Üst düzey yönetici olarak çalışan işçinin kıdem, ihbar, yıllık izin ve fazla çalışma gibi işçilik alacaklarının Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilen anlaşma ve mahsup itirazları.
Özet: Bu hukuki evrak, 1973-2016 yılları arasında davalı şirketlerde üst düzey yönetici olarak çalışan ve haksız fesih iddiasıyla kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti alacakları talep eden işçinin davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla mesai alacaklarını kabul ederken, tatil ücretlerini reddetmiş; istinaf mahkemesi ise hizmet süresi ve yıllık izin alacağını onamış, davalının mahsup iddialarını yetersiz delil nedeniyle reddetmiş, ancak davacının kendi çalışma saatlerini belirleyen üst düzey yönetici konumunda olmasının işçilik alacaklarına etkisini değerlendirme yoluna gitmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler nezdinde 03.12.1973-25.12.2016 tarihleri arasında en son brüt 12.091,00 TL ücretle muhtelif kademelerde işçi ve üst düzey yönetici olarak çalıştığını, davalının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacının işverene gönderdiği 16.05.2019 tarihli ihtarname ile yasal alacaklarının ödenmesini talep ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesi sona erdikten sonra davacının hak etmiş olduğu işçilik alacaklarının hesaplandığını ve taraflarca mutabık kalındığını, iş ilişkisi devam ederken davalı Şirkete ait bir taşınmazın davacıya devir edildiğini, devir işlemi için davacı adına 54.237,20 TL tapu masrafının davalı tarafından ödendiğini, bu tapu harcının davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatından mahsup edildiğini, davacının hak ettiği işçilik alacaklarının geri kalanının ise dava dışı ... Mağazacılık Dış Tic. AŞ'ye olan bakiye borcundan mahsup edildiğini, hak ettiği bütün işçilik alacaklarının tam ve eksiksiz olarak karşılandığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, işyerinde hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı işyerinde 03.12.1973-25.12.2016 tarihleri arasında çalıştığı, davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalının yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığına dair imzalı izin defteri veya eş değer bir belge sunmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda davacı asılın beyanının alındığı, hesaplamasına itibar edilen bilirkişi raporuna göre yıllık ücretli izin alacağı talebinin kabulü gerektiği, davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma alacaklarının bulunduğu, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusunun işçilik alacakları olduğu ve taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan davalının görev itirazının yerinde olmadığı, dosyaya sunulan 25.12.2016 tarihli kıdem tazminat hesap tablosunda davacının işe giriş tarihinin 03.12.1973, işten çıkış tarihin 25.12.2016 ve çalışma süresinin 43... gün olarak yazıldığı tespit edildiğinden davalıların hizmet süresine dair itirazlarının yerinde olmadığı, davacı asılın duruşmada alınan beyanı da dikkate alındığında yıllık ücretli izinlerini kullanmadığı, bilirkişi raporunda davacının geriye doğru işçilik alacaklarında ücret bordrolarının esas alındığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların yerinde olduğu, davalıların istinaf itirazında İlk Derece Mahkemesinin taraflar arasında yapılan mutabakatnameler ile ödeme dekontlarını göz önünde bulundurmadığını ileri sürdüğü; ancak dosyada söz konusu ödemelerin hangi tarihte yapıldığı ve ödemelerle ilgili yazılı belgeye rastlanmadığı, sunulan tapu masrafının kabulü hususunda davacı ile mutabık olduklarına dair bilgi bulunmadığı, bu nedenle davacının alacaklarından mahsup yapılmamasının yerinde olduğu, taraf tanık anlatımlarında davacının Genel Müdür ve İcra Kurulu üyesi olarak çalıştığının belirtildiği, dava dilekçesinde de davacının üst düzey yönetici olarak çalıştığının açıklandığı, bu hususlar dikkate alındığında davacının işyerinde kendi çalışmasını kendisi belirleyen üst düzey yönetici pozisyonunda çalıştığı, ayrıca dosyada zamanaşımına uğramayan dönemde dinlenen davacı tanıklarının davacı ile birlikte o dönem çalışmalarının olmadığı, bu kapsamda davacının fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı, davalıların bu yönden istinaf itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin taleplerinin kabulü, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işyerinde Genel Müdür, İcra Kurulu üyeliği görevlerini icra ettiği, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olmadığını, davacı Şirket ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olduğundan davanın asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini,
2. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,
3. Davacının, müvekkili Şirkette çalışan işçileri işe alma ve işten çıkarma yetkisi olduğunu, Müvekkili Şirket bünyesinde Yönetim Kurulu üyesi olan davacının müvekkili Şirketin Genel Kurulu tarafından seçildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin vekâlet sözleşmesine dayandığını, davacının işçi değil işveren niteliği bulunduğunu, davalı Şirketin hissedarı, Yönetim Kurulu üyesi ve sonradan müvekkili Şirkette müdür olan davacının sözleşmesi sona erdiğinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenemeyeceğini,
4. Davacının davalı ile ilişkisi sona erdikten sonra hak ettiği alacakları hesaplanarak taraflarca bu hesaba mutabık kalındığını, müvekkili Şirkete ait taşınmazın davacıya devri nedeni ile davacının devir işlemi için ödemesi gereken 54.237,20 TL tapu masrafını davalının davacı adına yatırdığını, bu tapu masrafının davacının hak ettiği alacaklardan mahsup edildiğini, davacının müvekkili Şirketlere bakiye borcu bulunduğunu, borcun kaynağının davacıya verilen çek, faiz tahakkuku ve ürün alışverişi olduğunu, davacının hak ettiği alacakların geri kalanının davacının bakiye borcundan mahsup edildiğini, tarafların tapu masrafı ve davacının bakiye borcunun mahsubunda anlaştığını, açıklanan nedenlerle mevcut borçların hesaplanan alacaklardan mahsubu gerektiğini, ancak bu ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsubuna dair hiçbir işlem yapılmadığını,
5. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, talebin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ile buna bağlı olarak görevli mahkeme, hizmet süresi, davacının hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, hesaplamadan mahsubu gereken bir ödeme olup olmadığı hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!