İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari kumaş satışından kaynaklı cari hesap alacağına itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla borcun tespiti.
Özet: Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden doğan ticari kumaş satış alacağının tahsili amacıyla davacının başlattığı ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece atanan bilirkişi, davacının ticari defterlerini inceleyerek 84.020,79 TL asıl alacak ve talep edilen işlemiş faiz miktarının doğruluğunu raporlamış, davalı tarafından düzenlenen iade faturası ve davacı tarafından düzenlenen vade farkı iade faturası gibi işlemlerin ardından dahi davacı lehine bakiye alacağın devam ettiğini tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişkinin 2022 yılından itibaren süreklilik arz ettiğinin, davacı ... A.Ş. ile davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında ... kumaş satışına dayalı olarak alacak-borç kaydının açık hesap usulüyle yürütüldüğünün, 2024 yılı sonu itibarıyla taraflar arasında bakiye bulunmadığının, 2025 yılı itibarıyla yeniden başlayan ticari ilişkide düzenlenen faturaların ve yapılan kısmi ödemelerin cari hesaba kaydedilmeye devam edildiğinin, davalı tarafından ödemelerin eksik yapılması nedeniyle davacının alacaklı konuma geçtiğinin, bu kapsamda .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunun, akabinde başlatılan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığının, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde 24.07.2025 tarihi itibarıyla davacının 84.020,79 TL alacaklı olduğunun tespit edileceğinin, ayrıca bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi kapsamında 2.750,24 TL faiz talep edildiğinin, uyuşmazlığın faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklandığının ve bu yönüyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun, davalının herhangi bir hukuki gerekçe olmaksızın icra takibine itiraz ederek süreci uzatmasının kötü niyet teşkil ettiğinin, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına alacak üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 84.020,79TL asıl alacak ve 2.750,24TL işlemiş faiz alacağı üzerinden cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan SMMM bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda "dava konusu; taraflar arasında cari hesap (açık hesap) ilişkisine dayalı olarak yürütülen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya gerçekleştirilen ... kumaş satışlarından kaynaklanan ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine konu edilen 84.020,79 TL asıl alacak ile 2.750,24 TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2022 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2022, 2023, 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2022, 2023, 2024, 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2022, 2023, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı mahkemenin takdirlerinebırakıldığı, davacının incelenen ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların tamamının davacı kayıtlarında yer aldığı ve söz konusu işlemlerin 120 Alıcılar hesabı altında muhasebeleştirildiği, bu kapsamda davacının faturalardan kaynaklı olarak 24.07.2025 tarihi itibarıyla davalıdan 84.020,79 TL cari hesap bakiyesi ile alacaklı bulunduğu tespit edildiği, devamında, davalı tarafından 04.08.2025 tarihinde “İade ... ...LAM.SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. ...” açıklamasıyla 17.589,60 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği, söz konusu iade faturasının davacı kayıtlarında cari hesap alacak tarafına işlenmesi suretiyle bakiyeyi 84.020,79 TL’den 66.431,19 TL seviyesine düşürdüğü, akabinde, davacı tarafından davalı adına 10.09.2025 tarihli, ... numaralı ve “Vade Farkı İade” açıklamalı17.589,60 TL tutarlı satış faturası düzenlendiği, bu işlemin davacı lehine cari hesap bakiyesini yeniden artırarak 84.020,79 TL seviyesine yükselttiği anlaşılmış, bu çerçevede, söz konusu iade ve akabinde düzenlenen fatura işlemlerinin birbirini dengelediği ve dönem sonu itibarıyla davacının davalıdan olan cari hesap alacak bakiyesinin 84.020,79 TL olarak korunduğu tespit edildiği, davalı █████/2026 günü saat 10:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenenfaturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde “... Kumaş” a ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturalara, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarakkabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu,davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 2.750,24 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, davacının incelenen ticari defter ve kayıtları uyarınca, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların 120 Alıcılar hesabı altında muhasebeleştirildiği, bu kapsamda 24.07.2025 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 84.020,79 TL cari hesap alacaklı bulunduğu, 04.08.2025 tarihli 17.589,60 TL tutarlı iade faturası ile söz konusu bakiyenin 66.431,19 TL’ye düştüğü, ancak akabinde davacı tarafından düzenlenen 10.09.2025 tarihli aynı tutarlı fatura ile bakiyenin yeniden 84.020,79 TL seviyesine ulaştığı, bu suretle yapılan işlemlerin birbirini dengelediği ve dönem sonu itibarıyla davacının 84.020,79 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla cari hesaba dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesaptan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki spunbod kumaş temini kapsamında temin ettiği hizmetlerden 84.020,79TL asıl alacak ve 2.750,24TL işlemiş faiz alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya 84.020,79TL asıl alacak yönünden borçlu olduğu, davalının temerrüte düşürülmemesi sebebi ile işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmış olup dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %96,83)HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 84.020,79TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 16.804,15TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 5.739,46TL nispi karar harcından yatırılan 1.047,98TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.691,48TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 4.454,18TL sinin davalıdan, 145,82TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 1.047,98TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 11.472,90TL yargılama giderinin kabul oranına göre 11.109,20TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... Hakim ...