Danıştay Kararı: Taze yeşil muz ithalatında uygulanan gözetim tebliğinin ilgili maddeleri ve ihracatçı-üretici bilgi formunun iptali davası.
Özet: Davacı şirket, 24/12/2021 tarihli İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğin taze yeşil muz ithalatına yönelik 2. ve 3. maddeleri, "08.03" GTİP numaralı kısmı ve ihracatçı-üretici bilgi formu talep yetkisini düzenleyen ek maddeleri başta olmak üzere belirli hükümlerinin, hukuka aykırı gizli bir vergi ve kısıtlama olduğunu, uluslararası anlaşmalarla belirlenen gümrük vergilerini aştığını, hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep etmekte; davalı bakanlık ise, uygulamanın dış ticaretin düzenlenmesi amacıyla Anayasa ve kanunlarla verilen yetki çerçevesinde getirilen, kamu yararı gözeten yasal bir ticaret politikası önlemi olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...DAVANIN_KONUSU : █████/2021 tarih ve 31699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in;1) 2. ve 3. maddesinin, taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, 2) Ek 1'inde yer alan "08.03" GTİP numaralı satırının, taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, 3) Ek 2'sinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." şeklindeki 4. maddenin,4) Ek 2'sinde yer alan 4. maddenin iptali halinde uygulanma olanağı kalmayan Ek 2-C'deki "İhracatçı-Üretici Bilgi Formu"nun,iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, gözetim ve kayıt belgesi uygulamasının amacı dışında fazla vergi almak için kullanıldığı, uluslararası anlaşmalarla belirlenen gümrük vergisi oranlarının aşıldığı, gizli bir kısıtlama amacı taşıdığı, İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun alınmasının mümkün olmadığı, hiçbir yurt dışı firmanın bu belgeyi vermediği, bu belgenin istenip istenmeyeceğinin tamamen idarenin takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği, bu durumun hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, gözetim uygulamasının bir ticaret politikası önlemi olduğu, gözetim uygulamasından muz cinsi eşyanın çıkarılmasının kamu yararı gözeten genel tarım politikası çerçevesinde mümkün olmadığı, mevzuatın verdiği yetki doğrultusunda getirilen düzenlemelerin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : █████/2021 tarih ve 31699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğin 2. ve 3. maddesinin taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, Tebliğin Ek 1'inde yer alan taze yeşil muz cinsi eşyaya ait "08.03" numaralı GTİP sütununun, Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin ve bu ibarenin iptali halinde uygulanma olanağı kalmayan Ek 2-C'deki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun iptali istenilmektedir. Anayasa'nın 73. maddesinin 3. fıkrasındaki, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmü ile verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiş olup, 167. maddesinin 2. fıkrasıyla, dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koyma ve bunları kaldırma hususunda Kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebileceği düzenlenmiştir. Anayasal düzenlemenin verdiği yetkiyle çıkartılan █████/1984 tarih ve 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; dış ticaretin, ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler konulması ve kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tespit edilmesi ve oluşan fonların kullanılmasının bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği, 2. maddesinde; Cumhurbaşkanının bu Kanun kapsamındaki konularda düzenlemeler yapmaya yetkili olduğu, 3. maddesinde ise, ithalat, ihracat veya dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülüklerin nevi, miktarı, tahsili, takibi ve iadesi, gerektiğinde bütçeye irat kaydedilmesi, bir fonda toplanması ve fonun kullanım esaslarının Cumhurbaşkanı Kararında gösterileceği hükmüne yer verilmiştir.Anılan Kanun'un gerekçesinde: Ülkemizde uygulanan dış ticaret politikası araçlarından yasaklamaların, özellikle ithalat sözkonusu olduğunda, ithali yasaklanan mallara gereksiz koruma ile tekellerin doğuşuna sebebiyet verdiği, kota uygulamasının ise, yine ithalât açısından ele alındığında haksız kazanç vs rantların ortaya çıkması sonucunu doğurduğu; vergi ve benzeri yükümlülük uygulamasında da, mal ve hizmet bazındaki esnekliğin mümkün olamadığı, iç ve dış piyasalardaki ani konjonktürel değişmelere uyumda gerekli esnekliğin sağlanamadığı; ifade edildikten sonra "... istikrar ve büyümeyi sağlamak amacıyla, Anayasa'nın 167. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca (Cumhurbaşkanınca) yapılacak düzenlemelerle fon teşkili; fonun kaldırılması ve bu konudaki esasların tesbiti yoluyla:- İç üretim ve ithal girdilerindeki ani fiyat yükselişlerini önlemek,- Bu fiyat yükselişlerinden tüketiciyi korumak,- İç ve dış ekonomik şartlar arasındaki dengeyi ekonomimiz yararına, yönlendirmek ve - İhracatı teşvik ederek ekonomik büyümeyi sağlamak üzere" bu kanunun çıkarıldığı açıklanmıştır.2976 sayılı Kanun'un gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, Türkiye'ye çok ucuza gelen ya, da çok yüksek fiyatla, alınan malın fiyatının ayarlanması gerektiğinden Kanun Koyucu, Anayasa'nın 167. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne dayanarak, Cumhurbaşkanına ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında "ek mali yükümlülükler" konulması ve kaldırılması yetkisini vermiştir.Öte yandan 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2'inci maddesiyle, Cumhurbaşkanına; bu Kanunun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yer alan notlarda gerekli değişiklikleri yapma ve bu değişikliklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir. Anayasa'nın 167.maddesinin ikinci fıkrasının vermiş olduğu yetkiye dayanarak Yasama organı, dış ticaretin düzenlenmesini 2976 sayılı Yasa ile yürütme organına bırakmıştır. Buna göre, Cumhurbaşkanı Anayasa'ya uygun olmak koşuluyla bu Kanun'un çerçevesini, genel esaslarını, temel yönlerini ve ayrıntılarını, tümüyle düzenleme yetkisine sahiptir. Böylece Kanun koyucu, verdiği yetkiyle vergi ve benzeri yükümlülükler dışında, ithalat ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine konulacak vergi ve benzeri yükümlülükler dışındaki ek mali yükümlülükler konulması hususunda Cumhurbaşkanına vermiş olduğu yetkiyle dış ticaretin ülke yararına düzenlenmesi öngörülmüştür. Burada vergilerin mali amaçlarından bağımsız olarak gelir elde etme amacının ya da Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan kamu giderlerini karşılamak üzere değil dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olarak düzenlenmesinin bir gereği olarak ek mali yükümlülükler getirilmektedir. Bu durumda, █████/2021 tarih ve 31699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğin 2. ve 3. maddesinin taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, Tebliğin Ek 1'inde yer alan taze yeşil muz cinsi eşyaya ait "08.03" numaralı GTİP sütununun, Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin ve Ek 2-C'deki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun mevzuat hükümlerine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olduğu düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı ... San. Tic. A.Ş. vekili Av. ...'un ve davalı Ticaret Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Bakılan dava, █████/2021 tarih ve 31699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğin 2. ve 3. maddesinin taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, Tebliğin Ek 1'inde yer alan taze yeşil muz cinsi eşyaya ait "08.03" numaralı GTİP sütununun, Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin ve bu ibarenin iptali halinde uygulanma olanağı kalmayan Ek 2-C'deki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN:İlgili Mevzuat:█████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ticaret Bakanlığı" alt başlıklı Onaltıncı Bölümünde yer alan "Görev" başlıklı 441. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde, "İthalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesi ve yerli sanayinin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve ticaret politikası savunma araçlarını uygulamak," Ticaret Bakanlığının görevleri arasında sayılmış; "İthalat Genel Müdürlüğü" başlıklı 445. maddesinde, "(1) İthalat Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:a) İthalatın uluslararası anlaşmalar ile kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen ilke, hedef ve politikalar çerçevesinde yürütülmesini sağlamak,b) ...c) İthalat Rejimi Kararı da dâhil olmak üzere ithalata dair mevzuatı hazırlamak, madde politikalarını teklif etmek, uygulamak, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, gelişmeleri takip etmek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak,ç) İthalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek ve ithal mallarına uygulanacak mali yüklere ilişkin hazırlıkları yürütmek ve uygulanmasını sağlamak,d) İthal malların dünya piyasalarına uygun olarak ithalini sağlayıcı tedbirleri almak, uygulamak ve izlemek,e) Dampinge karşı vergi, sübvansiyona karşı telafi edici vergi ve korunma önlemi gibi ticaret politikası savunma araçları ile ilgili mevzuatı hazırlamak, uygulamak, mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek, ticaret politikası savunma araçlarının etkisini incelemek ve ticaret politikası savunma araçlarının etkisiz kılınmasına ilişkin girişimleri araştırmak, tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak,f) ...g) İthalat ile ilgili politikaları izlemek, ithalatın her aşamasında gerekli görülecek incelemeleri ve denetimleri yapmak, yaptırmak, önlemleri almak ve bu hususlarla ilgili düzenlemeler yapmak, ..." hükümleri yer almıştır.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 55. maddesinde, "1. Aksine hüküm bulunmadıkça; niteliğine, miktarına, menşeine, yükleme veya varış ülkesine bakılmaksızın, bir eşya, belirlenmiş şartlar altında her zaman gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanımlardan birine tabi tutulabilir.2. Cumhurbaşkanı; kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyabilir." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun hükmü ile 1567 sayılı Kanun, 474 sayılı Kanun, 3283 sayılı Kanun ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan █████/2004 tarih ve █████████ sayılı "İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar", █████/2004 tarih ve 25476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.█████/2004 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Kararın 1. maddesinde, bu Kararın bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtildikten sonra 3. maddesinde, bu Karar kapsamında; ithalatta gözetim uygulanmasına, gözetim uygulamasının usul ve esaslarını belirlemeye, yürürlükteki gözetim uygulamalarını değiştirmeye veya kaldırmaya, ithal mallarla ve yapılan beyanın doğruluğuyla ilgili incelemeleri yapmaya veya yaptırmaya, uygulamaya ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamaya ve talimat vermeye, yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya (mülga) Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının yetkili olduğu belirtilmiş; 4. maddesinde ise, ''(1) Bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin karar, başvuru üzerine veya re'sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verilir. Yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır. (2) Gözetim kararı, Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabilir. (3) İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra 'Gözetim Belgesi' de aranır.'' kuralına yer verilmiştir.█████/2004 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkındaki Kararın uygulama usul ve esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan ve █████/2004 tarihli, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliği'nin 3. maddesinde, bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin kararın, başvuru üzerine veya re’sen yapılacak bir değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verileceği, yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişiminin, ithal şartlarının ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin dikkate alınacağı, gözetim kararının Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak uygulanabileceği, bir malın ithalatının geçmişe dönük gözetime tabi tutulması halinde bu malın ithalatı sırasında Müsteşarlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kayıt tutulacağı, ileriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim Belgesi"nin de aranacağı, gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esaslar ile başvuru sahiplerinden alınacak olan taahhütnamelerin Tebliğlerle belirleneceği; 4. maddesinde, "Gözetim Belgesi"nin, yürürlükteki mevzuatın öngördüğü diğer koşullar saklı kalmak üzere, ithalatçının usulüne uygun başvurusunun İthalat Genel Müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 10 (on) işgünü içinde talep edilen tüm miktar üzerinden, ücretsiz olarak verileceği düzenlemeleri yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.Yukarıda aktarılan mevzuata göre, davalı idarenin, ithalatla ilgili izinleri ve belgeleri vermek, ithalatı iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarını, iç ve dış ekonomik gelişmeleri dikkate alarak izlemek, ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınarak gözetim uygulanmasına karar vermek, bu kararı gözetim belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere kayıt tutmak suretiyle geçmişe dönük olarak uygulamak, gözetim uygulamasının usul ve esaslarını, bu arada uygulama kapsamındaki gerekli belgeleri yönetmelik ve tebliğlerle belirlemek hususlarında yetkili olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu Tebliğ'de yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. İthalatta gözetim uygulamalarının amacı, bir malın, aynısını veya doğrudan rakip mallarını üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan fiyat, miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesidir. Gözetim önlemleri, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde bir uygulama içermemektedir.Bu itibarla, dava konusu Tebliğ kurallarının, Tebliğin Ek 1’inde gümrük tarife pozisyonu (GTP) veya gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) belirtilen eşyanın ithalatının kayda alınmak suretiyle ileriye yönelik olarak gözetime tabi tutulmasına ilişkin usul ve esasları içerdiği, ek mali yükümlülük ya da ithalat engeli içermediği açıktır.Öte yandan, ülkemizin muz cinsi eşyaya yönelik ithalat politikasının, █████/2021 tarihli ve 4107 sayılı İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile revize edildiği, bu karar uyarınca dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla yerli muz üretiminin desteklenmesi ve yerli üreticinin korunması amacıyla ithalat hacmi de gözetilerek muz için uygulanan ithalat vergisi oranlarının değiştirildiği ve 08.03 GTİP numaralı eşyaya gümrük vergisi oranları ile birlikte 626 $/ton ek mali yükümlülük uygulanmasına karar verildiği, buna göre dava konusu Tebliğ ile taze yeşil muz cinsi eşya için ileriye yönelik olarak ithal ürün fiyatlarının takibi amacıyla kayıt belgesi düzenlenmesi ve bu kayda ilişkin olarak elektronik ortamda verilen numaranın gümrük beyannamesine dercedilmesi uygulamasına gidilmesinin, anılan Cumhurbaşkanı Kararı ile ülkemizin bahse konu eşyaya ilişkin ithalat politikalarının bütüncül ve birbirini tamamlayıcı şekilde sürdürülmesine ilişkin gerekliliğin doğal bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle, Tebliğin Ek 1'inde yer alan 08.03 GTİP numaralı eşyanın ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleyen dava konusu Tebliğ kurallarının, söz konusu eşyanın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesine yönelik kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olup, iptali istenilen kurallarda amaç unsuru yönüyle de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir.Dava konusu Tebliğ kurallarının, █████/2004 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar ve İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliği'nin verdiği yetki doğrultusunda, ilgili ürün rekoltesi, arz talep dengesi, iç ve dış piyasa fiyatları, yerli üretim ve ithal maliyetleri, döviz kuru ve benzeri etkenler dikkate alınarak yürürlüğe konulması, ayrıca taze yeşil muz cinsi eşyaya yönelik ticaret politikası önlemlerinin bütünsel olarak uygulanması için dava konusu kuralların yürürlüğe konulmasının zorunlu olması karşısında, hukuki ve maddi gerekçelerinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde sebep unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir.İptali istenilen Tebliğ kurallarının konusunu, Tebliğin Ek 1’inde "08.03" (...) GTİP numaralı eşyanın ithalatının kayda alınmak suretiyle ileriye yönelik olarak gözetime tabi tutulmasına ilişkin usul ve esaslar oluşturduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemelerin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.Diğer taraftan, dava konusu Tebliğin Ek-2'sinde yer alan 4. maddesiyle, Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun talep edilebileceği belirtilmekte ve davacı tarafından düzenlemenin bu haliyle idareye sınırları belirsiz bir takdir yetkisi verdiği, bu nedenle hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; adı geçen Bilgi Formunun hangi hallerde istenebileceğinin açıkça yazıldığı, belge istenebilecek her halin kazuistik biçimde düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca idarece takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı iddia olunan somut olay uyuşmazlıklarının yargı denetimine tabi olduğu açık olduğundan, anılan iddialar dava konusu Ek'leri kusurlandırıcı mahiyette görülmemiştir. Ayrıca Dairemizin █████/2022 tarihli ara kararı ile Tebliğin Ek 2-C bölümünde yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun talep edilmesine ilişkin gerekçelerin ve İhracatçı-Üretici Bilgi Formunda yer alan firma bilgilerinin istenmesine ilişkin gerekçelerin açıklanmasının istenilmesi üzerine davalı idare tarafından verilen ara kararı cevabında, İhracatçı-Üretici Bilgi Formu talep edilmesindeki amacın, ithalatın koşullarını, ticaret politikası önlemlerini ve risk durumunu değerlendirebilmek olduğu, formun her ithalatçıdan değil, Tebliğ'de yer alan düzenleme gereği risk esaslı bir yaklaşım sonucu istenildiği, bu formun ticaret politikası önlemlerinden biri olduğu, formda istenen firma bilgilerinin yurt dışındaki üçüncü şahsın/firmanın varlığının, ekonomik faaliyetinin ve işletmesinin faal olup olmadığının doğrulanması amacını taşıdığı belirtilmiştir. Bu durumda, dava konusu 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ düzenlemelerinin bir bütün olarak incelenmesinden; █████/2004 tarih ve █████████ sayılı İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ve bu karara istinaden çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda verilen yetki üzerine hazırlandığı, hukuka ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde, Tebliğin Ek 2'sinde yer alan 4. madde ile Ek 2-C yönünden oy çokluğuyla, diğer kısımları yönünden oy birliğiyle karar verildi.(X)-KARŞI OY :Dava, █████/2021 tarih ve 31699 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğin 2. ve 3. maddesinin taze yeşil muz cinsi eşya yönünden, Tebliğin Ek 1'inde yer alan taze yeşil muz cinsi eşyaya ait "08.03" numaralı GTİP sütununun, Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin ve bu ibarenin iptali halinde uygulanma olanağı kalmayan Ek 2-C'deki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin, ithalatın ülke ekonomisi yararına ve uluslararası ticaretin gereklerine uygun olarak düzenlenmesini sağlamak amacıyla, ticaret politikası önlemlerinden biri olarak öngörülen ileriye yönelik gözetim uygulaması kapsamında, gözetim uygulamasına tabi tutulan bir malın ithalatında yükümlülerden kayıt belgesinin istenilmesine, bu belgenin ibraz edilmemesi halinde de malın serbest dolaşıma girmesine izin verilmemesine yönelik düzenleme yapabileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Bununla birlikte, Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin hukuk güvenliği ilkesine aykırı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve Tebliğ'in Ek 2-C'sindeki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun incelenmesi gerekmektedir.Dava konusu Tebliğ'in Ek 2-C'sindeki "İhracatçı-Üretici Bilgi Formu" incelendiğinde; bu formda, üretici firmanın unvan ve iletişim bilgileri dışında üretime başlama tarihine, faaliyet alanına, üretimde kullandığı lisanslara, toplam ciroya, yabancı sermaye oranına, yıllık çalışma günü sayısına, haftalık ortalama çalışma saatine, toplam çalışan sayısına, üreticinin ulusal ya da uluslararası kalite sertifikalarına, aylık işçi ücretine ilişkin bilgileri içerdiği, bu formun alt kısmında ise firma sahibinin veya firma adına tam yetkili kişinin ad soyad ve imza kısmının, resmi kurum içerik onayının ve Türk Konsolosluğu onayı kısmının yer aldığı görülmektedir.Görüldüğü üzere, söz konusu formun isteneceği durumların sayma suretiyle, somut olarak belirlenmediği, düzenlemenin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, ayrıca form içeriğindeki bilgiler dikkate alındığında, ticari sır içerebilecek nitelikte olduğu ve böyle bir belgenin yabancı ülkedeki firmalardan temin edilmesinin oldukça zor olduğu açık olduğundan, söz konusu belgenin istenmesinin ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu/gerekli olmadığı, formda yer alan bilgilerden önemli bir kısmının istenilmemesi halinde de aynı amaca ulaşılabileceği, dolayısıyla formun mevcut haliyle ölçüsüz olduğu, ithalatçılara aşırı külfet yüklediği ve hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Tebliğin Ek 2'sinin 4. maddesinde yer alan "Ek 2-C'de yer alan İhracatçı-Üretici Bilgi Formu ithal edilecek eşyanın tabi olduğu ticaret politikası önlemleri, gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülükler ile eşyanın ithalat şartları çerçevesinde incelenmesi ve riskli bulunması durumunda talep edilebilir." ibaresinin ve Ek 2-C'deki İhracatçı-Üretici Bilgi Formunun iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile bu kısımlar yönünden Daire kararına katılmıyorum.