Mirasçılar tarafından muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taşınmaz devrinin bedelsiz mal kaçırma kastıyla yapılmadığı, gerçek satış olduğu ve bakım karşılığı minnet duygusuyla gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddi kararı onanmıştır.
Özet: Miras bırakanın taşınmazını bir mirasçısına devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil veya tenkis davasında, davacılar murisin erkek çocuklarından mal kaçırma kastıyla bedelsiz devir yaptığını ileri sürerken, davalı, devrin murise sağlanan bakım, minnet duygusu ve belirli bir bedel karşılığında gerçek bir satış olduğunu savunmuştur; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri devrin murisin gerçek iradesiyle ve karşılıkla yapıldığını, muvazaanın ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde ise bu kararlar usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar; muris anneleri ...'un İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesindeki 1 72... parsel sayılı taşınmazın 3 nolu bağımsız bölümdeki dava konusu 1/2 payını 1987 yılında davalı kızına vasiyet ettikten 11 yıl sonra, çıplak mülkiyetini 1998 yılında erkek çocuklarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya sattığını, murisin paraya ihtiyacı olmadığını, devrin bedelsiz olduğunu ileri sürerek davalıya devredilen payın davacıların payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini, olmazsa tenkis istemişlerdir.
Davalı; 20 yıl birlikte yaşadığı murise kendisinin baktığını, murisin dava konusu payını bakım karşılığı duyduğu minnet duygusu ve 1.500 Cumhuriyet altını karşılığında kendisine sattığını, murisin ödemeyi altın olarak aldığına dair imzalı belge olduğunu, hayatı boyunca bu parayı harcayarak kocasının ölümünden önceki eski konforlu hayatını sürdürmeye çalıştığını, davacıların babalarından kalan şirketleri ve diğer taşınmazları devralıp bazı işletmeleri borca batırdıklarını, babasından miras payını alamadığını, devrin aile içinde denkleştirme olduğunu, satışın murisin ölümünden 22 yıl önce yapıldığını ve satış iradesinden dönülmediğini, murisin gerçek iradesine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; murisin taşınmazı davalı kızına devir iradesinin olduğu, davalı tanıklarının ödeme savunmasını doğruladığı, murisin fabrikatör olan eşinin ölümü sonrasında eski hayat standardını korumak için paraya ihtiyacı olduğu, davalı kızının ölene kadar murisle birlikte yaşadığı ve ona hizmet ettiği, murisin minnet duygusuyla hareket ettiği, devrin karşılıksız yapıldığı ve muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı, işlem gerçek satış olduğundan tekise de tabi olmadığı gerekçesiyle asli ve terditli taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün bulunduğu 1 72... parsel sayılı taşınmazın murisin eşi, tarafların babası ... 'dan eşi ve çocuklarına intikâl ettiği, iki kat üç daire olacak şekilde kat irtifakı tesis edilmesinden sonra 2 nolu bağımsız bölümün davacı ...'a, 1 nolu bağımsız bölümün davacı ... 'a, 3 nolu bağımsız bölümün ise yarı yarıya muris ile kızı davalıya düştüğü, murisin 3 nolu dairedeki 1/2 payını davalı kızına ahlaki görevini aşar şekilde bakması karşılığı duyduğu minnet duygusu ve 1.500 Cumhuriyet altını karşılığında sattığı, davalının yatalak kalan murise ahlaki görevini aşar şekilde 5 yıl baktığı, bedelin alındığına dair murisin imzasını taşıyan belgenin bulunduğu, murisin Şişli, ... Mahallesinde temlik dışı 2 adet dairesi olduğu, babalarından intikâl eden taşınmaz yönünden hak ve adaletin sağlandığı, dava konusu devrin davacıların saklı payını ihlâl kastıyla yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!