Uluslararası Bir Denetim Firmasının, Siyasi İlişkiler ve Kazanç İddialarıyla Kişilik Haklarına Saldıran Haber Sitesine Açtığı Manevi Tazminat Davası.
Özet: Bir asansör denetim firması, haber sitesi davalının, şirketin gerçek yapısı hakkında bilgilendirilmesine rağmen, siyasi kişilerle bağlantılı olduğu, asılsız ve abartılı kazançlar elde ettiği yönünde yalan haberler yayımlayarak kişilik haklarına saldırdığını, itibarına ve ticari faaliyetlerine zarar verdiğini iddia ederek manevi tazminat talep ederken; davalı taraf, haberlerin gerçek, güncel, orantılı ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, eleştirilerin siyasi bir şahsiyetin belediyeler nezdindeki iddialarıyla sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin isminin haberlerde geçmediğini ve siyasetçilerin daha ağır eleştiriye katlanmak zorunda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, asansör kullanımı konusunda denetim faaliyeti yürütmekte olan uluslararası bir denetim firması olarak 18 senedir sektörde faaliyette bulunan tanınmış, itibar sahibi bir denetim şirketi olduğunu, şirket yönetim kurulunun ... ve ...'dan, ortaklarının ise ..., ... ve ...'dan oluştuğunu, şirket yönetim şekli ve ortaklık/kuruculuk yapısı hakkında davalı şirketin yazı işleri müdürüne 06.09.2023 tarihinde sözlü ve yazılı bir şekilde bilgilendirme yapılmasına rağmen müvekkil şirket aleyhine asılsız ve alenen yalan haberlerin defalarca yapıldığını ve kamuya alenen yanlış bilgileri yaydığını, bu şekilde müvekkil şirketin kişilik haklarına basın yayın yolu ile ağır bir şekilde saldırıldığı için huzurda görülen davanın ikame edildiğini, davalıların müvekkili şirketin kişilik haklarına basın yayın yoluyla saldırdığını, müvekkil şirket sahibinin siyasi bir kişi olarak basında defalarca tanıtılmasının, kamu nezdinde de yanlış bir bilinirliğe yol açtığını, halkın ve belediyelerin müvekkil şirkete karşı olumsuz tavır oluşturmasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin aynı zamanda maddi kayıp da yaşadığını ve halen maddi kayıp yaşamasının tehlikesi altında olduğunu, yapılan asılsız haberlerde, müvekkil şirketin sahibinin ... ve ... olduğu gibi asılsız ifadeler kullanılarak kamunun zihninde tamamen yanlış bir algı oluşturulduğunu, hiçbir siyasi parti veya siyasi kimliği olan kişiler ile müvekkil şirketin ne organik ne de fiili bir bağı bulunmadığını, davalıların müvekkil şirketin bir siyasi partiyle bağı varmış gibi göstermeye çalıştığını, davalıların son derece afaki rakamların müvekkil şirket tarafından elde edildiğine ilişkin ısrarla asılsız haberler yayınladığını, müvekkil şirket tarafından elde edilmesi mümkün olmayan bu afaki miktarların haber yapılmasının yine müvekkil şirketin itibarına, şan ve şöhretine saldırı niteliğinde olduğunu, davalıların işbu haberleri özellikle gerçeğe aykırı bir şekilde kamuya sunarak kamu tarafından da bilinen ... -... husumetinin bir parçası da müvekkili şirket yapılmaya çalışıldığını, davalıların, kendi internet sitesinde müvekkili şirkete ait olduğunu iddia ettiği birtakım kazanç verilerini "..." şeklinde paylaştıklarını, davalılar tarafından sunulan verilerin gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu verilere ne şekilde ulaşıldığının belirsiz olduğunu, davalılar tarafından sunulan ancak müvekkili şirkete ait olmayan bu verilerin bu şekilde yayılmasının suç oluşturduğunu, haberin, gerçek haber kriterini taşımadığını, haberin, güncellik kriterini taşımadığını, haberin, kamu yararı kriterini taşımadığını, haberin, düşünsel ilgi kriterini taşımadığını beyanla tüm hakları saklı kalmak kaydıyla asılsız, gerçeğe aykırı haber yayımlamak suretiyle müvekkilinin kişilik hakkına saldırıda bulunan davalılardan 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hem usulden hem esastan haksız ve dayanaksız olduğunu, ...'deki haberlerin gerçek/görünür gerçeğe uygun, güncel ve ölçülü nitelikte olduğunu, haberlerde hakaret, iftira veya kişilik haklarına saldırı içeren ifadeler yer almadığını, haberlere konu eleştirinin, siyasi kimliği bulunan...'ın belediyeler nezdinde “...” lehine girişimlerde bulunduğu iddialarıyla sınırlı olduğunu, davacı şirketin tam unvanı “...A.Ş.”nin ... haberlerinde geçmediği, bu nedenle davacı ile illiyet kurulamayacağını, ... ile “...” arasındaki ilişkinin 2019'dan beri yüzlerce/binlerce haberde işlendiğini, ... ve ... toplantılarında tartışıldığını, davacı tarafından bu yayınlara karşı beş yıldır tekzip talep edilmemesinin zımni kabul ve görünür gerçek oluşturduğunu, ...'ın şirketle birlikte belediyeleri ziyaret ettiğini ve “...” logolu materyallerle görüntülendiğine dair yaygın haberlerin bulunduğunu, müvekkili ...'nin 20 yıllık, ödüllü ve güvenilir bir haber sitesi olduğunu, 5651 sayılı Kanun uyarınca içerik sağlayıcının ... olduğunu, haberlerin editoryal süreçle yapıldığını ve hukuki sorumluluğun şirketçe üstlenildiğini ifade edildiğini, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında siyasilerin daha ağır eleştiriye katlanmak zorunda olduklarını, görünür gerçeğe dayalı, kamu yararı ve toplumsal ilgi taşıyan, başlığı çarpıcı olsa bile bütünü itibarıyla kişilik haklarına saldırı oluşturmayan yayınların hukuka uygun kabul edildiğini bunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi' nin 10.09.2014 tarihli ilke kararı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları başta olmak üzere çok sayıda kararın bu yaklaşımın vurgulandığını, davacı tarafın, "rüşvet, çete, rezalet, denetim yapmadan para tahsili” gibi ifadelerin ...haberlerinde yer aldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıca davacının itibar kaybı ve belediye protokollerinin sona ermesiyle ilgili illiyet bağını kanıtlayamadığını beyanla öncelikle davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haberlerin gerçek/görünür gerçek, güncel ve kamu yararına uygun olduğu, davacının adı dahi geçmediği ve kişilik hakkına saldırı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın esastan reddine, talep edilen tazminatın haksız/fahiş olduğu kabul edilerek tüm taleplerin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraf şirketlerin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı ...'ın nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı ... hakkında ... ve esnaf-tacir araştırması yapılmış, davacı şirketin ticaret sicil dosyası celbedilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma, ... 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas, ... 20.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas, ... 26.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış ve davacı şirketin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için DAVACININ 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda sektör (Asansör) bilirkişisi Makine Mühendisi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Yazılım/Adli Bilişim Uzmanı bilirkişisi... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-Finansal İddialar Hakkında: Haberlerde yer alan ve şirkete atfedilen milyarlarca liralık gelir ve "rant" iddialarının, Türkiye'de geçerli olan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği'nin belirlediği düzenlenmiş ücretlendirme yapısı (Bakanlıkça belirlenen taban-tavan fiyat aralığı) ve dosyadaki belgelere yansıyan gerçek asansör sayıları ile karşılaştırıldığında, teknik ve matematiksel olarak tutarlı olmadığı,
-Operasyonel İddialar Hakkında: Haberlerdeki "denetim yapılmadığı" ve “aylık denetimlerin belirsizliği" gibi ifadelerin, sektördeki temel kavramlar olan "yıllık periyodik kontrol" ile "aylık periyodik bakım"ı teknik olarak birbirine karıştırdığı; bir asansörün yıllık kontrolünün yapılmış olmasının, anlık mekanik arızaların meydana gelmeyeceği anlamına gelmediği ve bu tür münferit olayların, denetim firmasının operasyonel bütünlüğünü tek başına sorgulamak için yeterli bir teknik gerekçe oluşturmadığı,
-Sektörel Etki Hakkında: Bir A Tipi Muayene Kuruluşunun faaliyetlerinin temelini oluşturan ... standardının gerektirdiği "bağımsızlık ve tarafsızlık" ilkesinin, kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir denetim alanında kritik öneme sahip olduğu; bu nedenle, firmanın kimliğine ve ortaklık yapısına dair doğruluğu teyit edilmemiş siyasi ilişkilerin ima edilmesinin, firmanın sektördeki itibarı ve tarafsızlık algısı üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeli taşıdığı,
-İncelenen davacı şirkete ait 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
-Yukarıdaki Bilanço verilerine göre Öz Kaynaklar hesabı aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir:¸
Olarak belirlenmiş olup, görüldüğü üzere davacı şirketin 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılında Öz Kaynaklarının OLUMLU bakiye verdiği ve davacı şirketin borca batık olmadığı,
-Davacı ...Şirketi'nin 2021 yılındaki Dönem Net Zararı -231.426,52 TL, 2022 yılındaki Dönem Net Karı 2.354.058,38 TL, 2023 yılındaki Dönem Net Karı 2.467.884,94 TL, 2024 yılındaki Dönem Net Karı 4.615.853,24 TL olduğu,
-Dava konusu manevi tazminat talebinin dayanak noktasının Davalı tarafa ait “...” isimli haber portalı üzerinde yayınlanan toplam 7 haber içeriğinden kaynaklandığının belirtildiği, bu haberlerin içeriklerinin 6' sının hali hazırda yayında olduğu, 1 haber içeriğinin ise hali hazırda mevcut olmadığı, ancak .... adresli internet sitesinin arşiv kaydı üzerinde yer aldığı, dolayısıyla bu haberinde “...” isimli haber portalı üzerinde yayınlanmış olduğunun anlaşıldığı,
-“...” haber portalının künye bilgilerinin dava tarihi olan █████/2023 tarihinde, imtiyaz sahibi alanında davalılardan “...” isminin, adres alanında da diğer davalı ... Limited Şirketi bilgisinin yer aldığı, hali hazırda ise künye bilgilerinde imtiyaz sahibi ve adres alanında davalılardan ... Şirketi bilgisinin yer aldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2026
tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile; "Davalılar vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda sektör (Asansör) bilirkişisi Makine Mühendisi ..., SMMM bilirkişisi ... ve Yazılım/Adli Bilişim Uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen █████/2026 tarihli bilirkişi heyet, ek raporunda;
Kök rapordaki tespitlerinin geçerliliğini koruduğu, sunulan itirazların raporun değiştirecek yeni bir kanıt içermediği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, manevi tazminat davasıdır.
HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, davalıların asılsız, gerçeğe aykırı haberler yayımlamak suretiyle kendisinin kişilik hakkına saldırıda bulunduğunu iddia ettiği davalılardan manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yerinde ise varlığı ve miktarı ile davaya konu haberlerin yer ve içerik sağlayıcısının tespiti ile davalı ...'ın husumet itirazının yerinde olup olmadıkları noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
6098 Sayılı Kanun'un 49 maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir.
Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir.
İddia, savunma, yukarıdaki yasal düzenlemeler, bilirkişi raporları ve dosya içeriği delillere göre; davacı tarafın, eldeki davayı davalıların asılsız, gerçeğe aykırı haberler yayımlamak suretiyle kendisinin kişilik hakkına saldırıda bulunduğu iddiasıyla açtığı, davalıların ise, öncelikle davalı .... yönünden husumetin bulunmadığı, esas yönünden ise ...'deki haberlerin gerçek/görünür gerçeğe uygun, güncel ve ölçülü nitelikte olduğu, haberlerde hakaret, iftira veya kişilik haklarına saldırı içeren ifadeler yer almadığı, haberlere konu eleştirinin, siyasi kimliği bulunan ...'ın belediyeler nezdinde “...” lehine girişimlerde bulunduğu iddialarıyla sınırlı olduğu, davacı şirketin tam unvanı “...A.Ş.”nin ... haberlerinde geçmediği, bu nedenle davacı ile illiyet kurulamayacağı, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında siyasilerin daha ağır eleştiriye katlanmak zorunda oldukları, görünür gerçeğe dayalı, kamu yararı ve toplumsal ilgi taşıyan, başlığı çarpıcı olsa bile bütünü itibarıyla kişilik haklarına saldırı oluşturmayan yayınların hukuka uygun kabul edildiği bunun Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 10.09.2014 tarihli ilke kararı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları başta olmak üzere çok sayıda kararın bu yaklaşımın vurgulandığı iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Öncelikle Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere haberlerde yer alan ve şirkete atfedilen milyarlarca liralık gelir ve "rant" iddialarının, Türkiye'de geçerli olan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği'nin belirlediği düzenlenmiş ücretlendirme yapısı ve dosyadaki belgelere yansıyan gerçek asansör sayıları ile karşılaştırıldığında, teknik ve matematiksel olarak tutarlı olmadığı, haberlerdeki "denetim yapılmadığı" ve “aylık denetimlerin belirsizliği" gibi ifadelerin, sektördeki temel kavramlar olan "yıllık periyodik kontrol" ile "aylık periyodik bakım"ı teknik olarak birbirine karıştırdığı; bir asansörün yıllık kontrolünün yapılmış olmasının, anlık mekanik arızaların meydana gelmeyeceği anlamına gelmediği ve bu tür münferit olayların, denetim firmasının operasyonel bütünlüğünü tek başına sorgulamak için yeterli bir teknik gerekçe oluşturmadığı, bir A Tipi Muayene Kuruluşunun faaliyetlerinin temelini oluşturan ... standardının gerektirdiği "bağımsızlık ve tarafsızlık" ilkesinin, kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir denetim alanında kritik öneme sahip olduğu; bu nedenle, firmanın kimliğine ve ortaklık yapısına dair doğruluğu teyit edilmemiş siyasi ilişkilerin ima edilmesinin, firmanın sektördeki itibarı ve tarafsızlık algısı üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeli taşıdığı, bu nedenle ...'deki haberlerin gerçek/gerçeğe uygun ve ölçülü nitelikte olmadığı Mahkememizce de tespit edilmiştir. Zira ...'de yer alan haberlerdeki asansör sayıları (resmi veriler 12.988, haberde yer alan 40.000 vs.) ile iddia edilen gelirler (resmi veriler Maks. Brüt Gelir 298.500.000,00-TL, haberde yer alan 1.500.000.000,00-TL) arasında basit bir yanılma veya hata sayılabilecek nitelikte değil çok fahiş farklar bulunduğu, yayınlanan yazılara ilişkin de bir tekzip yayınlanmadığı yine Mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamında yer alan ...'deki haberler incelendiğinde, işbu haberlerin içeriklerinde yer alan ifadelerden davacı şirketin kastedildiği açık olup, aldırılan bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki deliller nazara alındığında davacı şirket nezdinde firmanın sektördeki itibarı ve tarafsızlık algısı üzerinde olumsuz bir etki yaratacağı kanaatine varılmıştır. Yine Mahkememizce dosya kapsamına kazandırılan davacı şirketin ticaret sicil dosyası incelendiğinde; ...'de yer alan haberlerdeki ... ve ...'un davacı şirketin hali hazırda yetkilileri ve yönetim kurulu üyeleri olmadıkları gibi kendilerinin davacı şirketin eski yetkilileri veya eski yönetim kurulu üyeleri olmadıkları da tespit edilmiştir. Davalı tarafın husumet itirazına yönelik ise; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa ait “...” isimli haber portalı üzerinde yayınlanan toplam 7 haber içeriğinden kaynaklandığının belirtildiği, bu haberlerin içeriklerinin 6' sının hali hazırda yayında olduğu, 1 haber içeriğinin ise hali hazırda mevcut olmadığı, ancak ....com adresli internet sitesinin arşiv kaydı üzerinde yer aldığı, dolayısıyla bu haberinde “...” isimli haber portalı üzerinde yayınlanmış olduğunun anlaşıldığı, “...” haber portalının künye bilgilerinin dava tarihi olan █████/2023 tarihinde, imtiyaz sahibi alanında davalılardan “...” isminin, adres alanında da diğer davalı...Şirketi bilgisinin yer aldığı tespit edildiğinden Mahkememizce itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklananlar nedenlerle; Mahkememizce ...'deki haberlerin gerçek/gerçeğe uygun ve ölçülü nitelikte olmadığı, bu haberlerin haber içeriklerinde yer alan veriler nazara alındığında basın ve ifade özgürlüğü kapsamında sayılamayacağı ile haberlerde yer alan veriler ve yazıların bütünü itibarıyla davacı şirketin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının manevi tazminat olarak talep ettiği miktar, davanın geçirmiş olduğu safahat, paranın alım gücündeki azalma ve enflasyonist ortam ile manevi tazminatın bir ceza ve zenginleşme aracı olamayacağı ilkeleri de göz önünde bulundurularak, TBK'nun 49.maddesi kapsamında Mahkememizce davacı şirket için 30.000,00-TL olarak manevi tazminata hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın KABULÜNE, 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.049,30-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 512,33-TL peşin harç, 39.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 361,50-TL posta masrafları olmak üzere toplam 40.143,68‬-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!