Ağır trafik kazası sonucu görme ve beyin hasarı oluşan davacının, sürücü, yol yapım firması ve belediyeden maddi-manevi tazminat talepli davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu temyiz, ağır bir trafik kazası sonucu bir davacının körlük ve beyin hasarı gibi ciddi yaralanmalar geçirmesi üzerine, mağdur ve ailesinin araç sürücüsü, yol yapım şirketi ve sigorta şirketlerinden müşterek kusur ve yol güvenliği ihmali iddialarıyla talep ettiği maddi ve manevi tazminatlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararını ele almaktadır; söz konusu karar, ilk etapta iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak 6.2 milyon TLyi aşan maddi tazminat ile aile üyelerine çeşitli miktarlarda manevi tazminatı sürücü, yol yapım şirketi ve bir sigorta şirketi aleyhine kısmen hükmetmiş, diğer talepleri ise reddetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ Esas - █████████ Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas - ████████ Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... San ve Tic AŞ vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili ve davalı ... San. ve Tic. AŞ vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... San ve Tic AŞ vekilleri Av. ... ile ... geldiler . Davacılar tarafından gelen olmadı. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Davalı ... San ve Tic. AŞ vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın, davalı ...'ın kullanmış olduğu aracın karıştığı ve diğer davalıların müşterek kusur ve ihmalleri ile meydana gelen 30.12.2012 tarihli kaza sonunda iki gözünü kaybettiğini ve ayrıca beyinde oluşan hasar nedeniyle malul hale geldiğini, kaza anında yol kenarındaki bariyerlerin kesik olduğunu, yol yapım çalışmalarının olduğunu ve yol yapım çalışmalarını ... San ve Tic A.Ş'nin üstlendiğini, yol yapım çalışmaları sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle davalı ... San ve Tic AŞ ile .... Belediyesinin %100 kusurlu olduğunu, davalı ... şirketlerinin aracın Zorunlu Mali Zorunluluk Sigortası (ZMSS) ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) ile teminat altına aldıklarını, yaralanması nedeniyle müvekkilinin iş gücünü kaybettiğini, bakıcıya ihtiyacı olduğunu, protez kullanması gerekeceğini, tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 5.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın eşi ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın kızı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın kızı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın annesi ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, olayda müvekkilinin kusuru olmadığından husumet düşmeyeceğini, sürücünün alkollü olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, yolda gerekli uyarıcı levhaların bulunduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ... ile müvekkilinin arkadaş olduklarını, davacı ...'ın alkollü olması nedeniyle müvekkilinin aracı kullandığını, hatır taşımacılığı nedeniyle sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusuru olmadığını, her türlü güvenlik önleminin alındığını, uyarıcı levhaların da bulunduğunu, kazanın bariyere çarpma ile meydana geldiğini, kazanın davacı ile davalı sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin teminat dışı olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen gelirin gerçeği yansıtmadığını, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı .... ve ... Sigorta A.Ş'ye yönelik davaları hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın davalılar ..., ..... San. Tic. A.Ş ve ...'a yönelik maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 5.873.876,62 TL iş göremezlik tazminatı ve 410.408,34 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.284.284,96 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacıların bu davalılara yönelik fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların davalılar ..., ..... San. Tic. A.Ş ve ...'a yönelik manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 250.000,00 TL, Eş ... için 100.000,00 TL, Anne ... ve çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... San ve Tic AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 26.02.2018 tarihli kök raporda gerçek zararın hesaplandığını ve bu raporun hükme esas alınması gerektiğini, kaza tarihindeki gelir üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ek raporun kendi içinde de çelişkili olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalı sürücü ...'ın alkolün etkisi altında araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kusura ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin itiraz mercinin üniversiteler olmadığını, davacının alkollü olan sürücünün aracına bilerek bindiğini ve yüksek hız yaptıklarını, davacı ile davalı ...'ın olayda kusurlu olduklarını, müvekkilinin ihale aldığı kurum olan ... Belediyesinin ortaya koyduğu plan dahilinde çalışma yürüttüğünü, bu yönde bir eksiklik olsa bile eksikliğin giderilmesi talimatını ihaleyi veren kurumun vermesi gerektiğini, ceza yargılamasının akıbetinin araştırılmadığını, davacının maluliyetinin gerçeği yansıtmadığını, daha yüksek oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, esas alınan gelirin son derece yüksek olduğunu, hesaplamanın açık ve denetlenebilir olmadığını, davacı ile davalı ...'ın ağır kusurunun müvekkili yönünden illiyet bağını kestiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, olayda müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet düşmediğini, kazanın davacı ile davalı ...'ın kusurlu hareketleri nedeniyle meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında uyarıcı levhaların mevcut olduğunun tespit edildiğini, kusur yönünden çelişkinin giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılardan ...'ın yolcu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Davacılardan ..., ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve ... vekilinin davacılardan ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 3521-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı belirlenecektir.
Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde ... için 200.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince ... için 100.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminata hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili, davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Dosya içeriğine göre davacılardan ..., ..., ... ve ... yönünden hem kabul edilen, hem de reddedilen miktarlar ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılardan ... vekilinin tüm, davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, davacı ...'ın dava dışı bir şirkette genel müdür olarak çalıştığı ve buradan gelir elde ettiğinin, ayrıca dava dışı iki şirketten birinin %100 hissedarı, diğerinin ise %52,5 hissedarı olduğunun, genel müdür olarak çalıştığı şirket dışında hissedarı olduğu iki ayrı şirketten elde ettiği gelirlerinin mevcut olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının geliri belirlenirken genel müdür olarak çalıştığı şirketten elde ettiği gelir yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümüne göre gelirinin belirlendiği, %100 hissedarı olduğu şirketin 2010, 20 11... yıllarındaki net karının ortalaması üzerinden aylık gelirinin belirlendiği, %52,5 hissedarı olduğu şirket yönünde ise sadece 2012 yılının 6 aylık beyannamesinin dosya kapsamında yer alması nedeniyle 2012 yılı beyannamesi esas alınarak belirlenen net kar üzerinden aylık kazancının belirlendiği ve bu şekilde 3 ayrı şirketten elde ettiği gelirler toplanarak sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Ticari bir alanda çalışan kişinin tazminata esas alınacak geliri, işletmenin gelirine göre değil, kişinin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısı belirlenerek bu katkının parasal değerine göre belirlenip bu gelir üzerinden sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesi gerekir. Doğrudan ortağı olduğu şirketlerin net karı esas alınarak davacının kazancının belirlenmesi yerinde değildir.
Şu durumda İlk Derece Mahkemesince; yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, ilgili şirket kayıtları getirtilerek davacı ...'ın şirketlerdeki konumu belirlendikten sonra davacı ...'ın kişisel özellikleri nedeniyle işine bedensel ve fikri katkısının ne oranda olabileceği hususunda alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle gelirinin tespit edilerek, anılan davacının fiili emeği ile elde edeceği net gelirin ne kadar olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılardan ..., ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ve ... vekilinin davacılardan ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin tüm, davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye verilmesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalılar ... Sanayi ve Ticaret AŞ ve Esenyurt Belediye Başkanlığına iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!