Danıştay 10. Daire Başkanlığının 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki değişikliklerle posta ve hızlı kargo şirketlerine tanınan gümrük beyan yetkisinin iptali davasına dair içtihat metni.
Özet: Bir dernek, Gümrük Kanununun bazı maddelerinin uygulanmasına dair kararda yapılan ve posta idaresi ile hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere, gümrük müşaviri izni olmaksızın dolaylı temsil yetkisi vererek gümrük beyanı yapma imkanı tanıyan ve normal usulde beyan edilecek eşya için müşavirlik ücreti almalarına olanak sağlayan düzenlemelerin iptali talebiyle dava açmış; davacı, bu değişikliklerin gümrük müşavirliği mesleğinin münhasır hakkını ihlal ettiğini, haksız rekabete yol açtığını ve ülke güvenliği açısından riskler barındırdığını iddia ederken, davalı idare ise söz konusu değişikliklerin yasal yetki dahilinde olduğunu, gümrük müşavirlerinin mesleki faaliyetlerini sonlandırmayacağını, sınırlı ve denetimli bir uygulama olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : █████/2009 tarihli ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar"ın, █████/2022 tarihli ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 10. ve 11. maddeleri ile değişik 126. ve 127. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Karar'ın;- 126. maddesi yönünden; 4458 sayılı Kanun'un 5. ve 225. maddeleri ile gümrük müşavirlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere devredildiği, böylelikle adı geçenlerin gümrük müşavirliği izin belgesi olmaksızın gümrük müşaviri gibi hareket etmesinin sağlandığı, "basitleştirilmiş usul" bakımından bu düzenlemenin yapılabileceği, ancak anılan idare ve şirketlere "normal usul"de beyan yetkisi verilmesinin, gümrük müşavirliği mesleğinin sonlanması sonucunu doğurduğu gibi gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatı bakımından yeterli ehliyet sahibi olunmadan gerçekleştirilecek olması nedeniyle ülke ve ürün güvenliği, uyuşturucu ve terörle mücadele, uluslararası sözleşme hükümlerinden doğan yükümlülükleri yerine getirme gibi birçok önemli konuda ciddi sorunlara yol açacağı, bu nedenle düzenlemenin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu, - 127. maddesi yönünden; "normal usul"de beyan edilecek eşya yönünden gümrük müşaviri ücreti alınmasına izin verilmesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile yalnızca gümrük müşavirlerine münhasır tanınan ücret hakkının, bu sıfatı haiz olmadığı gibi gümrük müşavirliği şirketi niteliğinde de bulunmayan posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de tanınması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, bu durumun gümrük müşavirleri aleyhine haksız rekabet doğurduğu, ileri sürülmektedir.DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, dava konusu Karar'ın;- 126. maddesi yönünden; Gümrük Kanunu’nun 167. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gümrük vergisinden muafiyet ve istisna hallerinin düzenlendiği, ayrıca belirlenen muafiyet ve istisna hallerini belirli sınırlar içerisinde yeniden belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına verildiği, bu yetkiye istinaden dava konusu Kararın 3. maddesi ile posta veya hızlı kargo taşımacılığı ile bir gerçek kişiye gelen ve ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, kıymeti 1.500 Avroyu geçmeyen eşya için tek ve maktu vergi belirlendiği, dava konusu Kararın 10. maddesiyle de buna paralel olarak bahse konu eşyanın hızlı kargo firmaları ve posta idaresince gümrük beyanının yapılabileceğinin düzenlendiği, Kanun'un 225. maddesinde hızlı kargo firmaları ve posta idaresinin dolaylı temsilci olarak yetkilendirilmesine dair Cumhurbaşkanına yetki verildiği, ülkemizin 2021 yılı ithalat hacminin 250 milyar dolar olduğu, buna karşılık 150-1500 Avro arası işlem hacminin 26,5 milyon Avro olduğu dikkate alındığında gümrük müşavirlerinin mesleki faaliyetlerinin sonlanmasının söz konusu olmadığı, hızlı kargo firmalarının gümrük müşaviri çalıştırma zorunluluğu olduğu, tüm işlemlerin gümrük idaresi denetimine tabi olduğu, eşyanın hiçbir kontrole ve denetime tabi olmadan ülkeye girmesinin söz konusu olmadığı,- 127. maddesi yönünden; operatör firmaların basitleştirilmiş gümrük beyanı için gümrük müşavirliği ücreti alamayacaklarının öngörüldüğü, "normal usul"de beyan edilecek eşya yönünden ise gümrük müşavirliği ücretinden istisna tutulmadıkları, davacının iddiasının aksine düzenleme ile gümrük müşavirleri aleyhine operatör firmalara rekabet avantajı sağlanmamasının amaçlandığı, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2022 tarih ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5303 sayılı "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın 10. ve 11. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.Dava Konusu 14 Mart 2022 tarih ve 5303 sayılı Gümrük Kanunun Bazı Maddelerinin Uygulanması hakkında Kararın 10. Maddesinde "Aynı Kararın 126 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.Madde 126- (1) Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen;a) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında serbest dolaşıma giriş rejimine konu;1) 45 inci madde kapsamındaki eşyanın,2) 58 inci madde kapsamındaki eşyanın,3) 62 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki eşyanın,4) KDV ve ÖTV istisna belgelerine sahip kurumlar tarafından getirilecek olan 69 uncu, 70 inci ve 71 inci maddeler kapsamındaki eşyanın,5) 86 ncı madde kapsamındaki eşyanın,6) 91 inci madde kapsamındaki eşyanın,7) 100 üncü maddenin birinci fıkrasının (ö) bendi kapsamındaki eşyanın,8) Elçilik, konsolosluk veya milletlerarası kuruluşlar adına gelen diplomatik eşyanın,b) Normal usulde beyan edilecek olan, serbest dolaşıma giriş rejimine konu; değeri 150 Avro’yu aşan ancak 1500 Avro’yu aşmayan, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın,c) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında ihracat rejimine konu; miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen eşyanın,gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketleri gümrük müşaviri çalıştırır. İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı on katma kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.” hükmü, 11. maddesinde de "Aynı Kararın 127 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.Madde 127- (1) Posta idaresi veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler, 126 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde düzenlenen yetkileri kapsamında takip edip sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri için verilen hizmet karşılığında;a) Gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamaz.b) Gönderinin geldiğine dair bildirimin alıcıya yapıldığı tarihten itibaren ilk üç gün için ardiye ücreti alamaz.” hükmü yer almıştır.4458 sayılı Gümrük Kanununun “Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü başlıklı 5. maddesinin son fıkrasında, “225 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler.” hükmü, “Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri” başlıklı 225. maddesinin 1. fıkrasında "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. (Ek cümleler: 18/6/2009-███████ md.) Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir." hükmü, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna başlıklı 167. Maddesinin son fıkrasında "Birinci fıkranın (3) ila (12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Cumhurbaşkanı yetkilidir." hükmü yer amaktadır.Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.Gümrük Kanun'unun yukarıda anılan hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen eşya için, gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerini takip etmek ve sonuçlandırmak üzere posta veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi tanınması ve gümrük muafiyeti tanınan eşyanın cins, nevi ve miktarlarını belirlemek, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirme veya iki katına kadar çıkartma ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulama hususlarında Cumhurbaşkanına yetki verildiği anlaşılmaktadır.Bu haliyle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere gerçek kişi adına gelen ve ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile tek ve maktu vergiye tabi 150 Avro'ya kadar eşya için basitleştirilmiş gümrük beyanı, 150-1500 Avro arası kıymette olan ve yürürlükteki ithalat vergilerine tabi eşya için normal usulde detaylı beyan yetkisi verilmesinde ve basitleştirilmiş gümrük beyanı kasamında takip edip sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri için verilen hizmet karşılığında ücret alınamayacağı şeklindeki dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına bürokratik işlemlerin ve maliyetlerin azaltılması eşyasının kapıda tesliminin sağlanması ve firmaların rekabette dezavantajlı duruma düşmesinin önlenmesi amacına matuf olduğu anlaşılmakla kamu yararı açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Bakılan dava, █████/2022 tarih ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 10. ve 11. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Davacının, dava konusu maddelerin bütün fıkra ve bentlerine yönelik hukuka aykırılık iddiasında bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygunluk incelemesi, davacının iddiaları çerçevesinde yapılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN:Ehliyet itirazının incelenmesi:Davalı idare tarafından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.Uyuşmazlık konusu olayda, üyesi olan gümrük müşavirlerinin mesleki hak ve sorumluluklarının takibi ve iyileştirilmesi, ortak sorunların giderilmesi, mesleki dayanışmanın sağlanması amacıyla kurulduğu anlaşılan davacı derneğin, dava konusu düzenlemenin iptali istemiyle dava açmakta subjektif ehliyetinin bulunduğu ve davalı idarenin ehliyet itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.2- Süre itirazının incelenmesi: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde,"1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. ...4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta; █████/2022 tarih ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yönetmeliğe karşı, 60 günlük yasal dava açma süresi içinde olacak şekilde █████/2022 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat:4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun; "Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı 5. maddesinde, "Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler.Transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişilerdir.Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır.Bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket ettiğini beyan eden kişi, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılır.225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler.";"Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna" başlıklı 167. maddesinde, "Aşağıda sayılan hallerde, serbest dolaşıma sokulacak eşya gümrük vergilerinden muaftır:1. Cumhurbaşkanının zat ve ikametgahı için gelen eşya,2. Mütekabiliyet esasına göre ithal edilen diplomatik eşya,3. (Değişik: 18/6/2009-███████ md.) Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün münhasıran asli görevleri ile Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinin faaliyet alanı ve Müsteşarlığın kaçakçılıkla mücadele görevi ile ilgili olarak ithal edecekleri her türlü araç, gereç, silah, teçhizat, makine, cihaz ve sistemleri ve bunların araştırma, geliştirme, eğitim, üretim, modernizasyon ve yazılımı ile yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek parçalar, akaryakıt ve yağlar, hammadde, malzeme ile bedelsiz olarak dış kaynaklardan alınan yardım malzemesi,4. (Değişik: 18/6/2009-███████ md.) Değeri 150 EURO’yu geçmeyen eşya, ...(Değişik ikinci fıkra: 18/6/2009-███████ md.) Birinci fıkranın (3) ila (12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.";"Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri" başlıklı 225. maddesinde, "1. Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. (Ek cümleler: 18/6/2009-███████ md.) Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir.2. Devlet, belediye, il özel idareleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin amir ve memurları, özel hukuk tüzel kişilerinin kendilerini temsile yetkili personeli, tüm gümrük işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler. (Ek cümle: 18/6/2009-███████ md.) Özel hukuk tüzel kişilerinin doğrudan temsil yoluyla gümrük idarelerinde iş takibi yapacak personeli için 227 nci maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) dışındaki bentlerinde sayılan şartlar aranır.Kara, deniz ve havayolu işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcileri, taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini doğrudan temsil yoluyla takip edebilirler.(Ek paragraf: 18/6/2009-███████ md.) Doğrudan veya dolaylı temsilcilerin bu Kanunda öngörülen faaliyetlerini yapmalarına engel hastalığının bulunmaması gerekir. Tereddüt edilmesi halinde, Müsteşarlık tarafından tam teşekküllü resmi sağlık kurumlarından sağlık raporu talep edilebilir.";226. maddesinde, "1. Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilirler.2. Gümrük müşavir yardımcıları bir gümrük müşavirinin yanında çalışır ve onun adına gümrük idarelerinde iş takip edebilirler. Gümrük müşavir yardımcılarının gümrüklerde iş takibine ilişkin sınırlandırmalar yapmaya Gümrük Müsteşarlığı yetkilidir.3. (Ek: 18/6/2009-███████ md.) Stajyerler, gümrük idarelerinde iş takibi yapamaz.4. (Ek: 18/6/2009-███████ md.) Gümrük müşavir yardımcılarının ve stajyerlerin fiil ve hareketlerinden doğacak mali sorumluluk, yanında çalıştıkları gümrük müşavirine aittir." hükümleri yer almıştır.█████/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin "Gümrükte iş takibi" başlıklı 561. maddesinde, "(1) Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri bizzat kendileri takip edebilecekleri gibi bu tasarruf ve işlemleri gerçekleştirmek üzere bir temsilci tayin edebilir. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsilnameyi gümrük idaresine ibraz etmek zorundadır.(2) Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığına konu, miktar ve değeri Kanunun 225 inci maddesine göre belirlenen eşyanın gümrük işlemleri, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerce vekaletname ibraz edilmeksizin, dolaylı temsilci olarak sonuçlandırılabilir. ..."; █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın, █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla değişik haliyle;"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kararın amacı; █████/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun bazı maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.(2) Bu Karar, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 16, 74, 131, 132, 141, 167, 169, 195, 202, 214, 215, 221, 225 ve 237 nci maddelerinin Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesini öngördüğü hususları kapsar.";"Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Karar, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 16, 74, 131, 132, 141, 167, 169, 195, 202, 214, 215, 221, 225 ve 237 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.","Posta veya hızlı kargo yoluyla gelen eşya" başlıklı 45. maddesinde, "(1) Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, gümrük kıymeti gönderim başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen, ticari miktar ve mahiyette olmayan eşyaya muafiyet tanınır.";"Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar" 126. maddesinde, "(1) Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen;a) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında serbest dolaşıma giriş rejimine konu;1) 45 inci madde kapsamındaki eşyanın,2) 58 inci madde kapsamındaki eşyanın,3) 62 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki eşyanın,4) KDV ve ÖTV istisna belgelerine sahip kurumlar tarafından getirilecek olan 69 uncu, 70 inci ve 71 inci maddeler kapsamındaki eşyanın,5) 86 ncı madde kapsamındaki eşyanın,6) 91 inci madde kapsamındaki eşyanın,7) 100 üncü maddenin birinci fıkrasının (ö) bendi kapsamındaki eşyanın,8) Elçilik, konsolosluk veya milletlerarası kuruluşlar adına gelen diplomatik eşyanın,b) Normal usulde beyan edilecek olan, serbest dolaşıma giriş rejimine konu; değeri 30 Avro’yu aşan ancak 1500 Avro’yu aşmayan, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın,c) Bakanlıkça basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında ihracat rejimine konu; miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen eşyanın, gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketleri gümrük müşaviri çalıştırır. İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı on katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.";"İşlemlerin ücretlendirilmesi" başlıklı 127. maddesinde, "(1) Posta idaresi veya hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler, 126 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde düzenlenen yetkileri kapsamında takip edip sonuçlandırdıkları gümrük işlemleri için verilen hizmet karşılığında;a) Gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamaz.b) Gönderinin geldiğine dair bildirimin alıcıya yapıldığı tarihten itibaren ilk üç gün için ardiye ücreti alamaz.";"Yetki" başlıklı 134. maddesinde, "(1) 45 inci, 58 inci, 59 uncu, 60 ıncı ve 62 nci maddelerde belirtilen eşyanın nitelik ve özellikleri ile miktar ve kıymetlerini belirlemeye ve sınırlamaya, kapsamını daraltmaya veya genişletmeye,(2) Bu Kararda yer alan hususlarda düzenleme yapmaya ve gerekli görülecek her türlü tedbiri almaya, özel ve zaruri durumları değerlendirerek sonuçlandırmaya,(3) 111 inci maddede yer alan mücbir sebep ve beklenmeyen hallerin gerektiğinde tevsiki koşuluyla, kişiye ait bir hakkın kullanımına ilişkin olarak, maddede belirtilen haller dikkate alınarak belirlenen süreleri uzatmaya,(4) Yolcu giriş ve çıkışı yapılan gümrük kapılarında mağaza açma izni vermeye; bu mağazalardan satışı yapılabilecek eşyayı, mağazalardan eşya alabilecek kişileri ve eşya alma sürelerini belirlemeye; mağazaların kuruluş, işleyiş, satış ve gümrük vergilerinin tahsil esaslarını düzenlemeye,(5) 126 ncı madde uyarınca dolaylı temsilcilik yetkisi verilen posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin ihracat rejimi ile serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında farklı alıcılar veya göndericilere ait eşyanın gümrük beyanı ile temsilci tayin edilmesi işlemlerinin kolaylaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve gerekli görülebilecek her türlü tedbiri almaya,(6) 115 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşların taahhütlerini ihlal ettiklerinin belirlenmesi halinde müteakip işlemleri için garanti mektubu yerine teminat istemeye,(7) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı adına getirilecek taşıtlar için bu Kararın 16 ila 20 nci maddelerinde yer alan genel ve özel şartlar ile 44 üncü maddede yer alan süre şartı aranmaksızın tam muafiyet suretiyle geçici ithale ilişkin düzenleme yapmaya,Müsteşarlık yetkilidir." düzenlemeleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:1- Uyuşmazlığa ilişkin genel açıklama:4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi (Türkiye Gümrük Bölgesi / Gümrük Bölgesi), Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahasını kapsamakta olup; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen ve gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesi gerekmektedir. Eşya, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunmakta ve bu şekilde adlandırılmaktadır. "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması" deyimi, eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını veya gümrüğe terk edilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla, geçici depolanan eşyanın bir gümrük rejimine (serbest dolaşıma giriş rejimi, transit rejimi, gümrük antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, hariçte işleme rejimi, ihracat rejimi) tabi tutulması da gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım kapsamındadır.Anılan Kanun'a göre, gümrük mevzuatında öngörülen tasarruf ve işlemler, bu kapsamda eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, eşyanın sahipleri ile bunların adına ve hesabına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya kendi adına, başkası hesabına dolaylı temsil yoluyla takip edilip sonuçlandırılabilmektedir. Yine anılan Kanun'da, gümrük idaresi veya idareleri, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamı; gümrük beyanı, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulması; beyan sahibi, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi olarak tanımlanmaktadır. 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi sadece gümrük müşavirlerine verilmiş iken, █████/2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceği kurala bağlanmıştır. Anılan değişiklikle ilgili maddenin taslak gerekçesinde, "Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da giden bir kısım eşyanın gümrük işlemleri için posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilmesi imkanı getirilerek bu işlemlerin kolayca yürütülebilmesi ve maliyetlerinin azaltılması amaçlanmıştır." ifadelerine yer verilmiştir.Ayrıca, █████/2016 tarihli, 6662 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve █████/2016 tarihli, 29644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 tarihli, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının 1. Kısmının "Eşyanın Teslimi ve Gümrük İşlemlerinin Tamamlanması" başlıklı 7. maddesinin "Hızlandırılmış Sevkiyatlar" başlıklı 8. fıkrasında, "Her Üye, gümrük kontrolünü sürdürürken, en azından hava kargo ile gelenlere uygulanmak üzere, başvuruda bulunmuş kişilere, eşyanın hızlı teslim edilmesine imkan veren prosedürleri kabul eder veya mevcut ise muhafaza eder." kuralına yer verilmiştir.Aktarılan yasal yetki ve uluslararası taahhüt kapsamında çıkarılan █████/2009 tarihli ve ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar"ın, █████/2022 tarihli ve 31779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarihli ve 5303 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 10. maddesi ile değişik dava konusu 126. maddesiyle, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar belirlenmiş, bu kapsamda posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen ihracat ve serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile önemli değeri olmayan eşyanın gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabileceği öngörülmüş, bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri çalıştırma zorunluluğu bulunduğu belirtilmiş; 11. maddesi ile değişik dava konusu 127. maddesinde ise, 126. maddede sayılan gümrük işlemlerinden hangilerinin ücrete konu olabileceği ya da olamayacağı düzenlenmiştir.Kuralların genel amacının, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, miktarı ve değeri düşük eşya için vatandaşların gümrük idaresine gitmek, gümrük müşaviri ile sözleşme yapmak gibi bürokratik işlemler ve maliyetlere katlanmadan eşyasını kapıda teslim alabilmesi, hızlı ve düşük maliyetle kişisel eşyasına ulaşabilmesi, firmaların ise yine ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen numuneleri ve düşük değerli ticari olmayan eşyayı hızlı ve düşük maliyetle temin etmesi ya da miktarı ve değeri düşük eşyayı basitleştirilmiş usulde alıcısına hızlı ve düşük maliyetle göndererek uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesinin önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.2- Dava konusu kuralların yetki ve şekil unsurları yönünden incelenmesi: Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen (serbest dolaşıma giriş rejimine konu) ya da gönderilen (ihracat rejimine konu), posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak gümrük işlemlerini yapabileceği eşyanın miktar ve değerini tespit yetkisinin Cumhurbaşkanına (mülga Bakanlar Kuruluna) ait olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca, yukarıda anılan ve Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş olmakla kanun hükmünde bulunan Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması uyarınca hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen ya da gönderilen eşyanın gümrük işlemlerinin kolaylaştırılıp hızlandırılması için gerekli düzenleme ve uygulamaları yürürlüğe koyup bunların sürekliliğini sağlama konusunda ülkemizin yükümlülük altında bulunduğu da açıktır. Bu itibarla, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere verilecek dolaylı temsil yetkisine konu eşyanın miktar ve değeri ile diğer koşulların tespitine ilişkin dava konusu kurallarda yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.3- Dava konusu kuralların diğer unsurlar yönünden ve davacının iddiaları çerçevesinde incelenmesi: a) Karar'ın dava konusu 126. maddesinin incelenmesi:Davacı tarafından, 4458 sayılı Kanun'un 5. ve 225. maddeleri ile gümrük müşavirlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere devredildiği, böylelikle adı geçenlerin gümrük müşavirliği izin belgesi olmaksızın gümrük müşaviri gibi hareket etmesinin sağlandığı, bu durumun gümrük müşavirliği mesleğinin sonlanması sonucunu doğurduğu; "basitleştirilmiş usul" kapsamındaki gümrük işlemleri bakımından posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere dolaylı temsil yetkisi verilmesinin mümkün olduğu, ancak "normal usul" kapsamındaki gümrük işlemleri bakımından bu yetkinin verilmesinin hukuka aykırı olduğu; (a) bendinin 3 numaralı alt bendi ile Kararın 62. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bir tüzel kişiye gelen, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, değeri 22 Avro'yu geçmeyen eşyanın hızlı kargo şirketlerinin dolaylı temsil yetkisi kapsamına alınmasının dayanak Kanun hükmüne aykırı olduğu; ayrıca gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatı bakımından yeterli ehliyet sahibi olunmadan gerçekleştirilecek olması nedeniyle ülke ve ürün güvenliği, uyuşturucu ve terörle mücadele, uluslararası sözleşme hükümlerinden doğan yükümlülükleri yerine getirme gibi birçok önemli konuda ciddi sorunlara yol açacağı ileri sürülmüştür.Her ne kadar dava konusu (b) bendinde, bakılan dava açıldıktan sonra, █████/2024 tarihli ve 32624 sayılı Resmi Gazete ile █████/2026 tarihli ve 33130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararları ile değere yönelik değişiklikler yapılmış ise de, davacının iddialarının değere yönelik olmadığı, buna bağlı olarak bahse konu değişikliklerin davacının iddialarını karşılayacak mahiyette olmadığı, davacının hukuka aykırılık iddialarını ortadan kaldırmadığı, bilakis posta idaresi ile hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere tanınan dolaylı temsil yetkisinin kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın ortadan kalktığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılmış ve anılan bendin esasına geçilerek hukuka uygunluk incelemesi yapılmıştır.Dava konusu maddede, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen, basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında olan ya da normal usulde beyan edilecek olan, serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, değeri ve miktarı düşük eşya ile basitleştirilen gümrük beyanı kapsamında ihracat rejimine konu olan, yine değeri ve miktarı düşük eşyanın, gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Bakanlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabileceği, bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri çalıştıracağı, ihracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı on katına kadar artırmaya Ticaret Bakanlığının yetkili olduğu düzenlenmiştir.Davacının ilk iddiası olan, gümrük müşavirlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere devredildiği, bu durumun gümrük müşavirliği mesleğinin sonlanması sonucunu doğurduğu iddiası yönünden;4458 sayılı Kanun'un 225. maddesinin 1. fıkrasıyla, gümrük müşavirlerine dolaylı temsil yetkisi tanındıktan sonra, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceği açıkça kurala bağlanmıştır. Bu nedenle, kanun koyucu tarafından, dolaylı temsil yetkisinin kural olarak gümrük müşavirlerine verildiği açık ise de bu durum mutlak olmayıp istisnası da yine kanunda öngörülmüştür. Bu nedenle, gümrük müşavirlerine kanunla tanınan yetkinin dava konusu Kararla posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere devredilmesi söz konusu değildir.Ayrıca, yine dava konusu kuralda, hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınması ve bu yetkisini kullanması halinde, gümrük müşaviri çalıştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Böylelikle hem gümrük işlemlerinin, uzmanlığı Bakanlık tarafından belgelendirilen gümrük müşavirleri aracılığıyla yapılması, daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi sağlanmış hem de gümrük müşavirlerinin yetki ve çalışma sahası önemli ölçüde korunmuştur. Posta idaresi yönünden aynı zorunluluk öngörülmemiş ise de sözleşme serbestisi çerçevesinde posta idaresinin de bünyesinde gümrük müşaviri istihdam etmesinin ya da hizmet alımı yapmasının mümkün olduğu açıktır. Dolayısıyla davacının, düzenlemenin, gümrük müşavirliği mesleğinin sonlanması sonucunu doğurduğu iddiasına da itibar edilmemiştir.Davacının ikinci iddiası olan, "normal usul" kapsamındaki gümrük işlemleri bakımından dolaylı temsil yetkisi verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası yönünden; Yukarıda ifade edildiği üzere, geçici depolanan eşyanın bir gümrük rejimine (serbest dolaşıma giriş rejimi, ihracat rejimi vb.) tabi tutulması, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım kapsamındadır ve bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşyanın, bu rejime uygun şekilde yetkili gümrük idaresine beyan edilmesi gerekmektedir. Yazılı şekilde verilecek beyanlarda ise, "normal usul" ve "basitleştirilmiş usul" olmak üzere iki yöntem bulunmaktadır.4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 60. maddesinde "normal usul", yazılı beyanın, yönetmelikle belirlenen beyanname ile yapıldığı, beyannamenin eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgileri ihtiva edip imzalandığı, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün belgelerin beyannameye eklendiği usul olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 71. maddesinde ise "basitleştirilmiş usul", gümrük idarelerinin, usul ve formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi için ve gümrük işlemlerinin yürürlükteki hükümlere uygun olarak yürütülmesini sağlayacak şekilde yönetmelikle belirlenen şartlar altında, a) normal usulde sözü edilen beyannameye eklenmesi gereken belgelerden bazılarının eklenmemesine veya kaydedilmesi gereken bazı bilgilerin beyannameye yazılmamasına veya b) sözü edilen beyanname yerine, eşyanın ilgili gümrük rejimine tabi tutulması talebi ile birlikte ticari veya idari bir belgenin verilmesine ya da c) eşyanın ilgili rejime geçişinin -eşyanın gümrüğe sunma yükümlülüğünden muaf tutulabilmesi de dahil olmak üzere- kayıt yoluyla yapılmasına izin verilmesi hallerinde söz konusu olan yöntem olarak öngörülmüştür. Bununla birlikte, basitleştirilmiş usulle beyanda da, ticari veya idari belge yahut kayıt, eşyanın teşhisi için gerekli bilgileri kapsamak zorundadır. Basitleştirilmiş usulde beyanda bulunmak için aranan koşullar ise (yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasına veya onaylanmış kişi statü belgesine sahip olmak ya da belirli bir teminat ödemek vb.) Gümrük Yönetmeliği'nin 140. maddesinde sayılmış; 141. maddesinde de, Ticaret Bakanlığının (mülga Gümrük Müsteşarlığının), bu Yönetmelikte yer alan basitleştirilmiş usullerden yararlanacak eşya çeşitleri, söz konusu basitleştirilmiş usullerin kapsamı ve bu usullere ilişkin gümrük işlemlerini belirlemeye, basitleştirilmiş usul türlerine göre farklı kriterler koymaya ve söz konusu basitleştirilmiş usullerden yararlanma hakkının geri alınması ya da askıya alınmasına yönelik düzenlemeler yapmaya yetkili kılınmıştır.Yine anılan Kanun'un 150. maddesinde de, ihracat rejimine konu eşyanın cinsine, niteliklerine ve ihracatın özelliğine göre gerektiğinde ihracatın daha kolay yapılmasını sağlayacak usul ve esasları belirleme konusunda Ticaret Bakanlığı (mülga Gümrük Müsteşarlığı) yetkili kılınmıştır. Buna göre, normal usulün, gümrük beyanı bakımından mevzuatta yer alan ilgili bütün genel kural ve koşulların arandığı, dolayısıyla gümrük idaresince sıkı kontrol ve denetime tabi tutulan genel (kural) yazılı beyan yöntemi iken; basitleştirilmiş usulün, formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi suretiyle gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılması amacıyla sınırlı koşullar altında uygulanan istisnai bir yazılı beyan yöntemi olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesiyle posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerine gümrük işlemlerini dolaylı temsilci olarak takip edebilecekleri eşyanın beyan usulü bakımından herhangi bir kısıtlama öngörülmeyip bu konuda Cumhurbaşkanına takdir yetkisi tanındığı da dikkate alındığında; mevzuatta aranan bütün bilgi, belge ve koşulları (TSE uygunluğu, CE uygunluğu, kontrol belgesi, gözetim belgesi vb.) taşıması gereken, gümrük idaresince sıkı kontrol ve denetime tabi tutulan, ayrıca ticari miktar ve mahiyet arz etmeyip değeri 1500 Avro'yu geçmeyen, normal beyan usulüne tabi eşyanın da dava konusu Karar kapsamına alınmasında hukuka ve kamu yararına aykırı bir yön görülmemiştir. Esasen, posta ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen eşyanın gümrük işlemlerinin posta idaresi ya da hızlı kargo şirketlerince dolaylı temsil yetkisiyle yapılmasına yönelik olanağın (4458 s.K.m.225 hükmünün), söz konusu kapsamdaki işlemlerin kolaylaştırılması ve hızlandırılması, vatandaşların eşyasını hızlı ve düşük maliyetle kapıda teslim alabilmesi, firmaların ise uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesinin önlenmesi amacıyla uluslararası sözleşme hükmüne istinaden getirildiği gözetildiğinde, bahse konu olanağın yalnızca istisnai beyan usulü olan basitleştirilmiş usul ile sınırlandırılmayıp genel beyan usulünde de uygulanmasının öngörülmesinin 4458 sayılı Kanun ve uluslararası sözleşme hükümlerinin amacına ve ruhuna uygun düştüğü de açıktır.Davacının üçüncü iddiası olan, Karar'ın 62. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bir tüzel kişiye gelen, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, değeri 22 Avro'yu geçmeyen eşyanın, Karar'ın 126. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendi ile hızlı kargo şirketlerinin dolaylı temsil yetkisi kapsamına alınmasının dayanak Kanun hükmüne aykırı olduğu iddiası yönünden;Öncelikle belirtmek gerekir ki, 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesinde, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabileceği eşyanın alıcısı ya da göndericisi için bir sınırlama getirilmediği, gerçek kişi ya da tüzel kişi ayrımı yapılmadığı görülmektedir. Yine Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasında da bu yönde bir ayrım yapılmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan, kuralın genel amacının, firmaların ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen numuneleri ve düşük değerli ticari olmayan eşyayı, basitleştirilmiş usul ile hızlı ve düşük maliyetle temin etmesi sağlanarak uluslararası rekabette dezavantajlı konuma düşmesinin önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, uyuşmazlığa konu dolaylı temsil yetkisinin getiriliş amacına ve uluslararası yükümlülüğümüze uygun olduğu sonucuna varılan Kararın 126. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendinde yer alan "ve üçüncü" ibaresinde de hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmamıştır.Davacının son iddiası olan, düzenlemelerin, gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatı bakımından yeterli ehliyet sahibi olunmadan gerçekleştirilecek olması nedeniyle ülke ve ürün güvenliği, uyuşturucu ve terörle mücadele, uluslararası sözleşme hükümlerinden doğan yükümlülükleri yerine getirme gibi birçok önemli konuda ciddi sorunlara yol açacağı iddiasına gelince;Düzenlemelere konu gümrük işlemlerinin hızlı kargo şirketleri tarafından zorunlu olarak (posta idaresi tarafından ihtiyari olarak) çalıştırılacak, Ticaret Bakanlığı tarafından gümrük işlemlerinde uzman olduğu belgelendirilen gümrük müşavirleri tarafından yerine getirileceği, bütün işlemlerin gümrük idaresinin kontrol, gözetim ve denetimi altında gerçekleştirilip tamamlanacağı dikkate alındığında; davacının anılan iddiasına da itibar edilmemiştir.Sonuç itibarıyla, dava konusu Karar'ın 126. maddesinde hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.b) Karar'ın dava konusu 127. maddesinin incelenmesi:Davacı tarafından, Karar'ın 127. maddesiyle, 126. maddenin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca "basitleştirilmiş usul" kapsamındaki gümrük işlemleri bakımından posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere ücret hakkı tanınmamasının, posta idaresi ve hızlı kargo şirketleri lehine eşitlik ilkesine aykırı bir uygulamaya yol açtığı, gümrük müşavirleri aleyhine haksız rekabete neden olduğu, gümrük müşavirliği mesleğinin ifasını imkansız hale getireceği; öte yandan posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerinin 126. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca "normal usul"de beyan edecekleri eşya yönünden gümrük müşaviri ücreti almasına izin verilmesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile yalnızca gümrük müşavirlerine münhasır tanınan ücret hakkının, bu sıfatı haiz olmadığı gibi gümrük müşavirliği şirketi niteliğinde de bulunmayan posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de tanınması nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu kural ile, ister hızlı kargo şirketleri bünyesinde isterse hizmet alımı suretiyle çalışsın, bahse konu şirketlerin dolaylı temsil yetkisi dahilindeki eşyaya ilişkin gümrük işlemlerini gerçekleştirecek gümrük müşavirleri ile hızlı kargo şirketleri arasındaki sözleşmeye konu gümrük müşavirliği ücretine ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Başka bir ifadeyle, hızlı kargo şirketlerinin çalıştırdıkları gümrük müşavirlerine, yürürlükteki mevzuata ve sözleşmeye göre ücret ödeme borcu bakidir. Yine, dava konusu kuralla düzenlenen -dolaylı temsil yetkisi kapsamında yapılan gümrük işlemleri karşılığında alınacak- ücretin, posta idaresi veya hızlı kargo şirketleri tarafından tahsil edilmesi, bu ücreti, her durumda gümrük müşavirliği ücretine, hızlı kargo şirketlerini ise hiçbir zaman gümrük müşavirine ya da gümrük müşavirliği şirketine dönüştürmemektedir. Kural ile düzenlenen, hızlı kargo şirketlerinin bahse konu gümrük işlemleri nedeniyle gümrük müşavirlerine ödeyecekleri ücretin, alıcı ve/veya göndericiye yansıtılıp yansıtılamayacağı hususudur. Dolayısıyla, düzenlemeye yönelik davacı iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı görülmektedir.Diğer taraftan, yukarıda da ifade edildiği üzere, uyuşmazlığa konu dolaylı temsil yetkisinin tanınması ile ulaşılmak istenen amacın; hem vatandaşların hem de firmaların ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen, düşük değere ve miktara sahip eşyanın gümrük işlemlerini, posta idaresi ile kargo şirketleri aracılığıyla ve düşük maliyetle yapmalarının sağlanması olduğu açıktır. Dolayısıyla, anılan kapsamdaki gümrük işlemleriyle ilgili giderlerin azaltılması bir hedeftir. Nitekim, Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması'nın, ithalat ve ihracat üzerinden veya ithalat ve ihracatla ilişkili olarak alınan ücretler ve harçlar ile cezalara ilişkin ilkelerin düzenlendiği 6. maddesinin "İthalat ve İhracat Üzerinden veya İthalat ve İhracatla İlişkili Olarak Uygulanan Gümrük İşlemleri için Alınan Ücretler ve Harçlara İlişkin Özel Disiplinler" başlıklı 2. fıkrasında, gümrük işlemleri için alınan ücretler ve harçların, ithalat ve ihracata doğrudan veya bağlantılı olarak gerçekleştirilen işlemle ilgili verilen hizmetin yaklaşık maliyeti ile sınırlanması gerektiği öngörülmüştür.Bununla birlikte, söz konusu dolaylı temsil yetkisinin aynı zamanda, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerinin işlem hacimlerini artırdığı ve bu yönden avantaj sağladığı da bir gerçektir. Ayrıca, düzenleme ile "basitleştirilmiş usul" ve normal usul" bakımından bir ayrıma gidildiği ve bu ayrımın temel sebebinin; basitleştirilmiş gümrük beyanı kapsamındaki eşyanın, genel olarak, önemli değeri olmayan eşya ve Karar eki Ek-9 listesindeki kişisel eşya gibi gümrük vergilerinden muafiyet tanınan eşya olmasından ve bu usuldeki gümrük işlemlerinin formaliteden uzak, hızlı yürüyen bir süreç olmasından; normal usulde detaylı gümrük beyanı kapsamındaki eşyanın ise, ithalat vergilerine, gümrük ve dış ticaret önlemlerine tabi olmasından, mevzuatta aranan bütün bilgi, belge ve koşulları (TSE uygunluğu, CE uygunluğu, kontrol belgesi, gözetim belgesi vb.) taşıması gerekmesinden, gümrük idaresince sıkı kontrol ve denetime tabi tutulmasından; kısaca dolaylı temsil yetkisine istinaden yapılan işlemler bakımından iki usul arasında nitelik ve nicelik farkı bulunmasından kaynaklandığı, bu nedenle posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerinin söz konusu işlemler için ayıracağı zaman ile beşeri ve iktisadi kaynak dikkate alınarak düzenlemeye konu masrafları alıcı ve/veya göndericiye yükletip yükletemeyeceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.Buna göre, posta idaresi ile hızlı kargo şirketlerine tanınan dolaylı temsil yetkisinin, aynı zamanda bu idare ve şirketlerin işlem hacimlerini artırdığı ve bu yönden avantaj sağladığı da dikkate alındığında; bu yetki kapsamında yerine getirecekleri gümrük işlemlerinden nitelik ve niceliği az olan ve buna bağlı olarak daha az zaman ve kaynak ayırmaları gerekenler yönünden gümrük müşavirliği, ordino, terminal ve benzeri isimler altında ilave ücret alamayacaklarını düzenleyen, böylelikle bahse konu eşyanın gümrük işlemlerine ilişkin maliyetlerini de azaltmayı hedefleyen; nitelik ve niceliği daha fazla olan ve buna bağlı olarak daha fazla zaman ve kaynak ayırmaları gerekenler yönünden ise ilave ücret alamayacakları yolunda engelleyici mahiyette herhangi bir kural sevk etmemek suretiyle bu işlemler karşılığında ücret alabileceklerini zımnen kabul eden dava konusu kurallarda hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Sonuç itibarıyla, dava konusu düzenlemelerde sebep, konu ve amaç unsurları bakımından da hukuka aykırılık görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.