Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinden COVID-19 pandemisi kaynaklı ifa imkansızlığı ve Milano turu avans iadesi itirazının iptali istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, COVID-19 pandemisi öncesinde imzalanan "Milano Tasarım Haftası Turu" sözleşmesinden kaynaklanan, iki şirketin karşılıklı olarak başlattığı "itirazın iptali" davalarını konu almaktadır; ilk davada davacı şirket, pandemi ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek ödediği 73.921,00 Euro avansın iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, birleşen davada ise davalı şirket, aynı sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş bakiye alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemekte, taraflar sözleşme hükümleri, mücbir sebep ve sebepsiz zenginleşme prensipleri çerçevesinde sorumluluğun kimde olduğu konusunda uyuşmazlık yaşamaktadır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :█████/2024NUMARASI :████████ Esas - ████████ KararASIL DAVADAVACI :YILDIZ ENTEGRE AĞAÇ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ :Av. ...DAVALI :SETUR SERVİS TURİSTİK ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ :Av. ...DAVA :İtirazın İptaliDAVA TARİHİ :█████/2022BİRLEŞEN DAVA :Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas dosyasıDAVACI :SETUR SERVİS TURİSTİK ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ :Av. ...DAVALI :YILDIZ ENTEGRE AĞAÇ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ :Av. ...DAVA :İtirazın İptaliDAVA TARİHİ :█████/2023KARAR TARİHİ :█████/2026KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı arasında 14.02.2020 tarihinde 20-24.04.2020 tarihlerinde yapılacak "Milano Tasarım Haftası Turu" konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalının, davacıya Milano Turu kapsamında otel, ulaşım, akşam yemeği ve rehberlik hizmeti yapacağını, davacının, sözleşme kapsamında davalıya 20.02.2020 tarihinde 73.921,00-Euro avans ödemesi yaptığını, fakat ülkemizde ve dünyada başlayan Covid-19 salgını nedeniyle 11.03.2020 tarihinde pandemi ilan edildiğini ve Covid-19 salgınının Avrupa'da en çok yayılım göstererek ölüm oranlarının en yüksek olduğu ülkenin sözleşme konusu turun düzenleneceği İtalya olduğunu, bu nedenle İtalya tarafından, turun düzenleneceği tarihlerden 2022 yılının Ocak ayına kadar Türkiye'den yapılacak seyahatlere vize yasağı getirildiğini, yaşanan salgın hastalık ve bu sebeple İtalya Devletince getirilen seyahat kısıtlamaları nedeniyle sözleşme konusunun ifasının imkansız hale geldiğinden bahisle davalıya Körfez 1. Noterliğinden 27.08.2021 tarihli ve ... Yev. No'lu ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiği ve ödenen 73.921,00-Euro avansın iadesinin istendiğini, bunun üzerine davacının, davalıya karşı Kocaeli İcra Dairesinin ███████████ sayılı icra takibini başlattığını, davalının, bahsi geçen takibe 03.01.2022 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, sözleşmenin 9. maddesine göre de mücbir sebebin varlığı halinde davalının, davacıdan herhangi bir ödeme, tazminat, fiyat farkı vb. taleplerde bulunamayacağını, sözleşmenin 14. maddesine göre davalının davacıya karşı garanti yükümlülüğünün söz konusu olduğunu ancak davalının, garanti verdiği bir hizmeti ifa etmediğini, 6098 sayılı TBK'nın 136/2. maddesi ile de açıkça karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlunun, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olduğunu ve henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybedeceğinin düzenlendiğini belirterek; davalarının kabulü ile davalının Kocaeli İcra Dairesinin ███████████ sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı borçlu arasında imzalanan 14.02.2020 tarihli sözleşme uyarınca ödenmemiş bakiye alacağının tahsili amacıyla Kocaeli İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiğini, davalı-borçlunun 31.08.2022 tarihli dilekçesi ile tüm borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, öncelikle usul ekonomisi yönünden iş bu davanın mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 14.02.2020 tarihinde, 20-24.04.2020 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Milano Tasarım Haftası Turuna ilişkin sözleşme imzalandığını ve anılan sözleşme kapsamında davacının 73.921.00-Euro ödeme yaptığını, anılan tarihte pandeminin devam etmesi nedeni ile davacı şirketin yetkililerinin ... ve ...’ın yazılı ve sözlü talepleri üzerine; sözleşme kapsamındaki hizmetlerin önce 2021 yılına, akabinde 2022 yıllına ertelendiğini ve anılan tutarın hizmeti verecek olan tedarikçilere davalı şirket tarafından ödendiğini, davacı şirket yetkililerinin göndermiş oldukları e-postalarda hizmetin ertelenmesi talebinin net olarak belirtildiğini, davacı şirketin söz konusu tutarları ödememek için ilk başta İtalya için turistik vize alınamıyor oluşunu bahane ettiğini, söz konusu “Milano Tasarım Haftası - güncel durum” başlıklı yazışmalarda sözleşmenin fuar bağlayıcılığı olduğu ve davalı şirketin açıkça kabul ettiğini, bu nedenle sözleşme konusu işin ticari olduğu dikkate alındığında İtalya’nın turistik vize vermiyor oluşunun konu dışı kaldığını, fuara şirket üzerinden gidilecek olduğunu, anılan tarihte İtalya tarafından ticari vize verildiğinin sabit olduğunu, bu nedenlerle davacı şirketin mücbir sebep nedeniyle İtalya’ya gidemediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yine davacı şirketin “Milano Tasarım Haftası” başlığı altında bu defa 4-8 Eylül 2021 tarihleri için uçak rezervasyonlarının tutulması ile ilgili taleplerini davalı şirkete ilettiğini ve sonrasında “İsaloni sözleşmesi” olarak 2021’de yapılacak olan fuar katılımı için karşılıklı şirket yetkililerinin toplantılar yaptığını, görüşmeler olduğunu ve bunun sonucunda bu durumu kapsayacak revize bir sözleşme davacı şirketçe davalı şirkete iletildiğini, işbu sözleşme imzalama aşamasında iken bu defa davacı şirket tarafından ihtarname keşide edildiğini, davacının işbu ihtarnamesine, Üsküdar 5. Noterliğinde keşide edilen 20 Eylül 2021 tarih ve 37657 yevmiye numaralı ihtarname ile “haksız ihtar nedeni ile doğan yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile Körfez 1. Noterliğinde 27 Ağustos 2021 tarih ve 11202 yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname içeriğini kabul etmiyor ve yapılan ödemeler nedeni ile muhatap şirketinize yapılacak bir ödemenin bulunmadığı…” şeklinde cevap verildiğini, bu cevaplarda davacının alacaklı olmadığının vurgulandığını, muhatap şirket yetkilisi ...'in Eylül ayının başındaki toplantıya bir süre kala, davalı şirketten sözleşmenin iptal koşullarını talep ettiğini, bunun üzerine kendilerine durumu finansal ve diğer yönleri ile izah eden bir e-mail iletildiğini, otel konaklama tarihinin birden fazla kez davalı şirketin çabası ile ertelendiğinden ve davacı şirket Eylül 2021’de kesin olarak konaklama yapılacağını ifade ettiği için hizmet verecek otelin %100 no-show (ücret iadesiz) olarak ilerleyeceğinin belirtildiğini, bunun üzerine yine tamamen davalı şirketin iyi niyetli yaklaşımı ve özel çabası ile durum %50 no-show (ücret iadesiz), kalan kısmın ise 2022 yılındaki konaklamanın depozitosu olarak kalacak şekilde otelin güçlükle ikna edildiğini, 2022 yılına erteleme konusunda mutabık kalındığını, buna istinaden davalı şirketin, THY tarafı ile de görüşmelerini yapıp uçuşların 2022 yılına ücretsiz olarak aktarılmasını da sağladığını, yine davacı tarafın talep ve onayı, ayrıca davalı şirketin büyük çabası ile sözleşme konusu hizmetin 2022 yılına ertelendiğini, davacının kötü niyetli olarak takip başlatıp akabinde dava açmasının yerinde olmadığını, davacının kötü niyetle yapmış olduğu icra ve dava nedeni ile inkar tazminatı taleplerinin de yerinde olmadığını, davacının aleyhe delillerini kabul etmediklerini belirterek; davacının haksız ve yersiz tüm talep ve davasının reddine ve takip dosyasındaki asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... A-Asıl dava yönünden davanın KABULÜ ile ,Kocaeli İcra Müdürlüğünün ███████████ esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,Asıl alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,...B-Birleşen dava yönünden davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davalı birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davalı birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının turu erteleme talebinin sabit olduğunu, davacının ticari vize alamadığı gerekçesi ile hizmet almayacağını belirttiğini, mücbir sebep ve sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığını, yerel mahkemenin delilleri değerlendirmediğini, bilirkişi raporundaki bir hususu esas alarak aleyhe karar verdiğini, davacının, davalıdan herhangi bir belge almadan tek yanlı borç oluşturduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının yasal süresinde faturaya itiraz etmediğinin sabit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeyi bilirkişi ve mahkemenin incelemediğini, hiçbir neden ile davacının davasını kabul anlamına gelmemek şart ve koşullu ile mevcut durum yargılama gerektirmesine rağmen davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Asıl davacı birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça mücbir sebebe dayanılmadığı iddia edilmişse de davalıya gönderilen ihtarname ve dava dilekçesinin hukuki değerlendirmeler bölümünün 2. maddesinde açıkça mücbir sebebe dayanıldığını, davalının, mücbir sebep nedeniyle ifa edemediği hizmete ilişkin peşin aldığı bedeli iade etmesi gerektiğini, davalı-birleşen dosya davacısı yapmış olduğunu iddia ettiği masraf ve ödemelere ilişkin hiçbir delil sunmadığından iddialarını ispat edemediğini, sözleşme hükümleri gereği davalının ifa etmediği edimler sebebiyle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, tedarikçilere ödeme yapıldığı iddiasının davalının iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davalı tarafın, faturaya itiraz edilmediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşme konusu edimlerin imkansız hale gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, sözleşme konusu turun 2022 yılına ertelendiği yönündeki iddiaların da mesnetsiz olup davalı tarafça ödeme yükümlülüğünden kurtulmaya yönelik olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava; davacı, davalı ile aralarında mevcut 'Milano Tasarım Haftası Turu' sözleşmesi gereğince Covid-19 pandemisi nedeniyle yurtdışına gidemediğini ileri sürerek sözleşme nedeniyle ödenen avans ödemesinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesine göre iptali istemine ilişkindir.Birleşen dava; ticari satımdan kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesine göre iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş karara karşı asıl davalı birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; asıl davada; davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili firma ile davalı arasında 14.02.2020 tarihinde 20-24.04.2020 tarihlerinde yapılacak "Milano Tasarım Haftası Turu" konulu sözleşme imzalandığını, müvekkilinin, sözleşme kapsamında davalıya 20.02.2020 tarihinde 73.921,00-Eur avans ödemesi yaptığını, fakat Covid-19 salgını nedeniyle 11.03.2020 tarihinde pandemi ilan edildiğini ve Covid-19 salgınının Avrupa'da en çok yayılım göstererek ölüm oranlarının en yüksek olduğu ülkenin sözleşme konusu turun düzenleneceği İtalya olduğunu, bu nedenle İtalya tarafından, turun düzenleneceği tarihlerden 2022 yılının Ocak ayına kadar Türkiye'den yapılacak seyahatlere vize yasağı getirildiğini, yaşanan salgın hastalık ve bu sebeple İtalya Devletince getirilen seyahat kısıtlamaları nedeniyle sözleşme konusunun ifasının imkansız hale geldiğinden bahisle davalıya Körfez 1. Noterliğinden 27.08.2021 tarihli ve 11202 Yev. No'lu ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiği ve ödenen 73.921,00-Eur avansın iadesinin istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalıya karşı Kocaeli İcra Dairesinde E.███████████ sayılı icra takibini başlattığını, davalının itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça sözleşme kapsamındaki hizmetin önce 2021 yılına, akabinde 2022 yılına ertelendiğini, anılan tutarın hizmeti verecek tedarikçilere davalı şirket tarafından ödendiğini, söz konusu işlemler nedeniyle 48.769,50-Euro davacı taraftan alacağı olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı borçlu arasında imzalanan 14.02.2020 tarihli sözleşme uyarınca ödenmemiş bakiye alacağının tahsili amacıyla Kocaeli İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiğini, davalı-borçlunun 31.08.2022 tarihli dilekçesi ile tüm borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini talep ettiği, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2018 tarihli ███████-90 E ve █████████. K. sayılı içtihadında yer alan mücbir sebep tanımına dayanarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Covid-19 un salgın hastalık olduğu dikkate alınarak, somut olayda, belirtilen YHGK kararında tanımlandığı üzere mücbir sebebin varlığının kabulü isabetlidir. Mücbir sebep halinde sözleşmenin ne şekilde feshedileceği sözleşmede düzenlenmiştir. Yukarıda da yer verildiği üzere bu husus sözleşmenin 9. maddesinde, "Savaş, genel grev, taraflardan birini doğrudan etkileyen deprem veya sel baskını gibi mücbir sebep olabilecek hallerin ortaya çıkması ve/veya Devletçe sözleşme konusu işin yapılmasına ilişkin alınacak bazı tasarruf tedbirleri, mevzuatta yasaklayıcı düzenleme getirilmesi, İdari mercilerce yasaklama ya da sınırlama getirilmesi, ithalata getirilebilecek kısıntılardan dolayı, bu sebeplerin varlığının tarafların ilgili resmi makamlardan alacağı belgelerle ispatlaması durumunda işin kısmen yapılması veya hiç yapılmaması ve ödemenin kısmen yapılması veya hiç yapılmaması halinde Ajans, Müşteri'den her ne nam altında olursa olsun ödeme, tazminat, zarar ziyan, fiyat farkı gibi başka hiçbir talepte bulunamayacağını peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." şeklindedir.Sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi; edimin yok olması gibi maddi, sözleşme konusunu yapılamaz kılan hukuki bir nedenle ya da ekonomik, sosyal vs. bir olay niteliğindeki fiili bir nedenle mümkün olmayabilir. Bu durumda ifa imkansızlığı gündeme gelir. İfa imkansızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi olarak açıklanabilir. Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkansızlık, yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da subjektif imkansızlık denir. İfa imkansızlığı sözleşme yapılmadan önce var ve bu olgu herkes bakımından aynı sonucu meydana getirmekte ise 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK'nın) 27. maddesi gereğince sözleşme geçersizdir. İfa imkansızlığı sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkmış ve eğer borçlunun kusuru olmaksızın edim imkansızlaşmışsa TBK'nın 136. maddesi, borçlunun kusuru sonunda imkansızlaşmış olursa TBK'nın 112. maddesinin uygulanması gerekir.TBK'nın 136. maddesine göre; borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcun ifası imkansızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder.Somut olayda; pandemi nedeniyle hemen hemen tüm ülkelerde sınırların kapandığı, hava yollarının uçuşlarının iptal edildiği, seyahatlerin yasaklandığı, bir çok otelin faaliyetine ara verdiği, rezervasyon yapan tüketicilerin pandemi nedeniyle rezervasyonlarını iptal ettiği, virüsün tüm dünyada devam ettiği, turizm sektörünün pandemiden en çok etkilenen sektörlerden biri olduğu, davacı da fesih nedenini, covid 19 pandemisinin ortaya çıkardığı mücbir sebep hali nedeniyle sözleşmenin 9. maddesine dayandırdığı, dolayısıyla davalı borçlunun ifa imkansızlığı, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan objektif imkansızlık olduğu, davalı borçlu bu sebeple artık sözleşmeye göre oda tahsisi borcundan kurtulmuş olsa da, davacıdan aldığı parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olduğu, kaldı taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde mücbir sebep nedeniyle bu madde kapsamında işin kısmen yapılması veya hiç yapılmaması ve ödemenin kısmen yapılması veya hiç yapılmaması halinde Ajans, Müşteri'den her ne nam altında olursa olsun ödeme, tazminat, zarar ziyan, fiyat farkı gibi başka hiçbir talepte bulunamayacağını peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiği, bu nedenle davacının ödediği bedelinin iadesini isteyebileceği, her ne kadar davalı tarafça davacının yaptığı ödemelerin bir kısmının sözleşmenin ifası kapsamında yapılan işler için dava dışı üçüncü kişilere ödendiği savunulmuş ise de bu konuda ispata elverişli deliller sunulamadığı, bu durumda ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın da reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Bir başka ifade ile icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likit (muayyen) bir alacak olması, gerekir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK 07.06.2006 tarih ve ███████-295 E. - ████████ K. sayılı ilâmı) Somut olayda; alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraflar ile vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacı vekili istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davalı birleşen davacı vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Asıl dava yönünden alınması gereken 99.477,21-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 24.869,30-TL'nin mahsubu ile kalan 74.607,91-TL istinaf karar harcının asıl davalı birleşen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının asıl davalı birleşen davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*