Milletvekilinin vakıf hakkındaki eleştirel açıklamalarının ifade özgürlüğü sınırlarında kalarak kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğine dair Yargıtayın Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaması.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, bir milletvekilinin kamuya açık bir vakıf hakkında yaptığı açıklamaların vakfın kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiasıyla açılan manevi tazminat davası kapsamında olup, ilk derece mahkemesi eleştiri sınırlarının aşıldığına hükmederek tazminata karar verse de, Bölge Adliye Mahkemesi davalı milletvekilinin açıklamalarını demokratik toplumda kamuyu bilgilendirme görevi ve ifade özgürlüğü çerçevesinde eleştiri olarak kabul ederek, kamuya mal olmuş vakıfların eleştiriye daha fazla katlanma yükümlülüğü bulunduğu ve doğrudan bir kişilik hakkı ihlalinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ 23... /747 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2014/5 39... /166 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Milletvekili olan davalı tarafından müvekkili vakfın yönetim kurulunda yer alan dava dışı ....'ın Gaziantep ziyareti sonrasında müvekkili vakıf hakkında bir takım hukuka aykırı açıklamalar yapıldığını, söz konusu açıklamaların 16.05.2014 tarihinde .... Gazetesi ve diğer yayın organlarında haber yapıldığını, davalı tarafından müvekkili vakfa hukuka aykırı şekilde somut olgu isnat edildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın açıklamanın yapıldığı tarihten işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; milletvekili olan müvekkilinin aynı zamanda TBMM KİT Komisyon üyesi olduğunu, halkı bilgilendirme görevinin bulunduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının söz ve ifadeleri ile eleştiri sınırlarının aşıldığı, davacı vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu konuşmada, belediye başkanı ile davacı vakıf yetkilisinin görüşmesini muhalif bir milletvekili olarak yorumladığı, açıklamaların kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlamaya yönelik olduğu, doğrudan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflenmediği, kamuya mal olmuş, toplumda tanınır kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğü olduğu; ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, davalının bir milletvekili olarak konuya ilişkin eleştirel düşüncelerini açıkladığı, bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından yapılan müvekkili vakfın itibarına, onur ve saygınlığına zarar verecek açıklamalar ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, iftira ve hakaret niteliğinde olduğunu, eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceğini, zan altında bırakacak itham ve iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin siyasi bir figür olmadığını, kar amacı gütmeyen toplumsal hizmeti amaçlayan bir vakıf olduğunu, karalama amacıyla hareket edildiğini, küçük düşürücü ifadelerle ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; milletvekili olan davalının 16.05.2014 tarihinde ... Gazetesi ve diğer yayın organlarında yer alan açıklamaları nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; muhalefet partisi milletvekili olan davalının dava konusu açıklamalarında eleştiri sınırlarının aşılmadığının; Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin; seçmenlerini temsil eden, onların taleplerini, endişelerini ve düşüncelerini politik alana aktaran ve çıkarlarını savunan, seçilmiş kimseler için ifade özgürlüğünün özellikle değerli olduğunun, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının, kamuya mal olmuş davacının konumuna göre eleştirilere daha fazla katlanma yükümlülüğü bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.