Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, konkordato geçici mühlet sonrası faiz tahsilatı iddiasına dayalı itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Konkordato geçici mühlet kararı alan davacı şirket, davalı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcuna bu mühlet sonrası faiz işletmeye devam ederek haksız tahsilat yaptığını ileri sürerek fazladan ödenen faizin iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir; davalı banka ise alacağın konkordato sürecinden etkilenmeyen temlikli bir alacak olduğunu ve faiz işletmeye devam edilmesinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davacının fazla ödeme yapmadığını, aksine borçlu kaldığını tespit ederek davanın reddine karar vermiş, davacı bu kararı bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : İtirazın İptali (GKS)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasındaki GKS'ye dayalı borç için faiz ödendiği iddiası olunan faizin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında █████/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiğini, davalı ile arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında geçici mühlet tarihi itibari ile faiz işlemesinin durması gerektiği halde davalı tarafından faiz işletilmeye devam edildiğini, fazladan işletilen ve tahsil edilen faizin iadesi için davalıya başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu bedelin tahsili için Ankara 30. İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek takibe vaki itirazın iptalini ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve davacının borca karşılık ... A.Ş.'den doğmuş alacağını █████/2018 tarihinde 3.300.000,00 TL olarak müvekkiline temlik ettiğini, temlikin geçici mühletten önce doğduğunu fakat mühletten sonra muaccel olduğunu, bu nedenle alacağını konkordato sürecinden etkilenmeden tam olarak alabileceğini, İİK'nun 294/3 maddesi uyarınca faiz hesabında geçici değil kesin mühletin dikkate alınması gerektiğini, alacağı temlikle doğduğu için rehinli alacak kabul edilmesi gerektiğini ve faizlerin rehinli alacaklar yönünden durmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacının kredi borcuna karşılık dava dışı kişiden alacağını davalıya temlik yolu ile devrettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, davalının konkordato geçici mühlet kararına rağmen kredi borcuna geçici mühlet tarihi itibari ile faiz işletmeye devam ettiği ve temlikname kapsamında tahsil ettiği iddiası ile davacının fazladan işletilen faiz alacağının iadesi için başlatılan icra takibe vaki davalı itirazının iptali talebi ile eldeki davayı açtığı, kaldırma ilamından sonra bankacı bilirkişinin hükme esas alınan raporda yaptığı hesaplama dikkate alındığında; █████/2018 geçici mühlet tarihi itibariyle davalının, 4.596.880,84-TL asıl alacak, 329.732,48-TL işlemiş faiz, 24.984,46-TL BCH komisyonu, 3.996,64-TL teminat mektubu komisyonu ile 17.936,93-TL faiz ve komisyonların BSMV'si olmak üzere toplam 4.973.531,35-TL borcunun bulunduğu, █████/2018 tarihinde yapılan 4.950.000,00 TL tutarındaki temlik ödemesi düşüldüğünde, davacının, davalı bankaya 23.531,35-TL daha borçlu bulunduğunun belirlendiği, bu hali ile fazla yapılan ödeme bulunmadığından davalının icra takibine vaki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle; "davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik ve hatalı inceleme sonucu düzenlenen rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, haksız şekilde davanın reddine karar verildiğini, kendi yaptığı hesaplamanın ayrıntılı olarak tablo hâlinde mahkemeye sunulduğunu, şirket lehine olan kanuni düzenlemeler ile Yargıtay ve BAM içtihatları gözetilmeksizin düzenlenen raporlara dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kök ve ek raporda itiraz dilekçesinde ileri sürülen temel hususların raporda hiç tartışılmadığını, denetime elverişli olmayan rapora dayalı hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, konkordato geçici mühlet tarihinden itibaren işletilen faiz alacağının, davalı yanca temlik edilen alacaktan tahsil edilmesi nedeni ile haksız alınan tutarın iadesi istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin, █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile "...Dosya kapsamında mevcut davalı bankadan gönderilen ve davacının kullandığı kredilere ilişkin bulunan hesap hareketleri dökümünden, geçici mühlet tarihi itibariyle (█████/2018) davalı bankanın KMH hesabında, davacıdan, (-99.965,84-TL) alacaklı bulunduğu görülmektedir. Hal böyle olunca; mahkemece, yeni bir bankacı bilirkişiden rapor alınması gerekirse banka kayıtları üzerinde inceleme de yaptırılarak taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle dava dışı ... A.Ş.'den tahsil edilen temlik tutarlarından yapılan mahsup işlemi sonrası davalı bankanın tahsilatlara rağmen halen alacaklı olup olmadığı, davalı bankanın borcu aşan bir tahsilatı olup olmadığı ve davalı banka tarafından, davacı şirkete iadesi gereken bir tutar bulunup bulunmadığı davalı bankanın itirazları da karşılanmak suretiyle usulünce tespit edilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi..." gerektiğinden bahisle kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkemesine gönderildiği ve yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece, başka bir bankacı bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporda özetle; " davalının, geçici mühlet tarihi █████/2018 itibariyle davacıdan, 4.596.880,84-TL asıl alacak, 329.732,48-TL işlemiş faiz, 24.984,46-TL BCH komisyonu, 3.996,64-TL teminat mektubu komisyonu ile 17.936,93-TL faiz ve komisyonların BSMV'si olmak üzere toplam 4.973.531,35-TL alacağının bulunduğu, █████/2018 tarihinde yapılan 4.950.000,00 TL tutarlı temlik ödemesi düşüldüğünde, davacının, davalı bankadan alacaklı olmadığı, aksine bankaya 23.531,35-TL daha borçlu bulunduğunun tespit edildiği " hususlarının bildirildiği görülmüştür. Davacı itirazları üzerine düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşlerin tekrar edilerek davacının talep tutarı ile kök rapordaki hesaplamalar arasındaki farklılığın; davacının, U2016030100127 no'lu BCH Kredisi anapara tutarı 4.497.215,00 TL'ye █████/2018 tarihi ile geçici mühlet tarihi olan █████/2018 tarihi arasında geçen süre için % 21,75 oranında faiz hesaplamasından (davalı banka tarafından Mahkemeye sunulan belgelerden BCH kredilerine uygulanan faiz oranlarının █████/2018 ile █████/2018 tarihleri arasında dönemler itibariyle % 21,75 ile % 35,25 arasında kademeli olarak artırıldığı belirlenmiştir) ve bu kredi için %2 komisyon hesaplamamasından, ayrıca 235009886 nolu KMH kredisi ile U2017122700463 no'lu teminat mektubuna ait komisyon tutarını hesaplamaya dahil etmemesinden kaynaklandığı bildirdiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek raporun, kaldırma ilamı ile banka kayıtları kapsamı dikkate alınarak düzenlendiği, davacı yan itirazlarının ek raporda gerekçeli olarak karşılandığı anlaşılmış, denetime ve hükme elverişli bulunan raporların mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dairemizce, istinafa gelenin sıfatına göre UYAP sistemi üzerinden alınan TCMB Faiz Oranları Raporu kapsamından; davalı bankanın, 2018 Temmuz- Ağustos- Eylül döneminde ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının % 41,40 oranında ve 2018 Haziran döneminde ise % 36 oranında olduğunun TCMB'ye bildirildiği, hesaplama tarihleri itibariyle uygulanan faiz oranlarının davacı yan lehine olduğu Dairemizce tespit edilerek denetlenmiştir.Hal böyle olunca tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunarak konkordato talebinde bulunan davacının, kredi borcuna karşılık dava dışı kişiden alacağını davalı yana temlik yolu ile devrettiği, davalı yanca, davacı yönünden konkordato geçici mühlet kararı verilmesine rağmen kredi borcuna geçici mühlet tarihi itibari ile faiz işletmeye devam edilerek temlikname kapsamında da borcun tahsil edildiği ileri sürülerek geçici mühlet kararından sonra yürütülen faiz tutarlarına ilişkin alacak istemiyle dayanak takibin başlatıldığı anlaşılmakta ise de; bankacı bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalara göre █████/2018 geçici mühlet tarihi itibariyle davalının 4.596.880,84-TL asıl alacak, 329.732,48-TL işlemiş faiz, 24.984,46-TL BCH komisyonu, 3.996,64-TL teminat mektubu komisyonu ile 17.936,93-TL faiz ve komisyonların BSMV'si olmak üzere toplam 4.973.531,35-TL borcunun bulunduğu, █████/2018 tarihinde davacı yanca yapılan 4.950.000,00 TL tutarındaki temlik ödemesi düşüldüğünde, davacının, davalı bankaya 23.531,35-TL daha borçlu bulunduğunun belirlenmesiyle mahkemece, davacının borcunun ödeme/ mahsup işlemleri sonucunda bitmediği ve halen davacının, davalı bankaya borçlu bulunduğu, fazladan yapılan bir ödeme bulunmadığı davalının takibe vaki itirazının haklı olduğu gerekçesiyle; davanın reddine yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik bulunmamıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden Dairemizce dosya kapsamına belge eklenmesi de gözetilerek HMK'nın 353/(1)-b.3 maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.3 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-