Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin şirket müdürünün usulsüzlük iddialarıyla azli, yeni müdür atanması talepleri ve ortaklar arası güven kaybı nedeniyle şirketin feshine dair ticari istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, %50şer hisseli iki ortak arasındaki şirket içi anlaşmazlığı ele almaktadır; asıl davada, şirketin tam yetkili müdürü olan ortağın, vergi usul kanununa aykırı hareketler, yanıltıcı belge düzenleme, şirketi mali zora sokma, şirketin varlıklarını kişisel borçları için kullanma ve ulaşılamaz olma iddialarıyla görevden alınarak yerine diğer ortağın atanması talep edilirken; karşı davada ise, asıl davacının şirket mallarını kaçırdığı, usulsüz banka işlemleri yaptığı ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin tamamen sona ermesi sebebiyle şirketin feshi istenmektedir.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : Şirket Müdürünün Azli, Şirkete Müdür AtanmasıKARŞI DAVA : Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : █████/2021KARŞI DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli, şirkete müdür atanması istemine ilişkin asıl dava ile şirketin feshi istemine ilişkin karşı davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı-karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ...'nde %50'şer hisseli ortak olduklarını, davalının aynı zamanda şirketin kuruluşundan bu yana tam yetkili müdürü olduğunu, davalının Vergi Usul Kanununa muhalefet eden eylemlerinin tek yetkili müdür olduğu şirkete ait █████/2015 tarihli A043351 seri numaralı faturasını kullanarak muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenlemesi ve bu belgeyi kullanması olduğunu, faturanın içerik itibarıyla birim fiyatı 180,00 TL olan 122 adet desenli seramik kesimi şeklinde olup, ... ... Ltd. Şti adına kesildiğini, bu şirketin kurucu ortaklarından birinin davalı olduğunu, davalının aynı zamanda diğer ortakla müşterek ve menferiden temsile yetkili müdür sıfatı bulunduğunu, naylon faturanın muhteviyatı itibari ile sahtelik iddiası faturanın kesildiği işin hiç yapılmadığına dayandığını, iki şirketin de ticari defterleri incelendiğinde bu iş için gereken imal edilecek seramik camların ... şirketi tarafından sağlanmadığı veya ... şirketi tarafından ... şirketine sağlanmadığının anlaşıldığını, bu imalatın gerçekleştiğini gösteren fatura dışında hiçbir belgenin bulunmadığını, faturanın davalının diğer şirketinin vergisinden mahsup edilmek üzere kullanıldığını, ... şirketi yeteri kadar iş yapamadığı için gelir gider dengesinin sürekli eksiye düştüğünü, kirasını ödeyemez duruma geldiğini, 2017-2018 yıllarında ...'ın bulunduğu adresin, ev sahibinin müvekkilini arayarak davalıya ulaşamadıklarını, ...'ın kira borçlarının ödenmesi yoksa adresi tahliye etmelerini istediğini, müvekkilinin şahsi olarak ...'a ait borca ve kiraya istinaden ödeme yaptıklarını, 2019 yılı başlarında ev sahibinin biriken borçlardan ötürü yasal yollara başvuracağını, adresi tahliye etmelerini istemesi üzerine ...'a ait olan eşyaları müvekkilinin alt komşusuna ve binaya ait kat boşluğuna koyarak çözüm üretmeye çalıştığını, mülkiyeti şirkete ait CNC makinasını da müvekkilinin arkadaşının şirket adresinde atölyeye taşımak zorunda kaldığını, davalının şirkete zarar vermeye yönelik gerek icrai gerekse ihmali hareket ve işlemler yapmasından ötürü şirketin CNC makinasının bulunduğu adresin davalıya bildirilmediğini, davalının hangi alışverişe dayanarak verdiğini bilmedikleri 235.000,00 TL tutarlı senede dayalı olarak takip başlatıldığını, söz konusu senedin ... şirketi ile hiçbir ilgisi olmadığını, senet borcunun davalının şahsi borcu olduğunu, senet borcu nedeniyle ... şirketine ait CNC makinasının bulunduğu adrese hacze gelindiğini belirterek davalının şirket müdürlüğünden azline, müvekkilinin şirket müdürü olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; şirket ortağı olan karşı davalının şirket merkezinin şirket müdürü olan müvekkilinin bilgisi dışında boşalttığını, şirketin mallarını kaçırdığını, şirket adına şirket mallarını şirket müdürü olan müvekkilinin bilgisi dışında işletilerek menfaat temin edildiğini, banka hesaplarından usulsüz para çekildiğini, iftira suçu iddiasıyla müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, gerçeğe aykırı beyanlarla hem savcılığa hem de vergi dairesine suç duyurusunda bulunulduğunu, ortaklığın bu şekilde devamının mümkün olmadığını belirterek karşı davalı ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına, davalının şirket sermayesini usulsüz işletmesinden doğan zararın tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında şirket ortaklarının birbirlerine güveninin kalmadığını, bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını belirterek karşı dava konusunu ...'nin feshi olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisi dışında kaçırdığı şirket mal varlığı nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının müvekkiline ulaşamadığı iddiasının yerinde olmadığını, şirket merkezindeki şirkete ait malların nereye gittiği hususunda davacının hiçbir bilgi vermediğini, iddiaya konu faturayı davacının tanzim ettiğini, firmanın kasa hesabını davacının tuttuğunu, davacının kendi şahsi menfaati için tüm makinaları şirket merkezinden kaçırdığını, izini kaybettirdiğini, ortada tahliye tehdidi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı işlemlerin şirketin menfaatine olduğunu, şirketin hesabından çekilen tüm paraların ve hesaba yatırılan paraların evraklarının sunulduğunu, şirketin kira borcunun elden ödendiğini, müvekkilinin tahliye sırasında ve daha pek çok olayda şirket müdürü olan karşı davacıya ulaşamadığını bildirerek karşı davanın reddini istemiştir. Karşı davalı şirkete karşı davanın ıslah edilmiş dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de, karşı davalı şirket karşı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yapılan bilirkişi incelemesinde ...nin gelir tablolarının incelenmesinde 2015 yılından itibaren zarar ettiği, 2019 yılında da satışlarının bulunmadığı ve şirketin gayrifaal olduğu, asıl davada davalının şirket müdürü olduğu dönemde şirketin kar elde etmediği ve zarar ettiği, kayıtlarının ise muhasebe usul ve esaslarına tam olarak uygun şekilde tutulduğu sonucuna varılamadığı, davalı şirket müdürünün ortağı bulunduğu ... ....Ltd. Şti'ne düzenlenen fatura nedeniyle muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanılmasına ilişkin soruşturma kapsamında Ankara Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması ile incelemenin hıfz edildiğinin bildirildiği, şirket ticari kayıtlarında karşılığı bulunmadığı halde asıl borçlusu davalı şirket müdürü olan bonoda şirketin kefil olarak gösterilerek çift imza ile düzenlenmek suretiyle şirketin kefalet yükümlülüğü altına sokulduğunun anlaşıldığı, özen ve bağlılık yükümlülüğünün ağır bir şekilde ihlali nedeniyle şirket müdürünün azline ilişkin haklı sebebin varlığının kanıtlandığı, TTK hükümleri gereğince mahkemenin limited şirkete müdür atamaya yönelik yetkisinin bulunmadığı, karşı davada ise, ...nin ticari sicil kayıtları kapsamında davacının ve davalının şirkette %50 oranında pay sahibi olduğu, davacı ve davalı dışında başkaca ortak bulunmadığı, karşı davacının TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca ortaklık sıfatı nedeniyle talepte bulunabileceği, anılan maddede ön görülen haklı sebep kavramı içerisinde şirketin devamlı olarak kar temin edememesi, şirket kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasında şirket faaliyetine engel olacak surette devamlı huzursuzluk ve geçimsizlik bulunması, kuruluş gayesinin zamanından önce tahakkuk etmesi veya şirketin mevcut haliyle devam etmesinin ortaklardan beklenemeyecek hale gelmiş bulunması hususlarının ifade edilebileceği, şirket ortağı ve aynı zamanda şirket yetkilisi olan karşı davacının karşı davayı ıslahı suretiyle haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talebinde bulunduğu, şirketin feshini talep eden tarafından haklı nedenin varlığının kanıtlanması gerektiği, asıl davada karşı davacı şirket müdürünün azlini gerektiren haklı nedenlerin gerçekleşmesine dayalı olarak davalı karşı davacının şirket müdürlüğünden azline karar verilmiş olması karşısında davalı karşı davacının, karşı davanın ispatı kapsamında kendi kusuruna dayanamayacağı gibi karşı davada haklı nedene ilişkin ileri sürülen hususların da mevcut dosya kapsamı uyarınca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı ...'nde müdürlük görevinden azline, davacının şirket müdürü olarak atanması talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı, ... Ltd. Şti. tarafından 05.05.2015 tarihinde ... ... Ürünleri Ltd. Şti. adına, içerik itibariyle birim fiyatı 180,00 TL olan 122 adet desenli seramik kesimini toplamda 21.960,00 TL olarak fatura edilmesinin müvekkilinin başka bir şirketinin vergi ödemesini mahsup ettirmek için yaptığını iddia ettiğini, gerekçe olarak ise söz konusu seramiklerin alındığına dair herhangi bir fatura olmamasını gösterdiğini, ancak faturada da belirtildiği üzere yapılan işin seramiklerin kesim işlemi olmakla birlikte teminini kapsamadığını, söz konusu kesimi yapılan seramiklerin ithalatçı firma tarafından temin edildiğini, ... tarafından kesim işlemi yapılan seramiklerin, ... aracılığıyla Türkmenistan'a gönderildiğini, dava dosyasında yer alan gümrük belgelerinde de açıkça görüleceğini, ek olarak kesim işleminin gerçekten yapıldığına dair işlemi yapan işçinin tanıklık yapmaya hazır olduğunu mahkemeye bildirmelerine rağmen bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, bununla birlikte sevk irsaliyesinin düzenlenmesi işi, hizmet işlerinde söz konusu olmadığını, bundan dolayı davacı karşı davalının sevk irsaliyesi olmadığı için faturanın sahte olduğunu iddia etmesinin elle tutulur bir yanı bulunmadığını, ...'ın su jeti makinesi mevcut olup, blokların kesildiğini, Türkmenistan'a sevk edildiğini, bu işle ilgili gerekli faturaların da tanzim edildiğini, kesim işi için getirilen malın sevki olmayacağını, malın sevkinin Türkmenistan'a yapıldığını, sevk irsaliyelerinin bulunduğunu, kimi mal depo teslim, kimi mal ise merkezden teslim olarak yapıldığını, bu irsaliyelerin alıcı firma tarafından tutulduğunu, ... firmasından ilgili malların sevk irsaliyesinin talep edilebileceğine yönelik talebin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bu yönüyle istinaf başvurusunun kabulü gerektiğini, davacı karşı davalının müvekkili hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yapmış olduğu suç duyurusunun sonuçsuz kaldığını, davalı karşı davacı müvekkilinin şirketin aleyhine işlemler yapmadığı tasdiklediğini, davacı tarafın açılan davanın tüm yönleri ile reddedileceğine dair inancının tam olduğunu, müvekkiline ulaşılamadığı için yapıldığı iddia edilerek, şirket müdürü olan müvekkilinden habersiz yapılan bu işlemlerin tamamının davacı karşı davalının, şirket mallarını kaçırıp kendi yararı için kullanmak amacıyla yapıldığının görüleceğini, müvekkilinin çoğunlukla ...'ın bulunduğu taşınmazın bir alt sokağında bulunan aile şirketlerinin merkezinde bulunduğunu, müvekkiline belirli zamanlarda telefonla ulaşılamamasının sebebi ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yer alan kütüphanenin yapımında ahşap işinde çalışması ve iş alanına girişte telefonların toplanması olduğunu, müvekkilinin bu durumundan haberdar olmasına ve hangi yollarla ulaşması gerektiğini bilen davacı karşı davalının müvekkiline ulaşamadığı için, herhangi bir icra tehdidinin olmadığı koşullarda, şirket müdürü olan müvekkilinden habersiz bir şekilde şirket merkezini boşaltarak şirket mallarını, yerini müvekkiline söylemediği yerlere koyması, açık bir şekilde kötü niyetini ve şirket mallarını kaçırarak yararlanma isteğini gösterdiğini, davacının müvekkiline gönderdiği kasa hesaplarına dair e-postalar bulunduğunu, tarafların ortağı olduğu firmanın ... Bankasındaki hesabının yıllardır davacı tarafından kullanıldığını, bu durumun müvekkilinin mevcut dava aşamasında öğrenildiğini, ek olarak davacının bizzat ... inşaatında iş aldığının müvekkili tarafından sonradan öğrenildiğini, bu işin bedellerini firma ismini kullanarak tahsil ettiğini, hem bilirkişi raporuna hem de bilirkişi ek raporuna yaptıkları itirazlarda ... Bankasında yer alan hesaba dair hesap özetinin istenilmesi ve hesap hareketleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmasına yönelik taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmayarak eksik inceleme ile karar verilmesine neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; limited şirket müdürünün haklı nedenle azli, şirkete müdürü atanması istemine, ıslah edilen karşı dava ise, limited şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan tarafların ...'nde %50'şer ortak olduklarını, davalının aynı zamanda şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, davalı müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandığını, şirketi zarara uğrattığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Karşı davada ise davacı yan haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma koşullarının oluştuğunu, davalının şirket sermayesini usulsüz işletmesi nedeniyle şirketin uğradığı zararın tespiti gerektiğini iddia etmiş, ıslah dilekçesi ile de, limited şirketin haklı nedenle feshi koşullarının oluştuğunu iddia etmiş, karşı davalı yan ise karşı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karşı dava dilekçesinde dava, asıl davanın davacısı ...'ya yöneltilmiş ise de, karşı davanın ıslahına ilişkin davalı-karşı davacı vekilince sunulan █████/2022 tarihli ıslah dilekçesinde karşı davalı olarak ... ve ... gösterilmiştir. Bir başka anlatımla, ıslah dilekçesi ile birlikte karşı dava asıl davanın davacısının yanı sıra feshi talep edilen şirkete de yöneltilmiştir. Karşı dava açılabilmesinin şartları başlıklı HMK'nun 132. maddesi "(1) Karşı dava açılabilmesi için; a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır. (2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir. (3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz." hükmünü, karşı davanın açılması ve süresi başlıklı HMK'nun 133. Maddesi "(1) Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. (2) Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. " hükmünü içermektedir. Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ıslah edilen karşı davanın asıl davanın davacısının yanı sıra, asıl davada davacı sıfatı bulunmayan ...'ne de yöneltilmiştir. Karşı davada davalı olarak gösterilen ... asıl davada davacı sıfatına sahip olmadığından anılan şirkete yöneltilen dava HMK'nun 132 vd. maddelerinde düzenlenen karşı dava niteliği taşımayacaktır. Bu durumda mahkemece, ıslah edilen karşı davanın kanunda tanımlanan karşı dava niteliği taşımadığı, HMK'nun 132/2 maddesi uyarınca kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılması halinde karşı davanın asıl davadan ayrılması gerektiği gözetilerek haklı nedenle ...'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin açılan ve ıslah edilen karşı davanın asıl davadan tefrikine karar verilmesi gerekirken karşı dava niteliği taşımayan dava hakkında asıl dava ile birlikte yargılama yapılarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, karşı davacı ... ıslah edilen karşı davada ...'nin haklı nedenle feshi ve tasfiyesini talep etmiştir. Feshi talep edilen şirketin münferiden temsile yetkili müdürü karşı davacı olup, şirketin tek yetkilisi karşı davacı ile karşı davalı şirket arasında menfaat çatışması oluşmuştur. Bu durumda karşı davalı şirketin açılan davada temsilinin ne şekilde sağlanacağı hususu üzerinde durulmamış olması da isabetsizdir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık nedeniyle isabet görülmediğinden davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı-karşı davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355 maddeleri gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davalı-karşı davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı-karşı davacının yatırmış olduğu toplam 539,70 TL (269,85 TLx 2) istinaf karar harcının talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 5-Davalı-karşı davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı-karşı davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.