Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinden kaynaklanan haksız abonelik iptali ve alacak davası hakkında karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin, elektronik güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi kapsamında abonelik iptal taleplerine rağmen davalı şirketin kasıtlı olarak işlemi geciktirmesi ve bu süre zarfında hem aylık hizmet bedellerini hem de rızası dışında cayma ile teknik servis ücretlerini haksız yere tahsil etmesi sonucu uğradığı zararın giderilmesi talebiyle açtığı alacak davasını özetlemektedir; davalı ise usulüne uygun fesih bildirimi yapılmadığını, sözleşmenin devam ettiğini ve faturalara itiraz edilmediğini belirterek davanın reddini savunurken, mahkeme tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek yetki hususunda incelemeye başlamıştır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : ... - ...DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2023KARAR YAZIM TARİHİ: ...Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasıda ...'e ait olan cihaz ve ekipmanlar ile elektronik güvenlik sistemlerinin teminini, tesisini ve kiralanmasını içeren █████/2021 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından öncelikle █████/2022 tarihinde davalı şirket ile telefon görüşmesi yaparak abonelik iptali için talepte bulunduğunu, ancak dönüş alamayınca müvekkili şirketin █████/2022 tarihinde şirkete mail atarak Adres değişikliği ve yeni adreste hazır kamera bulunması nedeniyle bir kez daha sistemin ve sözleşmenin iptalini talep ettiğini, ancak davalının talep edilen iptal işlemini kasten 3 ay boyunca yapmadığını, bu süre boyunca müvekkilinin kredi kartından haksız şekilde aylık hizmet tutarı çekilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı şirketin bu tutumunun yalnızca müvekkiline karşı değil tüm aboneliklerinde sergilediğini ve diğer müşterilerinden de haksız şekilde kazanç sağladığını, davalı tarafından müvekkili şirketten iptal talebinin yerine getirilmediği süre boyunca çekilen 3 aylık hizmet tutarına ek olarak haksız şekilde cayma bedeli ile teknik servis hizmet bedeli adı altında müvekkilinin rızası dışında kredi kartından 19.271,00 TL çekildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık doğrultusunda arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığından bahisle davanın kabulüne, müvekkili şirketten iptal işleminin kasten yapılmamasıyla birlikte rızası dışında cayma ve hizmet bedeli adı altında çekilen tutarlardan fazlaya dair talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000TL nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin yerleşim yeri adresinin İstanbul olduğunu, davacı tarafın HMK m.194 hükmü uyarınca somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafın delillerini usul hukukuna uygun bir biçimde göstermediğini, söz konusu uyuşmazlıkta kanuna uygun fesih bildirimi yapılmadığını TTK da ve sözleşmede belirtildiği şekilde usulüne uygun fesih bildiriminin söz konusu olmadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinin davacı yanın isteğiyle 24 aylık taahhütlü kampanya kapsamında olup davacı yanın herhangi bir itirazda bulunmadan hizmet bedellerini 24 ay kampanyalı şekilde kabul ettiğini, geçerli bir fesih bildirimi yapılmadığından sözleşmeye göre sözleşmesel ilişki de devam etmediğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davacı yana gönderilen faturaların davacı tarafından iade edilmediğini, faturalara itiraz edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın faturalarda yazan borcu ödemekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından sözleşme feshedilmediği gibi müvekkili şirket tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak düzenlenen faturalara da zamanında gereği gibi layıkıyla itiraz edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın tacir sıfatına haiz olup basiretli bir tacir gibi hareket etmemiş olmaması sebebiyle işbu davadaki fatura tutarlarının iadesine ilişkin açmış olduğu davanın reddi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyda davanın usulden ve esastan reddine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın "Genel Yetkili Mahkeme" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrasında "Genel Yetkili Mahkemenin" davalının gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, aynı kanunun "Sözleşmeden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 10.maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği, 6100 sayılı HMK'nın "Yetki Sözleşmesi" başlıklı 17.maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği, yetki sözleşmesinin geçerlik başlıklı 18.maddesinde tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamayacağı, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu belirtilmiştir.Davacının limited şirket olduğu, davalının ise anonim şirket olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 16/1. maddesi uyarınca tacir oldukları, davacı tarafça dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafça cevap dilekçesinde taraflar arasında düzenlendiği bildirilen ve dilekçe ekinde örneği ibraz olunan █████/2021 tarihli "Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi"nin 17. maddesinde işbu sözleşmenin tatbik ve tefsirinden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hususunda yetki şartına yer verildiği, bu haliyle yetki sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır.Tarafların dilekçeleri, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; davacının davalı taraftan hizmet alımına ilişkin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ilişkin olarak davalı tarafça tahsil edilen bedelin istemine ilişkin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olarak alacak istemli dava açılmış ise de, 6100 sayılı HMK'nın 6. ve 17. maddelerinde belirtilen yetkili mahkemenin tespitine ilişkin hükümleri nazara alındığında taraflar arasındaki eldeki uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkemenin davalı şirketin dava tarihindeki yerleşim yeri olan "Eyüpsultan/İstanbul" adresi itibarıyla İstanbul Merkez(Çağlayan) Mahkemeleri olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 17.maddesindeki hükümle yetki sözleşmesi de yapılarak aralarında doğacak her türlü ihtilafta İstanbul Merkez(Çağlayan) Mahkemelerinin yetkisini kabul ettikleri ve davalı tarafça yetki itirazının usulüne uygun olarak cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü anlaşıldığından davalının yetki itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin yetkisizliği sebebiyle dava şartı noksanlığından usulden reddine ve karar kesinleştiğinde yasal iki haftalık süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından HMK 6, 17 ve devamı maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yetkili mahkemesince takdir edilmesine, davaya yetkili mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin ihtarına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. █████/2023Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır