Haksız eylemden kaynaklanan kaçak elektrik tüketimi bedeli icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan ticari davada tarafların iddia ve savunmaları.
Özet: Davacı elektrik dağıtım şirketinin, müvekkili şirket aleyhine kesinleşen ancak kendisi yönünden itiraz ettiği ilamsız icra takibine konu kaçak elektrik kullanım bedelinin haksız eylemden kaynaklandığı iddiasıyla davalı şirket yöneticisinin itirazının iptalini talep ettiği bu davada; davalı yetki, zamanaşımı, kaçak kullanımın gerçek dışı olduğu, tek taraflı tutanakların geçersizliği gibi birçok savunma ileri sürerken, mahkeme uyuşmazlığın hukuki niteliği ve özellikle ticari dava olup olmadığını değerlendirme aşamasındadır.

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalının yöneticisi olduğu şirket ... ... İnşaat Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi (Vergi ... ) ve davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, şirket yönünden itiraz edilmediği ve takip kesinleşmiş olmasına rağmen tahsil edilemediği, diğer takip borçlusu davalı kendisi için takibe itirazı ettiği ve söz konusu takip icra dairesince yönetici şahıs yönünden durdurulduğu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu alacağın davalının haksız fiilinden kaynaklı doğduğu, uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, davalıya karşı, müvekkili şirket tarafından dağıtımı sağlanan elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanıldığının tespitine ilişkin yetkili memurlar tarafından H/... seri numara kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirilmediği, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlu şahıs şirket yöneticisi davalının itirazı üzerine durdurulduğu, bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamını, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalıların icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin adresi ... Mah. ... ... Yolu Sk. No:25/4 .../ İstanbul olup mahkemenin yetkisiz olduğu, yetki itirazlarımızın kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy adliyesine gönderilmesini talep ettikleri, Dava konusu amme alacağı olmadığı, limited şirket borcundan, müvekkil sorumlu tutulamayacağı,borçlu şirketten tahsil için gerekli mücadele verilmeden müvekkile dava yöneltilemeyeceği, kaçak elektrik iddiasının gerçek dışı olduğu, buna dair somut tespitin bulunmadığı, tek taraflı tutulmuş tutanakların geçerliliğinin olmadığı, söz konusu tutanağın müvekkile bildirilmediği, tutanak ve içeriğine itiraz ettikleri, davacı tarafın özel bir şirket olup tek taraflı düzenlenen tutanağın üstünlüğünün olmadığı, kaçak elektrik kullanım iddiası gerçek olsa dahi davacı tarafça yapılmadığı, davacının bahsi geçen adres ile ilgisi olmadığı gibi adresteki işletmenin davacıya ait olmadığı, bu hususta kolluk ve zabıta araştırması talep ettikleri, benzer yargılamaların .... İdare Mahkemesi 2023/..., ... Esas sayılı dosyalarında devam ettiği, bu dosyaların bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri, zamanaşımı itirazları mevcut olup davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, faiz ve faiz oranının fahiş olduğu, asıl alacak borç hesabının da hatalı ve fahiş olduğu için itiraz ettikleri, davacı taraf hiç bir evrak ve sözleşme sunmadığı için aboneliğin kabul edilmediği, evrak sunulduğu takdirde imza haklarının saklı olduğu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025tarihli, ... sayılı görevsizlik ilamının kesinleşmesine müteakip dosyanın mahkememize tevzi edilmiş olduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; .... İcra Dairesi 2022/... sayılı icra dosyası kapsamında davacı taraf aleyhine başlatılmış örnek 7 ilamsız icra takibine konu edilmiş kaçak elektrik kullanım bedeline dair davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Elektrik kullanım bedeline dair açılan itirazın iptali davalarına yönelik olarak en güncel tarihli emsal kararlardan birisi olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı, █████/2025 tarihli ilamının; "Dava,İtirazın İptali talebine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, incelenen faturada abone numarasının ticarethane olarak gözüktüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Somut olayda; kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, uyuşmazlık konusunun, işyerinde kaçak ve abonesiz olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, dosya kapsamına göre davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ....Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2025 gününde oy birliği ile karar verildi." şeklinde olduğu görülmüştür.
Görüleceği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık temelinde satış ilişkisine yönelik olup mutlak ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından tarafların sıfatına bakılmaksızın doğrudan Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir.
Somut olayda, öncelikle belirtmek gerekirse kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia edilen dönemin 2022 yılı olduğu, kaçak elektrik kullanıma dair tespit tutanağına bakıldığında kullanan tarafın "... ..." olarak belirtildiği ancak somut davanın gerçek kişi sıfatıyla davalı... aleyhine açılmış olduğu, her ne kadar İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025tarihli, ... sayılı görevsizlik ilamında "işbu davada tarafların tacir olduğu, davacı tarafın davaya konu bedelin davalının kaçak elektrik kullanımı iddiası olduğunu beyan ettiği, söz konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, bu sebeplerle tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiği sabit olduğundan" denilmişse de; davalı...'nın tacir olup olmadığı ve gerçek kişi tacir sıfatıyla ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde, dosyamız arasında yer alan Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabından da görüleceği üzere; 2022 yılı olan kaçak elektrik kullanım dönemi itibariyle davalı...'nın vergilendirmeye tabi olup işletme hesabına göre defter tuttuğu ancak 213 sayılı VUK'nun 176.ncı ve 177.nci maddeleri kapsamında belirtilen hadler göz önüne alındığında Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını aşmadığı gibi ilgili maddenin (2) numaralı bendinde yazılı bulunan iş/işler kapsamında kalan bir faaliyet yürütmediğinin tespit edildiği, yine, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin resmi internet sitesi üzerinden yapılan sorgulamada (adres itibariyle kaçak elektrik kullanımının yapıldığı iddia edilen İstanbul ili için) davalı...'nın gerçek kişi tacir kaydının da bulunmadığı tespit edilmiş olup, somut davada nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Bu durumda, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği açık olup görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği için; HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince işbu davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, Mahkememiz ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!