Çalışanın bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti davasında, ibra belgesi ve tanık beyanları ışığında kamu düzeni gereği mahkemenin resen delil araştırma zorunluluğu.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının işyerinde bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine yönelik bir dava olup, ilk derece mahkemesinin belirli dönemlere ilişkin hizmet tespitine hükmeden kısmi kabul kararı bölge adliye mahkemesince onanmışsa da, feri müdahil kurum temyizde fiili çalışmanın yetersiz ispatlandığını, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini, özellikle ibraname ve tanık beyanlarına aşırı güvenildiğini ileri sürmüştür; Yüksek Mahkeme ise hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi, hak kayıplarını önlemek için tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmeyip resen araştırma yapılarak işveren kayıtları, ücret bordroları, puantaj ve sigorta belgeleri dahil tüm delillerin toplanması gerektiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 10.10.20 08... .03.3016 tarihleri arasında kesintisiz çalışmış olmasına rağmen 10.10.2008 - 06.01.20 09... .02.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin bildirilmediği, ███████, 11, 12- 2009/1, 2015/2 inci aylara ait maaş bordrolarının ekli olduğu belirterek, davacının 10.10.2008 - 06.01.20 09... .02.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işyerinde diğer davalı SGK'ya bildirimi yapılmış 06.01.2009 - 23.03.2016 tarihleri arasında hizmeti bulunduğunu, davacının işe başladığı tarihin davacıya ödenen kıdem tazminatına ilişkin olan ve davacının da imzasının bulunduğu ibranamede açıkça 06.01.2009 tarihi olarak yer aldığını, davacının bu ibranameye ihtirazı kayıt koymadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davalı iş yerinin varlığı ve kapsamda olup olmadığının belirlenmesi, işveren kayıtlarının dosyaya alınması, çalışmanın fiili olduğunun kanıtlanması, ödenen ücretin somutlaştırılması, sadece tanık beyanlarına göre karar verilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yeri üzerinden ve dönemin alt sınır kazancı dikkate alınarak;
10.10.2008 - 31.12.2008 süresi için 81 gün ve günlük 21,29 TL üzerinden
01.01.2009 - 05.01.2009 süresi için 4 gün ve günlük 22,20 TL üzerinden hizmet bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, salt tanık anlatımlarına itibar edildiğini, oysa önceki bilirkişi raporlarında davalı tarafça sunulan ibranamenin varlığı karşısında davacının iddia olunan sürede çalıştığının ispatlanamadığının değerlendirildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 10.10.2008 - 06.01.20 09... .02.2015 - 02.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacının 06.01.2009 - 23.03.2016 tarihleri arasında davalı Şirkete ait ... sicil sayılı dosyasında işlem gören iş yerinden bildirimlerinin olduğu, anılan döneme ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen ibranamenin dosyada mevcut olduğu, söz konusu ibranamede davacının davalı iş yerinde 06.01.2009 - 23.03.2016 tarihleri arasında çalıştığı belirtilip, işçilik alacaklarını aldığını beyan edip imzaladığı görülmekle, söz konusu imzalı ibraname davacıya gösterilerek, imza inkarı olup olmadığı, imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, davacı tarafından itiraz edilmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmalı, buna göre bu belgelerin geçerli olup olmadığı belirlenmeli, yazılı belgelerin aksinin eş değer delillerle ispatlanabileceği de gözetilmek suretiyle talep konusu edilen dönem yönünden çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!