Taşınmaz tescilinde yalancı tanıklık iddiasına dayalı yargılamanın iadesi talebinin, şüphelilerin ölümü nedeniyle ispat edilememesi sonucu reddi kararı.
Özet: Davacı, kadastro sırasında kendi adına tescil edilen ancak daha sonra yalan tanıklık iddialarıyla başkaları adına tescil edilen bir taşınmazın hukuki durumunu değiştiren önceki kararın yargılamasının iadesini talep etmiştir; ancak mahkemeler, yalan tanıklık yaptığı öne sürülen kişilerin ölümü nedeniyle haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı elde edilememesini ve yargılamanın iadesi için gerekli yasal koşulun oluşmamasını gerekçe göstererek davayı reddetmiş ve bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Yargılamanın iadesini isteyen davacı ...; Diyarbakır ili, Dicle ilçesi, ... Mahallesinde kadastro sırasında tescil harici bırakılan, sonradan 970 parsel sayısını alan taşınmazın hükmen adına tesciline karar verilen davada mahalli bilirkişi olarak dinlenen ve lehine beyanda bulunan ...'in, sonradan beyanlarıyla çelişkili olarak davacının diğer kardeşleri olan davalılarla birlikte davacı aleyhine aynı taşınmaz hakkında mülkiyet iddiasıyla dava açtıklarını, açılan davada tanık olarak dinlenen ...'ın da taşınmazın davacı ...'ya ait olmadığına dair yalan tanıklık yapması sonucunda davanın kabul edilerek kendi taşınmazının muris ... mirasçıları ve ... adına tescil edildiğini ileri sürerek Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1 Esas sayılı davasının yargılamasının iadesini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazların kendisinin olduğunu, davacı ...'ya tapuda sattığını, ancak ... ve ...'in yalan tanıklık yapmak suretiyle taşınmazın davalılar adına tescil edilmesini sağladıklarını, taşınmazın davacıya ait olduğunu kabul ettiğini beyan etmiştir.
Diğer davalılar; taşınmazın derecattan geçerek kesinleşen mahkeme kararıyla davacının da içinde bulunduğu muris ... mirasçıları adına tescil edildiğini, yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu parsellerin davacı adına ilk defa tesciline dayanak ████████ Esas sayılı davada ...'ın da aralarında bulunduğu mahalli bilirkişilerin taşınmazın ... tarafından davacıya satıldığına dair ortak beyanları doğrultusunda davacı adına tesciline karar verildiği, sonrasında 2021/1 Esas sayılı davada davacının kardeşleri ile önceki davada mahalli bilirkişilik yapan ...'in taşınmazın ... ile muris ... mirasçılarına ait olduğunu ileri sürerek açtıkları davanın da tanık ...'in de aralarında bulunduğu tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına ve dosya kapsamına göre Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli ve 2012/1 Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verildiği, derecattan geçen hükmün kesinleştiği, davacı ...'nın ... ve ...'in yalancı tanıklık yaptıklarını ileri sürerek 2021/1 Esas sayılı davadaki yargılamanın iadesini istediği, ...'nın şikayeti üzerine ... ve ... hakkında başlatılan soruşturma sonucunda şüphelilerin öldükleri gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, tanıklar hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmasının imkansız olduğu, hükümlerin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dosyadaki beyanlar ve hükümler incelendiğinde yalan tanıklık yapıldığı hususunun sabit olmadığı, eldeki davada dinlenen tanıkların da yalan tanıklık yapıldığına dair beyanda bulunmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yalan tanıklık yaptıkları iddia edilen ... ve ... hakkındaki soruşturma sonunda ölüm nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden yalan tanıklığın kesinleşmiş mahkumiyet ile sabit olmasının belirlenemeyeceği, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda adli yardım talebi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı vekili kararı adli yardım talepli temyiz ettiği ve adli yardım talebi kabul edildiğinden, başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!