Sertifikasyon hizmeti faturası alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı şirketin konkordato ve yetkisizlik itirazlarının iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının davalıya sunduğu sertifikasyon hizmetleri karşılığında düzenlenen ve ödenmeyen 87.904,80 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebiyle ilgilidir; davacı, sözleşmeye ve faturaya itiraz edilmemesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ve takibi haksız yere durdurduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı istemektedir, davalı ise konkordato mühletinde olduğu için takibin usulsüz olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, arabuluculuk sürecinin eksik olduğunu, borcun ve hizmetin mevcut olmadığını, alacağın muaccel olmadığını, faiz oranlarının hatalı olduğunu ve zamanaşımı iddiasını ileri sürerek davanın reddini talep etmiş; bilirkişi raporu ise davacının ticari defter kayıtlarının mevzuata uygunluğunu ve davalıyla cari ilişkisini teyit etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; “…Davacı ile davalı arasında 11.10.2023 tarihli ve ... teklif numaralı sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin ... standartlarına göre yeniden
sertifikasyon çalışmalarına ilişkin hizmetleri kapsadığını ve işlerin tanımı ile ödeme şartlarının sözleşmede düzenlendiğini, davacının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirerek davalıya
hizmet sunduğunu ve bu hizmet karşılığında 15.01.2024 tarihli, ... numaralı 87.904,80 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, faturanın davalıya teslim edildiğini ve fatura
içeriğine süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sözleşmenin yedinci maddesi uyarınca fatura tarihinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığını ancak davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, takip tarihi itibarıyla davalının toplam borcunun 104.211,74 TL olduğunu ve fatura tarihinden sonra herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının alacağını tahsil amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının hizmeti almasına ve faturaya itiraz etmemesine rağmen borcunu ödemediğini ve haksız şekilde takibe itiraz ederek takibi
durdurduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, dava konusu alacağın likit ve belirli nitelikte olduğunu ve davalının kötü niyetli
itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini...” talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; “…Davalı tarafından, davacı tarafça .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri
sürdüğünü, takibe dayanak icra işlemlerinin başlatıldığı tarihte davalının .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato mühlet sürecinde
bulunduğunu ve bu nedenle takip başlatma yasağına rağmen yapılan takibin usule aykırı ve yok hükmünde olduğunu, bu haliyle hukuka aykırı bir takibe dayanılarak itirazın iptali talep
edilemeyeceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve davalı şirket merkezinin Büyükçekmece’de bulunması nedeniyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecine ilişkin usulüne uygun tutanak sunulmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve iddia edilen hizmetin alınmadığını, sözleşmeye, alacak miktarına, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz edildiğini, davacı tarafından muacceliyet ihtarı yapılmadığını ve alacağın muaccel hale gelmediğini, takipte işletilen faiz, faiz türü ve hesaplamaların hatalı ve fahiş olduğunu, bu nedenle yapılan itirazın
haklı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, ayrıca alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddi ile
davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini...” talep etmişlerdir.
Bilirkişi Raporunda özetle; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait ticari defterler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve
değerlendirmeler neticesinde; dava konusu; davacı ile davalı arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 15.01.2024 tarihli, ... numaralı, 87.904,80 TL tutarlı fatura alacağının 16.306,94 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı talebinden ibaret olduğu,
davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı
itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri
açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yıl E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,
davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup; Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 15.01.2024 tarihli ... numaralı 87.904,80 TL tutarlı faturanın, davacı
muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde kayda alındığı; davacının takibe konu faturadan
kaynaklı takip tarihi (05.06.2024) itibariyle davalı yandan 87.904,80 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024 yılları envanter defteri açılış
onayının yasal süreler içinde yapıldığı, 2023 yılı envanter defteri açılış tasdikinin ibraz edilemediği, ayrıca davalı aynı yıllar E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı
Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, e) Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 320. Satıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen 15.01.2024 tarihli, ... numaralı, 87.904,80 TL tutarlı faturanın davalı muhasebe kayıtlarında 320 Satıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun
olarak kaydedildiği, akabinde söz konusu borcun vadesinin uzatılması mahiyetinde 420 hesaplara (uzun vadeli ticari borçların izlendiği hesaplara) aktarıldığı ve bu
işlemler neticesinde davalının takip tarihi (05.06.2024) itibarıyla davacıya 87.604,80 TL borçlu durumda olduğu tespit edildiği, bu durumda takibe konu edilen 15.01.2024 tarihli, ... numaralı,
87.904,80 TL tutarlı fatura yönünden tarafların incelenen 2023, 2024 yılları ticari defter ve kayıtları birbirini teyit ettiği ve birebir uyumlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamı ile yapılan incelemelerde, takip konusu faturanın davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun
şekilde yer aldığı, söz konusu faturaların taraflar arasında akdedilen Sözleşme kapsamında “... standartlarına göre yeniden sertifikasyon çalışmaları hizmet” bedeline ilişkin olarak düzenlendiği, takibe konu faturanın davalıya elektronik fatura sistemi üzerinden gönderildiği ve dosyaya sunulu e-fatura portal kayıtlarına göre “başarılı” şekilde teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça bu
faturaların tesliminden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulduğunu gösterir yazılı veya somut bir belgenin dosyada yer almadığı, bu itibarla düzenlenen faturaların davalı tarafça bilindiği ve içeriğinin zımnen kabul edildiği kanaatine varıldığı, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen 28.11.2025 tarihli mutabakat
mektubunda, davacıdan cari hesap bakiyesinin teyit edilerek imzalanıp geri gönderilmesinin talep edildiği, davacı şirketin ise bu talebe karşılık olarak 30.09.2025 tarihi itibarıyla davalıdan 87.904,80 TL alacaklı olduğunu bildirdiği ve söz konusu mutabakat mektubunu kaşeleyip imzaladığı anlaşıldığı, neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, tarafların incelenen
ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 15.01.2024 tarihli ... numaralı 87.904,80 TL tutarlı faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (05.06.2024) itibariyle davalı yandan 87.904,80 TL asıl ve 15.347,82 TL işlemiş faiz olmak üzere genel toplamda 103.252,62 TL alacaklı olduğu, diğer yandan davalı yan tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan belgeler
incelendiğinde, davalı şirketin konkordato talebiyle 27.03.2024 tarihinde dava ikame edildiği ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/... E. sayılı dosyasında, █████/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği görülmüş olup, davalı yanın cevap dilekçesinde öne sürmüş olduğu hususlar çerçevesinde hukuki değerlendirme, son karar ve Nihai takdirin mahkememize ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminden tam ıslah yolu ile dönüştürülmüş olan alacak talebine yöneliktir.
Bu kapsamda öncelikle uyuşmazlığa dair geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığı, geçerli icra takibi bulunmasına ilişkin itirazın iptali dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, icra takibinin başlangıç tarihine göre ödeme emrinin takip borçlusuna tebliğ edilip edilmemiş olmasının sonuca etkisi bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılacak olup; davalının konkordato talebiyle açtığı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dava dosyası kapsamında yargılaması sırasında davalı borçlu hakkında █████/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 9 - (a) bendindeki "Konkordato geçici mühleti içinde borçlular aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağından hangi nedene dayanırsa dayansın borçlular hakkında muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ÖNLENMESİNE ve evvelce başlamış takiplerin DURDURULMASINA, borçlular aleyhine ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmasının ÖNLENMESİNE" şeklindeki ara karar ile geçici mühlet kararı verildiği ve duruşmanın geçici mühlet süresinin sona ereceği tarih de gözetilerek █████/2024 günü saat 10:20'e bırakılmasına karar verildiği, █████/2024 tarihindeki duruşmada da 3 numaralı ara karar ile geçici mühlet kararının █████/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, dolayısıyla dava konusu icra takibinin, █████/2024 başlangıç tarihi itibariyle geçici mühlet süresi içerisinde başlamış olduğu anlaşılmıştır.
İcra takip talebinin hazırlanıp başvuru harçlarının yatırılması suretiyle icra müdürlüğüne verilerek icra takip dosyası esas numarası almış olması, icra takibinin başlatılması sonucunu doğuracaktır. Bir başka anlatımla, burada önemli olan husus icra takibi başlangıç tarihi itibariyle geçerli olan hukuki durum olup, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilip edilmemiş olması bu sonucu değiştirmeyeceği gibi, konkordato davası sonucunda herhangi bir sebeple davanın reddine karar verilmiş olmasının da sonuca etkisi olmayacaktır.
Hal böyle olunca, davacının İİK'nun 294. maddesi uyarınca geçici mühlet süresi içerisinde davalı hakkında icra takibi yapamayacağı, icra takibi başlangıç tarihinin, davalı hakkında konkordato davası kapsamında verilmiş geçici mühlet süresi içerisinde bulunduğu için geçerli icra takibinin varlığına ilişkin itirazın iptali dava koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek açılan davanın dava tarihinde geçerli olan mevcut durum göz önüne alındığında dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de davacı vekilinin sunmuş olduğu tam ıslah dilekçesi ile davayı alacak davasına dönüştürdüğü anlaşılmıştır.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Bu kapsamda, dava dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk tutanağından görüleceği üzere arabuluculuk konusu uyuşmazlığın doğrudan; "....İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı icra masrafları ve vekalet ücretinin ödenmesi talebi
" olduğu, yargılama sırasında dosyamıza sunulan tam ıslah dilekçesine konu talebin ise fatura alacağından kaynaklı olarak asıl alacak 87.904,80 TL'nin temerrüt tarihi olan 23.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu, mevcut durumda dava değerinin değişmesi arabuluculuk şartını doğrudan etkilemeyecek ise de, örnek vermek gerekirse dava tarihinden önce yapılan arabuluculuk süreci takibe dayanak fatura alacağına ek olarak gerek icra inkar tazminatı hususu gerekse itirazın iptali ile icra takibinin devamına yönelik takip hukuku ile ilgili olması sebebiyle tam ıslah yolu ile dönüştürülmüş olan fatura alacağının tahsiline dair dava kapsamındaki taleplerin esasında birbirinden farklı ve bağımsız olduğu, dolayısıyla dava tarihinden önce taraflar arasında yapılmış olan arabuluculuk görüşmeleri ve anlaşamamaya dair son tutanağın, tam ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olan dava dosyası yönünden zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmeyeceği, (örneklemek gerekirse icra inkar tazminatı ve itirazın iptali davası sonucunda icra takibine dair sair takip masrafları ile icra vekalet ücretini ödemek istemeyen davalı tarafın tam ıslah sonrası dönüştürülen alacak davasına göre işlemiş faizi ile birlikte fatura alacağının tahsili isteminin arabuluculuk sürecinde kabul edilme ihtimalinin bulunduğu) davacının ıslah öncesinde veya ıslah sırasında alacak davasına yönelik dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurması gerektiğinin değerlendirildiği, dosya kapsamına göre davacı tarafın tam ıslah öncesinde veya sırasında, tam ıslah yolu ile değiştirilen alacak davasına ilişkin zorunlu arabuluculuğa başvurmadığının anlaşılması nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/a maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;
1-Davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2-Davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış olan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 20.378,13-TL harcın mahsubu ile artan 19.646,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacı tarafa re'sen iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!