İnançlı işlem kaynaklı tapu iptali ve tescil veya bedel talebinde, üçüncü kişilerin kötü niyetli edinimi ve temyiz kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki ihtilafta, davacı tarafından inançlı işlemle devredilen taşınmazların, inanç sözleşmesine aykırı olarak diğer davalılara temlik edilmesi üzerine açılan tapu iptali ve tescil veya bedel davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, tarafların akrabalık ve köylülük bağları nedeniyle inançlı temliki bildikleri veya bilebilecek durumda oldukları, dolayısıyla iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; temyiz incelemesinde ise, dava değerinin temyiz kesinlik sınırının üzerinde olduğu tespitiyle temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılmış, ancak bölge adliye mahkemesinin asıl kararının usul ve kanuna uygun bulunarak davalının temyiz itirazları reddedilmiş ve karar onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.
Asıl ve birleştirilen dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı; davalı ... ile aralarında imzaladıkları inanç sözleşmesi ile 2 08... , 2 20... ve 2 08... parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'e temlik ettiğini, ...'in sözleşmeye aykırı davranarak taşınmazları diğer davalılara devrettiğini, geri vermediğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa taşınmazların bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; taşınmazı bedelini ödeyerek iyiniyetli şekilde satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; davacı ile davalı ... arasında düzenlenen inanç sözleşmesinin süreli olup sürenin dolduğunu bu nedenle geçerliliğini yitirdiğini, taşınmazları cebri ihaleden bedellerini ödeyerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar; savunma getirmemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inançlı işlem iddiasının davacı ile davalı ... arasında imzalanan inanç sözleşmesi ile sabit olduğu, tarafların birbirini tanıyan akraba/köylü olup birbirlerinin mali durumunu, mal kaçırma iradesini bilebilecek kişilerden oldukları, iyiniyetli bulunmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... arasında imzalanan 27.12.2017 tarihli "İnançlı Temlik Sözleşmesi" başlıklı belgenin, 05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemin yazılı delili olduğu, bu durumda dava konusu taşınmazların davacı tarafından ilk el konumunda bulunan davalı ...'e inançlı işleme dayalı olarak temlik edildiği, davalı ... ile son kayıt maliklerinden davalı ...'in baba- kız olduğu, öte yandan davalı ... ile son kayıt maliklerinden davalı ...'ın ise aynı köylü olup davalıların inançlı temliki bilen veya bilebilecek konumda bulundukları, edinimlerinin iyiniyetli olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2024 tarihli ek kararıyla, kararın kesin olup temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek ve asıl kararı asıl davada davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut olayda; temyiz yoluna başvuran davalı ... adına kayıtlı dava konusu 2 08... ve 2 20... parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan toplam 332.716,48 TL'nin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Davalı ...'in Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 22.300,26 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!