İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız eylemden kaynaklanan kaçak elektrik kullanım bedeli alacağı itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacı elektrik şirketinin, davalının ticari adresinde tespiti yapılan sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali istemiyle açılmış olup; davalı tarafın tespit tutanağının tek taraflı ve hesaplamaların güvenilmez olduğunu ileri sürmesine karşın, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonucunda davalının kaçak elektrik kullandığı ve davacının 34.420,55 TL alacaklı olduğu belirlenerek, itirazın iptali ve takibin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket görevlilerince 27.12.2023 tarihinde davalının adresinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilmiş, H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 32.649,46 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi dava dışı borçlu şirket açısından kesinleşmiş davalı şahıs açısından
itirazla durdurulduğunu belirterek; itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını tek taraflı düzenlenmiş kaçak elektrik tespit tutanağına dayandırdığını, söz konusu tutanağın davacı çalışanlarınca,
davalıların katılımı ve rızası olmaksızın düzenlendiğini, elektrik tesisatının kimin kullanımında olduğu, hangi döneme ilişkin kaçak tüketim yapıldığı ve miktarın ne şekilde hesaplandığının belirsiz olduğunu, aynı abonelik için birden fazla kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, bu durumun aynı dönemin birden fazla kez faturalandırıldığı, mükerrer tahakkuk yapıldığı, davacının hesaplamalarının güvenilir olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
Bildirilen deliller toplanmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü ve vergi dairesi kayıtları, abonelik bilgileri, ....İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyası istenilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
....İcra Dairesinin 2024/... esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlular aleyhine 32.649,46-TL Kaçak Elektrik Bedeli, 1.637,91-TL Gecikmiş Gün Faizi, 327,58-TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 34.614,95TL borcun ödenmesi amacıyla 21.02.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce atanan elektrik mühendisi bilirkişi...'in hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda " davalıların, ..., ... Mahallesi, ... ... Sokak, No:9’deki ticarethanede, perakende satış sözleşmesiz elektrik enerjisi kullandığı davacı şirket tarafından 27.12.2023 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik kullanım tutanağıyla saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Madde-42 (1) a); “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale
ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerji tüketimi sayıldığından dava konusu
olay kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, davacı ... ... A.Ş.’nin, davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.’den icra takip tarihi itibariyle alacağı
34.420,55 TL olarak saptandığı, davalılar ... ve ...
Ltd. Şti.’nin, icra takibine itirazlarının iptaliyle .... İcra Dairesi 2024/... sayılı
dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda belirlenen 34.420,55 TL üzerinden devam etmesi
gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen kayıtların incelenmesinde; kaçak kullanım tespit tutanağından kullanıcı olarak tespit edilen ... şirketinin münferiden temsile yetkilisinin davalı ... olduğu görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Kaçak tutanaklarının , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı elektrik sayacından geçirerek kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve ███████-624 E., ████████ K., 3. HD’nin █████/2014 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
Uyuşmazlık davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesinde:'' (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'in, ..., ... Mahallesi, ... ... Sokak, No:9 adresinde bulunan ve yönetici olduğu ... şirketine ait ticarethanede sözleşmesiz, ... seri numaralı kayıtlı sayaçtan gecirerek elektrik enerjisi kullandığı, davacı şirketin iki çalışanı tarafından 27.12.2023 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, davalının imzadan imtina ettiği görülmüş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı sayaçtan geçirerek elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu kullanımın dosyaya sunulan fotoğraf kaydından da anlaşıldığı üzere kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalının daha önce de kaçak elektrik kullandığı 06.11.2023 tarihli H/... nolu tutanak ile tespit edildiğinden tarifenin 2 katı dikkate alınmış ve dosya kapsamında kayıtlı ... seri numaralı sayacın 06.11.2023 tarihindeki endeksi 15892,451 kWh, 27.12.2023 tarihindeki endeksi 16153,639 kWh olduğundan, sayaç 06.11.2023-27.12.2023 tarihleri arasında 51 günde (16153,639kWh-15892,451kWh)-3917,820 kWh tüketim kaydetmiş ve davalıların kullandığı kaçak elektrik enerjisi 3917,820 kWh olarak olarak hesaplanmış ve davalı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanakları ve fotoğraf ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 32.649,46TL asıl alacak, 1.475,93TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 295,18TL KDV olmak üzere toplam 34.420,57TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddi ile uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( kabul oranı: %99.44)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 32.649,46TL asıl alacak, 1.475,93TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 295,18TL KDV olmak üzere toplam 34.420,57TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla avans faiz işletilmek suretiyle kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 2.351,27TL nispi karar harcından yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.735,87TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin 4.574,24TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 25,76TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 34.420,57TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 10.993,70TL yargılama giderinin kabul oranına göre 10.932,13TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 194,38TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı taraflara verilmesine,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ... Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!