İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde, bira firmasıyla yapılan satış sözleşmesi ve verilen hibe karşılığı teminat senedinin haksız takibine yönelik menfi tespit davası istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı bira firmasıyla yaptığı bira satış sözleşmesi kapsamında aldığı hibe (teşvik) karşılığında teminat olarak verdiği boş tarihli senedin, işyerini devretmesi ve kalan edimlerin yeni işletmeci tarafından yerine getirileceği vaadine rağmen davalı tarafından usulsüzce doldurulup hakkında icra takibi başlatılması üzerine açtığı menfi tespit davasında, borçlu olmadığını, icra takibinin ve senedin iptalini, ayrıca uğradığı zararların tazminini talep ettiğini özetlemektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nde, ████████ E. numarası ile 12.03.2021 tarihinde, gecikmiş itiraz, yetkiye ve borca itiraz niteliğinde dava açıldığı, davanın 14.12.2021 tarihinde reddedildiği, İstanbul Sarıyer'in merkezinde ....’ın işletmecisi olduğu, konumu veya cirosu iyi olan işletmelerin tamamının, mal veya para hibesi almadan bira firmalarıyla herhangi bir sözleşme imzalamadıkları, 2018 yılına kadar....Firmasıyla çalıştığı ve bu firmadan yaklaşık 30.000.-Tl. hibe aldığı, sözleşme sona erince ....’un kendisine 47.000.-TL. hibe teklif ettiği, yapılan satış sözleşmesi gereğince .... A.Ş. ürünü olan 16.000 Litre bira satışı yapılacağı, ... tarafından, satış sözleşmesine karşılık olarak, ....6805816 müşteri numaralı hesabına 11.01.2018 tarihinde 22.108,95.-TL, 01.02.2019 tarihinde 20.313,01.-TL olmak üzere iki taksit ve nakit iskonto ödemesi adı altında toplamda 42.421,96.-TL. hibe yatırıldığı, kendisine verilen hibeye karşılık, ..... A.Ş.’ye, “hizmet bedeli” adı altında 09.01.2018 ve 22.01.2019 tarihli toplamda 47.200.-TL. olan iki adet fatura düzenlediği, 01.01.2018 tarihinde ... .. A.Ş. ile yapılan satış sözleşmesinden sonra, Firma Yetkililerince, satış sözleşmesine teminat olmak üzere, ödeme tarihi boş bırakılmış bir adet senet imzalatıldığı, şirket yetkilileri tarafından, ilgili senedin sözleşmenin ifasından sonra kendisine iade edileceği bildirildiği, Satış sözleşmesi gereği, satılması gereken 16.000 lt. biranın yaklaşık 13.000 litresinin satışının gerçekleştiği, 3.000 litresinin satılamadığı, 13.06.2019 tarihinde ....’ı ....’e devrederek ....’e yerleştiği, Devir işleminden ..... A.Ş. yetkililerinin de bilgisi olduğu, şirket ile yapılan telefon görüşmesinde kendisine, imzaya yetkili kişinin yurtdışında olduğu, geldiğinde işletmeyi devralan .... ile sözleşmeden kalan 3.000 litrenin ifasına ilişkin ek sözleşme yapacakları, kendisiyle ilgili işleri olmadığı, gönül rahatlığı ile taşınacağı yere gidebileceğini İşletmeyi devralan ....’in, devir tarihinden sonra ... A.Ş. ile çalıştığı, ..... A.Ş. ile yapmış olduğu satış sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin herhangi bir ihtarın kendisine ulaşmadığı, ... .. A.Ş.’ye verdiği teminat niteliğindeki senedin, satış sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin büyük kısmının kendisi tarafından, çok az kısmının devralan tarafından yerine getirildiği için kendisine iade edilmesi gerekirken, senet üzerinde boş bırakılan ödeme tarihinin, kendisinin bilgisi ve onayı olmadan doldurularak, haksız ve hukuka aykırı olarak aleyhinde Kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, Kambiyo senedine ilişkin işlemin görünüşteki işlem olup, asıl işlemin bira satışına karşılık işletmelere verilen TEŞVİK ve/veya HİBE’ye ilişkin işlemler olduğu, .... A.Ş.’nin, hibeyi gizleyerek, hukuka aykırı olarak, muvazaalı işlem yaptığı ve kambiyo senedi imzalatarak küçük isletmeleri borçlandırıp, zor durumda bıraktığı, ... A.Ş.’nin mağdur ettiği yığınla insan bulunduğu, buna delil olarak, .... adresinden almış olduğu 9 adet şikayeti dilekçe ekinde sunduğu, ... ile yaptığı satış sözleşmesi örneğinin kendisine verilmediği, davalı firma ile arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığı, Belirtilerek; Davanın kabulüne, Borcu bulunmadığının tespitine, İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı icra dosyasına konu senedin ve iş bu icra takibinin iptaline, İcra tehdidi altında tahsil edilen bedelin ticari faizi ile davalıdan istirdadına, Davalının haksız yere kendisini icraya vererek zarara sokması nedeniyle, faizli toplam alacak olan 47.000.-Tl. üzerinden davalı alacaklının %40 tazminata mahkûm edilmesine, İcra dosyasının yürütülmesinin ve icra dosyasına gelecek paranın davalıya ödenmemesi için dava sonuçlanıncaya kadar, yoksulluk hatta açlık sınırı altında bir geliri olması göz önünde bulundurularak, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile müvekkili şirket arasında 01.01.2018 başlangıç tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 11. Maddesi gereğince, sözleşme süresince işyerini çalıştırmaması, işyerini devretmesi, ruhsatın iptal edilmesi, muvakkaten ya da temelli olarak geri alınması, işyerinde iş değişikliği yapması veya Yeniden Satıcının sözleşme hükümlerinden her hangi birine aykırı hareket etmesi halinde Yeniden Satıcı, ..... A.Ş.’den almış olduğu tüm yardım ve sabit yatırımlar bedelini faizi ile birlikte ..... A.Ş.'ye iade etmeyi ve ayrıca cezai şart olarak 10.000.-USD’yi faizi ile birlikte, hiçbir ihtara hacet kalmaksızın ....A.Ş.'ye nakten ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, müvekkili şirket tarafından davalıya verilen katkıya ilişkin, davalı tarafından 47.000.-Tl. tutarlı senet düzenlendiği, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi nedeniyle, davacı hakkında İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2020 7671 E. Sayılı dosyasından icra takibine başlatıldığı, İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ████████ E. █████████ K. Sayılı dosyası ile "gecikmiş itirazda" bulunmuş ise de, "tebliğ işlemlerinin yasaya uygun olduğu açıktır. Gecikmiş itiraz nedenleri de yoktur." gerekçesi ile davacının itirazının reddedildiği, Davacının, ... firması ile satış sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede kararlaştırılan katkı bedelini aldığı ve buna ilişkin hizmet bedeli faturası düzenlendiği, yine sözleşme süresi içinde, sözleşmeye aykırı olarak, maliki olduğu ....ı ....'e devrettiğini kabul ettiği, buna rağmen çeşitli bahaneler üretmek suretiyle hukuku dolanma gayreti içinde işbu davayı ikame ettiği, sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini bilmesine rağmen. "anne babasının sağlık sorunlarını" ileri sürerek sözde mücbir sebep yaratmaya çalıştığı, yine aynı şekilde, sözleşmenin 6. Maddesi gereğince, devir işlemine ilişkin müvekkili şirketin yazılı onayı olduğunu da ispatlayamadığı, müvekkili şirketin yazılı onayı bulunmaması karşısında, davacının "devir ve devre muvafakat" iddialarının asılsız ve dayanaksız olduğu, sözleşmeye aykırılık halinde, sözleşmenin 11. maddesi gereğince, kendisine ödenmiş olan katkının tamamını ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olmasına rağmen, sözleşmeyi kısmen ifa ettiğinden bahsederek, sözleşmeye aykırı davranışının mazur görülmesini istediği, Davacının sözleşmesel yükümlülükleri karşısında soyut iddialara (devralan çalışmıştır, ek sözleşme yapılmıştır) itibar edilmesinin mümkün olmadığı, Davacının, "satış sözleşmesinin fesih edildiğine dair bu güne kadar bir ihtar ulaşmamıştır" beyanının da, (sözleşmenin 11. Maddesinde belirtilen "her hangi bir ihtara hacet olmaksızın" ifadesi ve yine icra takibine başlanması ile müvekkili şirketin fesih iradesinin ortaya konması gerçeği karşısında) hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığı, Davacının senede ilişkin hiçbir iddiasını (teminat senedi, boş bırakılan yerlerin doldurulduğu vs. gibi) kabul etmedikleri, bu iddiaların ancak yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, Davacının, sözleşmede belirlenen katkının kendisine verildiğini ikrar etmesine, (davacının müvekkili şirkete 11.01.2018 tarihinde 1.491,05.-TL. cari borcu olduğu için, ilgili tutarın, KDV dahil olan, A08 nolu 23.600.-TL. Tutarlı faturadan mahsup edilerek 22.108.95.-TL. olarak ödendiği, yine 01.09.2019 tarihinde davacının müvekkili şirkete 3.286,99.-TL. cari hesap borcu olduğu için ilgili tutarın, KDV dahil olan, A18 nolu 23.600.-TL. Tutarlı faturadan mahsup edilerek 20.313.01.-TL. olarak ödendiği) ve bu konuda taraflar arasında her hangi bir ihtilaf bulunmamasına rağmen, müvekkili şirketten bu konuda kayıt istenmesi yönündeki talebinin anlaşılır olmadığı, sözleşme şartlarına uyma şartıyla verilen katkının, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde geri istenebileceği konusunu davacının anlamak istediği, bu nedenle davacının nitelemelerinin ("hibe, teşvik.vs.”) kabulünün mümkün olmadığı, Takibe konu senedin yasal tüm şartları taşımasına, yine müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacı tarafından sözleşmenin ihlal edilmesi gerçeği karşısında, davacının "muvazaa" iddiasının dinlenilir olmaktan uzak olduğu, davanın niteliği ve mahiyeti itibariyle davada tanıkla ispatı gereken bir husus olmadığından davalının tanık dinletmesine de muvafakatleri bulunmadığı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının yasaya aykırı takibin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin reddine, sonuçta haksız ve dayanaksız davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
MAHKEMECE: "...Dava; İİK. 72 uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır. İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyası getirtilmiş, ayrıca taraflar arasındaki "... firması ile satış sözleşmesi" dosya içine getirtilmiş, gerek davacı defterleri, gerek davalı defterleri üzerinde karar vermemize de dayanak teşkil eden bilirkişi raporu alınmış ve alınan raporlar da tüm dosya içeriği, icra dosyası, taraflar arasındaki sözleşme de dikkate alınarak █████/2018 ve █████/2018 tarihli iki adet "TESLİM ALINDI TUTANAĞI"ndan, Davacı ....'in, davalı ... . A.Ş.’den 47.200,00 TL tutarındaki katkı payını aldığını kabul ettiği,
Davacı .... tarafından bahse konu sözleşme imzalandığı █████/2018 tarihten işi bırakma tarihine kadar 16.000,00 TL'lik satın alma taahhüdünü gerçekleştirmediği ve Madde 13'te bahsedilen satın alma taahhüdüne ulaşamadığı ve sözleşmeyi ihlal ettiği,
Sözleşmenin 11. Maddesine göre YENİDEN SATICI’NIN, sözleşme süresi içinde işyerini çalıştırmaması, durumunda "YENİDEN SATICI, ..... A.Ş.'den almış olduğu tüm yardım ve sabit yatırımların bedelini bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte ... A.Ş.'ye iade etmeyi ve ayrıca ceza-i şart olarak 10.000,00 USD karşılığı Türk Lirasını, bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte, hiçbir ihtara hacet kalmaksızın ... .. A.Ş.'ye nakden ve defaten ödemeyi, bunun için teminat olarak YENİDEN SATICI tarafından ....A.Ş.'ye verilecek teminatın (ipotek, rehin, vs.) nakde çevrilmesine YENİDEN SATICI'nın itirazı olmayacağını YENİDEN SATICI peşinen kabul ve taahhüt eder. Keza YENİDEN SATICI işbu sözleşmenin tacirler arasında, akdedilen ticari bir sözleşme olduğunu beyan ile ileride veya ihtilaf halinde cezai şarttan indirim yapılmasını istemeyeceğini peşinen kabul eder." Şeklinde olduğu ve sözleşme süresi içinde işyerini çalıştırmadığı ve sözleşmeyi ihlal ettiği,
Davacı.... işletmesini dava dışı .....'e devretmiş olup,devir işleminin yapılabileceği ancak █████/2018 Tarihli sözleşmenin 6. Maddesi'ne göre davacının, devir işleminden 30 gün önce, sözleşmenin tarafı olan ... . A.Ş.'ye yazılı bilgi vermesi gerektiği fakat dosyada yazılı olarak onay aldığını gösteren herhangi bir belgeye rastlanmadığı , davacının da beyanına göre telefonla bildirim yapıldığı, bu durumda, davacı tarafından sözleşmenin ihlal edildiği,
Davalı şirketin, takip tarihi itibariyle davacıdan, █████/2018 tarihli Satın Alma Sözleşmesi'nin 9. Maddesi hükmüne dayanarak 47.200,00 TL katkı payını talep edebileceği anlaşılmakla davanın reddine, daha önce tedbir kararı verilmiş olmadığından şartlar oluşmadığından İİK. 72/4 uyarınca davalı lehine tazminat kararı verilmesine yer olmadığına dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesi ile;
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE;
İhtiyati Tedbir kararı verilmediği için şartları oluşmadığından İİK. 72/4 uyarınca davalı lehine tazminat kararı verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirttiği gibi annesi ile babasının yaşlı insanlar olduğunu, özellikle annesinin hem kalp, hem şeker hem de tiroid hastası olduğunu, ayrıca bel fıtığı olduğunu, yakın zamanda her iki dizine de platin takıldığını, Annesinin malesef okur yazar olmadığını, Anne ve Babasının ileri yaşta olması, annesinin kilo ve diğer hastalıkları nedeniyle ev işlerini yapmakta ve ilaçlarını alamakta zorlanması, birde annesinde unutkanlık belirtileri başlamasının tedirgin ettiğini, ilaçların zamanından almamasının hayati önem taşıdığını, arz ettiği nedenle maliki olduğu ....ı, ... ..Şirketi'nin bilgisi dahilinde, 13 Haziran 2019 tarihinde .....'e devrederek ....'e yerleştiğini, bilirkişi raporunun 14. sayfasınada “Davacının beyanına göre, işletmeyi 13.06.2019 tarihinde ....'e devrettiği kabul edilirse, 13.06.2019 — 17.08.2019 (65 gün ) tarih aralığındaki alımlar devralan ... .. tarafından yerine getirildiği sonucuna varmak mümkündür.” İbaresinin yer aldığını, işletmeyi ....'e 13.06.2019 tarihinde resmi olarak devrettiğini, ruhsat devrinin Sarıyer Belediyesinde yapıldığını, Tüm bunlara rağmen Sayın Bilirkişinin bu durumu “davacının beyanına göre” şeklinde ifade etmesi, dava dosyanın bilirkişi tarafından dikkatli bir şekilde incelenmediğini açıkça gösterdiğini, davalı şirket tarafından, işletmenin devrinden önce kendilerine bilgi vermediğini, ve sözleşmenin 13. maddesisini ihlal ettiğinin iddia edildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, dava dosyasında da görüleceği üzere işletmeyi 13.06.2019 tarihinde resmi olarak .....'e devrettiğini, bilirkişinin de tespit ettiği üzere işletmeyi devrettiği tarihten sonra ..... Şirketi tarafından tam 65 gün TAPDK sistemin üzerinden işletmeyi devralan ....”'e bira satışı yapıldığını, ....tarafından da mal alındığını, kendisi ile ... . Şirketi tarafından yapılan sözleşme, işletmenin 13.06.2019 tarihinde yapılan resmi devrinden sonra da tamı tamına 65 gün boyunca devam ettirildiğini, işletmeyi devrettikten sonra 65 gün boyunca işletmeyi devralan ....'e TAPDK sistemim üzerinden mal veren .... Şirketi'nin, işletmeyi onlara haber vermeden devrettiğini iddia etmesi herşeyden önce hayatın olağan akışına aykırı olup, iyi niyetle de bağdaşmayacağını, kendisinin işletmesini ....Şirketi bilgisi dahilinde devrettiğini, devir işlemi sonrasında da taraflar isteyerek veya sessiz kalarak sözleşmeyi 65 gün boyunca fiilen devam ettiklerini, ... .Şirketi ile yapmış olduğu Satın Alma Sözleşmesinin devir işlemi gerçekleştikten sonra da devam ediyor olması söz konusu sözleşmenin feshedilmediğini, taraflarca sözleşmeye fiilen devam edildiğini, hem şikayet hem dava, hem de beyan dilekçesinde sözleşmenin tek suret yapıldığı, taraflara onaylı veya onaysız bir suretinin verilmediğini defaten belirttiği halde Mahkeme ve Bilirkişi tarafından bu durumun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dava dosyasında talep ettiği deliller arasında gösterdiği Satış Sözleşmesini ilk defa UYAP Portalında incelebildiğini ve tek suret olan ve sadece ... .Şirketinde bulunan sözleşmeye ilişkin itirazları 14.04.2022 tarihinde Sayın Mahkemeye yazılı beyanla sunduğunu, yazılı beyanın Sayın Mahkeme ve Bilirkişi tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dava konusu olan Satın Alma Sözleşmesi .... Şirketi tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, söz konusu sözleşme maddeleri ne tartışılmamış nede görüşme ve veya pazarlık konusu yapıldığını, .... Şirketi ile yapmış olduğu Satın Alma Sözleşmesi incelendiğinde, yapılan sözleşmenin hükümleri ... . Şirketi tarafından tek taraflı olarak hazırlandığı ayrıca ve açıkça görüleceğini, hem şikayet hem dava hemde beyan dilekçemde takibe konu yapılan senedin kambiyo senedi olmadığı, söz konusu senedin teminat senedi olduğu hususu taraflarca belirtildiğini, her ne kadar senedin niteliğine ilişkin bir tanımlama yapılmamış olmakla beraber, gerek davalınım cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporunda takibe konu “borcun sözleşmeden kaynaklanan borç oldu; ani takibe konu yapılan senedin- kambiyo senedi olmadığı, teminat senedi olduğu hususu açıkça belirtildiğini, ..... Şirketi ile yapmış olduğum satış sözleşmesinin büyük bir kısmı taraflarca ifa edildiğini, Satış sözleşmesi gereği ifa edilmesi gereken 16.000 LT biranın yaklaşık 13.000 LT Firmadan bir bedel karşılığında alınarak işletmesinde satışın gerçekleştiğini, Satış sözleşmesi gereği ifa edeilemeyen kısım yaklaşık 3.000 LT olduğunu ve bu kısımda işletmeyi devralan .... tarafından ifa edildiğini, bilirkişi raporunda ... . Şirketi ile işletmeyi devralan .... tarafından, TAPDK sistemim üzerinden tam — 65 gün satış ve alım işleri gerçekleştirdiklerinin belirtildiği halde, üstelik söz konusu rapora itirazlarının yazılı olarak bildirdiği halde Mahkeme tarafından sözleşmenin feshinin yapılıp yapılmadığını, fesh işlemi var ise bu işlemin ne zaman yapıldığı, davalı ve veya işletmeyi devralan tarafından sözleşme feshedildi ise söz konusu feshin hukuka uygun olmadığı konusu hiçbir şekilde ne dava sürecinde ne de hüküm kurulurken tartışıldığını, Bilirkişi tarafından düzenlenen raporun içinde bulunuğu tebliğata ilişkin haber kağıdı, .... Mah. ....Sok. Dış Kapı No:....Kat.... İç Kapı No:... adresinde oturan yan komşusunun dış kapısına bırakılmış ve söz konusu rapor ancak 12.05.2022 tarihinde eline ulaştığını, Bilirkişi raporuna karşı talep ve veya itirazların, raporun içeriğinden haberdar olduğun tarih olan 12.05.2022 tarihinde hazırlayıp Mahkemeye sunmasının çok zor, hatta imkânsız olması nedeniyle 13.05.2022 tarihinde 2 (iki) hafta ek süre talep edildiğini,(Ek.2) ve 24.05.2022 tarihinde Bilirkişi Raporuna itiraza ilişkin beyanının Mahkemeye sunulduğunu, Mahkeme tarafından ek süre talebine ilişkin herhangi bir ara kararın verilmediği gibi Bilirkişi Raporuna karşı yapmış olduğu itirazların gerekçeli kararda tartışılmadığını ve hüküm kurulurken de değerlendirilmediğini, Tanık listesinin 07.06.2022 tarihinde Mahkemeye sunulduğunu, fakat tanık dinlenmesine ilişkin talebi hakkında herhangi bir ara karar verilmediği gibi bu durum hüküm kurulurken değerlendirilmediğini, rahatsızlığı nedeni ile Mahkemede görülmekte olan davasının 14.06.2022 tarihinde yapılacak olan duruşmasına katılamayacağını 13.06.2022 tarihli Mazeret talebini içeren dilekçesi ile bildirdiğini, Mahkeme tarafından mazeret talebine ilişkin herhangi bir ara karar verilmediği gibi yokluğunda açmış olduğu Menfi Tespit ve İstirdad Davasının reddine karar verildiğini, Mahkemeye Edremit Adliyesi aracılığı ile sunmuş olduğu beyan, itiraz ve diğer dilekçelerin bir kısmı Vatandaş UYAP'ta görünmediği için dilekçe ekinde tekrar sunulduğunu, belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; Davalı ile aralarında sözleşme imzalandığını kendisinden teminat olmak üzere ödeme tarihi boş bırakılan bir senet alındığını bu senedin icra takibine konu edildiğini senetten ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı taraf ise; Davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını sözleşme konusu iş yerine kendilerinden onay alınmadan başka bir kişiye devredilmiş olduğunu asgari alım alım tutarını da tamamlanmadığını bu nedenle katkı bedeli karşılığı alınan senedi takibe koyduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; Davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkeme kaldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davacının sözleşme konusu iş yerini başka bir kişiye devrettiğinin sabit olmasına, davacı tarafça da bu hususun kabul edilmiş olmasına, her ne kadar davacı taraf, davalıya telefonla bildirim yaptığını beyan etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde ne şekilde bildirim yapılacağının belirtilmiş olmasına, 30 gün önceden yazılı olarak bilgi verilip davalı taraftan onay alınması gerekirken davacı tarafça bu şekilde onay alındığına dair bir belge sunulmamış olmasına, davacıya katkı bedeli verildiğinin sabit olmasına, davaya konu senedin de buna istinaden düzenlenmiş olmasına, davacı vekilinin esasa etkili olmayan istinaf itirazlarının da yerinde olmamasına göre 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6- Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!