Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, bedel belirleme yöntemleri, objektif değer artışı, fark bedelin yatırılmaması ve usulsüz tebligat çerçevesinde bozma kararı sonrası yapılan yeniden yargılama süreci.
Özet: Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı olarak taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermişken, istinaf mahkemesi belirlenen ek kamulaştırma bedelinin davacı idare tarafından kesin süreye rağmen depo edilmediği gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davanın reddine hükmetmiştir; ancak yapılan temyiz incelemesinde, fark bedelin yatırılması için verilen kesin sürenin tebligatının, davalı ile vekillik ilişkisi sona ermiş olan avukata yapıldığı ve bu tebligatın usulsüz olduğu tespit edilerek bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ Esas, █████████ Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun(2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, .... ilçesi, ... köyü 375 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere 12.04.2007 tarihinden itibaren kamulaştırma çalışmalarına başlandığını, uzlaşma toplantısında teklif edilen miktarın emsallerin eş değeri olmadığını, müvekkilinin taşınmazının yeni köprü çalışması yapılan yerde olduğunu, bu bölgenin gelişmekte olan sanayi bölgesi olduğunu, taşınmazın değeri tespit edilirken tüm bu hususların da göz önüne alınmasını talep ettiklerini, 10 yıldır müvekkilinin arazisini kullanamadığını, Devlet eliyle taşınmazın etrafının tellendiğini taşınmazın üzerindeki ağaçların kesildiğini müvekkilinin taşınmazını kullanmasının engellendiğini, müvekkilinin ağaçlarının bertaraf edildiğini taşınmazındaki çitlerin yıkıldığını, kamulaştırma tarihinden bu yana müvekkiline herhangi bir paranın ödenmediğini, müvekkilinin kamulaştırma işlemlerinin başladığı günden bu yana zarara uğratıldığını ileri sürerek bölge değerlerine eş değer olarak taşınmazın değerinin belirlenmesini, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2023 tarihli ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğunu, ancak aynı bölgeden Dairelerine intikal eden dosyalarda kuru araziler için üçlü münavebe sistemi uygulandığı anlaşılmakla buğday, nohut, kavun münavebesi esas alınarak bedel belirlenmesi gerektiği, ayrıca aynı kamulaştırma projesi kapsamında kalan Bekirli 2702 parsel sayılı taşınmazla ilgili Dairelerinde incelenen ████████ Esas sayılı dosyada uygulanan %400 oranında objektif değer artış oranı uygulanarak metrekare değerinin 74,25 TL/m² bulunduğu ve belirlenen kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tensip zaptı ekli tebligat çıkarıldığı belirlenen bedelin depo edilmemesi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre davacı tarafa ikinci kez süre verildiği, kesin süre sonunda fark bedelin yatırılmaması halinde dosya üzerinden davanın reddine karar verileceğinin ihtiratlı davetiye ile taraflara tebliğ edildiği, ancak davacı ... tarafından fark bedelin depo edilmediği anlaşıldığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen 902.962,50 TL fark kamulaştırma bedelini yatırması için davacı idareye tebliğinden itibaren başlamak üzere 15 gün süre verildiği, fark bedelin yatırılmaması üzerine 31.01.2024 tarihinde ikinci kez 15 gün süre verildiği, kesin süre sonunda kamulaştırma bedelinin yatırılmaması durumunda davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği ve bu kararın 23.07.2022 tarihinde emekli olan ve bu tarih itibarıyla davalı ... ile ilişiği kesilerek vekillik görevi son bulan Avukat ...’a 06.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, geçersiz olan bu tebligat dışında, davalı Hazineye kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gibi davacı idare vekili Avukat ...'ın elektronik tebligat adresine tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) e-tebliğ mazbatası görülmüşse de UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın Elektronik Yolla Yapılmasının Zorunlu Olanlar" Başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde davacı idareninde sayıldığı 7201 sayılı Kanun'un 3 üncü fıkrasına göre ise ‘Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun'da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.’ hükmünün bulunduğu, Kanun'un 35 inci maddesi dördüncü fıkrasına göre tüzel kişilere daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından ve bu madde hükümleri uygulacağından avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerektiği ve feri müdahil vekilinin bu aşamada temyizinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 09.07.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı ... ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!