Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, tanıkların dinlenmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucu hükmün bozulması.
Özet: Miras kalan taşınmaz paylarının vekalet görevinin kötüye kullanılarak düşük bedellerle ve rıza dışı devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın reddine karar vermesine rağmen, yargılama sürecinde tanık dinleme ara kararının yerine getirilmemesi veya bundan vazgeçilmemesi sonucunda tanıkların dinlenmeden hüküm kurulması, adil yargılanma hakkı ve silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden, dosyanın taraf tanıklarının usulüne uygun şekilde dinlenmesi için geri çevrilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve miras yoluyla davacı ile kardeşleri adına intikal eden taşınmazlardaki payların satışı amacıyla davalı ...’e vekalet verdiğini ancak bu vekaletin kötüye kullanıldığını, davacının bilgisi ve rızası dışında taşınmaz paylarının çok düşük bedellerle devredildiğini, bu kapsamda 2280 parseldeki payı 06.09.2017 tarihinde ...’e, 470 parseldeki payı 06.09.2017 tarihinde ...’e, 2149, 2208, 462, 4 63... parsellerdeki payları ...’a, 22 58... parsellerdeki payları ise ...’a satış göstererek devrettiğini, satışların kısa sürede ve rayiç bedelin çok altında gerçekleştirildiğini, davacıya herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek belirtilen parsellerde davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazların gerçek değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ...; davacının, taşınmazlarının satışına aracılık etmek üzere kendisine başvurduğunu, 24.08.2017 tarihli protokol ve 25.08.2017 tarihli vekaletname ile yetkilendirildiğini, hacizlerin kaldırılması ve borçların ödenmesi amacıyla 4 70... parsellerin devredildiğini, diğer parseller yönünden de davacının talimatları doğrultusunda işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili; dava konusu 4 70... parsellerdeki davacı hisselerinin yetkili vekil aracılığıyla devredildiğini ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili; davacının 25.08.2017 tarihli vekaletname ile vekile tüm taşınmazlarının satış yetkisini verdiğini, satışların bu yetkiye ve taraflar arasında düzenlenen protokollere uygun olarak yapıldığını, satış bedellerinin davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasında düzenlenen 24.08.20 17... .09.2017 tarihli protokoller ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre imzaların davacıya ait olduğunun sabit olduğu, satış işlemlerinin davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştirildiği ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının satış işlemlerinden haberdar olduğu, protokollerin geçerli olduğu ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki; yargılama sırasında tanık dinletme ve bilirkişi görüşüne başvurulması hakkı da dâhil olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında kabul edilmekte olup bu ilke ve yargılamaya etkin katılım hakkı ile çelişmeli yargılama ilkesi, adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorum yapılmak suretiyle adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen bu ilke ve hakların Anayasanın 36. maddesi kapsamında yer aldığını kabul etmektedir. (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: ███████, 2/7/2013, 38.paragraf). Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânların tanınması ve tarafların yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması gerekir. Anılan ilkeler YHGK'nın 24.6.2020 tarih ve █████████ E. ████████ K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.Somut olayda; Mahkemece, 23.12.2020 tarihli 5. celsede taraf tanıklarının keşiften sonra dinlenilmesine dair ara karar verilmiş olmasına rağmen ara karar gereği yerine getirilmeden ya da ara karardan vazgeçilmeden ve netice itibariyle tanıklar hiç dinlenilmeden hüküm kurulmuştur.Hal böyle olunca; Mahkemece, taraf tanıklarının usulüne uygun şekilde dinlenilmesi, beyanlarının dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Davacı vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.