İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, bir kitabın yazımındaki ortak katkıların ayrılmazlığı ve davacının iddiasını ispatlayamaması nedeniyle FSEK hak sahipliği tespiti davasını reddetmiştir.
Özet: Davacı tarafından bir kitabın hak sahipliğinin tespiti ve ilan edilmesi talebiyle, kitabın konu anlatımı ve soru kısımlarını kendisinin yazdığı iddiasıyla açılan davada, davalı eserin ortak çabayla meydana geldiğini, FSEK 10/1in uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir; mahkeme ise bilirkişi raporları ve delil değerlendirmesi sonucunda, eserin tarafların ortak çalışması olduğunu, katkı oranlarının net tespit edilemediğini ve davacının iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ███████
DAVA : FSEK- Hak Sahipliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2020
Davacı tarafından █████/2018 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Birlikte eser sahibi olduğu, "..." adlı kitabın, davalı tarafından haksız, hak sahipliğinin tespiti ve ilan yapılması, kitabın konular kısmını tek başına yazdığını, sorular kısmını da davacının gözetimi altında yazıldığını ileri sürerek hak sahipliğinin tespitini istemiştir.
Savunma: Davalı, açılan davanın haksız olduğunu, eserin davacıya ait olmadığını, tarafların ortak çaba ve emeğinin olduğunu, FSEK 10/1. md. nin uygulanması gerektiğini, davacının Öğretim Üyesi olduğunu, kitabın ise sınavlara yönelik hazırlanmış bir kitap olduğunu, kitap yazımı için mutlaka akademik kariyer gerekmediğini, konu anlatımı kısımlarının salt davacının özgün çalışması olmadığını, kendisinin de yazdığını, kitapta güncelleme, ekleme ve çıkarmalar bulunduğunu, kısmen davacı ile davalının birlikte yaptıklarını, aralarında bir yazılı sözleşmelerinin de bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı taraf dosyaya marka tescil belgesi sunduğunu ancak, kitabın aslında bu belgeden önce 2014 yılında piyasaya çıktığını belirtmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Eser, 5846 sayılı kanunun 1/B maddesinde tanımlanmıştır. Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir. Eser sahibi: Eseri meydana getiren kişidir.
5846 sayılı FSEK’nun 9. maddesi uyarınca, birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. Aksi kararlaştırılmadıkça eseri birlikte vücuda getirenlerden herbiri bütün eserin değiştirilmesi veya yayınlanması veya eserden doğan mali hakların kullanılması için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer eser sahipleri haklı bir sebep olmaksızın bu talebe iştirak etmediği takdirde, bu izin mahkemece de verilebilir. 5846 sayılı FSEK’nun 10/1 ve 2. Fıkralarında ise “....Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir....” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde “...birden fazla kişinin katılımıyla meydana getirilen ve her birisinin katılımının diğerinden ayrılması mümkün olmayan eser bir bütün oluşturuyorsa, elbirliği (iştirak) halinde eser sahipliğinin söz konusu olacağı, elbirliği halinde eser sahipliğine fesih ve tasfiyeye ilişkin olanlar dışında 6098 sayılı TBK’nun 620 vd. maddeleri uyarınca “Adi Ortaklık Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
He ne kadar davacı dava konusu eserdeki "konu anlatımlarının" kendine ait olduğunun tespitini istemiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirttiği üzere hem davacının hem davalının dilekçesinde belirttiği 8 ayrı bölüme ilişkin bilgi belge çıktığı bu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde eserin meydana gelmesinde tarafların ortak çalışma yürüttüğü, katkı oranlarının net olarak tespit edilemediği, davacı ve davalının delillerinin benzer mahiyette olduğu, davacının iddiasını ispatlayacak mahiyette net somut deliller sunamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Sabit olmayan davanın REDDİNE,
Alınması gereken 54,40 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harçtan mahsubu ile eksik 18,50 TL karar harcının davacı tarafından alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre belirlenen 4.190 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 1.446,70 TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan toplam 387,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı. █████/2020
Katip ..
eimza
Hakim...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!