Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından hisse satışından kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali davasında verilen istinaf kararı.
Özet: Hisse satışından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacının şirketten alacaklı olduğu yönündeki iddiasına karşılık davalının borcu inkar ederek davacının şirkete borçlu olduğunu savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak takibin kısmen devamına ve icra inkar tazminatına hükmetmiş; davalılar ise istinaf başvurularında, bilirkişi raporundaki tespit farkları, 2011-2012 defterlerine ulaşılamaması ve bilgisayar kayıtlarına dayandırılması, yeterli delil toplanmaması ve müflis davacının iflas idaresi onayı olmadan arabuluculuk sürecini yürütmesi gibi usul ve esasa ilişkin gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hisse Satışından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı iflas idare memuru ve davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Holding A. Ş.'nin %46 ve İştirak Şirketlerinin % 45 hissedarı olduğunu, İştirak Şirketlerindeki hisselerinin bir kısmını ... Holding A.Ş.'ye sattığını, hisse devirleri sonucunda toplam 7.430.344,85-TL alacağı olduğunu, şirketlere olan borçlarının mahsubu sonucu 5.769.104,00 TL net alacağı kaldığını, bu alacağın ... Holding A. Ş.'nin █████/2011 tarihli bilançosunda 11.110.592,24-TL ve █████/2015 tarihli bilançosunda 11.408.185,00 TL olarak Ortaklara Borçlar hesabında yer aldığını, iflas nedeniyle borçlarını ödeyebilmek için davalı ... Holdinge ihtarname çekilerek alacağının ödenmesini, bunun mümkün olmaması halinde şirketteki hisselerinin kendisine yeniden devredilmesini talep ettiğini, ancak şirketin, cevabi ihtarı ile borcunu inkar ettiğini, ayrıca daha önce Ankara 56. Noterliği'nin 17.12.2014 tarih ve 23354 yevmiye numaralı ile ihtarnamesi ile 5.716.000,00 TL tutarındaki borcu ödemediğinden bahisle borcun faizi ile birlikte 7.484.464,00 TL olarak ödenmesinin kendisine ihtar edildiğini, bu talebi kabul etmediğini, şirketin ödeme yapmaması üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile 7.015.467,81-TL tutarındaki alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun süreside itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı olmadığı gibi şirkete borcu bulunduğunu, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, 2011 yılında çıkan 6111 Sayılı borç yapılandırma yasası uyarınca bizzat davacı ... tarafından yapılan muhasebe işlemleri ile şirketten alacaklıymış gibi gösterildiğini, gerçekte böyle bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının savunmalarını kanıtlar delil sunamadığı, bilirkişi raporu kapsamında belirlenen tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 5.089.697,48-TL asıl alacak, 1.246.363,60-TL faiz yönünden devamına, asıl alacak olan 5.089.697,48-TL'nin %20'si oranında (1.017.939,50-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı İflas idare memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hisse devir işlemlerinin dava dilekçesinde belirtilen tutarlar üzerinde yapıldığı kabul edildiği halde 5.089.697,48 TL alacak olduğu yönünde görüş bildirilerek aradaki 679.406,15-TL tutarlı farkın nereden kaynaklandığı ve bunu tevsik eden belgeler hakkında hiçbir açıklama yapılmadığını, diğer taraftan bilirkişi raporunda 2011 ve 2012 yılı defterlerine ulaşılamadığının 2011 - 2012 yıllarına ilişkin incelemelerin bilgisayar kayıtları üzerinde yapıldığının ifade edildiğini, bilgisayar kayıtlarının davalı tarafça tutulan ve her an değiştirilebilecek hukuki geçerliliği olmayan kayıtlar olduğunu, gerçek alacağın 5.769.104,00 TL olduğunu, bilirkişi raporundaki 679.406,15 TL farkın neden kaynaklandığının belgeler ile açıklanması ve davalıdan bu farkı tevsik edecek belgelerin istenmesi, belge ibraz edilmemesi halinde 5.769.104,00 TL üzerinden alacağın faizi ile ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı arabuluculuk sürecinin müflis davacı tarafından iflas idaresi kararı olmaksızın yapıldığını, davacının, şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi tam tersine şirkete borcu olduğunu, dosyada mübrez █████/2022 tarihli Sayın Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından tanzim edilen kök raporda açık bir şekilde ortaya konulmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece ek rapor alınmaksızın karar verildiğini, yeterli delil toplanmaksızın hüküm tesis edildiğini, davacı lehine verilen adli yardım kararının Dairece kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; hisse satışı nedeniyle bakiye satış bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan, iştirak şirketler olan ... Ticaret A.Ş. - ... A.Ş. - ... Girişim A.Ş. - ... Temiz. A.Ş. - ... Yapı A.Ş.' deki mevcut % 45 oranındaki hisselerini, yine % 46 hissedarı olduğu davalı ...'e █████/2011 ve █████/2011 tarihlerinde satarak devrettiğini, satışlar karşılığında toplam 7.430.344,85-TL hisse devir alacağı olduğunu, davalı şirkete olan borçlarının mahsubu sonrasında 5.769.104,00 TL net alacağı kaldığını, bu alacak davalı şirket kayıtlarında da yer aldığı halde gönderdiği ihtara rağmen bakiye hisse devir alacağının ödenmediğini ileri sürerek 7.015.467,81-TL toplam alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sırasında başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini istemiş, Davalı yan; davacının, davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığı gibi davalı şirkete halen borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile takibin 5.089.697,48-TL asıl alacak, 1.246.363,60-TL işlemiş faiz yönünden devamına karar verilmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sırasında █████/2019 tarihinde başlatılan takibinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu şirket aleyhine 7.015.467,81-TL toplam alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde itirazı üzerine durdurulan takibe karşı, 1 yıllık yasal süresinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da incelenerek aldırılan bilirkişi raporu kapsamında; " Davanın tarafları arasında;
... Ticaret Üretim Dan. Paz. A.Ş., ... Tic. ve Hiz. A.Ş., ... ... A.Ş.,
... ... Sanayi A.Ş., ... Yapı ve Mühendislik A.Ş.
şirketlerindeki hisselerin bir kısmının davacı ... tarafından davalı ... A.
Ş.’ye devredilmesinden doğan alacak yönünden anlaşmazlık bulunduğu, gerek tarafların iddia ve
savunmaları ve gerekse Holding bünyesinde yer alan ticari defterlerin incelenmesi
sonucunda söz konusu hisse satışının 2011 yılı içinde davacının dava dilekçesinde belirttiği tutarlar üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibarıyla davacıya bu hisse satışı
nedeniyle bazı mahsuplaşmalar ve küçük ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılmadığının kayıtlardan tespit edildiği, inceleme sonucunda 331.01. ... hesabında
davacının 5.089.697,48-TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davacının alacağı kayıtlarda 5.089.697,48-TL olarak yer almasına rağmen, icra takibinin 5.769.104,21-TL asıl alacak ve 1.246.363,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam
7.015.467,81-TL tutar üzerinden başlatıldığı, diğer taraftan davalının, grup şirketlerin ve holdingin mülkiyetinde olup kullanımı ve
tasarrufunun davacı ... tarafından işletildiği iddiası ile ...’ın holding
şirkete 5.716.000,00 TL borçlu olduğunu ileri sürdüğü, davalı ...’in bu alacağını
2014 yılında 131. Ortaklardan Alacaklar hesabında takip etmiş, sonra da 136. Diğer Çeşitli
Alacaklar hesabına aktararak takibini sürdürdüğü, dava tarihi itibarıyla bu alacağın 5.716.000,00 TL olarak hesaplarda yer aldığı, ayrıca █████/2021 tarihi itibarıyla bu alacak
için 3.114.828,49-TL faiz tahakkuk ettirilerek davacı ...’ın borcuna kaydedildiğini, davalı ... kayıtlarına göre ise davacı ...'ın toplamda (5.716.000,00 + 3.114.828,49)
8.830.828,49-TL davalıya borçlu durumda olduğunu, bu halde 2021 yılında tahakkuk ettirildiği için faiz tahakkuku dışarıda tutulsa bile dava tarihi itibarıyla
davacı ...’ın (5.716.000,00 - 5.089.697,48) 626.302,52-TL borçlu olduğu .." hususlarını belirttiği, bilirkişinin █████/2023 tarihli ek raporunda ise takip konusu işlemiş faiz yönünden hesaplamalar yaptığı görülmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporunda yer verilen davalı şirkete ilişkin ticari defter ve kayıtlarda yazılı tutarların değerlendirilmesi suretiyle hükme esas alındığı anlaşılmakta olup bilirkişi raporunda yer verilen incelemeler ve tespitler, Dairemizce de denetime ve hükme elverişli bulunarak rapora yönelik tarafların istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bilirkişi raporunda yer verilen ve sahibi yönünden bağlayıcı olan davalıya ait ticari defter ve kayıtlara göre; 331 Ortaklara Borçlar/ ... hesabında, davacının talebine konu bakiye hisse alacağının 5.089.762,31-TL olarak 2011 yılında kayıtlı olduğu, bu tutarın 5.089.697,48-TL olarak 2012- 2013- 2014 yılına devredildiği, █████/2014 itibariyle halen davacının, kayıtlarda 5.089.697,48-TL olarak davalı şirketten alacaklı göründüğü Dairemizce de tespit edilmiştir. Ancak davalı yanca, █████/2014 tarihinde davacı ... adına Ankara 56. Noterliği 23354 yevmiye numaralı
ihtarnamesi ile 5.716.000,00 TL borçlu olduğunun ihtarı ile faiziyle birlikte 7 gün
içinde ödenmesinin talep edilerek davalı ...'in bu işlemi 131. Ortaklardan Alacaklar
hesabında takibe aldığı, muavin defter kapsamına göre 2014 yılında davacı ...'ın davalı ...’e 5.716.000,00 TL borçlu
olarak göründüğü ve bu borcun faiz tahakkuku yapılmadan sonraki yıla devrettiği, bu tarihten sonra davacı
...'ın, davalı ... nezdinde hem alacaklı, hem de borçlu durumda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı yanın, 2015 yılına gelindiğinde bu kez
davacı ...’ın davalı holdinge olan borcunun 2015 yılında yapılan virman kaydıyla 136. Diğer Çeşitli Alacaklar hesabına aktarıldığı ve ortaklardan alacaklar hesabının kapatıldığı, davacının alacağının takip edildiği bu hesapta 2015 - 2016 yılında herhangi bir hareket
olmayıp sadece açılış ve kapanış işlemi yapılarak alacağın sonraki yıla devredildiği, 2017 yılında ise, █████/2017 tarihinde Ankara 56. Noterliğinin 17167 yevmiye numaralı
ihtarnamesi ile davacı ... 5.716.000,00 TL borcunu ödemesi konusunda tekrar
ihtarname ile uyarıldığı, borcun toplamının faizi ile birlikte 7.484.464,00 TL'ye ulaştırıldığı, her ne kadar ihtarnamede faiz tutarı belirtilse de hesaplarda faiz tahakkukuna ilişkin herhangi
bir kayıt bulunmadığı görülmüştür. Kayıtlarda 2018- 2019- 2020 yıllarında bir değişiklik bulunmayıp hem davacının alacaklı (5.089.697,48-TL) hem de borçlu olduğu( 5.716.000,00 TL) tutarlara yer verilerek sonraki yıllara devredildiği, 2021 yılına gelindiğinde davalı ...'in, davacı adına 3.114.828,49-TL faiz
tahakkuk ettirerek bu tutarı 136.01.017 ... Faiz Tahakkuku hesabına kaydettiği, başkaca hesaplarda bir hareket bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerinde "çeşitli alacaklar" adıyla davacı adına 5.716.000,00 TL borç tahakkuk ettirilerek buna faiz işletilmiş olması karşısında davalı taraftan bu alacağını delillendirmesinin istendiği, ne var ki davalı tarafın, dayanağı Ankara 56. Noterliği 23354 yevmiye numaralı
ihtarnamesi olduğu anlaşılan 5.716.000,00 TL tutarlı alacağına ilişkin bir delil sunamadığı, alacağının sebep ve dayanağını açıklayamadığı, sonuç olarak alacağının varlığını usulünce kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, davalı tarafın ticari defterlerinde "çeşitli alacaklar" adıyla davacı adına 5.716.000,00 TL borç tahakkuk ettirilerek buna işlettiği faiz alacağının sebebini ve dayanağını usulünce ispatlayamadığının takdir ve kabulüyle davacının, davalıya ait ticari defterlerde kayıtlanarak sonraki yıllara devredilerek takip ve dava tarihine kadar gelen davalı şirketten olan bakiye hisse devir alacağının ise, 5.089.697,48-TL olduğunun ve takipte talep edilen faizin, ek raporda hesaplanan tutardan az olması gözetilerek taleple bağlı kalınarak 1.246.363,60-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunun tespit ve değerlendirmesi ile davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararında istinaf sebeplerine nazaran Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiş, dava şartı arabuluculuğa usulünce başvurulduğu anlaşılmış, tarafların yerinde bulunmayan tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı İflas İdare memurunun adli yardım kabul kararı bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalıdan alınması gerekli olan 432.816,33-TL harçtan peşin alınan 108.204,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 324.612,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı İflas İdaresi tarafından yapılan bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!