Belediye çalışanının sigortalılık başlangıç tarihi tespiti davasında, 506 sayılı Kanundaki hak düşürücü sürenin işe giriş bildirgesi istisnası Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasına rağmen, sigorta başlangıç tarihinin işveren tarafından geç bildirildiği iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasını ele almakta olup, ilk derece mahkemesince davacının sigortalılık başlangıç tarihinin beyan edilen tarihten daha erken bir tarih olarak tespit edilerek davanın kısmen kabul edilmesi ve bu kararın istinaf mahkemesince onanması üzerine Yargıtay temyiz incelemesine konu olmuştur; Yargıtay incelemesinde, 506 sayılı kanunun 79/10 maddesindeki hizmet tespiti davaları için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin, işe giriş bildirgesi gibi belgelerin verilmesi halinde belgedeki başlangıç tarihinden sonraki dönemler için işlemeyeceği ve kesintisiz veya mevsimlik çalışma gibi durumlarda hak düşürücü sürenin istisnalarının bulunduğuna dair yerleşik yargı prensiplerinin somut olayda değerlendirileceği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... nezdinde 04.10.1985 yılında işçi olarak başlamasına rağmen, müvekkile ait işe giriş bildirgesi işveren davalı kurum olan ... Belediyesi tarafınca 1988 yılında tanzim edilip SGK'ya bildirdiğini, SGK'ya yapmış olduğu başvurudan da netice alamadığıdan dolayı davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 04.10.1985 olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; davacının belediyede çalıştığı dönemin eksiksiz olarak sigortasının yapılarak Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, hizmet tespiti davasının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm tanık beyanları ve encümen kararı incelendiğinde davacının davalı ... Belediye Başkanlığında dönemin asgari ücreti ile çalıştığı ve sigortalılık başlangıç tarihinin 30.12.1985 tarihi olduğu, davacının bu dönem için sigortalı çalışmasının olduğu tespit edildiğinden ekim ayı itibariyle tespit edilemediğinden talebin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Davalı ... Belediye Başkanlığında dönemin asgari ücreti ile çalıştığı ve sigortalılık başlangıç tarihinin 30.12.1985 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriFeri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... inci maddeleri.2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9 ve 79. maddesi hükümleridir.506 sayılı Kanun'un █████. maddesine göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Kanunda yer alan 5 yıllık süre, hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekir. Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur. Yönetmelikte sayılan belgelerden birisinin verilmiş olması halinde artık hak düşürücü süreden söz edilemez. Anılan maddenin yorumunda Yargıtay uygulamasına göre, sigortalının çalıştığı işyerinden askerlik nedeniyle ayrılıp terhisini müteakip aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi durumunda, davacıya ödenen ücretten sigorta priminin kesildiği hallerde, Kurumun denetim elemanlarınca davacının çalışmasının tespit edildiği durumlarda hak düşürücü süreden bahsedilemez. Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2003 gün ve ███████-7 E., 2//353 K.; 27.04.2011 gün ve ███████-52 E.-████████ K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.Eldeki dava dosyasında, davacı adına davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından 30.12.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davacının anılan belediyedeki çalışmalarının ise 1988/1-2000/1. dönemler arası olarak bildirilmiş olduğunun hizmet dökümünden anlaşıldığı, öte yandan 19.02.1953 doğumlu davacının hizmet dökümüne göre ilk sigortalılığının 01.02.1972 tarihinde dava dışı sicil no.lu başka bir işveren nezdinde başladığı ve dava konusu döneme kadar değişik işverenler nezdinde de sigortalılıklarının bulunduğu dolayısıyla işbu davanın Mahkemenin nitelediğinin aksine sigorta başlangıcının tespiti davası olmayıp (1) gün süre ile sigortalılığın tespitine yönelik bir hizmet tespiti davası niteliğinde olduğu ayrıca davalı işveren nezdinde davacı adına ilk işe giriş bildirge tarihinin 30.12.1986 tarihi olduğu ancak buna karşın Mahkemece davacının talep ettiği tarih olan 04.10.1985 tarihli ya da Mahkemenin çalışmanın gerçekleştiği tarih olarak belirlediği 30.12.1985 tarihinde davalı işveren nezdinde bir işe giriş bildirgesi olup olmadığının araştırılmadığı, olmadığının anlaşılması halinde ise 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinin 10. bendinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece davacı adına yukarıda davalı işyerinden davacı adına Kuruma verilmiş 04.10.1985 tarihli ya da Mahkemenin çalışmanın gerçekleştiği yönünde tespitte bulunduğu 30.12.1985 tarihli işe verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığı araştırılmalı, işe giriş bildirgesinin olmadığının anlaşılması halinde hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gözetilerek karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.