Danıştay 10. Daire, jandarma özel harekatın çocukları terörist sanarak yaraladığı ve öldürdüğü olayda idarenin hizmet kusuru ve tazminat sorumluluğuna dair temyiz başvurusunu karara bağladı.
Özet: Ebeveynlerin, çocuklarının jandarma özel harekat tim personelinin terörist zannederek silahlı müdahalesi sonucu yaralanması ve ölümü nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek talep ettikleri maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi idarenin kusurlu olduğuna hükmedip tazminatlara karar vermişken, bölge idare mahkemesi tim personelinin yönergelere uygun hareket ettiği ve beraat ettiği gerekçesiyle idarenin kusurunun olmadığını, ayrıca 5233 sayılı kanun uyarınca tazminat ödendiğinden maddi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek maddi tazminat kararını kaldırmış, ancak terörle mücadele faaliyeti sırasında meydana gelen olayda sosyal risk ilkesi gereğince idarenin manevi tazminat sorumluluğunun devam ettiğine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacılar tarafından, █████/2011 tarihinde, Samsun ili, Havza ilçesinde, Jandarma Özel Harekat Tim personelinin terörist zannederek silahlı müdahalede bulunması sonucu çocukları ...'ın yaralanması ve diğer çocukları ...'ın hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL (miktar artırımı ile anne ... için 178.262,28 TL, baba ... için 109.569,60 TL) maddi tazminat ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana geldiği █████/2011 tarihinde olay yerinin kısmen aydınlık, yerleşim yerinde ve dinlenme tesisine yakın konumda bulunduğu, burada terörist unsurların bulunma olasılığının sivil vatandaş bulunma olasılığından daha düşük olduğunun açık olduğu, davacıların çocukları ile terörist ihbarı yapılan şahısların eşkallerinin birbiriyle uyuşmadığı, dikkatli bir şekilde hareket edilmesi durumunda bu durumun anlaşılmasının mümkün olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında, idarenin somut olayda kamu hizmetini yerine getirirken diğer şahısları zarara uğratmama yükümlülüğünü gereği gibi yerine getiremediği, bu nedenle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, 166.981,78 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından anne ...'a ödenmesine, 98.289,10 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından baba ...'a ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların çocuklarının Ankara-Samsun yolu üzerinde yürürken yoldan çıkıp tren raylarını geçtikten sonra yolun kenarındaki yamaca doğru yönelmelerinin tim personelinde haklı bir şüphe uyandırdığı, sonrasında çocukların timin dur ihtarına uymamaları ve tim tarafından açılan uyarı ateşine karşı çocuklardan Habip'in daha sonra kuru sıkı olduğu anlaşılan silahla karşılık vermesinin söz konusu şüpheyi daha da artırdığı, nitekim tim personelinin yargılandığı davada düzenlenen bilirkişi raporu ile şüpheli tim personelinin olaya müdahale şekillerinin eğitimlerinde kullanılan yönerge ve talimatlara uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, anılan bilirkişi raporuna istinaden tim personeli hakkında beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği dikkate alındığında, olayda davalı idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, maddi tazminata ilişkin kısım yönünden, olay nedeniyle davacılara 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tazminat ödendiği ve aylık bağlandığı bu nedenle davacılar lehine maddi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminata ilişkin kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin maddi tazminata ilişkin kısma yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; terörle mücadele faaliyeti sırasında meydana gelen olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının makul ve hakkaniyete uygun olduğu ancak manevi tazminata ilişkin kısım yönünden davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "kabul edilen manevi tazminatlar yönünden her iki davacı için belirlenen 13.450,00 TL'şer olmak üzere toplam 26.900,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacılara ödenmesine, reddedilen manevi tazminatlar yönünden aynı tarifenin 10/2 ve 10/4 maddeleri uyarınca 26.900,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine," ibaresinin "mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 22.450,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine, anılan Tarifenin 10/2. maddesi uyarınca belirlenen 22.450,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine, tarafların manevi tazminata ilişkin kısma yönelik istinaf başvurularının anılan gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminata esas hesap raporunun asgari ücret ve enflasyon artışı nazara alındığında gerçek zararlarını yansıtmadığı, hükmedilen tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde idarelerinin kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : █████/2011 tarihinde, Samsun ili, Havza ilçesi, ... köyü yakınlarında 21:30-00:00 saatleri arasında, aldığı ihbar üzerine harekete geçen Jandarma Özel Harekat Timi şüphelendikleri Habip ve ...'a terörist zannederek müdahalede bulunmuş, müdahale sırasında ... vefat etmiş, ... yaralanmıştır.Olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturması neticesinde açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı görevsizlik kararıyla dosya, ... Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı ... Mahkemesi'ne gönderilmiş, anılan Mahkemenin kapatılması üzerine dosya ... Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı ... Mahkemesi'ne gönderilmiş, bu Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sanık Ö.Ç.'in "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıklar hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, verilen kararlara karşı sanıklar müdafii tarafından itiraz ve temyiz yollarına başvurulması üzerine sanık Ö.Ç. hakkında verilen karar ... Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş, diğer sanıklar yönünden verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar, temyiz incelemesi neticesinde ... Yargıtay ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmuş, bunun üzerine dosya ... Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı ... Mahkemesi'ne gönderilmiş, yargılama sırasında bu mahkemenin de kapatılması nedeniyle dosya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Mahkemesi'ne gönderilmiş, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla dosyada görevsizlik kararı verilerek dosya ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiş, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde mahkumiyet hükmü kesinleşen Tim komutanı dışındaki diğer sanıkların yargılaması neticesinde ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile diğer sanıkların ayrı ayrı beraatlerine ve bir sanık hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilmiş, anılan karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir. (Kapatılan) ...'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı ... Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...sanıkların maruz kaldıklarını düşündükleri tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçünün çok ötesinde aşırıya kaçarak silah kullandıkları........sanık Ö.Ç.'nin gerekli dikkat ve özeni göstermemek sureti ile maktul ...'ın ölümüne, müşteki Habip'in de ateş sonucu kendisini korumak amacıyla yattığı esnada yaralanmasına sebep olduğu..." belirtilmektedir. Yine aynı karara göre, ... olayla ilgili olarak vermiş olduğu ifadesinde "...birlikte tren yoluna doğru yürümeye başlayıp tren yolunu geçerek tepeye doğru tırmanmaya başladıkları esnada birden arkalarından çok yoğun bir şekilde üzerlerine ateş edildiğini, ateş etmeden önce herhangi bir dur ihtarını duymadığını, hiç bir ihtar yapılmadan direk üzerlerine doğru ateş edildiğini, hemen kardeşi ...'ı yere yatırdığını ve sonrasında kendisinin de aşağıya tren yolunun üzerine atlayıp yere yattığını, bu sırada üzerinde bulunan kuru sıkı tabanca ile ateş ettiğini ve ateş devam edene kadar tren yolunun dibinde saklandığını" beyan etmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: Terör eylemi veya terörle mücadele faaliyeti sonucu bir zararın ortaya çıkması nedeniyle genel hükümler çerçevesinde açılan tam yargı davalarında, Dairemizin yerleşik içtihadı, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idarelere atfı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk hallerinin olayda bulunmaması durumunda maddi tazminat yönünden 5233 sayılı Kanun, manevi tazminat yönünden sosyal risk ilkesi kapsamında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verileceği yönündedir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar Jandarma Özel Harekat Tim'ine bağlı diğer personeller hakkında beraat kararı verilmiş ise de, Timin komutanı Ö.Ç.'nin taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararda olay sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin belirtildiği, bu yönüyle davalı idare tarafından kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmediği anlaşıldığından, olay nedeniyle uğranılan zararlardan davalı idarenin hizmet kusuru ilkesi gereğince sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın maddi tazminata ilişkin kısmının hizmet kusuru ilkesi kapsamında değerlendirilerek çözümlenmesi gerekirken, 5233 sayılı Kanun kapsamında davacılara tazminat ödendiği ve aylık bağlandığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, davacılar tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında sulhname imzalanması genel hükümler kapsamında tam yargı davası açılarak maddi tazminat talep edilmesine engel değildir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, genel hükümler kapsamında uyuşmazlık sonuçlandırılırken, olayda yaralanan ...'ın olay sırasında sonradan kuru sıkı olduğu anlaşılan silahla ateş etmesinin idarenin sorumluluğuna etki edip etmediği (kusur teşkil edip etmediği) ve etki ettiği kanaatine varılırsa ne ölçüde etki ettiğinin değerlendirilmesi, ilk derece mahkemesinde alınan █████/2020 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi tazminat tutarları üzerinden bu durumun dikkate alınması, ardından davacılara 5233 sayılı Kanun kapsamında ödenen tazminatın rapor tarihine kadar yasal faiz işletilerek güncellenen değerinin, bağlanan aylıkların ise peşin sermaye değerinin, bu ödemeler olay sebebiyle sağlanan yararlar olarak kabul edilerek, belirlenen maddi tazminattan düşülmesi bu şekilde davacıların maddi zararlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulunursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükme bağlanmıştır.Yukarıda ifade edildiği üzere, Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın manevi tazminata ilişkin kısmı hizmet kusuru ilkesi kapsamında değerlendirilerek çözümlenmesi gerekirken, manevi tazminat istemlerinin sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilerek uyuşmazlığın çözümlenmesinde, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da makul olduğu kanaatine varılarak sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.Temyizen incelenen kararın manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.