Trafik kazası sonucu vefat eden murislerin destekten yoksun kalma tazminatı davasında sigorta şirketinin teminat limiti ve garameten ödeme sorumluluğuna ilişkin Yargıtay bozma kararı incelemesi.
Özet: Trafik kazasında vefat eden murisleri için destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine açtığı davada, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi uyarınca yaptığı iyi niyetli ödemelerin poliçe limitine etkisini ve sorumluluğun garameten oranlama yoluyla belirlenmesi gerektiğini göz ardı ederek karar vermesi nedeniyle hükmün Yargıtay tarafından iki kez bozulduğu, bu durumun sigorta şirketinin kaza başına sorumluluk limitinin ve daha önceki tazminat ödemelerinin detaylı bir şekilde incelenmesinin davanın esası olduğunu vurguladığı görülmektedir.
4. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.12.2012 tarihinde davalı ...Ş’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, .. Petrol Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. ve ...’in işleteni olduğu, müvekkillerinin murisleri ...ve ...’ın yolcu olarak bulunduğu, sürücü .. idaresindeki otobüs ile sürücü ... idaresindeki plakalı çekicinin çarpıştığını, meydana gelen kazada müvekkillerinin murislerinin vefat ettiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek, davacıların her biri için 5.000,00’er TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş, 19.09.2013 tarihli dilekçe ile talebini toplam 138.792.62 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... Petrol Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. ve ... davaya cevap vermemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; hasar dosyası açıldığını, ödeme yapılmasını gerektirir bir durum olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.09.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacılardan ... için oğlu ...'ın ölümü nedeniyle 29.721,79 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için oğlu ...'ın ölümü nedeniyle 37.186,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için kızı ...'ın ölümü nedeniyle 33.454,32 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için kızı ...'ın ölümü nedeniyle 38.430,48 TL destekten yoksun kalma tazminatı, olmak üzere toplam 138.792,62 TL'nin dava tarihi olan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 19.09.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2016 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; "...Davalı zorunlu trafik sigortacısı, çekici ile yolcu otobüsünün çarpıştığı, tüm teminat limitinin tükendiği, buna ilişkin bir kısım mahkeme kararı, ödeme ve yargılaması devam eden dosyalar olduğunu bildirerek şirketin sorumluluğu kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca zarar gören kimse birden fazlaysa, bunlardan birine veya birkaçına yaptığı iyi niyetli ödemelerle ve ödediği miktarlar oranında, diğerlerine karşı sorumluluktan kurtulur.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... şirketinin iyi niyetle yaptığı ödemelerin araştırılması ve sonucuna göre Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi uyarınca oranlama (garameten) yoluyla ve poliçe teminat limitiyle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu savunma üzerinde hiç durulmadan, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılardan ... için oğlu ...'ın ölümü nedeniyle 29.721,79 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için oğlu ...'ın ölümü nedeniyle 37.186,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için kızı ...'ın ölümü nedeniyle 33.242,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacılardan ... için kızı ...'ın ölümü nedeniyle 38.186,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 138.336,39 TL'nin dava tarihi olan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarih ve ████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamında; "...Davalı zorunlu trafik sigortacısı kaza nedeni ile ödemeler yaptığını bu nedenle kaza başına teminat limitinin tükendiğini belirterek buna ilişkin bir kısım mahkeme kararı ve ödemelere ilişkin dekontlar sunarak şirketin sorumluluğunun kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan ödemeler detaylandırılmamış, davalı ... tarafından kaza nedeni ile kimlere hangi miktarda ne sebeple ödeme yapıldığı belirtilmemiş olup teminat limitinin aşılıp aşılmadığı denetlenememektedir. Bu nedenle rapor gerekçeli ve denetime elverişli olmayıp karar vermek için de yeterli değildir. Bu durumda; mahkemece anılan bozma kararına uyulmuş olmasına göre bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla bozma ilamı doğrultusunda davalı ... şirketinin yapmış olduğunu belirttiği ödemelere ilişkin hasar dosyalarının getirilmesi, mahkeme kararı sonucu ödenen miktarlara ilişkin mahkeme kararlarının (kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneklerinin) dosya arasına alınması, davalı ... şirketinin dava konusu kaza nedeni ile yapmış olduğu tüm ödemelere ilişkin ibraname, dekont, vs evrakların dosya arasına alınmasının ardından başka bir bilirkişiden davalı ... şirketinin yaptığı ödemeler nedeni ile kaza başına limitinin aşılıp aşılmadığının değerlendirildiği ayrıntılı denetime açık rapor alınması ve yapılan ödemelerin iyi niyetli olup olmadığı, KTK'nın 96. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalıp kalmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken uyulmasına karar verilen bozma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile temin edilen 17.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamada davalı ... şirketinin yaptığı ödemelerin poliçe üst limitini aştığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı şirketin 3. kişilere haricen yaptığı ödemelerin KTK m. 96 kapsamında iyi niyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekse de, bilirkişi raporunda derdest olan, Yargıtay denetiminde olan miktarı belli olmayan dosya alacakları nedeniyle talep edilen toplam tazminat tutarı belirlenemediğinden garame usulü hesaplama imkânının olmadığının belirtildiği, bu haliyle davalı ... şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalmadığı değerlendirilerek davanın reddine
karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.03.2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; "...Dosya içeriğinden; mahkemece verilen 19.09.2013 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilk hükümde; davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verildiği, kararın sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 10.02.2016 gün, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile, davalı ... şirketinin iyi niyetle yaptığı ödemelerin araştırılması ve sonucuna göre KTK'nın 96. maddesi uyarınca oranlama (garameten) yoluyla ve poliçe teminat limitiyle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu savunma üzerinde hiç durulmadan, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edildiği, mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği ████████ ████████ sayılı kısmen kabul kararının yine sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, bu kez Dairenin 19.12.2019 tarihli 2018/2 44... /12254 Karar sayılı ilamı ile KTK'nın 96. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalıp kalmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken uyulmasına karar verilen bozma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden mahkeme kararının 2. kez bozulduğu görülmektedir.
Şu halde, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk hükmü, kararı temyiz etmeyen davalılar ... ve ... Petrol Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. yönünden kesinleşmiştir. Mahkemece temyize konu eldeki kararda ise; karar başlığında tüm davalıların isimleri gösterilerek davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra, hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan davalılar ... ve ... Petrol Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. yönünden de davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2. Ayrıca; Yerel mahkemece anılan bozma kararına uyulduğu halde bozma kararının gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma kararında açıklandığı üzere davalı zorunlu trafik sigortacısı kaza nedeni ile ödemeler yaptığını bu nedenle kaza başına teminat limitinin tükendiğini belirterek buna ilişkin bir kısım mahkeme kararı ve ödemelere ilişkin dekontlar sunarak şirketin sorumluluğunun kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, bilirkişiden rapor alınmış, derdest olan dosyalar nedeniyle toplam tazminat tutarı bilinmediğinden ve garame yapılamadığı belirtilerek sigorta şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalmadığı belirtilerek dava reddedilmiş ise de yapılan araştırma yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da konuyla ilgili düzenlemelere ve dosya kapsamına uygun değildir.
Öncelikle bozma ilamında belirtildiği ve bilirkişinin de raporunda belirttiği üzere harici ödemelere ve mahkeme kararlarına ilişkin tüm evraklar dosyaya sunulmamış olup bilirkişi tarafından dosyaya sunulan evraklar ve ayrıca davalı beyanları esas alınarak limitin aşılıp aşılmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda; mahkemece anılan bozma kararına uyulmuş olmasına göre bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla bozma ilamı doğrultusunda; davalı vekiline son kez ihtaratlı kesin süre verilerek davalı ... şirketinin yapmış olduğunu belirttiği ödemelere ilişkin hasar dosyalarının getirilmesi, mahkeme kararı sonucu ödenen miktarlara ilişkin mahkeme kararlarının (kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneklerinin) dosya arasına alınması, davalı ... şirketinin dava konusu kaza nedeni ile yapmış olduğu tüm ödemelere ilişkin ibraname, dekont, vs evrakların dosya arasına alınmasının ardından davalı ... şirketinin yaptığı ödemeler nedeni ile kaza başına limitinin aşılıp aşılmadığının değerlendirildiği ayrıntılı denetime açık rapor alınması ve harici ödemelerin yapıldığı tarihler ve işbu davanın açıldığı tarih dikkate alınarak yapılan ödemelerin iyi niyetli olup olmadığı, KTK'nın 96. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin kaza ile ilgili sorumluluğunun kalıp kalmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken uyulmasına karar verilen bozma kararının gereği yerine getirilmeden yanılgılı kanaatle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temin edilen 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda bozma ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamada davalı ... şirketinin yaptığı ödemelerin poliçe üst limitini aştığının tespit edildiği, davalı ... şirketinin poliçe limitinin 2.000.000,00 TL ile sınırlı olmasına rağmen dosyaya sunulan bilgi ve belgeler nazara alındığında rapor tarihi itibariyle hak sahiplerine toplam 2.244.926,14 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, bu haliyle poliçe limitinin de üzerinde ödeme yapmış olması dikkate alındığında ve mahkemece verilen kararlar doğrultusunda ödemelerin yarısından fazlasının yapılmış olması karşısında sigorta şirketinin iş bu davacılara ve diğer hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerin iyi niyetle yapılmış ödemeler olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, davanın davalı ...Ş yönünden reddine, davalılar ... ve ... Petrol Turizim Sey. Tic. Ltd. Şti yönünden mahkemece daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafça gerekli belgelerin sunulmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1.2918 sayılı KTK'nın 96. maddesinin 1. fıkrasında "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.”, 2. fıkrasında ise “Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda, bozma ilamı sonrası mahkemece yapılan araştırmada davalı ... şirketinin yaptığı ödemelerin poliçe üst limitini aştığının tespit edildiği ve yapılan ödemelerin iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamıyla uyumlu değildir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı ... şirketine iş bu dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle davalı davadan ve davacıların iddia ettiği zarardan en geç bu tarihte haberdar olmuştur. Dosyaya davalı tarafça sunulan ödeme belgelerinden anlaşılacağı üzere üçüncü kişilere yapılan ödemelerin büyük bir miktarı bu tebliğ tarihinden sonra yapılmış olup davalının sigorta limiti dahilinde zarar görenleri göz önünde bulundurarak ödeme yapması gerekirken garameten paylaştırma yapmadan ödeme yapması sebebiyle davacının zararını bilmeksizin davalının iyiniyetle, üçüncü kişilere ödeme yaptığının kabulü mümkün değildir.
Limiti tüketen davalı sigortacının, 2918 sayılı KTK’nın 96. maddesinin 2. fıkrası gereğince, eldeki davanın davacıları olan desteğin anne ve babasına karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği açıktır.
Şu durumda mahkemece; davacıların davalı ... şirketinden tazminat talebinin bulunabileceği gözetilmeden teminat limitinin tamamının tüketildiğinin anlaşılmasına göre, davalının 2918 sayılı KTK’nın 96. maddesinin 2. fıkrası kapsamında davacılara karşı poliçeden kaynaklanan borcundan kurtulmadığı kabul edilerek, davacıların eldeki davada talep edebilecekleri bakiye tazminat miktarlarının belirlenmesi için usulüne uygun şekilde hazırlanacak aktüer bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!