Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti.
Özet: Bu ticari "itirazın iptali" davasında davacı, davalının likit yağ ticaretiyle ilgili 100.000 USD tutarındaki alacağın temliki sözleşmesi sonrası düzenlediği senetten kaynaklanan borcunu ödemediğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. Davalı ise davacıyla veya üçüncü tarafla ticari ilişkisi olmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını, senedin borçlusu olmadığını ve üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek davanın reddini istemektedir; mahkeme, davalının tacir sıfatı olup olmadığı ve alacağın hukuki dayanağı üzerinden uyuşmazlığı değerlendirirken, daha önce görevsizlik kararı verilmiş olan dava, istinaf kararı ile tekrar ticari mahkemeye geri dönmüştür.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - [16958-59555-92128] UETSDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın 2020 yılında sıvı yağ ticareti yapmak üzere dava dışı ... ile ticari ilişki içerisine girdiğini, 100.000,00-USD tutarında borçlanıldığını, alacağın temliki sözleşmesi imzalanıldığını akabinde bu durumdan haberdar edilen davalı, bahse konu meblağın artık müvekkilinin hak ve alacağı olduğunu bildiğinden durumun gereği olarak işbu tutarlı senedi müvekkili emrühabalesine düzenleyerek müvekkilinin ödeme borcu altına girdiğini, davalı yanın borçlu olduğunun açık olduğunu mahkememizce ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini ayrıca davalarının kabulüne karar verilerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine sunmadığı ancak işbu dava kapsamında sunduğu belgelere göre alacağın tespitinin hukuken mümkün olmadığını, üçüncü kişiler ile akdedilen sözleşmeler ile de ilgilerinin olmadığını, itiraza konu alacak sebebinin değiştirilemeyeceğini, müvekkilin ne davacıyla ne de davacının bahsettiği üçüncü kişiyle hiçbir ticareti olmadığını, müvekkilin... adlı şirketin sahibi yahut temsilcisi olmadığını, ancak müvekkilin... adına iş ve işlemlerde bulunduğu varsayılsa dahi söz konusu şirketin Türkiye'de merkezi veya şubesi bulunmadığından müvekkil bakımından acentelik hükümleri uygulanabilir, bu durumda da müvekkil aleyhine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, takip konusu senette zamanaşımına uğramış olup müvekkil senedin borçlusu dahi olmadığını, senet borçlusu görünen iki şirket olmasına rağmen işbu davanın taraflarına açılmasını da anlamadıklarını, senet üzerinde müvekkile ait imza da bulunmadığını beyanla davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalıdan takibe konu alacağından dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Mahkememizden verilen ... tarihli ... Esas, ... sayılı kararı Görevsizlik kararı verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Hukuk Dairesi'nin .... tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki işbu esasına kaydı yapıldı.İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA;Mahkememizden verilen kararla Davacı şirket tacir sıfatını haiz birlikte davalının tacir kaydı bulunmadığı nispi ticari dava olmadığını beyanla davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davalı ile dava dışı ...'in ticari ilişki içine girdiğini,davalının tacir gibi davranmaya devam ederek müvekkilin emrühavalesine senet düzenlediğiniuyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında olduğunu davalının, dosyaya konu haklı alacağımızın dayanağı senet metninden kaynaklı olarak 11.02.2021 tarihinde Küçükçekmece C. Başsavcılığına müvekkil hakkında şikayette bulunmuş akabinde ilgili soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosya İSTANBUL C. Başsavcılığına gönderilerek ... sor. no ile yürütüldüğünü soruşturma dosyası incelendiğinde Türkiye'de ve dünyanın çeşitli yerlerinde müvekkil dahil pek çok tacir ile ticari faaliyetler yürüttüğünü ikrar ettiğini, davalının davaya konu senedi ve borcunu ikrar ettiğini, ifade metinleri altındaki imzanın senet metnindeki imza ile aynı olduğunu, mahkemeyi yanıltma amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak imza inkarında bulunduğunu, Türkiye'de Ticaret Sicile kaydı olmayan kendisine ait... ....firması üzerinden ticari faaliyet yürüttüğünü, şirketin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği ve tacir sıfatına haiz olduğu görüleceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Karar ilamında davacı temlik alan davalıdan alacaklı olan kişiden alacağı temlik aldığını ileri sürerek dava açmıştır. Dava değeri 100.000-usd olup gösterilen dava değeri 177.maddede yazılı esnaf sınırını fazlasıyla aşmaktadır. Somut olaya emsal teşkil edebilecek bir olayda Yargıtay (kapatılan ... HD ) ... esas, ... karar sayılı 15.2.2018 tarihli ilamında "Dava su satımından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tedarikçi olarak satış yapan şirket konumundadır. Davalı ise davacıdan satın aldığı malların satımını yapan işletme sahibidir. Esnaf, emeğin sermayeden daha yoğun sarf edildiği faaliyet türüdür. Oysa somut olayda davalı emeğinden çok sermayesi ile faaliyetlerini sürdürmekte olup satın aldığı ürünlere belli bir kar ekleyip ticari faaliyetlerini sürdürmektedir. TTK nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalar ticari dava olarak düzenlenmiş; aynı yasanın 5/1 maddesinde dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinin görevli olacağı belirlenmiştir. Kanuni düzenlemeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ilişki, ticari satım olup uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkemede ticaret mahkemeleridir." denilmiştir. Eldeki dosyada uyuşmazlığa konu yılda davalının verdiği iddia olunan senet tutarına göre esnaf sınırını aşan tutarda bir alım satım ilişkisinin varlığının iddia olunduğu anlaşılmakla davalının tacir sıfatını haiz olduğunun kabulü gerekir. Davanın her iki tarafının tacir bulunması halinde dava nispi ticari dava olarak kabul edileceğinden davalının ticaret sicilinde kaydı olmaması nedeniyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin karar doğru görülmeyerek kaldırılmış işbu mahkememiz esasını almıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacı davalı ile sıvı yağ ticareti için dava dışı ... ile ticaret ilişkisine girdiğini, bu kişinin alacağını davacıya temlik ettiğini, davacı ile 3.kişi arasında temlik sözleşmesi yapıldığını, söz konusu borcun ödenmediğini, senet borçlusu... şirketinin sahibi ve yetkilisinindavalı olduğunu, kaşe üzerindeki ve aval hükmündeki imzanın davalıya ait olduğu iddialarıyla itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davacı tarafından sunulan temlik sözleşmesinin tarihi : 20.06.2020 olup takibe konu temlik edilen senedin tarihi ise , 02.11.2020 olduğu görülmüştür.Davalı cevap dilekçelerinde senedin zaman alımına uğradığını imza inkarında bulunarak ayrıca zaman aşımına uğrayan senet bakımından; aval, kambiyo hukuku çerçevesinde yer alan bir müessese olduğundan zamanaşımı nedeni ile kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği bir senet bakımından artık avalistin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunmuştur.İncelenen dosya kapsamına göre davalı... isimli şirketin sahibi yahut temsilcisi de olmayıp fiili organ durumu dahi davacı tarafından da bu durum ispatlanamamıştır.TTK m.749/1 hükmü uyarınca, senetler vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... Esas .... Karar sayılı emsal ilamı da bu yöndedir. Bonoda zamanaşımı düzenleyen 6102.sayılı TTK'nın 749.maddesinde ''(1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.'' hükmü düzenlenmiştir. Aynı düzenleme mülga TTK'nın 661.maddesinde de mevcuttur. Mahkememizce, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının zamanaşımı definde bulunduğu, davaya dayanak yapılan senedin vade tarihinden itibaren 3 yıl geçtiğinden zamanaşımına uğradığı, hamilin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde düzenleyenden talepte bulunabileceği, talep tarihi itibari ile sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresi de dolduğun anlaşılmış davalının kötüniyet tazminatı talebinin dava zamanaşımı nedeni ile reddedildiğinden, şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Davacı ile dava dışı keşideci arasında temel ilişki olup sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olayda uygulama bulunammaktadır. Sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca aval verenler hakkında zamanaşımına uğramış bono nedeniyle alacak isteminde bulunulamaz.Aval, kambiyo hukuku çerçevesinde yer alan bir müessese olduğundan zamanaşımı nedeni ile kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği bir senet bakımından artık avalistin sorumluluğundan söz edilemez. Zaman aşımına uğrayan senet bakımından ise temel ilişkiye dayanılarak avalin sorumluluğuna başvurulması hukuken mümkün olmayıp lehine aval verenlere karşı temel ilişkiye dayanılarak başvurulması mümkün olmadığından anılan sebeplerle davanın reddi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Şartların oluşmaması sebebiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 38.213,21-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 37.481,21-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdırÜye ... ¸e-imzalıdırKatip ... ¸e-imzalıdır