Vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın teminat amaçlı devrinin vekilin talimatına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat talepli davada, davacının iş ortaklarının maddi sıkıntılarını gidermek ve teminat sağlamak amacıyla bir taşınmazını iki ay sonra geri almak üzere vekil tayin ettiği kişiler aracılığıyla başka bir davalıya devretmesi üzerine açtığı dava; ilk derece mahkemesinde kabul edilmişse de, bölge adliye mahkemesi, davacının kendi beyanları ve tanık anlatımları doğrultusunda taşınmaz devrinin işyeri için teminat sağlamak amacıyla iradi olduğunu, vekilin talimata uygun hareket ettiğini ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin bu kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı ile dava dışı ...ın daha öncesinde birlikte çalıştığını,...in çalışmakta olduğu şirketin taşeronluğunu almak için ve davalılarla gizli ortağı olduğu ... Madencilik Anonim Şirketi'nin maddi sıkıntıları nedeniyle davacıya ait 2221 parsel sayılı taşınmazın 2 ay içerisinde geri devredileceği vaadiyle...in vekil tayin edildiğini, vekil...in ısrarı üzerine sonrasında davalı ...'in vekil tayin edildiğini, vekil ...in davalıya ait 2221 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, davacının 1 yıl sonra devirden haberdar olduğunu, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı 2221 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile her türlü borçtan ari olarak davacı adına tescilini, mümkün değilse tazminat talep etmiştir.
Davalı ...; emlakçı olduğunu, taşınmazın kendisine devri için 70.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, 10.000,00 TL'sini elden verdiğini 60.000,00 TL'sini dava dışı ...'a gönderdiğini, taşınmazı yeniden satmak için satın aldığından taşınmazın tapuda devredilmediğini, taşınmazın satışı için ilan verdiğinde davacının ilanı kaldırttığını, verdiği parayı geri istediğini bunun üzerine davacının 2 ay süre talep ettiğini, paranın ödenmemesi üzerine davacının bilgisi dahilinde taşınmazın diğer davalı ...'a satış suretiyle devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... tarafından davacı ...'a ödeme yapıldığının usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, her iki davalının aynı şirkette ortak olması nedeniyle davalı ...'un iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanığı ...'ın davacının davaya konu taşınmazı iki ay sonra geri almak üzere verdiğini söylediğine ilişkin beyanı, davacının duruşmada alınan davalıların iş yeri için gerekli paranın temini için taşınmaz gerektiğine ve davaya konu taşınmazın şirketin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli krediyi çekmek niyetiyle taşınmaz satış vekaleti verdiğine dair beyanı, vekaletnamenin içeriği ile dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının taşınmazı devir amacının davalıların iş yeri için teminat sağlamak olduğu ve vekil davalı ...'ın da davacının iradesine ve talimatına uygun hareket ettiği, temlikin iradi olduğu, davacı tanıkları vekalet görevinin kötüye kullanıldığına ilişkin somut bir olgu ortaya koyamadıkları gibi davacı tarafın dosya kapsamındaki diğer deliller ile de vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!