, davalı ticaret sicil müdürlüğü ise tasfiye sürecindeki sorumluluğun tasfiye memurlarında olduğunu ve kendisinin yalnızca yasal hasım sıfatıyla davaya dahil edildiği için yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bakanlık ile ihyası istenilen SİCİL NO: ...-0 MERSİS NO: ... Ünvanlı Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile bir alacak davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzere kendilerine süre verildiğini, devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için söz konusu şirketin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesi zorunluluğu doğduğunu, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde şirketin son tescilini 12.05.2023 tarihinde yaptırdığının ve şirket tasfiyesinin sona erdiği tarihte sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/2 fıkrasında, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiğini, ihyası istenilen şirket aleyhine açılan ve derdest olan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... sayılı davanın devamı için gerekli olan taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde hukuki yarar bulunduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nün tescil konusundaki talepleri ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemediğini, sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtması, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmaması ve kamu düzenine aykırı olmaması şartıyla yasal şartlar oluşmuşsa tescil kararı verdiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bunun yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, Mahkeme’nin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün uyacağını, Ticaret Kanunu'nun 545/1 maddesinde düzenlendiği üzere, müvekkil ...'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda Ticaret Kanunu'nun 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü sicil dosyası ve kayıtları, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... E. Sayılı dosyası, Ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, Tanık, Keşif, Yemin, Her türlü delile dayanmışlardır.
Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre;asfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... ... Mh. ... Camii Sok. ... Apt No:7A/2 ...
Fatih İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiği, Yetkilisinin; ... olduğu, tasfiye sonucu sicil kaydının █████/2023 tarihinde terkin edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Ticaret sicilinden tasfiye yoluyla terkin edilen Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir.
Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. İncelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... E. sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının devam eden esas dosyasındaki iş ve işlemleri nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sicil kaydının ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nın tayinine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KABULÜNE, Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi (...-0)'nin sicil kaydının .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA,
2-)İlgili kararın Ticaret sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına,
3-)Tasfiye memuru olarak ...'nın (34219314030) tayinine, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,
4-)Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Davacı yanca yapılan 62,90-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline,
7-)Davacı yanca yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
8-)Davacıların gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya/vekiline iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!