Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, miras ortaklığı sebebiyle eksik dava şartı gerekçesiyle davanın reddi kararı onandı.
Özet: Davacı tarafından, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, Erzurumdaki belirli taşınmazların dedesinden miras kaldığını iddia etmesine karşın, davalıların uzun süreli zilyetlik ve hükmen tescil savunmalarına karşı, ilk derece mahkemesi davacının murisinin terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle tüm mirasçıların muvafakati veya tereke temsilcisi olmaksızın dava açma şartını yerine getiremediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış ve Yargıtay da usul ve kanuna uygun bularak nihai olarak onamıştır.

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Karayazı Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Erzurum ili, Karayazı ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 1 02... , 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların emlak beyannamesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 8, 9 parselin davalı ... adına, 10 parselin davalı ... adına tespit edildiği, davacının amcası ...'in tespite itirazı üzerine Karayazı Kadastro Mahkemesinin 13.06.2006 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla bu parsellere yönelik itirazın reddine, tespit gibi tescile karar verildiği, hükmen 13.07.2016 tarihinde davalılar ... ve ... adlarına tescil edildiği, davalı ...'in dava sırasında ölümü üzerine 8 ve 9 parsellerin dahili davalı mirasçılarına intikâl ettiği, 10 parselin ise dava sırasında 27.04.2023 tarihinde dava dışı ... 'a satıldığı, dava dilekçesinde yer alan 1 02... parsel sayılı taşınmazın eldeki dosyadan tefrik edilerek farklı esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davacı; dava konusu 8, 9, 10... parsel sayılı taşınmazların tahrir kaydı ve köy sınır kaydına dayalı olarak dedesi ...'den kendisine intikâl ettiğini, haksız olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek vergi kaydı, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikâl nedenlerine dayanarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş, 28.01.2021 tarihli celsede diğer mirasçılar ile anlaşarak davayı kendisinin açtığını, dava sonucunda diğer davacılara taşınmaz üzerindeki haklarını vereceğini beyan etmiştir.Asli müdahale talep eden ...; davacının dayandığı tahrir kaydında adı geçen Kerem ve ...'in mirasçısı olduğunu belirterek davaya müdahale talep etmiştir.Davalılar ... ve ...; taşınmazların dedelerinden babaları ...'a, ondan da kendilerine geçtiğini, hükmen adlarına tespit ve tescil edildiği, 100 yıldır zilyet olduklarını, davacının dayandığı belgenin başka bir yere ait olduğunu ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların öncesinde davalılar ve babaları tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, davacının taşınmazların dedesinden geldiğini, davayı diğer mirasçılarla anlaşarak kendisinin açtığını, dava sonucunda diğer mirasçıların paylarını vereceğini beyan ettiği, davalıların davacının dedesinin terekesine göre 3. kişi oldukları, davacının dedesinin terekesinin taksim edilmediği, taksim edilmeyen terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, tereke adına açılmış dava olmadığından diğer mirasçıların muvafakatı ya da tereke temsilcisi atanması yoluyla da dava görülemeyeceğinden dava şartının bulunmadığı, müdahale talebini harçlandırmayan ...'in müdahale talebinin de usule uygun olmadığından taraf sıfatını kazanmayacağı gerekçesiyle müdahale talebinin reddi ile davacının davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.