Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasında üçüncü kişinin iyiniyeti ile vasi feragatının usulü üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, mirasbırakanın muvazaalı taşınmaz devri iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının temyiz incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, taşınmazı sonradan edinen davalı şirketin iyiniyetli olduğunu belirterek davayı reddetmiş, ancak bölge adliye mahkemesi bu kararı davacı sıfatı, vasi tarafından yapılan feragatın geçerliliği ve dava şartları gibi usuli eksiklikler açısından ele almış, bozmaya uyarak yeni bir karar vermiş, ve bu karar şimdi davalı vekili tarafından tekrar temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacılar; mirasbırakanları ...'nin 1 75... , 1 69... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını oğlu olan davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı yapıldığını, bu hususun dava dışı mirasçılar ... ve ... tarafından açılıp kabulle sonuçlanıp kesinleşen mahkeme kararı ile de sabit olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile haciz ve ipoteklerden arındırılarak miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; aşamada dava konusu taşınmazların dava dışı üçüncü kişiye temliki sonucu tapu iptali ve tescil isteklerini yeni malik ... Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'ye yöneltmişler, davacı vasisi ... ..., 09.03.2020 tarihinde mahkemeye ibraz ettiği dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş, bozma kararı sonrası davacı vekili davayı yeni maliklere yöneltmiştir.Davalı ...; borcu olması nedeniyle payına ipotek tesis edildiğini, arsada inşaat yapımı için müteahhitle anlaştıklarını, ipotek alacağının ... İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı icra takip dosyasında müteahhide temlik edildiğini, müteahhidin borçlarının bir kısmını ödeyip iyiniyetli olarak inşaat anlaşması yaptığını, icra dosyasında satışın yapılmamasının hem kendisini hem de müteahhidi mağdur ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Feri müdahil ...; davalı ...'ın dava dışı ... ...'a olan borcuna karşılık dava konusu taşınmazlardaki paylarına ipotek tesis edildiğini, ... tarafından davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını, ortak iş yapmakta iken ortaklığa son verdikleri ...'in kendisine olan borçları nedeniyle icra takip dosyasındaki davalı ...'tan olan alacağını kendisine temlik ettiğini, böylelikle icra takip dosyasında alacaklı durumuna geçtiğini, buna rağmen davanın kendisine ihbar edilmediğini, taraflar arasındaki miras meselesinin kendisini ilgilendirmediğini, taşınmazı cebri ihaleden satın aldığını, daha sonra diğer davalı Şirkete devrettiğini, iyiniyetli olduğunu, ipoteğin taşınmazdan soyutlanarak karar verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Otomotiv Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili; davalı Şirketin taşınmazlardaki payları bedelini ödeyerek iyiniyetli olarak satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacının, davalı Şirketin dava konusu taşınmazları kötü niyetle iktisap ettiğini ispatlama yükümlülüğünde olup bu hususta dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, davacı taraf tanık deliline dayanmış ise de tanık listesinin sunulmadığı gibi açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle yeni malik olan davalı Şirkete yöneltilen davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; ...'nin ölümünden yaklaşık dokuz ay sonra onun adına eldeki davanın açıldığı, bu hususun giderilmesi mümkün olmayan dava şartı olması nedeniyle ... adına açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davaya devam eden mirasçılarına davacı sıfatı verilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemece, vasi ... ...'ın Of Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen 16.03.2020 tarihli karar ile vasiliğinin kaldırılarak davacı ...'ye dava dışı ... ...'nin vasi olarak atanmasına karar verilmiş ise de vasi ... tarafından feragat dilekçesinin sunulduğu 09.03.2020 tarihi itibariyle vasilik görevinin devam ettiği ancak TMK'nın 462. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davadan feragat konusunda vasinin izin kararı bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın esasının incelenmesinin yerinde olduğu, davacı ... tarafından açılan dava yönünden Of Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen 05.10.2020 tarihli karar ile husumete izin verildiği, böylelikle dava şartının yargılama sırasında tamamlandığı; davacı ...'ın davası yönünden, her ne kadar Of Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülen davada mirasbırakan tarafından taşınmazların davalı ...'a temlikinin muvazaalı olduğu hüküm altına alınmış ise de yeni malik davalı Şirkete karşı tapu iptali ve tescil istemiyle devam edilen eldeki davada, taşınmazı davalı ...'tan sonra iktisap eden davalı Şirket yönünden, aksi davacı tarafça kanıtlanamadığından TMK'nın 1023. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen kamu düzenine ilişkin sebeple kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ... yönünden davanın usulden reddine, davacı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 25.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı ... yönünden davanın usulden reddinin ve davacı ... yönünden verilen kararın doğru olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, mirasbırakan tarafından davalı ...'a yapılan pay temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kabulünün de isabetli bulunduğu ancak mirasbırakan Adil tarafından oğlu davalı ...'a yapılan dava konusu taşınmazlardaki pay temliklerinin muvazaalı olduğu, ara malik olan feri müdahil ... ile son kayıt maliki olan davalı Şirketin temlikin muvazaalı olduğunu bilen veya bilebilecek konumda bulundukları, bu durumda davalı Şirketin ediniminin iyiniyetli olmayıp TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, davacı ...'ın tapu iptali ve tescil istekli davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca işlem yapılarak davacı ... yönünden açılan dava hakkında Yargıtayca temyiz itirazının reddine karar verildiğinden hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalı Şirket vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Davalı Şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,Somut olayda; dava konusu 1 75... , 1 69... parsel sayılı taşınmazların 2023 yılında imar uygulamasına tabi tutulduğu, https://parselsorgu.tkgm.gov.tr üzerinden yapılan sorgulamada 1 75... parsel sayılı taşınmazın 23 35... ve 23 36... parsel sayılı taşınmazlara, 1 75... parsel sayılı taşınmazın 23 35... parsel sayılı taşınmaza, 1 75... parsel sayılı taşınmazın ise 23 35... ve 23 38... parsel sayılı taşınmazlara gittiğinin görülmesine rağmen 21.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda “dava konusu 1 75... ve 1 69... nolu parseller ile dava konusu olmayan 1 75... parsel ve 1 75... nolu parsellerin 23.02.2023 tarih ve 2253 yevmiye numarası ile imar uygulamasına tabi tutulduğu, ortak alanlar düştükten sonra ... adına 3215, 30... miktarlı 23 35... nolu parsel ile Anaokulu alanı olarak Maliye Hazinesi adına 2.448, 49... miktarlı 23 36... nolu parsel oluşmuş ve bir kısım yerde dava konusu olmayan 175 adanın 1 52... nolu parsellerine ilave edildiği” hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; oluşan imar parsellerine başka taşınmazlardan pay gelip gelmediğinin netleştirilmemesi, 23 38... parsel sayılı taşınmaza 1 75... parsel sayılı taşınmazdan pay yansıyıp yansımadığının tespit edilmemesi ve davalı Şirket ile Sınırlı Sorumlu Farklı Yapı Kooperatifi ile dosyada yer alan kat karşılığı inşaat sözleşmesi dikkate alınmaksızın davacı ...’ın tüm bağımsız bölümlerde paydaş kılınması suretiyle hüküm kurulduğu görülmektedir.Hal böyle olunca; eski ve yeni parsellerle irtibatı sağlayacak şekilde kütük sayfalarının getirtilmesi, gerektiğinde şehir plancısı, harita mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak (raporda yer verilen her tespitin dayanağı evrakın dosya arasına alınması sağlanmalı) öncelikle muristen intikal eden dava konusu payların hangi parsellere ve hangi oranlarda geçtiği, muristen gelmeyen paylar ayrık tutulmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tek tek tespit edilmeli, tespit edilen güncel taşınmazlardan üzerinde bina olmayanlar yönünden mevcut durumu dikkate alınarak, üzerinde bina olanlar yönünden ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca muristen gelen dava konusu paylara isabet eden bağımsız bölümler belirlenerek davacının miras payı oranında hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.Davalı Şirket vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.