Suriye uyruklu sigortalının parkta çiçek bakımı sırasında buzda kayarak yaralanmasının iş kazası olarak tespiti talebiyle açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Suriye uyruklu bir işçinin, parkta bitki bakımı yaparken buzda kayarak sağ kolunu kırması ve başlangıçta iş kazası olarak kaydedilen durumun işveren baskısıyla hastalık olarak değiştirildiği iddiasıyla açtığı davada, olayın iş kazası olduğunun tespiti talep edilmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, 5510 sayılı Kanun kapsamında olayı iş kazası olarak kabul ederken, davalı kurum bu karara karşı temyize başvurarak kazanın iş kazası niteliğinde olmadığını savunmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Suriye vatandaşı olduğunu, 10.10.2018 tarihinde davalı ... Şirketinde çalışmak üzere çalışma izin belgesi aldığını, alınan izin ile birlikte davalı şirket nezdinde 17.10.2018 - 01.01.2019 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını, davalı şirkette çalıştığı dönemlerde davalının göstermiş olduğu park ve bahçeler ile yol kenarlarına çiçek ekim dikimi ile bakım işlerinin yapılması işlerini yerine getirdiğini, 26.12.2018 tarihinde davacının çiçek ve ağaç bakımı için parkta bulunduğu sırada yerlerin buzlu olmasından dolayı ayağının kaydığını ve yere düşerek sağ kolunu kırdığını, davacının kolunun kırılmasından sonra birlikte çalıştığı kişilerin apar topar davacıyı hastaneye götürdüklerini, hastaneye girişinin ilk olarak "iş kazası" şeklinde yapıldığını, hastanede bulunduğu sırada davalı şirket çalışanlarının müvekkiline her türlü yardımı yapacaklarını, kendilerinden şikayetçi olmamasını, yaşanılan olayı iş kazası olarak söylememesini istediklerini, davalı şirket çalışanlarının hastane kayıtlarına iş kazası şeklinde yapılan girişinin yanlış beyan edildiğini, düzeltilmesi gerektiğini söyleyerek hastane girişini hastalık şeklinde düzelttirdiklerini, davacının davalı şirket görevlilerinin gerçekleştirdiği işlemleri Türkçe bilmemesinden ve kendisine yardım yapılacağını zannederek ses çıkarmadığını, iş sözleşmesinin 01.01.2019 tarihi itibariyle sonlandırıldığının, Kurum tarafından kendisine gerekli yardımların yapılacağının, artık işe gelmemesi gerektiği belirtilerek işe başlamasının engellendiğini, iş kazası bildirilmesine rağmen bu tarihe kadar iş kazası tespiti yapılmadığını ileri sürerek davacının geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminde hata bulunmadığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 26.12.2018 tarihinde maruz kaldığı olay-kaza işyerinde ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana geldiğinden 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) alt bentleri hükmü gereğince iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarıncaesastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının maruz kaldığı kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrası kapsamında iş kazası olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığını, davacının beyanları, davacının ambulans ile hastaneye götürüldüğü saat, hastane evraklarına olayın iş kazası olarak beyan edilmesi, dinlenen tanıkların davacının görev yaptığı yerde çalışırken kaza geçirdiğine ilişkin beyanlarının çelişkili olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 26.12.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, 26.12.2018 tarihinde davacının çiçek ve ağaç bakımı için parkta bulunduğu sırada yerlerin buzlu olmasından dolayı ayağının kayması üzerine yere düşerek yaralanması olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti talepli olarak açılan dava hakkında, Mahkemece, ambulans kayıtları, hastane kayıtları davacının oğlu ile diğer tanıklarının beyanları gözetilmek suretiyle yazılı şekilde olayın iş kazası olduğuna karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
Bu kapsamda Mahkemece, kaza sırasında olayın meydana geldiği ... Mezarlığında davacının yanında kim olduğu, davacının hastaneye sevk edildiği ambulansın kim tarafından çağrıldığı hususları araştırılmalı, tespit edilecek bu kişilerin kamu tanığı olarak beyanlarına başvurulmalı, davacının beyanı ile hastane ve ambulans saat kayıtlarının da çelişkili olduğu gözetilmek suretiyle olayın görgü tanığı bulunup bulunmadığı netleştirilmeli ve buna göre trafik kazası olayının iş kazası olup olmadığı hususunda araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!