Miras bırakanın mal kaçırma iddiasıyla açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Bu hukuki metin, mirasbırakanın kız çocuklarından mal kaçırma kastıyla oğlu adına muvazaalı taşınmaz devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, mirasbırakanın tüm çocuklarıyla ilişkilerinin iyi olması, terekesinin zenginliği ve mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinde de hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Asıl ve birleştirilen davalar; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tenkis istemine ilişkindir. Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri; asıl davada davacı ..., birleştirilen davalarda davacıların murisleri ... ve ... ile asıl ve birleştirilen davada davalıların murisi ...'nın kardeş olduğunu, ..., ..., ... ve ...'in muris babaları ...'nın mirasçı kızlarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 4 20... , 68 (yargılama sırasında maddi hata olduğundan bahisle 62 parsel olarak düzeltilmiş) ve 71 (yeni 168 parsel) parsel sayılı taşınmazlarını oğlu ...'e satış suretiyle devrettiğini, murisin oldukça zengin olması nedeniyle taşınmazlarını satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tenkisini talep etmiştir.Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar ..., ... ve ... vekili; kök muris ...'nın toprak ağası ve çok zengin olduğunu, dava konusu taşınmazların davalıların murisi ...'e satış suretiyle devredildiğini ve bu taşınmazların murisin malvarlığının 30'da 1'inden az olduğunu, kök murisin bazı taşınmazlarını dava dışı üçüncü kişilere bir kısmını da oğlu ...'e noterde kira sözleşmesi yapmak suretiyle kiraya verdiğini, diğer yandan satışların üzerinden 50 yılın geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kök muris ... 'nin tüm çocukları ile arasının iyi olduğu, terekesindeki malvarlığının oldukça yüksek bulunduğu, murisin dönem dönem üçüncü kişilere de taşınmazlarını satmış olduğu, mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin asıl ve birleştirilen davaların reddine karar vermesinde hukuka aykırı yön görülmediği belirtilerek asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, duruşmalı temyiz eden asıl davada davacılar ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... ve birleştirilen davalarda davacılar ... vd. vekili Avukat ... ve temyiz eden birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40'ar TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.