Kadastro tespiti yanlışlığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, kadastro kanunu 12/3 maddesindeki hak düşürücü süre nedeniyle reddi ve temyiz incelemesinin onanması.
Özet: Dava, davacının kadastro tespitinden önce sahip olduğunu iddia ettiği taşınmazların tapu kaydının iptali ve kendi adına tescili talebiyle açılmış olup, davalıların iddia edilen tapu kayıtları ile dava konusu parsellerin örtüşmediği ve davanın Kadastro Kanununda öngörülen on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı yönündeki savunmaları üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tarafından hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddedilen davanın, Yüksek Mahkeme tarafından da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ...ili, ...ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel, 1 08... parsel ve 1 20... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeni ile ......adına 21.05.1996 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazların 3/10 payının davacıya ait olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davacı ve davalıların babası olan ......adına tespit gördüğünü, kadastro tespitinin yanlış yapıldığını, hukuken yok hükmünde olduğunu, davacının kadastro tespitinden önce talep konusu taşınmazlara ilişkin tapusunun mevcut olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydnın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalılar ... ve müşterekleri vekili; davanın taraflarının kardeş olduğunu ve ... ...in de tarafların babası olduğunu, davaya konu taşınmazlar ile davacının sunduğu tapu kaydının birbiri ile örtüşmediğini, davacının sunduğu tapu senedi ile tapu kayıtlarının malik, yüzölçümü, taşınmazın bulunduğu yer, geldisi ve sair herhangi bir şekilde birbiriyle benzerlik arz etmediğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili; kayıt düzeltilmesini esas alan davaların belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, tapu kayıtlarında dava konusu edilen 3 parselin 1971 yılından beri müteveffa ......adına kayıtlı olduğunu, davacının sunduğu tapunun ise 1973 yılında ......adına kayıtlı iken vefatı üzerine 1981 yılında bir kısım mirasçıları tarafından davacıya satıldığını, dolayısıyla kayıtların bu yönüyle örtüşmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın 16.11.2023 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre sonrasında açıldığı gerekçesiyle davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi gereği hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş ise de duruşma talebi değerden reddedildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!