Danıştay Kararı: VUK 160/a Kapsamında Resen Terkin Sonrası Mükellefiyet Tesisinde Teminat Talebinin İdari İşlem Niteliği.
Özet: Danıştay, vergi mükellefiyetinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 160/a maddesi uyarınca resen terkin edilmesinin ardından yeniden tesis talebinde bulunan şirketten istenen 2.295.009,66 TL tutarındaki teminatın iptali istemine yönelik davayı incelemekte; alt mahkemelerce, şirketin faal olduğu ve sahte fatura düzenleme riskinin somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle teminat istenmesine dair kısmının iptal edilmesi ve bu kararın istinafta onanması üzerine, temyiz eden vergi idaresinin işlemin dava edilebilir nitelikte olmadığını ileri sürmesi karşısında, idari işlemin hukuki sonuç doğurarak icrai nitelik taşıyıp taşımadığı hususunu hukuki değerlendirmeye tabi tutmaktadır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160/A maddesi uyarınca █████/2024 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin edildiğini, mükellefiyetin re'sen terkin tarihi itibariyle yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde tüm vergi borçlarını ödemesi, 2.295.009,66 TL tutarında teminat verilmesi gerektiğini duyuran ... tarih ve ... sayılı işlemin, teminat istenmesine dair kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin yoklamalarda faal, iş yerinde faaliyet konusu ile ilgili demirbaş ve emtianın var olduğunun görüldüğü, en yüksek mal alımı beyan ettiği mükellef hakkında olumsuz tespitler bulunmakla birlikte mükellefiyet kaydının re’sen kapatılmasına dair işlemin, ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında, davacı şirketin sahte fatura düzenleme riskinin yüksek olduğu hususu davalı idare tarafından somut olarak ortaya konulamadığından tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin dava edilebilir nitelikte olmadığı, mükellefçe gerçekleştirilmesi istenen hususların mükellefiyetin tekrar tesisini isteyen mükelleflerin kanun gereği yerine getirmesi gereken yükümlülükler olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının muhteviyatı itibariyle komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme riskinin yüksek olduğu neden gösterilerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160/A maddesi uyarınca... tarih ve ... sayılı işlem ile mükellefiyet kaydı kapatılmış aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasına istinaden mükellefiyetin yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda, tüm vergi borçlarını ödemesi ve 2.295.009,66 TL teminat verilmesi gerektiği davacıya bildirilmiş, davacı tarafından hakkında tesis edilen işlemin, mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda ''2.295.009,66 TL'' tutarında teminat istenmesine dair kısmı için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, sözü edilen nitelikte bir işlemin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemler, idari makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukukî statülerinde değişiklik yapan tek taraflı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin "idari makamlarca tesis edilmiş olma", "tek taraflı olma" ve "icrailik niteliğini taşıma" unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir.
Bir idari işlemin icrai nitelik taşıması ve bu bağlamda iptal davasına konu olabilmesi için ilgilisinin hukuksal durumuna etki etmesi, ilgilisine yeni hukuki durum veya durumlar yaratması daha açık bir ifadeyle ilgilisinin mevcut hukuki durumunu değiştirmesi yahut ortadan kaldırması gerekmektedir. Bununla birlikte, bir işlemin iptal davasına konu edilebilir nitelikte kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığının tespiti, işlemin içeriğine bakılarak yargı yerlerince belirlenecektir.
Olayda,... tarih ve ... sayılı işlemin, idarenin kamu gücünü ve kudretini kullanarak davacının rızasını almaksızın tek yanlı olarak başkaca bir işlemin varlığına gerek duyulmaksızın hukuksal sonuç doğuran ve nihayetinde icrai nitelik taşıyan kısmı ''mükellefiyetin re'sen terkin edilmesine dair'' kısmı olup dava konusu edilen kısmın ancak davacı tarafından mükellefiyetin yeniden tesis edilmek üzere idareye başvurulması sonrasında idarenin söz konusu işlemde belirtilen koşulların yerine getirilmesi gereğini davacıya duyurması ya da başkaca nedenlerle istemin reddine dair yeni bir işlem tesis etmesi durumunda icrailik kazanacağı, böylece davacının da ancak tesis edilen işlemin belirtilen şekilde icrailik kazanacak olan teminat istenilmesine dair kısmını dava konusu edebileceği açıktır.
Bu nedenle, idari davaya konu edilebilecek nitelikleri taşımayan ... tarih ve ... sayılı işlemin ''teminat istenmesine'' dair kısmının iptali istemiyle açılan davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığından, davayı esası incelenmek suretiyle yazılı gerekçeyle sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacının muhteviyatı itibariyle komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme riskinin yüksek olduğu neden gösterilerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160/A maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile mükellefiyet kaydı kapatılmış aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasına istinaden mükellefiyetin yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda, tüm vergi borçlarını ödemesi ve 2.295.009,66 TL teminat verilmesi gerektiği davacıya bildirilmiş, davacı tarafından hakkında tesis edilen işlemin, mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda ''2.295.009,66 TL'' tutarında teminat istenmesine dair kısmı için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İptal davası; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının █████/2000 tarih ve 4577 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişik (a) bendinde; "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmasının yanısıra, ayrıca, iptali istenilen idari işlemin menfaatini ihlal ediyor olması; bu menfaatin de, meşru, güncel ve kişisel nitelik taşıması gereklidir. İdari yargılama hukukunda davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak yoktur.
Uyuşmazlık konusu olayda davacının mükellefiyet kaydının yeniden tesis edilmesinin talep edilmesi durumunda ''2.295.009,66 TL'' tutarında teminat istenmesi menfaatini etkiler nitelikte sonuç doğurduğu ve idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden, işin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!